Gazal Bayram Koluman: Rapora yansıyan çocuk istismarı sayısı daha fazla

DİYARBAKIR-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ: DBÇHM geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da 50 çocuğun karantina sürecinde istismar edildiğini açıklarken bu duruma ilişkin konuşan Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Gazal Bayram Koluman, “Rapora yansıyan bu sayısal rakamların çok daha fazla olduğunu ve henüz adli mercilere yansımadığını düşünüyorum” dedi. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi (DBÇHM) geçtiğimiz günlerde “cinsel suçlarda mağdur çocuk için yapılan avukat görevlendirmesi”ne dair son 5 yıllık verileri paylaştı.

Manşet 08.05.2020, 16:45 08.05.2020, 16:45
2
Gazal Bayram Koluman: Rapora yansıyan çocuk istismarı sayısı daha fazla


DİYARBAKIR-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ: DBÇHM geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da 50 çocuğun karantina sürecinde istismar edildiğini açıklarken bu duruma ilişkin konuşan Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Gazal Bayram Koluman, “Rapora yansıyan bu sayısal rakamların çok daha fazla olduğunu ve henüz adli mercilere yansımadığını düşünüyorum” dedi.


Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi (DBÇHM) geçtiğimiz günlerde “cinsel suçlarda mağdur çocuk için yapılan avukat görevlendirmesi”ne dair son 5 yıllık verileri paylaştı. Raporda yıllara göre çocuğa karşı cinsel suçlara dair atanan avukat sayısının 2016’da 34, 2017’de 71, 2018’de 130, 2019’da 142, 2020’de ise 50 olduğu kaydedildi. Raporda ayrıca en dikkat çeken nokta ise 2020’nin ilk 4 ayında 179 çocuğun cinsel istismara maruz kalması oldu.


Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Gazal Bayram Koluman’da hem yayınlanan raporu hem de salgın döneminde çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğine dair JINNEWS'ten Şehriban Aslan-Zeynep Durgut'un soruları yanıtladı.


* Koronavirüs salgınının Türkiye’de de yayılmasının ardından “evde kal” çağrısıyla belirli kısıtlamalar getirildi. Bu kısıtlamalarda özellikle çocukların da evde kalması ne tür sorunları beraberinde getiriyor?


Tüm çocuklar için 16 Mart 2020 tarihinde okullara ara verilerek başlayan evde kalma hali, 3 Nisan 2020 tarihinden itibaren sokağa çıkma yasağı ile daha sıkı önlemlere dönüştü. Belli bir rutine sahip olan çocuklar eve kapanma ile sosyal olarak daha önce yaşamadıkları zor bir döneme girdikleri için afalladılar. Bir kısım çocuk milli eğitimin, bir kısım çocuk ise özel okulların online eğitimlerine katılarak bilmedikleri bir eğitim modülüne dahil oldular. Sosyo-ekonomik olarak dar gelirli ailelerin çocukları ise internete erişimi olmadıklarından online eğitimden faydalanamaz durumdalar. Özel gereksinime ve eğitime tabi olan çocuklar ise daha fazla mağdur olacakları açıktır.



“Bu kriz ile birlikte Birleşmiş Milletler (BM) tahminine göre 42 ve 66 milyon arasında çocuk aşırı yoksulluğa düşebilir. Tabi ki Türkiye’deki çocuklarda bu sayının içinde, bu durum gelişme geriliği ve çocuk işçiliği sorununu beraberinde getirecektir.”


Bu sürecin çocuğun kendi güvenlikleri ve iyilikleri açısından daha fazla tehditle karşılaşma olasılığını da beraberinde getirdiği açıktır. Kötü muamele, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma ya da tanıklık etme, sömürü, sosyal dışlanma ve kendilerine bakan kişilerden ayrı düşme gibi birçok psikolojik sorunla karşı karşıyalar. Aile içinde deşarj olamayan çocuklarda aşırı hareketlilik, ebeveynlerde tahammülsüzlük ve bunun neticesinde çocuğa yönelik fiziksel şiddet olasılığı oldukça yüksektir. Kadın ve kız çocuklarının cinsiyete özgü ihtiyaçlarını ve güçlüklerini dikkate almayan kontrol önlemleri de cinsel sömürü, istismar ve çocuk evliliği gibi riskleri artırabileceği gibi internette fazlaca vakit geçirmeye başlayan çocuklarda çocuk istismarcılarının hedefi halinde olacağı göz ardı edilmemelidir. Ayrıca bu kriz ile birlikte Birleşmiş Milletler (BM) tahminine göre 42 ve 66 milyon arasında çocuk aşırı yoksulluğa düşebilir. Tabi ki Türkiye’deki çocuklarda bu sayının içinde, bu durum gelişme geriliği ve çocuk işçiliği sorununu beraberinde getirecektir.


* Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi 4 ay içinde Diyarbakır’da istismara maruz kalan çocukların raporunu yayınladı. Bu rapor, ciddi derecede çocukların tehlike altında olduğunu gösterdi. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?


