Korona günlerinde eş yaşam ilişkileri üzerine

  “Eşim bana karışmıyor, beni dövmüyor, banka kartımı almıyor, mutfakta bana yardım ediyor, çocukları arada dışarı çıkarıyor” sözlerini sıkça duyar ve bu ilişki biçimine özeniriz. Bu yeterlilik hali bilincimizin, bilgi yapımızın yansımasıdır.

Manşet 22.04.2020, 10:46 22.04.2020, 10:46
2
Korona günlerinde eş yaşam ilişkileri üzerine

 

“Eşim bana karışmıyor, beni dövmüyor, banka kartımı almıyor, mutfakta bana yardım ediyor, çocukları arada dışarı çıkarıyor” sözlerini sıkça duyar ve bu ilişki biçimine özeniriz. Bu yeterlilik hali bilincimizin, bilgi yapımızın yansımasıdır. Oysa bu yeterlilik hali erkeğe isyan eden Lilith’i öfkelendiriyor.”


JINNEWS-Figen Aras


Evrenin insanlık tarihinde bir kez daha toplumsallığı sınava tabi tuttuğu sahnelerden birindeyiz. İnsanın toplumsal bir varlık olduğu bilincine sahipsek insanın insandan uzak tutulduğu bir ortamın çeşitli ruhsal çöküntülere de yol açacağını biliriz. Çünkü varlık ancak bir başka varlıkla kendi varoluşunun farkına varır. Aynılaştırılan insan topluluklarında bu arayış yoktur. Ancak sistem çok iyi bilir ki insanın doğası toplumsallığa gebedir. Bu yüzden de sanal sohbet ortamları, diziler, filmlerle anlam arayışının önüne geçilir.


Dünyayı kasıp kavuran, küresel ekonomiyi ve toplumsal şekillenmeyi büyük bir belirsizliğe sürükleyen bu salgın döneminde kendisine yönelik fiziksel şiddetle gündeme gelen kadın gerçekliğine bütünlüklü yaklaşarak eş yaşam çerçevesinde ele alabiliriz. Belki buradan, aslında eş yaşam ilişkilerinin iki kişi arasında gerçekleşen bir ilişkilenme biçimi değil; tüm toplumu ve sistemleri etkileyen, onu üreten, sürdüren yönünü daha fazla açığa çıkarabiliriz.


Şimdi küçücük bir virüs kamusal alanı mekansal olarak ortadan kaldırdı. Geriye sistemin dışında kimsenin karışamadığı özel alan kaldı.


Ne kadar süreceği bilinmeyen bu günlerde dışarıda işini kaybetmiş, işten atılmış, işyeri geçici kapanmış erkeklerin evlerde neler yapabileceğini tahmin edebiliyoruz. Kahvehane de yok, meyhaneler, genelevler, futbol izlenen stadyumlar her şey ama her şey erkekliğin aleyhine kapalı. Erkeklik için korkunç bir yalnızlık. Erkekliğin deşarj olduğu bu mekanlar kapalı ama erkekliğin şarj olduğu evler sonuna kadar açık.


Öncesinde her türlü şiddet biçimiyle yaşayan birçok kadın, erkeğin uzun süreler evden uzak kalmasından hiç de rahatsız değildir. Kendisiyle, kurduğu düzenle baş başa kaldığı huzurlu saatleridir kadının. Çünkü o erkek evde zaman geçirirse şiddetin bir biçimi yaşanacaktır. Şimdi bu karantina günlerinde erkekliğin tüm gün boyunca evde kalıyor olması insanı ürpertiyor.


Korona günlerinde kadınların evlerde şiddet boyutunda neler yaşadığından ziyade eş yaşam ilişkilerinde neler yaşanmadığını biraz konuşabiliriz. Çünkü şiddet boyutunda neler yaşanabileceğinin kaygısını kadın hareketleri başından beri ısrarla dile getiriyor, önlemler alınmasını gerektiğini söylüyorlar. Jin tv’de hiç durmadan alt yazıda dönen şiddet karşısında başvurulacak adresler sıralanıyor, sosyal medyada kadınlar ısrarla çağrı yapıyor. Adeta tek taraflı bir savaşa hazırlık sahneleri… Adeta elinde hiçbir özsavunma aleti olmayanların mücadeleye nasıl hazırlanması, nasıl korunması gerektiği anlatılıyor.


