'Çünkü kadınlar için nar çatladı, kuyu taştı… Artık bu saldırılara sabrımız kalmadı!'

ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ:Kadınların seslerini duyurmaya vesile olmaya, onların çağrısını yinelemeye devam edeceğiz. Çünkü kadınlar için nar çatladı, kuyu taştı… Artık bu saldırılara sabrımız kalmadı! Kadınlar hiçbir hakkını kolay kazanmadı, tarih boyunca… Hiçbir hak öylesine verilmedi kadınlara; kimi zaman yıllarca süren çabalarla, ısrarla, mücadeleyle, iğneyle kaza kaza; kimi zaman gümbür gümbür bir haykırışla, direnişle alındı.

Manşet 08.08.2020, 11:34 08.08.2020, 11:34
3
'Çünkü kadınlar için nar çatladı, kuyu taştı… Artık bu saldırılara sabrımız kalmadı!'

ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ:Kadınların seslerini duyurmaya vesile olmaya, onların çağrısını yinelemeye devam edeceğiz. Çünkü kadınlar için nar çatladı, kuyu taştıArtık bu saldırılara sabrımız kalmadı!




Kadınlar hiçbir hakkını kolay kazanmadı, tarih boyunca… Hiçbir hak öylesine verilmedi kadınlara; kimi zaman yıllarca süren çabalarla, ısrarla, mücadeleyle, iğneyle kaza kaza; kimi zaman gümbür gümbür bir haykırışla, direnişle alındı.

Rüzgâr esti diye eğilmedi dal, rüzgârı nefesiyle estirdi kadınlar. Birlikte, el ele, kol kola, yan yana büyüdü o nefes. Birlikte büyüttük o rüzgârı. Birlikte yıktık karşımıza çıkan duvarları, yeri geldi el ele tutuşup köprü kurduk o karşımıza dikilen duvarların üzerinden gün ışığına erişebilmek için.

Ne yaptıysak, ne kazandıysak, biz birlikte kazandık, bizim için... Bizden sonraki kadınlar için… Birileri bahşetmedi hiçbir şeyi, birilerinin lütfu değildi haklarımıza ve hayatlarımıza dair olanlar. Bu yüzden “haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” sözü bizim ve bizden önceki kadınların ortak yazdığı tarihimizle, emeğimizle, mücadelemizle, geleceğimizle bir. Bu yüzden vazgeçmeme gayretimiz. Bu yüzden kentlerde, sokaklarda, fabrikalarda, mahallelerde “vazgeçmiyoruz” sözümüzü büyütme mücadelemiz.

Karşımıza dikilen duvarları yıka yıka, haklarımıza dönük saldırıların karşısında hesap soruyor, kazandıklarımızı geleceksizlikle, eşitsizlikle değiş tokuş etmemek için mücadele ediyoruz. Kulaklara yasak edilen sesimizi en gür haliyle çıkarıyoruz, “Ve bir nar çatlar, kuyu taşar!”

Sesimizi bastıra bastıra bir kabuğun içine sıkıştırma çabalarına, kırpa kırpa kuşa çevirdikleri haklarımıza, çala çala hiç ettikleri emeklerimizin karşılığına, hayatımızın her alanına müdahale hakkını kendilerinde bulmalarına karşı hayatlarımızı birlikte savunuyoruz!

Boş ya da hamasi değil; kentleri dolduran, gökyüzüne haykırışları ulaşan kadınların gerçeğinden alıyoruz bu sözleri. Bu sözler ki; kadınların gücüyle, mücadele örnekleriyle var oluyor…

5 Ağustos’ta sokağa çıkan kadınların ortak sesi “haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesini uygula, mücadelemizin geri dönüşü yok”tu. Bu kararlılıkla AKP’nin yıllardır haklarımıza dönük sürdürdüğü saldırı politikasına meydan okudu kadınlar, okuyoruz!

AKP’nin toplu bir paket halinde dört koldan saldırısı devam ederken, kadınlara eşitsizlik dayatılırken ve tek adam rejimini iyiden iyiye yerleştirme girişimlerini sürdürürken bu mücadeleyi daha da büyütmekten, saldırıların kökünü kazımaktan başka çare yok.

