Rehin Politikasına karşı hukuk mücadelesi / İrfan Babaoğlu

  Rehin Politikasına karşı hukuk mücadelesi Cezaevleri umudun, öfkenin dağ gibi büyüdüğü yerlerdir. Cezaevleri egemenlerin kendi düzenlerini sürdürmek için inşa ettikleri ve onlar için ibadethane kadar önemli olan kapatma yerleridir.

Manşet 09.04.2020, 19:48 09.04.2020, 19:48
14
Rehin Politikasına karşı hukuk mücadelesi / İrfan Babaoğlu

 

Rehin Politikasına karşı hukuk mücadelesi


Cezaevleri umudun, öfkenin dağ gibi büyüdüğü yerlerdir.

Cezaevleri egemenlerin kendi düzenlerini sürdürmek için inşa ettikleri ve onlar için ibadethane kadar

önemli olan kapatma yerleridir. Muhalif siyasetçileri, aydınları, toplumsal sorunlar konusunda

iktidarın uygulamasını eleştirenleri kapattıkları yerlerdir. Bu sebeple durmadan cezaevi inşa ederler.

Türkiye egemen sistemi, cezaevleri politikasını bir devlet politikası gibi ele alıyor ve iktidarlar değişse

de bu sistem tüm çıplaklığı ile devam ediyor. Tek tek cezaevi değil, cezaevi kompleksleri yapıyorlar. İki

üç hatta dört devasa büyüklükteki cezaevlerini bir kompleks olarak ele alıyorlar ve yanına da bir

mahkeme salonu kuruyorlar, tamam. Sistem işliyor!

Ama bu sistem öyle yazılı yasalarla, kanun kitapları ile işleyen bir sistem değil.

Muhaliflerini çeşitli suç kategorisine koyarak, bunu en geniş anlamda terör kavramı içinde toplayarak,

içeri attığı insanlara dönük yaptırım burada bitmiyor. Esasen her şey yeni başlıyor. Bir anlamda eli

ayağı bağlı, bir tek çıplak bedeni ile kalan tutsağa dönük politika dönemin siyasal politikaları gereği

tam bir rehin alma politikasına dönüşüyor.

Rehin alma ne demektir. İsteğini zorla ve haksızca, şiddet ve tehdit araç ve söylemini devreye

koymaktır. Amacı da irade kırmaktır. Ya iraden kırılır, bana teslim olursun ya da burada her türlü

hayati tehlike ile baş başa kalırsın, politikasıdır.

Bu politikanın hafızalarımıza kazındığı çok uzak olamayan temsilciliğini 1980 darbesi ile Kenan Evren

yapmıştı. Cezaevlerinin birer toplama kampı durumuna getiren darbeciler, içerideki tutsaklara

itirafçılığı ve ihanet etmeyi bir yaşam şartı olarak kullandılar. Ya kendine, halkına ve insanlığına ihanet

edeceksin ya da burada ölümlerden ölüm beğen, dediler.

Bu bir tehdit değildi. Gerçekten de insanları vura vura öldürdüler. İşkencenin her türlüsünü yaparak

öldürdüler.

Bu sistem şimdi, daha vahim bir sonuç hazırlamak üzere.

Korona virüs tehdidi tüm insanları tehdit etmektedir. İçeride dışarıda, zengin yoksul, küçük büyük

demeden insanı ve insanlığı hedef almış durumdadır. Bu nasıl ortaya çıktı, kimler ne tür plan ve

dünyaya yeni dizayn verme amacında, bunlar bir yana, ortaya çıkan bu vahim durum, akılcı ve bilimsel

davranmayı zorunlu kılar. Ama gelin görün ki iktidar, bu ortamda bile bunu muhaliflerine karşı bir

tehdit ve rehin alma politikasının bir devam olarak kullanmaktadır.

Hiç kimse anayasandan bahsetmesin. Yasa önünde eşitlikten hiç bahsetmesin. Çünkü uygulayıcıların

zihniyeti her şeyin üstündedir! Yürütülen siyaset ne ise bunların rehin alma politikaları da bu

doğrultuda işleyeceği kuşkusuzdur.

