banner55

Devrimci Gençlik Köprüsü: Eski bir masal değil '68 / Mesut Kara

  Devrimci Gençlik Köprüsü: Eski bir masal değil ‘68 / Mesut Kara Evrensel Gazetesi için yazdı Yazı başlığında “Bir ‘68 hikâyesi” ya da “Devrimci Bir Zap Şairi” olarak da tanıtılan Belgesel Sinemacı, Yönetmen Bahriye Kabadayı Dal’ın çektiği 2007 yapımı Devrimci Gençlik Köprüsü filminden söz ediyorum. 1969 yılıdır, ’68’in öncü devrimci gençleri İstanbul’a boğaz köprüsü yapımı gündeme gelince son derece haklı gerekçelerle bu köprünün yapımına karşı çıkarlar ve o günlerde haberdar oldukları, geçit vermeyen, sürekli ve sayısız can alan Hakkâri’deki Zap suyuna köprü yapmak için Hakkâri’ye Zap vadisine giderler.

Manşet 03.05.2020, 03:53 03.05.2020, 03:53
21
Devrimci Gençlik Köprüsü: Eski bir masal değil '68 / Mesut Kara

 

Devrimci Gençlik Köprüsü: Eski bir masal değil ‘68 / Mesut Kara Evrensel Gazetesi için yazdı

Yazı başlığında “Bir ‘68 hikâyesi” ya da “Devrimci Bir Zap Şairi” olarak da tanıtılan Belgesel Sinemacı, Yönetmen Bahriye Kabadayı Dal’ın çektiği 2007 yapımı Devrimci Gençlik Köprüsü filminden söz ediyorum.

1969 yılıdır, ’68’in öncü devrimci gençleri İstanbul’a boğaz köprüsü yapımı gündeme gelince son derece haklı gerekçelerle bu köprünün yapımına karşı çıkarlar ve o günlerde haberdar oldukları, geçit vermeyen, sürekli ve sayısız can alan Hakkâri’deki Zap suyuna köprü yapmak için Hakkâri’ye Zap vadisine giderler. Yaptıkları köprünün adını da Devrimci Gençlik Köprüsü koyarlar.

Yıllar sonra Belgesel Sinemacı Bahriye Kabadayı Dal köprünün hikayesini belgelemek, belgeselini yapabilmek için İstanbul’da başlayan iz sürme yolculuğunda aynı yollardan Hakkâri’ye gider. Zorlu bir çalışma sonrası çok önemli bir çalışmayı belgeleyen belgesel çıkar ortaya. “Bir köprünün izinde yola çıktım. Az gittim, uz gittim... Bir zaman tüneli içinde ilerliyordum... Yolculuk beni güneşin doğduğu yere götürüyordu. Yaşadığım şehrin denizi, uzaklarda akan kadim bir nehre karıştı... Önce o uzak suyu ve suskun dağları dinledim. Sonra o dağların sarmaladığı topraklarda yaşayan insanlara kulak verdim...

Aynı gökyüzü altında ve aynı topraklarda umutla ışığa döndüm yüzümü. Gerçekliğin efsanesi artık birlikte hayat bulan o köprüyü arıyordum. Bir ayağı imparatorluklar başkenti İstanbul’da bir ayağı Türkiye-İran-Irak sınırında huzura hasret insanların yaşadığı, gözlerden ve gönüllerden uzak kent Hakkâri’de.” diye anlatır yolculuğunu Bahriye Kabadayı Dal.

BİR ’68 HİKAYESİ


Dünya tarihine de ’68 Baharı diye geçen gençlik eylemleri bizde de hayat bulur. Devrimlerin yaşandığı bir dünya vardır; bütün muhalif güçler savaşsız, sömürüsüz, başka ve daha güzel bir dünya için sokaklara çıkıp seslerini yükseltirler. Yıl umudun ve başkaldırının yılı, 1968. Daha güzel ve daha adil bir yaşam için dünyanın dört bir yanında barikatlar yıkılıyor, sokaklarda devrim rüzgarları esiyordur. Bizde de herkese eşit eğitim hakkı ve demokratik üniversite talebiyle başlayan öğrenci hareketleri vardır üniversitelerde, sokaklarda.

Başka bir dünya ve devrim düşüyle sokağa çıkan gençlik Türkiye’nin devrim stratejisini belirlemek için yapısal analizini yapmaya, bazı sorunlardan söz etmeye başlar. Doğan Avcıoğlu’nun çok satan ve okunan kitabı “Türkiye’nin Düzeni”nde yazılanların dışında başka gerçeklikler de olduğunu görürler. İsmail Beşikçi’nin sosyolojik araştırmalarından, aynı coğrafyada, aynı ülkede kısaca doğu dedikleri bölgede birlikte yaşadıkları ama bilmedikleri, tanımadıkları Kürt’lerin varlığından haberdar olurlar. Fikret Otyam’ın bölgeyi gezerek “Diyar diyar Anadolu” başlığıyla yaptığı söyleşilerden de bölge halkını ve sorunlarını öğrenirler.

