Sancar: Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetle diyaloğa hazırız

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetle diyaloğa hazırız” dedi ve “Millet İttifakı'na girme talebimiz yoktur” mesajı verdi.

Manşet 12.05.2021, 17:17
9
Sancar: Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetle diyaloğa hazırız

ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ- HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetle diyaloğa hazırız” dedi ve “Millet İttifakı'na girme talebimiz yoktur” mesajı verdi. "HDP'yi yedek güç gören bir hesap varsa bu rafa kaldırılmalı" diyen Sancar, “HDP'nin açık ve doğrudan katılımının ve yetkisinin olmayacağı bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin başarı konusunda muhalefete vaadi de çok zayıftır, sonrasında demokrasiye geçiş konusunda da çok cılız bir zemin yaratır” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, T24 ekranında Murat Sabuncu’nun hazırladığı “Türkiye’de hayat nasıl bayram olur?” serisinin konuğu oldu. Sancar, Sabuncu’nun sorularını yanıtladığı video söyleşide, ülke gündemindeki konularla ilgili olarak özetle şu görüşleri dile getirdi:

"Demokrasi ittifakı seçim ittifakıyla bir tutulmamalıdır"

Murat Sabuncu'nun, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Gelecek ve DEVA Partisi'nin de adını vererek Millet İttifakı genişleyebileceği açıklamasını hatırlatarak, “HDP'nin adının anılmamasını nasıl karşılıyorsunuz?” sorusu üzerine HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “HDP'nin ittifak dışı tutulması  gerektiği yönünde açıklamalar biraz fazla temelsizdir. Bir defa şöyle bir varsayımla hareket ediliyor, sanki HDP, herhangi bir ittifaka dahil olmak istiyormuşçasına bir üslupla konuşuluyor. HDP'nin seçim ve ittifakla ilgili stratejisi aslında çok açıktır ve bunu haftalardır, aylardır anlatmaya çalışıyoruz. Medyada bunların yeterince yer almamasının da  yarattığı bazı boşluklar var. Birincisi, bizim 'Demokrasi İttifakı' diye bir çağrımız var. Biz, diyoruz ki, 'Demokrasi ittifakı seçim ittifakıyla bir tutulmamalıdır.'' Demokrasi mücadelesi bütünüyle seçimlere endekslenerek yürütülmemelidir” dedi. 

HDP'nin 'Demokrasi İttifakı' çağrısı

'Demokrasi İttifakı'nın emekçiler, inanç ve halk toplulukları, kadınlar, gençler, doğa talanına karşı mücadele eden herkese yönelik bir çağrı olduğunu vurgulayan Sancar,  mücadeleyi, güçleri ve sesleri birleştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Çağrının bir boyutunun da seçimlerle ilgili olduğunu dile getiren Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seçimlerin  adil  ve serbest olmasını mümkün kılacak mücadeleyi bugünden başlatmak gerekiyor. Bu iktidarın, adil bir seçim yaptıracağına kim inanır muhalefette? Yok. Peki, nedir burada temel sorunlar? Bir seçmen kayıtları. İleride seçim sandık güvenliği. Sonra, bugün bile bu kadar büyük baskı varken muhalefete, seçim döneminde propaganda özgürlüğü temel meselelerdir. Yani eğer seçimlerin demokratik ve adil olmasını istiyorsak bugünden bütün demokrasi güçlerinin, bütün muhalefet partilerinin ortak çalışma yürütmek için diyaloğa girmeleri gerekiyor. Medya bu kadar büyük kontrol altında, baskı altında, sansür almış başını gidiyor. Doğrudan dolaylı tasfiye, sindirme operasyonları da sürüyor. Peki muhalefet sesini nasıl duyuracak? Biz diyoruz ki alternatif medya mecralarını oluşturmak için de diyaloğa girelim. Partiler arasında mekanizmalar kuralım. Ve bunu Türkiye'deki bütün diğer demokrasi güçleriyle paylaşalım.”

