Futbol, Camus ve Anneannem...

Kadınlar, sokakta futbol oynamak, evde maç izlemek, tribünde coşkulu bir taraftar olmak için mücadele verdiler. Maçı henüz kazanamadılar belki ama mücadeleden vazgeçmediler.

Haberler 27.07.2018, 18:26 27.07.2018, 18:26
59
Futbol, Camus ve Anneannem...
banner44

Kadınlar, sokakta futbol oynamak, evde maç izlemek, tribünde coşkulu bir taraftar olmak için mücadele verdiler. Maçı henüz kazanamadılar belki ama mücadeleden vazgeçmediler...
Ekmek ve Gül Sinem ERENLER'nin haberine göre;


Benim gibi altı yedi çocuğu hiç sektirmeden sıralayan kalabalık ailelerde gözünüzü açtıysanız, “dünya ne menem bir şey” demeden yani pencereden başınızı çıkarmadan önce, kendi dünyanızı ailedeki fertlerin üzüntüleri, sevinçleri, heyecanları doldurur. Farklı karakterde bir dolu insanın toplandığı evde, çocukluğa özgü hayret duygusunu o koltuktan diğerine, mutfaktan yatak odasına koşturup durursunuz. Ailede kendi özellikleriyle sivrilen anneannem ve onun futbol aşkı da bir önceki cümleyi tastamam selamlıyor.

Bugünden baktığımda anneannemdeki bu futbol aşkı en az Albert Camus’nün futbol aşkı kadar şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı. Dizinin dibine oturup izlediğimiz Galatasaray maçları, o sırada göz ucuyla izlediğim coşkusu, futbol maçı izlerken bir yandan fasulye kırıp bir yandan da saçımı ilginç örgülerle süslemesi ve tüm bu karnaval havasına rağmen dedemin futbola olan ilgisizliği, çocukluk hafızamda renkli bir an olarak yer etti. Bu yer ediş, futbolun cinsiyetlendirilmiş doğasını, futboldaki kadın-erkek rollerini altüst edici bir etkiye sahip değil mi?

Beraber izlediğimiz dizilerin yanına eklenen futbol maçları sahadan stada tek tük seçilen kadınların yanında silme erkek mevcudiyetiyle evde anneannemin eteği dibinde toplaşan kadınların, çocukların karşıtlığı bence muazzam. “Aman aman, bizden uzak dursun” diye yaka silkip kapıdan hemen sıvışan dedem ve sorduğumda hayli kafa karıştırıcı bir cevap veren babamın tuttuğu “ekmekspor” bizim evdeki futboldaki kadın üstünlüğünün tescili gibi.

Evin büyükannesi, teoride bize aktarılan haliyle, yaş ilerleyince kadınlık hallerinin tüm cazibesini askıya asıp evdeki yeni otorite olarak ailedeki kadın fertler üzerinde tüm kontrolü eline alma niyeti ile beraber erkek eğlencesi olarak görülen futbola meyletmiş olabilir. Belki de anneannem kazanmayı seviyordu, hayattaki yenilgilerini burada futbolda telafi ediyordu ama yine de bu tutkusu futbolda erkeğin kutsal iktidarına bilinçsiz bir başkaldırıydı benim için.



FUTBOL TARİHİNDE KADINLAR: ‘KÖTÜ BİR ALIŞKANLIK GİBİ KADIN. SAÇI FALAN VAR BÖYLE UZUN’*
Theo Stemmler’in Futbolun Kısa Tarihi, oyunun tarihini, mitlerle, kültlerle başlayan serüvenini aktarırken futbolun ilk defa İÖ 2679 yılında Çin'de oynanmaya başlandığını, ayak topu demek olan “ts’u kü” olarak adlandırıldığını, hatta tarihteki ilk futbol ansiklopedisi T’u Shu Tsi Ch’eng'in yine Çinliler tarafından yazıldığını ve ansiklopedinin içinde futbol aşkıyla yanan insanları heyecanlara sürükleyecek kadar ayrıntılı açıklamaların yer aldığını ve modern zamanlardaki futbolla benzerliklerini aktarır.
Ortaçağ Avrupasında ise futbolun, Çin’de keşfedildilmiş olduğundan habersiz yeniden keşfedildiğini de ekler. 12. yüzyıldan itibaren Kuzey Fransa ve İngiltere’de yeniden ortaya çıkan futbol, Çin uygarlığındaki barışçıl havadan uzak, şiddetin ve zorbalığın oyunu yönlendiren ilkeler olarak öne çıktığı, şiddetli çatışmaların, sert kavgaların verildiği maçlarda ölenler ve yaralananlar olmasıyla belki de öncüllerinden ayrılıyordu. Stemmer, 1137 tarihli Latince bir vakayinamede futbol oynayan bir çocuğun maçta yediği tekmeler sonucunda ölmesinin kayıtlara geçtiğinden bahseder.