Yine o dönem FKF’nin düzenlediği Doğu Gecesi’nde birçoğu ilk kez Kürtçe müzik dinler, Kürt folklorunu görür, Kürt demeden… Doğu mitingleri yapılır. O günlerde Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde askerlik yapan Muzaffer İlhan Erdost’un, Yön dergisinde yayımlanan yaşadıklarını, gözlemlediklerini aktardığı yazı dizisi yıllarca sürecek ve yeni tartışmalar yaratacak bir tartışmayı da başlatır: “Türkiye’de feodalizm var mı?”


Reklam


ESKİ BİR MASAL DEĞİL ’68


Yine o günlerde Hasan Pulur’un Milliyet’teki köşesinde yayımladığı sonradan bestelenip önemli müzisyenlerce de yorumlanacak olan bir şiir Hakkâri’de yaşanan zorlu koşullardan, o koşulların yarattığı sorunlardan haberdar olmalarını sağlar. Şemsi Belli’ye ait olan “Anayaso” adlı bu şiir Hakkâri’ye bağlı olan Şavata köyünde yaşanan zorlukları anlatır. Şiir aynı zamanda Zap Suyu’nun geçit vermeyen, insan yutan amansızlığını anlatan dizeler de içeriyordur.

Hayat böylesine akıyorken hükümet İstanbul boğazına köprü yaptırmaya karar verir. Toplumu buna ikna etmek için abartılı propaganda filmleri yapılır, trafik sorunu abartılır, çözümsüz gibi gösterilir, çözüm olarak boğaza köprü gösterilir.

İçlerinde çok sayıda mühendislik eğitimi almış üniversite eğitimli ’68’in öncü, devrimci gençleri zararları sonraki yıllarda, daha iyi görülen haklı ve doğru gerekçelerle boğaza köprü yapımı fikrine karşı çıkarlar. Boğaza köprüye karşı çıkan gençler, daha o günlerde bu köprünün, kentin doğu-batı yönünde değil, kuzey-güney yönünde büyümesine yol açacağı ve hep yeni bir köprüye daha ihtiyaç yaratacağını, boğazın iki yakasındaki ormanların yok edilmesiyle kentin akciğersiz kalacağını, su ve oksijen kaynaklarının tükeneceğini düşünürler, söylerler.

Köprü fikrinin ve yapımının öncülerinden Yazar Demirtaş Ceyhun bir söyleşisinde “Köprü yapılırsa İstanbul biter, demografik yapısı bozulur, Anadolu’dan yeni göç çeker, nüfus artar, o zaman da her 10 yılda bir köprü yapmak gerekir diyorduk” demiştir.


Milliyet Gazetesi nüshası



Reklam


İSTANBUL’A DEĞİL ZAP’A KÖPRÜ


Milliyet gazetesinde yayımlanan bir fotoğraf, boğaz köprüsüne hayır diyen gençlerin bölgelerarası eşitsizliği vurgulayan bir eylem etrafında toplanmasına yol açar ve “Boğaza değil Zap’a köprü” fikri etrafında birleşirler “Ülkenin, Güneydoğu’nun sorunları dururken bu kadar büyük bir kaynak sadece İstanbul için israf edilemez” diye de düşünülür. Bir yanda o günlerde aya giden insanların, diğer yanda ülkemizin uzak bir köşesinde deli akan Zap nedeniyle karşıya geçemeyen, suya kapılıp ölen insanların olması da etkileyici olur.

Milliyet’teki haberde “İstanbul’a milyar harcanarak Boğaz Köprüsü yapılırken Hakkâri’de insanlar Zap Suyu’nu telle geçiyor” yazıyordur. Demirtaş Ceyhun, Milliyet ve Mimarlar Odası olarak, devrimci-demokrat gençlerin de desteğini alarak “Zap Suyu üzerine boğaz köprüsüne benzer bir köprü yapalım, bunun için bir kampanya başlatalım” fikrini Abdi İpekçi’ye iletir, kampanya açılır. Ülkenin bazı büyük kurumları ve önemli solcu-sosyalist aydınlarından da destek gelir, bağışlar yapılır. Gençler büyük bir özveri ve dayanışma içinde çalışarak köprüyü 22 gün gibi kısa sürede bitirirler. Köyleri, insanları ayıran, yıllarca sayısız can alan Zap Suyu mağlup edilmiştir.

Yöre insanı köprü yapımı dışında da o insanlarla iyi ilişkiler kuran, her sorunlarıyla ilgilenmeye çalışan bu idealist gençleri çok severler. Gençler de ilk kez gördükleri Doğu’dan oradaki yaşamdan ve sorunlardan etkilenir. “İşte benim İstanbul’da da bir kardeşim var. Benim için köprü yapmaya gelen biri var.” dedirten, Doğu’yla Batı arasında kurulan, farklı bölgelerden insanlar arasında kurulan bir köprüdür bu. Yıllarca yöre insanının ’68’in simge adı Deniz Gezmiş’le özdeşleştirerek “Deniz’lerin Köprüsü”, “Deniz Gezmiş Köprüsü” dediği Devrimci Gençlik Köprüsü geri kalmışlığa karşı isyanın dayanışmanın, kardeşliğin sembolüdür.


Devrimci Gençlik Köprüsü belgeseli afişi 

Yorumlar (0)
38
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56