"Bizim, Millet İttifakı'na girme talebimiz yoktur"

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, seçim ittifakı tartışmalarıyla da ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Millet İttifakı'na katılmak gibi bir taleplerinin olmadığını söyleyen Sancar, “Biz elbette  seçim ittifaklarının olabileceğini görüyoruz ve bunu normal sayıyoruz. Fakat iki seçim var önümüzde. Biri Cumhurbaşkanlığı seçimi, biri parlamento seçimi. Bizim parlamento seçimi için ittifak talebimiz ve arayışımız yoktur. Biz, parlamento seçimlerinde barajı aşacak güce sahip olduğumuza kesinlikle inanıyoruz ve bunu görüyoruz. Bizim izlediğimiz politika, demokrasi ittifakı ve üçüncü yol, parlamento seçimlerine zaten kendi başımıza girmemizi de son derece makul bir seçim olarak ortaya koyuyor. Dolaysıyla bizim Millet İttifakı'na girme talebimiz, arayışımız, beklentimiz yoktur. Millet İttifakı nasıl genişler, bu o konuda müzâkere yürütecek partilerin meselesidir” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetle diyaloğa hazırız”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetle diyaloğa hazır olduklarını dile getiren Sancar, şu açıklamaları yaptı:

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir ittifaka ihtiyaç olacaktır. Çünkü bu seçim 50+1 yöntemiyle Cumhurbaşkanının seçilmesini mümkün kılıyor. Şimdi biz diyoruz ki; HDP olarak Türkiye'de demokrasinin önünü açmak amacıyla, Cumhurbaşkanlığı seçiminde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız ancak şunun da akılda tutulmasını istiyoruz. HDP'yi yok sayan, HDP'yi yedek güç olarak görme niyetinde olan bir hesap varsa bu şimdiden rafa kaldırılmalı. Çünkü HDP'nin açık ve doğrudan katılımının ve yetkisinin olmayacağı bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin başarı konusunda muhalefete vaadi de çok zayıftır, sonrasında demokrasiye geçiş konusunda  da çok cılız bir zemin yaratır.”

“İktidarın oyun sahasında HDP'ye yaklaşmak iktidarı güçlendirir”

Muhalefetin, üzerinde tartışmasız uzlaştığı belki de tek konunun güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi olduğunu dile getiren Sancar, “Güçlendirilmiş parlamenter sistem bizim de talebimizdir.  Şimdi peki  güçlendirilmiş parlamenter sistem muhalefet seçimi kazanırsa nasıl hayata geçirilecek? Anayasa değişikliği gerekiyor bunun için değil mi? Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçeceğiz diye seçmene vaatte bulunurken aynı zamanda, 'Parlamentoda  bunu sağlayacak bir çoğunluğu da elde etmek istiyoruz' diye bir vaatte bulunuyoruz seçmene. HDP gibi yüzde 11 – 15 arası oyu değişen, bir partinin katkısını almadan, onunla diyalog içinde bulunmadan, bu vaatlerin gerçekleşeceği konusunda seçmeni nasıl ikna edeceksiniz? Bunları söylediğimiz zaman bazıları spekülasyon yapıyor. Şimdi bakın ben size söyleyeyim. İktidar medyası diyecek ki 'HDP, muhalefet partilerini tehdit etti'. Öyle değil. Biz şeffaf politika yapmaktan yanayız. Açık konuşmaktan yanayız. Türkiye'nin demokraside yolunu açmak, barışa giden imkânları yaratmak ve adaleti tesis etmek için HDP üzerine düşen sorumluluğu, gerektiğinde fedakârca yerine getirmekte hazırdır. 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde bunu açıkça ortaya koyduk. Bundan sonra da yaparız üzerimize düşeni ama bu söylediğimiz çerçeveyi herkes lütfen ciddiyetle önüne koysun. İktidarın yarattığı oyun sahasında kalarak HDP'ye yaklaşmak ancak ve ancak bu iktidarı daha fazla güçlendirir veya bu iktidarın hesaplarına destek sunar. Oysa bu ülke bu iktidar döneminde büyük bir çöküş yaşıyor eğer bu çöküşü önleyecek yolları muhalefetten birileri tıkarsa büyük vebal altında kalırlar.”

