banner55

Sırrı Süreyya Önder: Bağrımıza taş basmadan bir araya gelebilmeliydik

      KANDIRA-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; 'Bağrımıza taş basmak zorunda kalmadan, demokrasi ve özgürlükler paydasında bir araya gelebilmeliydik. ' HDP’nin Kandıra Cezaevi’nde bulunan önceki dönem Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Sayın İmamoğlu'nun dili de seçildikten sonraki yaklaşımları da değerlidir.

Manşet 28.08.2019, 10:22 28.08.2019, 10:22
7
Sırrı Süreyya Önder: Bağrımıza taş basmadan bir araya gelebilmeliydik

 

 

 

KANDIRA-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; 'Bağrımıza taş basmak zorunda kalmadan, demokrasi ve özgürlükler paydasında bir araya gelebilmeliydik.'








HDP’nin Kandıra Cezaevi’nde bulunan önceki dönem Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Sayın İmamoğlu'nun dili de seçildikten sonraki yaklaşımları da değerlidir. Başta Kürtler olmak üzere HDP'nin tüm bileşenleri nitelikli bir destek verdi. Ben kişisel olarak, adımızın anılmaması ya da genel ifadelere sıkıştırılmasından dolayı mesafeliydim. Halen de bunun burukluğu birçok insanda var. Fakat bunu aşmamız gerektiğini düşünüyorum. 'Bağrımıza taş basmak' zorunda kalmadan, demokrasi ve özgürlükler paydasında bir araya gelebilmeliydik" dedi.

HDP’nin tutuklu önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 31 Mart seçimleri öncesi verdiği mesajda, “Gerekirse bağrınıza taş basın, mutlaka sandığa gidip 'faşizme hayır' anlamına gelecek oyunuzu kullanın” sözleriyle İmamoğlu’na destek istemişti.

Önder, Medyascope'den Canan Coşkun'un sorularını yanıtladı.

- Gezi Parkı eylemleriyle başlayalım. Bildiğiniz üzere 24 Haziran'da Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 16 kişinin yargılaması başladı. Eylemlerin başladığı güne ait fotoğraflarla özdeşleşmiştiniz. Bir mesajınız var mı 'Geziciler'e?

Gezi, bu ülkenin tarihinde, ilk defa bu kadar geniş bir kitlenin kendisi ve yaşam alanı, özgürlükleri için bir araya gelmesinin adıdır. Bununla sınırlı da değildir. Çevreye, demokrasiye ve hayata dair sözünün de tarihin en yaratıcı ve barışçıl yöntemleriyle gündemleştirmiştir. Orada yaşamını ve sağlığını kaybedenlere karşı ülke olarak borçluyuz. Bu borcumuzu da ancak 'kutsama-lanetleme' aralığından çıkararak ödeyebiliriz. Öncelikle, yapılması gereken yargılamak değil anlamaya çalışmaktır. Dolayısıyla mahkemelerin değil, bilim insanlarının ve başta siyaset kurumu olmak üzere, bu ülkeye dair sözü, derdi olan herkesin işi olmalıdır. Bu demokratik bir zemin ve süreçlerde cesurca yapılırsa, ortak geleceğimiz için esaslı bir başlama noktası olma imkanı taşımaktadır.

- 2014'te Pınar Sağ ile HDP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıydınız. 'HDP İstanbul Taahhütnamesi' vardı. Kampanya kapsamında halkın ortak kaynaklarının halka karşı kullanılmayacağından 'israf projelerine' kadar bir dolu projeniz vardı. İmamoğlu'nun projelerine bakınca birbirine çok yakın olduğu göze çarpıyor. Nasıl buluyorsunuz İmamoğlu'nun vaatlerini?

Sayın İmamoğlu artık iki kez seçilmiş bir başkan olduğu için 'Vaatlerimizin yakınlığı' ancak bahtiyar eder beni. Belirleyici olan artık bu vaatlere uygun bir pratiğin hayata geçirilmesidir. Merkezi iktidar ve meclis çoğunluğundan kaynaklı cendereler aşılabilir. Bunun yaratıcı yol ve yöntemleri ortaya çıkarılabilir. Bu sanıldığı kadar ya da verili koşulların gösterdiği kadar güç değildir. İlahı bir nizammış gibi gösterilen mevcut paradigmanın birazcık bile dışına çıkmak yetecektir. Halkın 'güdülmek' yerine 'gözetilmek' talebi en üst düzeydedir. Solculuk 'yok'tan 'çok' çıkarmaktır biraz da. Zor zamanların bilinen en etkili ilacı, dayanışma duygusunu uyandırmak ve yan yana durmaktır.