Bunlar yaşanırken; yaşanmayan nedir peki ilişkilerde? Bir ilişki olacaksa o ilişkinin iktidardan, efendi köle ilişkisinden uzak olması onu kutsal kılar. Diyelim ki bir evde erkeğin fiziksel şiddeti yok, hatta duygusal şiddet dediğimiz kendini ekonominin sahibi görme de yok. Bu ilişki biçimini kurtarılmış ilişki olarak görmek problemli bir yaklaşımdır. Yani ilişkiyi sadece “şiddet var mı yok mu, baskı var mı yok mu” üzerinden değerlendirmek kadın özgürlük sorununu ya yetersiz ele almaya yol açıyor ya da sorunu başa döndürüp çözümsüz bırakıyor.


Özgür eş yaşamın kuramsal olarak tarifini yaparken kadınla erkek arasındaki ilişki biçiminin eşit, özgür, ahenkli, uyumlu, üretken olarak ifade edilmesi insana heyecan veriyor. Sahi kaç ilişkide bunların tamamını yaşıyoruz? ”Eşim bana karışmıyor, beni dövmüyor, banka kartımı almıyor, mutfakta bana yardım ediyor, çocukları arada dışarı çıkarıyor” sözlerini sıkça duyar ve bu ilişki biçimine özeniriz. Bu yeterlilik hali bilincimizin, bilgi yapımızın yansımasıdır. Oysa bu yeterlilik hali erkeğe isyan eden Lilith’i öfkelendiriyor.


Şimdi aşağıda yaşanmışlıklara bakarken “inanır mısınız” sözünü her bir pratiğin başına koymak gerekebilir. Ancak biliyoruz ki özgürlük hareketlerinde yer almış kadınlar ve erkeklerin özgür eş yaşam için mücadele deneyimleri iddialarını karşılamasa da belli bir düzeyde değişim ve dönüşüm başlangıcına yol açabiliyor.


Korona günlerinde evde eşiyle tek başına günlerdir zaman geçiren 60’lı yaşlarda bir arkadaşım eşiyle halay çektiklerini anlatıyor. Düşünsenize Newroz değil, düğün değil bir kadın ve bir erkek müziğin sesini sonuna kadar açmış; gülerek eğlenerek birlikte halay çekiyor.


Bir kadın gece dolunaya bakarken yanındaki erkeğe mitolojilerde dolunayın doğum yapmak üzere olan bir kadını temsil ettiğini anlatıyor. Erkek ilk defa duyduğu bu bilgi karşısında heyecanla ve şaşkınlıkla kadını dinliyor.


Kadın elma sirkesinin mucizesine inanıyor;  erkek analitik yaklaşımdan ödün vermiyor, pozitivist bilimden yana duruyor:  illa da ilaç diyor. Ama erkek ateşlendiğinde kadının yüzüne sürdüğü sirkeli suyun mucizesini görüyor. Dalga geçtiği kantaron yağını yıllar sonra şimdi kendisi egzama olan ellerine sürüyor.


Birlikte spor yapıyorlar gülerek, eğlenerek… Arada kumanda kavgası yaşansa da çabuk atlatılıyor. Erkek, dengbejlerin söylediği klamları seviyor; kadın birazcık sıkılıyor ama idare ediyor. Çünkü erkek çok mutlu o an… Kadın anadilini öğreniyor, arada dilini çok iyi konuşan erkeğe danışıyor. Erkek biraz kadının komik tercümesinden sıkılmış gibi …ama idare ediyor. Çünkü kadın çok mutlu o an… Erkek neolitik dönemin ne zaman başladığını soruyor kadına ve Göbeklitepe’nin aslında bir kadın inşası olduğunu iddia ediyor. Sonra bir haber düşüyor internete: Çatışmada yaşamını yitiren evladının cenazesi kargo ile gönderilmiş anneye. Evladının ölü bedeni, kargo, anne, gözyaşı, öfke… Birlikte acı çekiyor kadın ve erkek.


Birkaç örneğini zar zor keşfettiğimiz ama bütünlüklü olarak iktidardan kopamasa da bir düzey yakalamaya çalışan ilişkilerin çoğaldığını düşünsek…

Ve bu ahenkli, heyecan veren, üreten, eşit, özgür ilişki biçiminin iddiasının yaratacağı kelebek etkisini hayal etsek… bunun çocuklarda, komşularda, kurumlarda, yaşamın her yerinde erkekliği sorgulamaya götüreceğini bilsek…


Şimdi korona günlerinde biz kadınlar için kendimizi ve ilişkilerimizi sorgulama zamanı: Mevcut erkeklikle yaşamaya devam mı edelim, klasik kadınlık için dayatılan rollere karşı ret ölçülerimizi koyup özgür eş yaşamın anlam arayışına mı girelim…
Yorumlar (0)
13
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7