“Kızgılık doğal ama öfke üzerine siyaset kurulamaz”

Murat Sabuncu'nun ağırlığı “İktidar ve ortağı tarafından sürekli hedef gösterilen HDP'nin muhalefet tarafından adının anılmaması, ağırlığı HDP'ye oy veren Kürt seçmende nasıl bir ruh hali yaratıyor?” sorusuna yanıt veren Sancar,  Kürt seçmen içinde çok büyük bir paya sahip olan HDP seçmeninin bilinçli ve politik bir seçmen olduğunu, kızgınlıkları olsa da demokratik olgunluk ve politik bilinçlerinin yüksek olduğunu söyledi. Sancar, “Eğer parti organları, yönetimi belli bir politikayı önerirse seçmenine, bu konuda herhangi bir sıkıntı, bir fire yaşanmayacağını biliyoruz, nitekim son yerel seçimler bunu açıkça gösterdi. Neden böyle? Çünkü biz bu politikaları oluştururken en alttan en yukarıya bir tartışma süreci işletiyoruz. Dolayısıyla partinin tabanının da katılımıyla ortaya çıkıyor politikalarımız. O nedenle içimiz bu anlamda rahat. Evet bazı kızgınlıklar ama tabii ki belli partilere kızgınlıklar oluyor, bazı partilerin de belli açıklamalarına kızgınlıklar oluyor biz bu kızgınlıkların da son derece haklı bir temeli olduğunu görüyoruz. Kızgınlık doğal bir duygudur bunun bir uzantısı nefret bile olabilir ama biz diyoruz ki siyaset nefret üzerine kurulamaz. Biz şimdi geleceği konuşmak istiyoruz demokrasi güçleri ve muhalefetle. Geçmişi yok saymadan bugün doğru yürümek ve geleceği kurmak çabasındayız” dedi. 

“Önlem alınsa binlerce insanımız hayatta olacaktı”

Pandemi sürecinin doğru yönetilemediğine dikkat çeken Sancar, “Pandeminin doğru yönetilmesinde bir temel bakış açısına ihtiyaç var. Bir; halk sağlığını esas alacaksınız. İki; pandemi tedbirlerini alırken halkın güvenceli bir şekilde hayatını sürdürmesini mümkün kılacaksınız. Kapanma gerekiyorsa kapanma olacak, pandemiyi önlemek ve bitirmek için fakat bunu yaptığınızda güvenceler oluşturacaksınız. İnsanlar evde aç, susuz kalmayacak. Kapanmanın nasıl olması gerektiğiyle ilgili uzman örgütler ve bizler  çok fazla öneride bulunduk ama bu iktidar bunların hiç birini yapmıyor çünkü derdi halk sağlığı ve halkın refahı mutluluğu değil. Bu iktidar başından beri bir tek şeyi önemsedi ekonominin işleyişi aksamasın ve bu işleyiş içinde de yandaşların rantı devam etsin. Beş maskeyi dağıtamayan iktidar gerçeğini yaşamadık mı? Aşı konusunda bunca tutarsızlık ortada değil mi? Bugüne kadar binlerce insanımız ölmeyecekken hayatlarını kaybettiler. Eğer bu tedbirler alınsaydı bunların çok büyük bir çoğunluğu bugün hayatta olacaktı” diye konuştu.

“Yolsuzluk öyle büyük boyutlara ulaştı ki saklanamıyor”

Yolsuzluklara değinen Sancar, yolsuzlukla hukuksuzluk ve keyfilik arasında açık bir bağ olduğuna dikkat çekti. Sancar, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle denetim mekanizmalarının yok edildiğini, denetleyici kurumların içinin boşaltıldığını vurguladı. Basının büyük ölçüde kontrol altında tutulmasına rağmen yolsuzlukların gizlenemediğine dikkat çeken Sancar, “O kadar büyük boyutlara ulaştı ki saklanamıyor. Ama burada asıl aşılan hicap duygusu ve ahlâk anlayışı. Mesela çıkıp bir bakan, 'Evet ben kendi şirketimden bakanlığa dezenfektan sattım ama düşük ücretlerle' diyebiliyor. Ama bir utanma yok. Daha yeni İkizdere'ye bakan gidiyor oradaki köylülere neredeyse hakaret edecek üslupla konuşuyor. Bir, utanma kalmadı. İki, ahlak çökertiliyor. Bu çok tehlikelidir” dedi.

