Demirtaş'ın çocukları.../ Enver Aysever

  Enver Aysever Cumhuriyet'teki köşesine yazdı: Demirtaş’ın çocukları. .

Manşet 03.09.2020, 05:33 03.09.2020, 05:33
8
Demirtaş'ın çocukları.../ Enver Aysever

 

Enver Aysever Cumhuriyet'teki köşesine yazdı: Demirtaş’ın çocukları...

İnsan bir kere vicdanını yitirdi mi, ne söylesen boş. Terazisi bozuk, değerleri yitmiş insanlar arasında elbette acı çekerek yaşıyoruz. Umutsuz değilim ama gerçekten üzgünüm. Konuyu Selahattin Demirtaş’ın çocuklarına getireceğim.

Demirtaş, siyasi tutsak. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanıyken tutuklandı. Rivayet o ki “Seni başkan yaptırmayacağız” söylemi etkili olduğu için iktidar onu mahpusta tutuyor. Türk tipi başkanlık sistemi denilen tuhaf yapı, belki o dışarıda siyaset yapsaydı engellenecekti. AİHM kararlarına rağmen salıverilmedi.

***

Demirtaş örneğinin diğer tutuklulardan farkı milyonlarca oy almış lider olması. Yani bir halkın iradesi yok sayılmış halde. Demokrasi toplumda her bireyin kendini Meclis’te görmesiyle mümkündür. 12 Eylül 1980’nin verdiği en büyük zarar, bu temsiliyeti ortadan kaldırmasıdır. Söz gelişi ben Meclis’te temsil edilmiyorum, tıpış tıpış kimsenin peşine düşmek istemediğim için de örgütlenerek yol açmaya çalışıyorum, neyse başka yazı konusu bu.

Selahattin Demirtaş’la gazetemize söyleşi yaptım. Karşılıklı fikir alışverişi içeren metin temel olarak içinde bulunduğumuz sürecin eleştiriyle birlikte, farklı çözüm önerileri getiriyordu. Genel anlamda büyük destek gören sözlerine, elbette tepki de geldi. Kimi sözleri cımbızlayarak yorum yapan, çağın gerçeklerini görmek istemeyenler oldu.

***

İlk gençliğimde “Kürt sorunu” üstünde üniversitede, mahallede tartışmalar yapılırdı, yumruk yemişliğim de vardır. Orhan Gökdemir’in bu konuyla ilgili yargılandığı mahkemede demesiyle, “Biz yok deyince Kürtler yok olacaksa mesele yok”. Ama varlar, iyi ki de varlar. Kürtçe de Türkçe gibi Arapça gibi İngilizce, Rusça gibi çok güzel bir dil. Keşke bilseydim. Mehmet Uzun’u anadilinden okumaktan daha lezzetli ne olabilir?

Çocuklarını göstermiyorlar Selahattin Demirtaş’a. Bahane salgın! Yerseniz. Tıpkı 30 Ağustos yasağı gibi. Hukuk, siyasetin eline düşünce acımasız hale geliyor. Kimi cezalandırıyor hâkimler? Bu ölçü yitimi, değerlerin ortadan kalkması herkese zarar verir. Hele de bu insanlar “Kürt” diye oh çeken ırkçıların ikiyüzlülüğü tiksindirici!

***

Irkçılık deyince, kimse kendine bunu yakıştırmıyor da bilinçaltında, cümlelerinde kimin kim olduğunu anlıyoruz. Hâlâ “Kürt sorunu yoktur” diyenlerle karşılaşıyoruz, bu ülkenin birlikte yaşama sorunu var, derin hem de! Eskiden kendini ülkenin sahibi sayan asker, bürokrat çevre sanırım artık meseleyi kavramıştır. Bu insanların köyleri yakıldı, bok yedirildi, dilleri yasaklandı. Sınırdan geçen suçsuz köylüler bombalandı.

Burası Ortadoğu, acının coğrafyası. Milliyetçilik, mezhepçilik, dinciliğin her türüyle kardeş kardeşe kırdırılır. Kapı komşunuzla düşman hale gelirsiniz de nasıl olur anlamazsınız bile. Geçende 17 yaşında bir genç kadına tecavüz eden çavuş da düzenin pisliğidir. “Bana bir şey olmaz” diyerek dolaşmaktadır aramızda; görevden ihraç edildiği için belki de artık daha da tehlikeli halde.