Futbolun bu dönemden başlayan tarihi, şiddetli bir aşk hikâyesi olmasının etkisiyle, bir yasaklar tarihine dönüşür. Toplumun her kesiminin dahil olmadan edemediği futbol maçları, 13. ve 14. yüzyıldan başlayarak, kilisenin rahiplerin bu oyunu oynamasını yasaklayan uygulamaları ve kralların kamu huzur ve asayişini bozduğu gerekçeleriyle futbol oynayanlara para ve hapis cezası verme uygulamaları çok yaygındır.

15. yüzyılda yasaklara devam edilirken kralların yürürlüğe koyduğu yasakların yine krallar tarafından delindiğine, 1497 yılında İngiltere’de kral adına saray için alınan futbol toplarının kayda geçirilmesiyle anlıyoruz. Rönesans döneminde, İngiltere ve İskoçya’da muazzam futbol aşkı, pazar günleri ve bayramlarda toplumun her kesimin boş zamanlarını futbolla doldurması kilisenin, kralın yasaklamalarına ve en son bu ikiliye eklenen üniversite yönetimi tarafından da öğrencilerin futbol oynamasının yasaklanmasına rağmen devam etmiş.

Peki kadınların futbol tarihindeki yerleri ne, nasıl anılıyorlar, hikâyelerde nasıl anlatılıyorlar, kayıtlara geçen futbolla olan ilişkileri neler? Kadınların top oyunlarında ilk defa boy gösterdiği en eski metin olarak kabul edilen Homeros’un Odysseia’sında önemli karakterlerden biri olan Nausikaa ile nedimelerinin çayırda top oynadığı anlatılır:

“Nausikaa’yla hizmetçileri yiyip içtikten sonra,
attılar başörtülerini başlarından,
başladılar hep birden top oynamaya”

Topun hareketleri pek çok uygarlıkta güneşin hareketleriyle özdeşleştirilmiş, top oyunlarına bereketle ilgili anlamlar yüklenmiştir. Aztekler, Çin Uygarlığı ve Japonya’dan sonra Ortaçağ Avrupası’nda da güneşin hareketleri ile topun hareketleri ve sahanın yeryüzünü temsil etmesi benzer özelliklerdendir. Topun hareketleri, gökyüzünden yükselişi ile bereket getireceğine olan inanç kadınların doğurganlıkları ile ilgili niyetleri de süslemiştir.

Stemmler’in aktardığı üzere “Kadınların doğurganlıkları için de top oyunları aracılığıyla yakarılırdı. Örneğin bekar kızlar birbirlerine gelin topunu atardı.” Stemmler, İngiltere, İskoçya, Normandiya ve Bretonya’da kuralsız bir futbol oyununa yeniçağa kadar devam edildiğini aktarır ve futbol oyunlarındaki cinsel anlamlar üzerinde durur: “ Kâh evli erkekler genç bekârlara karşı, kâh evli kadınlar genç kızlara karşı top mücadelesi verir. Galler ülkesinde bugün hâlâ yaşatılan bir töreye göre, gelin adayına ağaçtan bir 'love-spon' (aşk kaşığı) oyulur ki, bu kaşığın en önemli unsuru iki adet stilize testistir, -testislerin İngilizcesinin 'balls' olup 'toplar' anlamına gelmesi ayrıca ilginç.”

Kadınların futbol tarihindeki yerleri, futbolun yasaklı tarihini ve yasakların engelleyemediği bir futbol aşkını doruklarda yaşayan erkeklerin üstünlüklerine rağmen, kadınların da hatırı sayılır bir tutkuyla futbola bağlandıklarına tanıklık ediyoruz. Futbolun tarihine baktığımız zaman, erkekler arasında oynanan, kurallarını da kuralsızlığını da erkeklerin belirlediği hatta futbol ile ilgili yasakların da erkeklere özel olarak çıkarıldığını bir düzlükte buluruz kendimizi.