“Susurluk'un çok ötesinde çürüme, çözülme ve çöküş tablosu var”

Susurluk sürecinin Kürt sorununda izlenen politikaların yarattığı yozlaşma, çürüme ve çöküşle  ortaya çıktığına dikkat çeken Sancar, binlerce faili meçhul cinayet işlendiğini, köy yakmalar sonucu milyonlarca insanın topraklarından edildiğini hatırlattı. Sancar, “Devletin, mafyayla, çetelerle, yasadışı güçlerle ilişki içine gireceği keyfi ve sınırları olmayan bir yönetim yerleştirildi. Ve bunların sonuçları uyuşturucu trafiğinden, banka hortumlamaya, ekonominin çöküşünden, halkın ekmeğinin gaspına uzanan bir toplam çürüme ve çöküş oldu. 2015'te çözüm süreci bittikten itibaren yine 90'lardaki yöntemleri aratmayacak, onların ötesine geçen yöntemler devreye sokuldu. Fotoğraflar ortada, kimse artık bunları saklamayı gerek görmüyor. Şimdi de son 5 -6 yılda izlenen politikaların yarattığı büyük çöküş ve gelinen nokta Susurluk'un çok ötesinde bir çürüme, çözülme ve çöküş tablosudur” diye konuştu.

“Yüzleşme olmadan demokratik, barışçıl bir gelecek kurmak çok zor”

12 Eylül döneminde gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır ile ilgili dosyanın Yargıtay tarafından zaman aşımından kapatılmasını değerlendiren Sancar, özetle şunları söyledi:

“Geçmişteki bu insanlık suçlarıyla yüzleşmeden, hesaplaşmadan  güçlü demokratik bir kültür ve bunu üzerine demokratik, barışçıl bir gelecek kurmak çok zordur. O dönemde yapılmayan hesaplaşmalar, yürütülmeyen yüzleşmeler bize katlanarak daha ağır sorunlar şeklinde devrede devrede geliyor. Ve bunu sonuçları sadece demokrasiye hukuka değildir. Soframızadır, ekmeğimizedir, bir ailenin bin bir emekle yetiştirdiği gençlerinin geleceğinedir. Emekçinin daha onurlu bir hayat sürme ihtiyacınadır. Bütün bunlara çıkıyor fatura. Cemil Kırbayır dosyası, gerçekten bir ibret dosyası. Burada verilen karar da hukuksuzdur. Çünkü bu suçlarda zaman aşımının işlemeyeceğine dair değişiklik var Anayasa'da. Yargıtay, bunu yok saydı. O zaman Başbakan iken şimdiki Cumhurbaşkanı Berfo anaya söz verdi. Bu konuda Meclis İnsan Hakları Alt Komisyonu'nun raporu var. Bütün her şey ortaya dökülmüş. Bunlardan hesap sorulmazsa ne oluyor? Başkaları, başka zaman çıkıyor, 'Ben aynı anlayışla bunları yapmaya devem ederim kimse de benden hesap sormaz' diyebiliyor. İşte toplumu çökerten, bu kadar karanlık bir ülkeye bizleri mahkum etmek isteyen asıl tehlike budur.”

“Demokrasi ve barış içinde yaşamaya hakkımız olduğuna inanalım”

Söyleşi serisine adını veren “Türkiye'de hayat nasıl bayram olur?”  sorusuna da yanıt veren Sancar, “Bir; evet inanalım, yeni bir geleceğe hakkımız olduğuna inanalım. Adil bir hayata hakkımız olduğuna inanalım. Demokrasi içinde, barış içinde yaşamaya hakkımız olduğuna inanalım. İki; bunun için birlikte mücadele edelim. Birbirimizle diyalog kuralım. Göreceksiniz o zaman uzak hayaller gibi görünen bu tabloya ulaşmak hiç de zor olmayacaktır” dedi.

Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56