'DEĞİŞİM HER ZAMAN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ BİR HIZ VE NİTELİK İÇERMİŞTİR'

- Yine seçim kampanyası broşüründeki söz şöyleydi: "Bu seçimde sadece yerel yöneticilerimizi seçmeyeceğiz. Aynı zamanda, bu yozlaşmış merkezi düzenin devamı ile yerel demokrasiyi, demokratik ve özgür belediyeciliği inşa etmek arasında bir seçim yapacağız." Beş yıl sonra bir yerel seçimin broşürde yazdığı gibi yalnızca yerel yönetici seçiminden daha ötede olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Beş yıl önce toplumun bunu görmesi zor muydu? Ne değişti sizce?

Beş yıl öncesindeki CHP'nin şöyle bir kaygısı vardı: 'HDP ve soldaki demokratik güçlerle yan yana durmamız bize zarar verir!' Kendi tabanında oransal bir değer taşımayan anlayış, tavanda bütün karar süreçlerini domine edebiliyordu. Bu anlayış giderek 'Kehanetin kendini gerçekleştirmesi' haline büründü. Hiçbir nitelikli ve derinlikli tartışma süreci üzerine yükselmeyen bu kaygı o kadar çok tekrar edildi ki gerçekten de en ufak bir dayanışma girişimi daha başında takatsiz bırakılıyordu. Daha sonra yaşanan 'zor' süreci kendi başına bir öğretmen oldu. Elbette ki bizim de eksiklik ve yetmezliklerimiz oldu. Bugün değişen, sistemin ve statükonun dilini ve kaygılarını, statükonun kendisine bırakma çabasıdır. Bu başlamak için 'çok', sürdürmek ve geliştirmek için 'az'dır. Ama bu topraklarda değişim her zaman baş döndürücü bir hız ve nitelik içermiştir. Bir kez başlamayagörsün.

- İmamoğlu'nun kullandığı dili 'kapsayıcı' buluyor musunuz? Sizce Kürtler, mecburiyetten mi oy verdi ona, yoksa gerçekten kendilerine yakın mı buldular?

Sayın İmamoğlu'nun dili de seçildikten sonraki yaklaşımları da değerlidir. Başta Kürtler olmak üzere HDP'nin tüm bileşenleri nitelikli bir destek verdi. Ben kişisel olarak, adımızın anılmaması ya da genel ifadelere sıkıştırılmasından dolayı mesafeliydim. Halen de bunun burukluğu birçok insanda var. Fakat bunu aşmamız gerektiğini düşünüyorum. 'Bağrımıza taş basmak' zorunda kalmadan, demokrasi ve özgürlükler paydasında bir araya gelebilmeliydik. Bu ülkenin böyle bir pratiği görmesi gerekiyordu. Bunu yaşadık, sonuç aldık. Bu sonuç bütün paydaşlara önemli sorumluluklar ve duyarlılıklar yüklemiştir. HDP, kendisini de, demokratik süreçleri de dönüştürebilme yeterliliğine sahiptir. Son seçim süreci, birçok tartışmada daha etkili bir şekilde bunu göstermiştir, kanıtlamıştır.

- İmamoğlu ve Binali Yıldırım arasındaki oy farkı 23 Haziran'da 800 bine çıktı. Farkın bu denli açılmasında HDP'li seçmenin katkısı var mıdır?

23 Haziran'daki oy farkında tek bir pariteden bahsetmek zor. AKP'nin samimiyetsizlik kokan, 'son dakika' icatları ve hukuksuz seçim iptali bu farkı açıklayan en önemli olgular. Bu seçmende, vicdanlı yurttaşlarda büyük bir seferberlik duygusu uyandırdı. Her siyasi eğilimden insanın bu farkta payı olduğunu düşünüyorum.

'ÜLKEMİZDE SİSTEM DENEN ŞEYDEN ESER YOK'

- İmamoğlu'nun kazanmasından sonra 'Cumhurbaşkanlığı sistemi' denen sistemin AKP içinde de tartışılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Seçim sonuçları bunun tersi de olsaydı bu tartışmalar çıkacaktı. Çünkü ortada 'sistem' denen şeyden eser yok. Bizim ülkemizi bir düşünün. Aynı anda dört mevsimi birden yaşayan bir ülkeyiz. Tarım ve toprak bahsinde neredeyse 10 ülkenin çeşitliliğine ve imkanlarına sahibiz. İnanç ve aidiyet duygularının bir haritasını çıkarmaya kalkışsak sayfalar ve yıllar yetmez. Böyle bir ülkede, politik aklı bırakın, sadece rasyonel düşünebilen bir akıl bile merkezileşmeyle yol alınamayacağını görür. Yapılması gereken merkezin birçok inisiyatifi yerelin alanına bırakmasıdır. Yaşanan derbederlik bunun ne kadar hayati olduğunu göstermiştir. İfade özgürlüğü önündeki engellerin kalkması bu açıdan olmazsa olmazdır. Her sorunun en az iki cevabı var. Ama tekçi görüşün dışındaki her ifadenin ceremesi yıllarca hapislik… Ne yazık ki ağır bedeller ödenmeden yol alınamıyor. Ama yapacağız. Tarihimize ve geleceğimize borcumuzdur.

Yorumlar (0)
32
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56