Bu yüzden sanmasınlar ki bir günlük bir sokağa çıkıştı bu. Kadınlar korkularını kenara koyup; ısrarı, inadı sırtlandı… O inadı paylaşmaya, o ısrarı sürdürmeye ve yürüttüğümüz mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

On yılı aşkın süredir dergimiz aracılığıyla sesini duyuran ve “Nasıl bir hayat istediğimize tepemizdekiler değil biz karar verelim, kendi hayatlarımızı birlikte savunalım!” diyen kadınların seslerini duyurmaya vesile olmaya, onların çağrısını yinelemeye devam edeceğiz.

Çünkü kadınlar için nar çatladı, kuyu taştı… Artık bu saldırılara sabrımız kalmadı!

***

Kadınlar dergimizde haklarından vazgeçmeme ısrarlarını sürdürüyor… İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmek istenmesiyle AKP’nin neyi amaçladığınI, İstanbul Sözleşmesine saldırının mahiyetini, topyekun saldırılara karşı topyekun bir mücadele hattını nasıl oluşturacağımızı Sevda Karaca yazdı…

“Haklarımızdan ve Hayatlarımızdan Vazgeçmiyoruz” başlığıyla madde madde haklarımıza dönük saldırıları ve bu saldırılara karşı niçin mücadele ettiğimizi yazdık…

Kürt illerinde artan, devlet güçleri eliyle gerçekleşen çocuk istismarı, genç kadınlara yönelik cinsel saldırılar ve artan şüpheli kadın intiharlarını Çağla Yolaşan yazdı…

Yoğunlukla kadınların çalıştığı sağlık alanında emekçilere ek ödemelerinin yapılmaması, sağlık alanında yaşanan hak gasplarını SES Aksaray Şube Yöneticisi Birsen Seyhan hesap sorarcasına anlattı…

AKP’nin uzun yıllardır yasal hale getirmeye çalıştığı ‘Çocuk istismarına evlilikle af’ düzenlemesine karşı çocuk yaşta evlendirilen kadınlar yaşadıklarını anlattı ve düzenlemeye karşı çıkarak ‘Çocukların hayatlarını karartmayın’ çağrısı yaptı.

Kısa çalışma ödeneğinin İşsizlik Fonundan karşılanmasına tepki gösteren ve bunun bir hak gaspı olduğunu söyleyen işçi kadınlar, sordu: “Devlet neden her seferinde bizi yarı yolda bırakıyor?”

Kriz derinleşirken emekçilerin yoksulluğu artıyor… Pandemiyle birlikte daha da artan kadınların yoksulluğunu Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneğinden Elif Sancı anlattı…

Memleket halini kadınların kendi kaleminden okurken, yakın zamanda kaybettiğimiz, memleket meselelerine de sessiz kalmayan Huysuz Virjin’i unutmadık… Ayşen Güven yazdı…

Her ay dergimizde eşyaların, aksesuarların tozlu raflara kalkmış tarihi hikayelerini Filiz Gür’den dinlemeye devam ediyoruz. Filiz bu ay bize topuklu ayakkabının tarihini anlattı…

Mektuplarımız, film önerilerimiz, dayanışma örneklerimizle ve daha birçok yazımızla Ekmek ve Gül bu sayıda sizinle bir hafta gecikmeli buluşuyor, geçen aydan bu zamana çok sabırsızlandık, keyifle okuyun :)

Kapak görseli: Çizimi Ekmek ve Gül ile paylaşan sanatçı Buket Kaya’ya ve EŞİK Platformu’na teşekkür ediyoruz…

(Dilsiz Dengbej ve Gelin şiirinde yer alan “Ve bir nar çatlar kuyu taşar” dizelerindeki isyanı Sennur Sezer’den miras aldık… Hiç unutmuyoruz onu…)

( Ekmek ve Gül )

Yorumlar (0)
1
hafif kar yağışlı
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Sivasspor 18 23
11. Başakşehir 18 23
12. Konyaspor 18 22
13. Göztepe 18 22
14. Kasımpaşa 17 22
15. Malatyaspor 17 21
16. Rizespor 17 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Leicester City 18 35
3. Liverpool 17 33
4. Man City 16 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü