Sokrates Demokrasiden Neden Nefret Etti?

Demokrasi, modern ülkeler için fazlasıyla el üzerinde tutulan bir konudur. Demokrasinin anavatanı olan Antik Yunan da demokrasiyle adeta eş anlamlıdır.

Manşet 18.09.2018, 09:48 18.09.2018, 09:48
5
Sokrates Demokrasiden Neden Nefret Etti?

Demokrasi, modern ülkeler için fazlasıyla el üzerinde tutulan bir konudur. Demokrasinin anavatanı olan Antik Yunan da demokrasiyle adeta eş anlamlıdır. Antik Yunan’ın meşhur tapınağı olan Parthenon Tapınağı, demokratik değerler için bir sembol haline gelmiştir. Tam da bu nedenle demokratik ülkelerin liderleri bu tapınak önünde fotoğraflar çektirip paylaşmaktan hoşlanırlar. Ancak Antik Yunan’ın en büyük başarılarından biri olan felsefenin, diğer en büyük başarısı olan demokrasi hakkında son derece büyük bir şüphe duyduğunu öğrenmek birçoklarına şaşırtıcı gelebilecektir.

Antik Yunan felsefesinin babası olarak kabul edilen Sokrates, öğrencisi Platon tarafından yazılan diyaloglarda, demokrasi hakkında derin endişelere ve pesimizme sahip biri olarak tasvir edilir. Platon’un 10 kitaptan oluşan meşhur Cumhuriyet (Republic) isimli eserinin 6. kitabında Sokrates, Ademantus isimli bir diğer karakter ile demokrasi hakkında sohbet eder. Sokrates bu kısımda Ademantus’a demokrasinin eksiklerini ve hatalarını göstermeye ve anlatmaya çalışır. Bunu yapmak için Sokrates, toplumu bir gemiye benzetir. Sokrates şöyle sorar:

“Eğer ki deniz yoluyla bir yolculuk yapmak isteseydin, geminin kontrolünün kimde olacağına nasıl karar verilmesini isterdin? Rastgele ve herhangi bir grup insan tarafından mı, yoksa deniz seyahatleri konusunda deneyimli, bilgili ve eğitimli insanlar tarafından mı?”

Ademantus’un cevabı çok açıktır: Elbette ki ikincisi! Sokrates’in buna cevabı ise şu şekildedir:

“Peki bu durumda nasıl olur da, bir ülkedeki yetişkin insanların rastgele ve herhangi bir grubunun bir ülkeyi kimin yöneteceğine karar verebilecek donanımda olduğunu düşünebilmekteyiz?”

Sokrates’in bahsetmeye çalıştığı şey, seçimlerde oy kullanmanın bir “yetenek” olduğudur. Sokrates’e göre oy kullanmak, “rastgele bir sezgi” olarak görülemez. Dolayısıyla oy kullanmanın da, diğer her yetenek gibi insanlara sonradan, dikkatle ve sistematik bir şekilde öğretilmesi gerekmektedir. Yeterli donanıma ve eğitime sahip olmaksızın insanlara oy kullanma hakkının tanınması, yeterli donanım ve eğitime sahip olmayanlara fırtınalı bir havada yolculuk yapacak bir geminin kontrolünün kime teslim edileceği kararını alma yetkisi vermekle aynıdır.

Üstelik Sokrates, demokrasinin ölümcül tehlikelerini ve oy kullananların engin aptallığının sonuçlarını birinci elden deneyimlemiş birisidir. Milattan Önce 399 yılında Sokrates, “Atina gençliğini yozlaştırmak” suçlamasıyla mahkemeye verilmiştir. 500 Atinalı’dan oluşan bir jüri, vakayla ilgili karara varmak için mahkemeye davet edilmiştir. Jüri heyeti, %52’ye karşı %48’lik bir oy farkı ile Sokrates’in suçlu olduğu kararına varmıştır. Sokrates, baldıranotu zehriyle ölüme mahkum edilmiş ve infaz edilmiştir.

Sokrates’in demokrasi ile ilgili düşüncelerinde doğru anlaşılması gereken en önemli nokta, Sokrates’in günümüzdeki anlamıyla bir “elitist” olmadığı gerçeğidir. Sokrates, az sayıda insanın, yegane oy verme yetkisine sahip grup olması gerektiğine inanmıyordu. Sokrates, oy verme yetkisinin sadece ve sadece verecekleri oy ile ilgili mantıklı bir biçimde ve oldukça derin bir şekilde düşünmüş olanlara verilmesi gerektiğini düşünüyordu. Yani oy verme yeteneğini icra edebilmek için, bu konuda eğitim alınmasının ve eğitimin de ötesinde bireylerin verecekleri oy konusunda derin düşüncelere sahip olduğunun garanti edilmesinin şart olduğunu ileri sürüyordu. Elbette ki işin pratiğinde, bunun tam olarak nasıl yapılabileceğine dair birçok soru işareti ve sıkıntı mevcuttur. Ancak konu oy vermek ve ülkelerin idaresini belirlemek kadar hayati kararlar olduğunda, bu tür sorunların da insanlık olarak üstesinden başarıyla gelmemiz şarttır. Öyle ya da böyle…

Biz modern insanlar, zekaya dayalı (entelektüel) demokrasi ile, doğuştan gelen bir hak olarak demokrasi arasındaki farkı tamamen unutmuş vaziyetteyiz. Günümüzde oy verme yetkisi neredeyse istisnasız olarak herkese verilmektedir ve “oy verme” davranışı ile “bilgelik” arasındaki bağlantı tamamen kopmuştur. Sokrates, bu durumun ne gibi sonuçlara neden olacağını çok ama çok iyi bir şekilde bilmekteydi: Demagogluk.

