Kürtler / Murat Belge

Bugünün koşulları değişmeden seçim ortamına girersek ne olur? AKP-MHP ittifakı devam eder. Öbür tarafta, bir ihtimal, CHP-İyi Parti ittifakının devam etmesi ve HDP’nin, o zamana kadar AKP iktidarı ve yargısı tarafından kapatılmazsa, yalnız kalması olabilir Seçimin öne alınabileceği konuşuluyor.

Manşet 20.05.2020, 06:07 20.05.2020, 06:07
2
Kürtler / Murat Belge


Bugünün koşulları değişmeden seçim ortamına girersek ne olur? AKP-MHP ittifakı devam eder. Öbür tarafta, bir ihtimal, CHP-İyi Parti ittifakının devam etmesi ve HDP’nin, o zamana kadar AKP iktidarı ve yargısı tarafından kapatılmazsa, yalnız kalması olabilir



Seçimin öne alınabileceği konuşuluyor. Olabilir, alınabilir. "Cumhur İttifakı", ama öncelikle AKP iktidarı, yıpranma sürecine girdi. Seçim tarihi uzaklaştıkça yıpranma derinleşecek. Muhalefetin (özellikle CHP muhalefetinin) "gidecekler" vurgusunun asıl nedeni de "darbe" çağrısı yapmak filan değil, bunca yıl sonra topluma bu iktidarın "gidici" olduğu mesajını vermek; "Bir şey değişmez" diyerek oyunuzu esirgemeyin, demek istiyorlar.

Giderler ya da gitmezler, seçim bana Kürt sorununu düşündürüyor. Seçim olmasa düşünmeyecek değilim elbette ama seçim zaten hiç parlak olmayan "mevcut durum"da daha "akut" gelişmelere yol açacaktır.

Yıllardır süregiden sorun karşısında otokratik mizacı ve totaliter siyasi felsefesiyle bileştiğinde en cesur girişimi yapan siyasi parti, AKP olmuştu. CHP’nin "Şeyh Said" isyanıyla başlayan tavrı, SHP’nin "ihraç" politikası gibi olgular, bu parti ya da bu çizginin sorunu "çözme" faslında güvenilir bir güç olmasını engelliyordu. Klasik sağdaki partilerden zaten böyle bir atılım beklenemezdi. Kendini bu geçmişle bağlı saymayan AKP dediğim o "cesur girişimi" yaptı (ve başlangıçta, Kürt siyasi hareketinden olumlu bir cevap almadı). Türkiye tarihinde bir "istisna" oluşturan bu durum "masayı devirme" olayına kadar devam etti. O zamandan beri devrilenin yalnız masa olmadığını gözlemlemekteyiz.

Tarihte "paradoks" eksik olmaz. Başbakan Tayyip Erdoğan "Kürt sorununa barışçı çözüm" formülasyonunu telaffuz ettiğinde kendi muhafazakâr tabanında bir hoşnutsuzluğa yol açabileceğini herhalde düşünüyordu. Ancak o zaman görebildiğim kadarıyla ciddi bir tepki olmadı. AKP tabanı fazla tezahürat yapmasa da, kazan kaldırma tavrına hiç girmedi. Şimdi, malum olaylar zincirinin bu noktasında, her şey ters dönmüş durumda. Ama AKP tabanından buna da bir itiraz sesi yükselmiyor. "Önceki politika daha olumluydu. Niçin yüzgeri ettiniz?" diye soran yok. Belki bu ikinci üslubu tercih edenler çoğunluktadır, olur olur.

AKP’yi yöneten dar kadro içinde, bu politika başka kombinezonlara da yol açtı. MHP ile şimdi "İttifak" olarak devam eden ve AKP’yi iktidarda tutan bayram havası böyle başladı. Yaygın kanıya göre bu tavır aynı zamanda AKP ile esrarengiz "derin devlet" arasında da bazı köprüler kurulmasına yol açtı.

Evet, Tayyip Erdoğan’ın, şimdi Cumhurbaşkanı olarak, yönetim üslubu, oluşturduğu iktidar tekeli, Türkiye’nin bir numaralı sorunu. Ama ülkenin "tek" sorunu bu değil. Alabildiğine gecikmiş bir demokrasinin yığınla birikmiş sorunu şimdi Erdoğan’ın monistik siyasi felsefesi ve otokratik mizacıyla bileşerek ufku karartıyor. Ancak, Erdoğan’ın "yeni Kürt politikası"nın muhalefet üzerinde de etkili olduğunu görüyoruz.