***

Bu ülkede sadece Kürtler öteki değil. Aleviler, sosyalistler, laikler, Cumhuriyetçiler, AKP gibi inanmayan dindarlar, kadınlar öteki. Kimse kimseye üstten bakarak sorunlarını çözemez. Kimse Batman’daki tecavüzü “bir arkadaşım anlattı” diye hikâye edemez. Evet, bu ülkenin sorunları büyük, Batman’da da Kütahya’da da Edirne’de de Rize’de de. Hiç kimse diğerinden üstün değil, hiçbirimizin diğerine akıl verecek hali de yok!

Bu ülke vicdanını yitirdi. Her gün erkekler tarafından öldürülen kadın haberleri okuyoruz. Bunu “Batman cahil, gerici, kadınlar değersiz” diye açıklayamayız. İstanbul da gerici, burada da kadınlar değersiz, geniş kesimler cahil, duyarsız. Çok büyük zekâ gerektirmiyor aslında durumu anlamak. Bir sabah kalktığınızda diliniz yasaklansa nasıl hissedersiniz mesela ya da oy verdiğiniz partinin genel başkanı içeri atılsa, çocuklarıyla bile görüştürülmese...

***

Önümüzde 29 Ekim var, “Cumhuriyet Bayramı”, muhtemelen yine engellerle karşılaşacağız. Ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal ve arkadaşları Cumhuriyeti yarattı, ardından gelen kuşaklar geliştirmeyi, demokratikleştirmeyi yazık ki beceremedi. Sonunda tek adama dayalı Saray rejimine dek gelindi. Peki, ne yapacağız?

Diyarbakır’a gidip Kürt çocuklarına sosyal deney yaparak falan çözemeyiz sorunları. Elbette o dünya güzeli çocuklar vicdanlılar, eee ne olacak, neden tersi olsun ki? Asıl sorun orada saklı işte. Çocuk yaşta çalışıyorlar, yani işçiler; eşit koşullarda eğitim alamıyorlar, geleceksizler; aileleri yoksul, belki de suça karışmış durumda; anneleriyle kendi dillerinde konuşmaları da yasak üstelik! Sorun siyasaldır, din kardeşliğiyle, milliyetçilikle de çözülemez.

***

Diyeceğim, “kardeşiz” derken, kimse ağabey böbürlenmesine kapılmadan yaklaşmalı meselelere. Gezi’de nasıldık, oradan çıkacaktır çözüm...

İnsan bir kere vicdanını yitirdi mi, ne söylesen boş. Terazisi bozuk, değerleri yitmiş insanlar arasında elbette acı çekerek yaşıyoruz. Umutsuz değilim ama gerçekten üzgünüm. Konuyu Selahattin Demirtaş’ın çocuklarına getireceğim.

Demirtaş, siyasi tutsak. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanıyken tutuklandı. Rivayet o ki “Seni başkan yaptırmayacağız” söylemi etkili olduğu için iktidar onu mahpusta tutuyor. Türk tipi başkanlık sistemi denilen tuhaf yapı, belki o dışarıda siyaset yapsaydı engellenecekti. AİHM kararlarına rağmen salıverilmedi.

***

Demirtaş örneğinin diğer tutuklulardan farkı milyonlarca oy almış lider olması. Yani bir halkın iradesi yok sayılmış halde. Demokrasi toplumda her bireyin kendini Meclis’te görmesiyle mümkündür. 12 Eylül 1980’nin verdiği en büyük zarar, bu temsiliyeti ortadan kaldırmasıdır. Söz gelişi ben Meclis’te temsil edilmiyorum, tıpış tıpış kimsenin peşine düşmek istemediğim için de örgütlenerek yol açmaya çalışıyorum, neyse başka yazı konusu bu.

Selahattin Demirtaş’la gazetemize söyleşi yaptım. Karşılıklı fikir alışverişi içeren metin temel olarak içinde bulunduğumuz sürecin eleştiriyle birlikte, farklı çözüm önerileri getiriyordu. Genel anlamda büyük destek gören sözlerine, elbette tepki de geldi. Kimi sözleri cımbızlayarak yorum yapan, çağın gerçeklerini görmek istemeyenler oldu.