Futbolun Ortaçağ Avrupasındaki seyri, erkekler arasındaki bir başı bozuk mücadele olarak şekillenmesi, kırılan kemiklerin, yaralanan ve ölenlerin olduğu tutkulu aşk cinayetlerine benzeyen yapısı, kadınların futbola ilk elden katılamayacağı bir özelliği içeriyor. Ortaçağ Avrupasının kadınlar üzerindeki baskıcı tutumu, başlı başına kadın olmanın suç sayıldığı cadı avları, kadının yerinin ev olduğunu söyleyen dini ve ahlaki buyruklar, kadını erkeğin himayesine mecbur bırakan aile kurumunun kutsallığı düşünüldüğünde, Ortaçağ Avrupasında filizlenen futbola kadınların aktif katılması sık rastlanan bir durum olmasa gerek. Bu sebeple kadınlara futboldaki erkek egemenliğini delme fırsatı veren ilk boy gösterişi, 19. yüzyılın sonunda, ikinci yükselişi ise feminizmin ikinci dalgası gibi ve ondan güç alarak 1970'lerden sonra gerçekleşebildi.

19. yüzyılın sonlarından başlayarak kadınların futbolda görünürlük kazanmasına, oyuncu olarak kendi liglerini oluşturarak devreye girmelerine tanık oluruz. İngiltere’de, savaş döneminde fabrikalarda çalışmaya başlayan kadınların uzun çalışma saatlerinden arta kalan vakitlerde futbola yönelmeleriyle kadınlar arasında futbolun popülerleştiği ve 1920'lerde fabrikada çalışan kadınların kurduğu 150’ye yakın futbol takımı olduğu biliniyor.

Kadınların futbol oynaması, gerçek futbolu erkeklerin oynadığı futbol olarak gören anlayışı rahatsız ettiğinden olsa gerek, kadınlar arasında futbolun yaygınlaşmasını durdurmak için 20. yüzyılda pek çok ülkede kadınların futbol oynaması yasaklanıyor. İngiltere Futbol Birliği, futbolun kadınlar için uygun bir spor olmadığı gerekçesine dayandırıyor yasaklama kararını. Yasaklamalar 1940’dan 1970lere kadar çeşitli ülkelerde hâlâ uygulanmaktaydı. 1970'lerle birlikte yükselen toplumsal hareketler, güçlenen kadın hareketi ve onun yarattığı atmosfer, bu yasakların delinmesi ve geri adım atılmasında etkili oldu.



“A fine round player” burada “yuvarlak hatlı oyuncu” anlamını da içerir. İngiliz kartpostalı 1906.
Türkiye’de kadınlar arasındaki ilk futbol maçı 1954 tarihli. İlk kadın takımı 1969 yılında kurulan Kınalıada Kız Futbol Takımı. 1906’da İngiltere’de yayımlanan yukarıdaki kartpostal gibi futbolda kadınlara bakış, Türkiye’de de cinsiyetçi bakış açısından besleniyor. Kadınların oyundaki yetenekleri, mücadeleleri es geçilerek kadınların fiziksel özelliklerine vurgu yapılıyor, kadınlarının birinci vazifelerinin annelik olduğu hatırlatılıyor ve daha hafif sporlarla uğraşmaları salık veriliyordu bu dönemde.

Kadın futbolu, bünyesinde taşıdığı pek çok sorunla yoluna devam etmeye çalışıyor. Sokakta futbol oynamak, evde maç izlemek, tribünde coşkulu bir taraftar olmak, kendi futbol ligini oluşturmak için mücadele verdiler. Elde kalan büyük zaferler olmasa da yasaklara ve kısıtlamalara rağmen ısrarcı oldular ve en önemlisi oyunda kaldılar. Maçı henüz kazanamadılar belki ama mücadeleden asla vazgeçmediler...



1969 yılında kurulan Kınalıada Kız Futbol Takımı, daha sonra Dostlukspor adını aldı.
(1) "Kadın", Adamlar, Eski Dostum Tankla Gelmiş albümü, 2014.
Yeni E Dergisinin Haziran sayısından alınmıştır.

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58