Bunun bir örneği 1991 yılına yaşandı. 12 Eylül işkencelerinden geçmiş, her nasılsa sağ kalabilmiş

tutuklular arasında ayırım yapmaları dünya hukuk okullarında birer hukuk garabeti olarak ders

notlarına girmeliydi. TCK nın 125 maddesi ülkeyi bölme ve ayırma maddesi idi. Şeyh Saitlerin, Seyit

Rızaların yargılandıkları ve idam edildikleri ceza maddesi bu idi. Yüzlerce Kürt tutsak bu maddeden

yargılanmış ve idam, müebbet gibi ağır cazalar almıştı. TCK’nın 146 maddesi ise rejimi değiştirme

 
maddesi idi. Deniz Gezmişler bu maddeden yargılanmış ve idam cezasına çarptırılmışlardı. 1991

yılında çıkarılan 3713 sayılı TMK kanunu 125 maddeden yargılananların cezalarını 20 yıla, ki Kürt

gençleri bu cezadan yargılanıyorlardı. 146 maddeden ceza alanlar ise cezalarının on yılını

tamamlamaları durumunda serbest kalıyorlardı. Bu caza maddesi ise Türkiyeli ve Türk devrimci, sol ve

demokratların yargılanıp ceza aldıkları madde idi. Zaten bunların tümü cezaevinde on yıllarını

tamamladıklarından dolayı hepsi serbest kaldı. Kürt gençleri içeride kaldı.

O dönem bu durum kamuoyunda tepkilere neden oldu. Ana muhalefet partisi SHP konuyu anayasa

mahkemesine götürdü. İyi niyetli insanlar bu cezanın anayasadan döneceğini umut ettiler. Fakat öyle

olmadı. Anayasa mahkemesi 30 Mart 1992 de kararını açıklayarak bunun ‘kanuna uygun’ olduğu

hükmüne vardı! Tam bir hukuk katliamı idi. Neden bu sonuç ortaya çıktı? Çünkü rehin politikası

devrede idi. Bu defa sadece içerideki tutukluların iradesini kırmak değil, dışarıdaki mücadelenin de

iradesini kırmayı amaçlıyorlardı. Dışarıda serhıldalar en yoğun hali ile devam ediyordu, Çiller, Güreş,

Ağar kliğinin 1929 konsepti, yani faili meçhul, köy yakma ve boşaltma politikası devrede idi.

O dönem bu hukuksuzluğa karşı ciddi bir hukuk mücadelesi yürütülmedi. Ne içeride ne de dışarıda.

Ama şimdi öyle olmamalı.

Cezaevlerinde yüz binerce tutuklu var ve bunların tümü korona virüs tehdidi ve tehlikesi altında. Eğer

bir yasa çıkarılacaksa herkese eşit olmalı.

Ama hükümet, görünen o ki, 92 yılındaki gibi, bir konsept yürütüyor. Adına da “Çöktürme planı”

demişlerdi. Zaman geçiyor, durum değişiyor, can alıcı sorunlar ortaya çıkıyor o bu konseptinden

vazgeçmiyor. Böylece cezaevlerine yığdığı on binlerce siyasetçiye, muhalife , gazeteciye diyor ki “ya

teslim olun ya da sizi virüsle baş başa bırakırım” Pazarlık bu.

Böylesi bir çirkin yaklaşımın içinde İmralı cezaevi gibi Türkiye’nin durumunu yakından ilgilendiren bir

cezaevi de varsa bu çok daha vahim bir hal alıyor.

Yasa henüz tartışılıyor. İnsanlar Virüs tehlikesinden dolayı eve hapsedilmiş durumda. Ama buna

rağmen en geniş bir şekilde bu yasanın böyle tek yanlı, sadece kendi yandaş ve taraftarlarını serbest

bırakacak kadar dar ele alınmasına karşı hukuk ve de insani hak mücadelesi verilmesi önemlidir.

91 deki o ayırımcılık ben gibi yüzlerce arkadaşımın 10 yıl daha fazla hapiste kalmasına mal oldu. Bu

önemli değildi. Nitekim 20 yılımız tamamlandıktan sonra çıktık ve yaşama karıştık. Ama şimdi ölümle

tehdit var! Hükümet hiçbir sorumluluk almayacak üzerine. Virüs deyip geçiştirecek. Zaten geçen gün

bir tutuklu virüsten vefat etti. Ailesine bile haber vermediler.

Böyle bir durumda her insanın, her halkın ve hayatın her alanındaki kurumların, bu bilinçle en doğal

ve yasal hak olan hukuki mücadeleyi yürütmesi çok önemlidir. İçte ve dışta böylesi bir mücadeleyi

başarmamız durumunda egemenlerin bu korkunç politikasını teşhir edebilir ve buna engel olabiliriz,

diye düşünüyorum.

Yorumlar (0)
banner57
7
açık
Günün Anketi Tümü
"Erken seçim olursa Cumhurbaşkanı kim olmalıdır? "
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Fenerbahçe 15 27
3. Konyaspor 14 26
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Bursaspor 14 17
14. Menemenspor 13 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Brentford 15 17
13. Crystal Palace 15 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Osasuna 16 21
10. Athletic Bilbao 15 20
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 16 8
Günün Karikatürü Tümü