Prof. Dr. Etiler: Belediyeler kadınlar için sağlıklı kentler yaratmalı

        ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ: Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte yerellerde yaşanan sorunlar ve çözümlerine ilişkin tartışmalar artıyor. Kadın, erkek, çocuk tüm vatandaşların ihtiyaçlarının ilk elden muhatabı olan yerel yönetimler, özellikle kadın ve çocukların kamu hizmetlerine ulaşımında önemli bir noktada duruyor.

Haberler 10.02.2019, 08:01 10.02.2019, 08:01
28
Prof. Dr. Etiler: Belediyeler kadınlar için sağlıklı kentler yaratmalı
banner44

 

 

 

 

ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ: Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte yerellerde yaşanan sorunlar ve çözümlerine ilişkin tartışmalar artıyor. Kadın, erkek, çocuk tüm vatandaşların ihtiyaçlarının ilk elden muhatabı olan yerel yönetimler, özellikle kadın ve çocukların kamu hizmetlerine ulaşımında önemli bir noktada duruyor. Sağlık da bu hizmetlerin en önemlilerinden biri.

Koruyucu ve önleyici politikalarla halkın genel sağlık sorunlarını çözmek yerine, özel sektörün daha çok ve daha büyük hastaneler inşa etmesini teşvik eden ve hasta sayısına artıran sonuçlar yaratacak uygulamalar sağlık hizmetini hak olmaktan çıkarıp “lüks” haline getiriyor. Sağlığın piyasalaştığı ve çevresel şartların giderek kötüleştiği günümüz koşullarında, yoksul emekçi kadınların sağlık hizmetlerine ulaşımı da daha zor bir hal alıyor.

Peki, yerel yönetimlerin sağlık hakkı konusunda nasıl bir fonksiyonu olabilir? Yerel yönetimlerin üzerine ne tür görevler düşüyor? Yerellerde sağlık ve bakım hizmetleri nasıl olma? Kadınlar yerel yönetimlerden neler talep edebilir?

Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Nilay Etiler ile konuştuk. Yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliğini tesis etmek için önemli müdahale araçlarından biri olduğunu vurgulayan Etiler, yerel yönetimlerin sağlıklı yaşamın temel koşullarını sağlamasının çok önemli olduğunu, sağlık sisteminde yetersiz olan koruyucu sağlık hizmetlerinin sunumunu üstlenebileceğini söyledi.

Sağlık hakkının kullanımının, sağlık hizmetine ulaşımın kolay ulaşılabilir olması neden önemli? Bu konuda özellikle kadınlar ve çocuklar açısından ne gibi özgül durumlar var?

Kadınlar ve çocuklar, sağlık hizmetlerinde “öncelikli” gruplar olarak tanımlanır. Bunun nedeni, kadın ve çocuk olmaktan ötürü toplumun geri kalan kısımlarına göre farklı risklere sahip olmalarıdır. Örneğin kadınlar, özellikle doğurganlık çağında üreme sağlığı ile ilgili riskler taşırlar. Bunun yanında toplumsal cinsiyet olarak kadınların ikincil konumları, onların sağlık hizmetine erişiminde sorunlar ortaya çıkarır. Bunun sonucunda Türkiye’de TÜİK’in istatistiklerine göre kadınların “ihtiyaç hissettiği halde doktora başvurmama” sıklığı erkelerden 1.4 kat daha fazladır. Bunun nedenleri, erkeklere göre daha fazla ödeme güçlüğü yaşamaları, bakmakla yükümlü oldukları kişiler olduğu için zaman bulamama, yalnız başına sağlık kuruluşuna gidememe gibi nedenlerdir. Çocuklar açısından ise çocukların büyüme ve gelişme çağında olmaları, özellikle enfeksiyon hastalıkları için daha savunmasız olmaları gibi nedenler söz konusudur. Beslenme sorunları gerek yetersiz beslenme gerekse dengesiz beslenme olsun, çocuklarda daha yıkıcı sorunlar ortaya çıkarır ve yaşamının geri kalan kısmındaki sağlık durumlarını etkiler. O nedenle, beslenme durumlarının takibi gerekir.

KADINLAR İÇİN GÜVENLİ KENTLER


Kadınların yaşamı açısından yerel yönetimlerin üzerine düşen görevler neler?

Yerleşim yerleri, kentler, kasabalar, köyler insanların yaşam alanlarıdır. Bu yaşam alanlarının özellikleri orada yaşayanların gündelik yaşamlarını ve buradan doğru da sağlıklarını etkiler. Günümüz Türkiye’sinde nüfusun çoğu kentlerde yaşıyor. Kentler de tıpkı diğer pek çok kurum ve mekan gibi ataerkil normlarla şekilleniyor. Böylece kadınlar kentlerde görünmez, dikkate alınmaz bir unsur oluyor. Ne demek istediğimi örneklerle anlatayım: Çocuğu olan bir kadının çocuk arabasıyla kentin sokaklarında gezebilmesi, toplu taşıma araçlarına kolaylıkla binebilmesi /araçlardan inebilmesi eğer kaldırımların rampaları yoksa ne kadar mümkün olabilir? Ya da düşünelim, kadınların parkta yürüyüş yapmasının önünde nasıl engeller vardır? Her şeyden önce “işi gücü olmadan” bir kadının “dışarıda” olması hoş karşılanmaz. Dışarıda sözcüğünün özellikle altını çizmek istiyorum çünkü “dışarısı” kamusal alandır, oysa ataerkil normlarda kamusal alanlar erkeklere ayrılmıştır ve kadınlar kendi “özel alan”ları olan yerlerde bulunmalıdır. Bu zihniyet, ne yazık ki o ya da bu düzeyde toplumun geneline hakimdir. Birisi kadının dışarıda işi olmadan bulunmasını en hafifiyle hoş görmeyip ayıplarken, daha eylemci olan bir diğeri parkta yürüyüş yapan kadını döver, tıpkı geçtiğimiz yıllarda basından örneklerini gördüğümüz gibi. Parkta spor yapan kadının hakarete uğraması, dövülmesi kadına had bildirmektir, “Senin burada yerin yok, evine git” demektir. İşte bu noktada yerel yönetimlere de görevler düşüyor.