Rapora yansıyan vakaların gerçek veriler olmadığını düşünüyorum. Yaşanılmış tüm istismar vakaları adli mercilere yansıdı mı? Çocuklar en çok tanıdıkları tarafından istismara uğrar. Bu vakalar pandemi öncesi mi yaşandı? Yoksa ev ortamında en yakınlarımı fail? Ensest oran ne kadar diye tüm ifade tutanakları incelenmeli. Çocuklar için acil çağrı merkezleri 24 saat faal mi? Çocuklar bu şikâyet mercilerini biliyor mu? Bu vakalarda aile ne şekilde öğrendi ve şikâyete ne şekilde başvurdu. Başvurmayan ve nereye başvuracağını bilmeyen çocuklar ve aileler şikâyetçi olmadıklarından vakalar adli mercilere yansımaz. Yine bu vakalardan kaçı internet ve sosyal medyadaki çocuk istismarcılarının mağduru bu konuda ayrıca bir çalışma gerektirir.  Ebeveynler çocukların güvenli internet kullanımını ne derece kontrol edebiliyor ya da ne derece farkındadır. Dolayısıyla bu sayısal rakamların çok daha fazla olduğunu, henüz adli mercilere yansımadığını düşünüyorum.


* Türkiye’ye bakıldığında istismarın bu denli çoğalmasını devletin yanlış politikalarından ötürü olduğunu söyleyebilir miyiz?


Toplum nüfusunu 3’te birini çocuklar oluşturur ki; toplumun geri kalan 3’te ikisinin etkisi yönlendirmesi, öğretileriyle hayatını devam ettiren oldukça kırılgan ve büyüme döneminde gördükleriyle yaşadıklarıyla topluma katılan bireylerden bahsediyoruz. Yetişkinlerin her türlü ihmal ve istismara karşı çocuğu bu suçlardan koruyan, maruz kaldığı zamanda onaran etkin, onarıcı bir sistemin olması gerekir. Geçmişte olduğu gibi bugünde birey olarak kabul edilmeyen çocuklar için toplum üstü perspektife sahip bir politika yok maalesef. Türkiye’de geçmiş ve şimdiki iktidarın çocuğu koruyucu politikalar geliştirmediği gibi, böyle bir hedefinin de olmadığını hatta çocukla ilgili sağlık-eğitim-beslenme ve diğer tüm alanlara ilişkin ayrılan bütçenin dahi somut olmadığı, kısaca çocuğun yok sayıldığı, görünür olunmasının istenmediği bir zihniyet hakim.



“Cezaevlerinden çıktıktan sonra pişman olmuş ve artık düzelmiş bulunan hükümlüler ile karşılaşmayacağımız açık.  Aksine kadına ve çocuğa karşı şiddet faillerinin nede olsa cezası az deyip daha fazla cesaretleneceği açıktır.”


* İktidar özellikle son çıkardığı af yasasında çocuklar açısından büyük bir tehlikenin çanlarını çaldı… Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


İnfaz düzenlemesi ile kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu ve siyasi suçların kapsam dışı bırakıldığı söylendi. Ancak tehdit, hakaret, şantaj, fuhuş, yaralama gibi suçların failleri tahliye edildi. Bu tahliyeler ile topluma ve aile içine salınan failler kadınlar ve çocuklar için ciddi tehlike arz etmektedir. Kapalı kurumda hapis cezasının tek başına ıslah etmediğini,  suç işleyenleri kişiliklerine uygun eğitim öğretim ve çalıştırma yolları ile düzeltme ve kendilerini topluma tekrar yararlı bireyler haline getirme gibi hem insanca hem de toplumsal ilke ve amaçlara dayanan bir sistemimiz bulunmamaktadır. Cezaevlerinden çıktıktan sonra pişman olmuş ve artık düzelmiş bulunan hükümlüler ile karşılaşmayacağımız açık.  Aksine kadına ve çocuğa karşı şiddet faillerinin nede olsa cezası az deyip daha fazla cesaretleneceği açıktır.


* Son olarak Türkiye geneline bakıldığında tablonun daha kötü olduğuna tanık oluyoruz, bu tablo karşısında ne gibi tedbirler alınması gerekir?


2011 yılında yürürlüğe giren ‘Çocukların Cinsel Sömürü ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Lanzarote Sözleşmesi)’, ‘İstanbul sözleşmesi’, ‘BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ gereği, Covid-19 salgını döneminde çocukları cinsel istismara ve suiistimale karşı korumak adına önlemlerin artırılması gerekir. Önlemleri uyumlu hale getirmek için ulusal ve yerel otoriteler, sivil toplum örgütleri ve özel sektör ile diyalog halinde olmaları, çocukları artan şiddet, ihmal ve suiistimal risklerine karşı yardım hatlarının çocuklar tarafından bilinmesinin sağlanması, bu hatların 24 saat aktif çalışır kılınması için insan kaynaklarına ve ekipmanlarının artırılması, ulusal seviyede çocuk cinsel istismarını engellemeyi amaçlayan farkındalık materyallerini yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca materyallerin dağıtmasını, ebeveynlere bu hususlarda destek sunmasını, tüm verilerin raporlanması gerekir.

banner3
Yorumlar (0)
6
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7