***

İlk gençliğimde “Kürt sorunu” üstünde üniversitede, mahallede tartışmalar yapılırdı, yumruk yemişliğim de vardır. Orhan Gökdemir’in bu konuyla ilgili yargılandığı mahkemede demesiyle, “Biz yok deyince Kürtler yok olacaksa mesele yok”. Ama varlar, iyi ki de varlar. Kürtçe de Türkçe gibi Arapça gibi İngilizce, Rusça gibi çok güzel bir dil. Keşke bilseydim. Mehmet Uzun’u anadilinden okumaktan daha lezzetli ne olabilir?

Çocuklarını göstermiyorlar Selahattin Demirtaş’a. Bahane salgın! Yerseniz. Tıpkı 30 Ağustos yasağı gibi. Hukuk, siyasetin eline düşünce acımasız hale geliyor. Kimi cezalandırıyor hâkimler? Bu ölçü yitimi, değerlerin ortadan kalkması herkese zarar verir. Hele de bu insanlar “Kürt” diye oh çeken ırkçıların ikiyüzlülüğü tiksindirici!

***

Irkçılık deyince, kimse kendine bunu yakıştırmıyor da bilinçaltında, cümlelerinde kimin kim olduğunu anlıyoruz. Hâlâ “Kürt sorunu yoktur” diyenlerle karşılaşıyoruz, bu ülkenin birlikte yaşama sorunu var, derin hem de! Eskiden kendini ülkenin sahibi sayan asker, bürokrat çevre sanırım artık meseleyi kavramıştır. Bu insanların köyleri yakıldı, bok yedirildi, dilleri yasaklandı. Sınırdan geçen suçsuz köylüler bombalandı.

Burası Ortadoğu, acının coğrafyası. Milliyetçilik, mezhepçilik, dinciliğin her türüyle kardeş kardeşe kırdırılır. Kapı komşunuzla düşman hale gelirsiniz de nasıl olur anlamazsınız bile. Geçende 17 yaşında bir genç kadına tecavüz eden çavuş da düzenin pisliğidir. “Bana bir şey olmaz” diyerek dolaşmaktadır aramızda; görevden ihraç edildiği için belki de artık daha da tehlikeli halde.

***

Bu ülkede sadece Kürtler öteki değil. Aleviler, sosyalistler, laikler, Cumhuriyetçiler, AKP gibi inanmayan dindarlar, kadınlar öteki. Kimse kimseye üstten bakarak sorunlarını çözemez. Kimse Batman’daki tecavüzü “bir arkadaşım anlattı” diye hikâye edemez. Evet, bu ülkenin sorunları büyük, Batman’da da Kütahya’da da Edirne’de de Rize’de de. Hiç kimse diğerinden üstün değil, hiçbirimizin diğerine akıl verecek hali de yok!

Bu ülke vicdanını yitirdi. Her gün erkekler tarafından öldürülen kadın haberleri okuyoruz. Bunu “Batman cahil, gerici, kadınlar değersiz” diye açıklayamayız. İstanbul da gerici, burada da kadınlar değersiz, geniş kesimler cahil, duyarsız. Çok büyük zekâ gerektirmiyor aslında durumu anlamak. Bir sabah kalktığınızda diliniz yasaklansa nasıl hissedersiniz mesela ya da oy verdiğiniz partinin genel başkanı içeri atılsa, çocuklarıyla bile görüştürülmese...

***

Önümüzde 29 Ekim var, “Cumhuriyet Bayramı”, muhtemelen yine engellerle karşılaşacağız. Ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal ve arkadaşları Cumhuriyeti yarattı, ardından gelen kuşaklar geliştirmeyi, demokratikleştirmeyi yazık ki beceremedi. Sonunda tek adama dayalı Saray rejimine dek gelindi. Peki, ne yapacağız?

Diyarbakır’a gidip Kürt çocuklarına sosyal deney yaparak falan çözemeyiz sorunları. Elbette o dünya güzeli çocuklar vicdanlılar, eee ne olacak, neden tersi olsun ki? Asıl sorun orada saklı işte. Çocuk yaşta çalışıyorlar, yani işçiler; eşit koşullarda eğitim alamıyorlar, geleceksizler; aileleri yoksul, belki de suça karışmış durumda; anneleriyle kendi dillerinde konuşmaları da yasak üstelik! Sorun siyasaldır, din kardeşliğiyle, milliyetçilikle de çözülemez.

***

Diyeceğim, “kardeşiz” derken, kimse ağabey böbürlenmesine kapılmadan yaklaşmalı meselelere. Gezi’de nasıldık, oradan çıkacaktır çözüm...

banner3
Yorumlar (0)
8
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7