Yerel yönetimler, kadınlar için güvenli kentler yaratmak zorunda. Hele de bugün toplumumuzda giderek dozu artan erilliğin ortaya çıkardığı kadın-erkek eşitsizliğinin giderilmesinde bu daha da önemli. Kent planları toplumsal cinsiyet eşitliğini tesis etmek için gözden geçirilmeli, yerel yönetimlerin projeleri bu bakışı her daim korumalı, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bütçeler hazırlanmalı. Gerçekten de bir ülkede toplumsal cinsiyet eşitliği ne kadar artarsa kentlerin sokaklarında özgürce ve güvenle var olan kadın sayısını o denli fazla görürsünüz.

YEREL YÖNETİMLER KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNİ ÜSTLENEBİLİR


Yereldeki sağlık ve bakım hizmetleri nasıl olmalı?

Sağlık hizmet sunumu açısından ise şunu söylemek isterim. Türkiye öyle ya da böyle bir sağlık sisteminin mevcut olduğu bir ülke. Sağlık sisteminin olduğu bir yerde, yerel yönetimlerin doğrudan sağlık hizmeti sunmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Sağlık sistemine dair söylenecek çok sözümüz var: Piyasalaştığı, özelleştiği, bu haliyle toplumsal eşitsizlikler yarattığı vb. Bu durumda, yerel yönetimler sağlık sisteminde yetersiz olan, ki bunların çoğu kârı olmayan, koruyucu sağlık hizmetleridir, hizmetlerin sunumunu üstlenebilir. Ama kanımca, yerel yönetimlerin daha çok sağlıklı yaşamın temel koşullarını sağlaması çok daha önemli ve gerekli. Yani sağlıklı şebeke suyu, atıkların bertafı, hava kirliliğinin önlenmesi, sağlıklı konutlar, insanların sağlıklarını korumak ve geliştirmek için kentlerin tasarımı gibi. Bir de sağlık hizmetinin destekçisi olan sosyal hizmetlerin eksik kısımlarının tamamlanması önemli.

Kadınlar açısından ihmal edilen konulardan biri kadınların ruh sağlığıdır. Kadınların toplumdaki konumları yani toplumsal cinsiyet normları ile ruh sağlığının yakından ilişkisi var. Ataerki, kadınlar üzerinde kurduğu iktidar ile kadınları pek çok yerde tahakküm ediyor. Araştırmaların da gösterdiği gibi bu tahakküm, kronik stres yaratarak ruh sağlığını bozuyor. Bu noktada, zinciri bir yerden kırmak için yerel yönetimlere bazı görevler düşüyor. Örneğin, bakım hizmetinin kamusallaştırılması, kadınlara serbest zaman yaratmak ve bu zamanı rekreasyon için kullanmalarını teşvik etmek mümkün. Daha somut konuşursam, gerek çalışan kadınlar olsun gerekse ev kadınlarının çocuk bakımı, ev işleri gibi nedenlerle hiç boş zamanı olmadığını biliyoruz. Bu durum giderek stresi artıran diğer yandan bedensel olarak hareketsiz kalması demek. Bu noktada, yerel yönetimlerce mahallelerde gündüz bakımevleri, spor merkezleri, sosyal merkezler vb. yerlerin açılması bir çözüm olabilir.

KADINLAR ‘GÖRÜNÜR OLMAYI, HESABA KATILMAYI’ TALEP ETMELİ


Kadınların, sağlıkları açısından yerel yönetimlerden talep ne olmalı, kadınlar nasıl politikalar talep etmeli?

Kadınları en öncelikli talebi; “Görünmez değil görünür olmak, yok sayılmak değil hesaba katılır olmak” olmalı. “Kadını yok sayan yerel yönetimleri biz de yok sayıyoruz” demeli. Kentlerin, yaşam alanlarının planlanmasında kadınların katılımı talep edilmeli, “Yaşadığımız yere dair bizim de sözümüz var” demeli. Ayrıca toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme önemli bir talep, bunu da yükseltmek gerekir. Yerel yönetimler toplumsal cinsiyet eşitliğini tesis etmek için önemli müdahale araçlarından biri. Sokaklarında her saat güvenle bulunabileceğimiz kentler talep etmeliyiz.

(MA-Elif Ekin SALTIK)

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58