Muhalefetin İyi Parti kanadı bir yandan MHP ile kelepçeli. Oradaki iktidar mücadelesinde Bahçeli tarafının en etkili silahı "Siz HDP’ye- dolayısıyla PKK’ya- destek oluyorsunuz" saldırısı olacaktır. Nitekim oluyor ve seçim ortamına girecek olursak iyice şiddetlenecektir. Yani İyi Parti’nin derdini anlamak görece kolay. Peki, Halk Partisi’ne ne oluyor?

HDP’ye yaklaşırsa İyi Parti ittifakını kaybeder, türünden varolan duruma bağlı gerekçeler sayılabilir ama bence asıl sorun CHP’nin kendi geçmişinden geliyor -geçmişinden ve milliyetçiliğinden. Tabii bu arada genel seçmenin "Türk" ve "Kürt" algısını da unutmamalı. Bu, Erdoğan’ı da korkutan ve bir konjonktürde aldığı konumu bu kadar rahat değiştirmesine yol açan etkendi. Halk Partisi, oylarını çoğaltma ihtimalinin en gerçekçi göründüğü şu anda bu seçmenle arasını bozmak istemiyor.

Bunlar anlaşılmaz şeyler değil, muhtemelen gerçekdışı kaygılar da değil. Ama demokrasi mücadelesinde "demokratik" içeriği zayıflatıyor. Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı "Kürt politikası"nın önünü açıyor.

Bu "politika" nedir?

Erdoğan’ın yeni dönemindeki bütün politikaları gibi adını taşıdığı sorunu değil, Erdoğan’ın kendi iktidar sorununu "çözmeye" yönelik bir politika. Bunu yaparken (yapmaya çalışırken) asıl sorunun çözümünü büsbütün çıkmaza itiyor. HDP Erdoğan’a inanmamakta ve güvenmemekte haklı çıktı. "Seçtirmeyeceğiz" diyerek kendi tavrını alırken Erdoğan’ın da tavrını belirledi. Bundan sonra burada herhangi bir uzlaşma beklenmez. Erdoğan, HDP’yi silmek için her türlü çareye başvuracaktır. Elindeki imkanlarla temel strateji şöyle bir şey oluyor: "Seçilmiş" filan dinlemeden HDP’nin hareket alanını tıkama. Yani kazandığı belediyeleri kayyıma aktarmak, yapacağı olumlu işleri önlemek, bunları kayyıma yaptırtmak.

Böylece, "Bu iktidar bize cömert davranıyor. Böylesi bizim için daha kazançlı görünüyor" deme noktasına getirmek.

Olur mu?

Sanmam. Olay kendisi böyle bir politikanın etkili olabileceği aşamayı çoktan geçti. HDP’ye oy veren milyonlarca seçmen bu oyları şaşkınlıktan vermiyor. AKP dünya görüşünde "insan" denen varlığın tanımı bir "yemek borusu"ndan ibaret olabilir ama gerçekte öyle değil. Kürt halkını Tayyip Erdoğan’a biat etmiş kişilerin temsil ettiği bu "güzel" ütopyanın hayat bulacağını sanmıyorum.

Bugünün koşulları değişmeden seçim ortamına girersek ne olur? AKP-MHP ittifakı devam eder. Öbür tarafta, bir ihtimal, CHP-İyi Parti ittifakının devam etmesi ve HDP’nin, o zamana kadar AKP iktidarı ve yargısı tarafından kapatılmazsa, yalnız kalması olabilir. Yeni kurulan partilerin de bu ittifak içinde yer alacakları tahmin edilebilir. Ancak, ülkenin en önemli iki demokratik sorunundan birinin doğrudan muhatabı olan partinin "demokrasi için mücadele veren" ittifakın dışında kalması gene Türkiye’ye özgü bir olgu olur.
                                                   Yerina kayyım atanan İkiköprü Eş Belediye Başkanı Hatice Taş (Fotoğraf: Metin Yoksu)

( Murat Belge T24 Köşesinden yazdı: Kürtler )


 


Yorumlar (0)
7
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7