Demagogluk, ya da daha Türkçe tabiriyle halk avcılığı, demokrasiler içerisindeki bazı liderlerin halk arasındaki önyargıları ve cehaleti kötüye kullanarak (manipüle ederek) popülerlik ve liderlik kazanmasına verilen isimdir. Demagoglar, kitlelerin tutkularını coşturarak ve duygusal taraflarına oynayarak onların mantıklama ve mantıklı bir biçimde kararlar alma yetisini körelten kişilerdir. Demagogların en temel vaadi, toplumsal sorunlara “ani bir şekilde” ve “vahşi bir biçimde” tepki gösterecekleridir. Sorunların çözümlerine kendi öfke ve tepkilerinin cevap olacağı fikrini halka pazarlarlar. Bu kişiler, genellikle ortayolcu, bilim ve veri odaklı, düşünüp taşınarak kararlar alma taraftarı olan rakiplerini “zayıflık” ve “hainlik” ile suçlarlar. Demagogların halk tepkisini yanına almak konusundaki en temel taktikleri arasında, halihazırda yerleşik bir biçimde süregelen politik işleyişi baş aşağı etme çabası, sözü veya tehdidi bulunmaktadır. “Ben yaparım.”, “Ben tek çözümüm.”, “Benim yolum tek doğru yoldur.” gibi ben-merkezci ve keskin görüşler, halkın gözündeki değeri arttırmak için kullandıkları yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Tarih boyunca seçimle başa gelen demagogların hemen hepsi, demokrasileri öyle ya da böyle, er ya da geç bir çeşit diktatörlüğe dönüştürmüş veya dönüştürme yoluna sokmuştur.

Yunanlar da Sokrates’in gördüğü bu sıkıntıdan, yani demagogların yönetime gelmesinden genel olarak korkmuşlardır. Ancak ne yazık ki demagogların sebep olabileceği sancılı ve yıkıcı deneyimlerden de kurtulamamışlardır. Örneğin, zengin, karizmatik, insanların kanına girmek konusunda becerikli olan, varlıklı bir adam olan Alcibiades, en temel hakları insanların elinden alarak veya onlara erişimi kısıtlayarak, Yunanlar’ın Sicilya Adası’na yaptıkları son derece yıkıcı olan askeri müdahelelerin önünü açmış ve bu saldırıların başını çekmiştir. Demagogun sözlerine kanan halk, bu saldırılara onay vermiş ve Alcibiades’i desteklemiştir. Bu, Antik Yunan için ölümcül bir hata olmuştur.

İşte Sokrates, liderlik yarışına giren insanların nasıl kolaylıkla insanların “zor sorulara kolay cevaplar bulma” arzusunu sömürebileceğini öngörmüştür. Bunu daha da iyi anlatabilmek için, iki hayali aday arasındaki münazarayı göz önüne getirmemizi istemiştir. Bunlardan birisi, bir doktor gibidir. Diğeri ise şeker dükkanı sahibi gibidir. Şeker dükkanı sahibi olan, rakibiyle ilgili şöyle söyleyecektir:

“Bakın! Rakibim olan bu insan size birçok acı yaşatmıştır. Sizin canınızı yakar, tadı berbat olan ilaçlar içirir ve her ne istiyorsanız onu yiyip içmenize engel olmaya çalışır. Size asla benim yapacağım gibi son derece çeşitli ve lezzetli tatlar sunamayacaktır.”

Sizce doktor, bu saldırıya etkili bir şekilde cevap verip, münazarayı izleyen kitleyi ikna edebilir mi? Elbette ki şeker dükkanı sahibinin argümanına verilecek doğru cevap, “Size rahatsızlık veriyorum ve istediğiniz şeyleri yapmanıza engel oluyorum, çünkü sizin için iyi olan bu; size yardımcı olmak için size acı veriyorum!” gibi bir cevaptır. Ancak politik arenada bu tip bir cevabın nasıl bir halk tepkisine neden olacağını net bir şekilde görebilirsiniz.

Burada Sokrates’in söylediği yanlış anlaşılmamalı: Amaç, hoşumuza gitmeyen görüşten olan insanların oy kullanma haklarının elinden alınması değil. Amaç, istisnasız olarak herkesin aynı oy standartlarına tabi tutulması; ancak oy kullanma yeteneğini icra edebilmek için belli koşulların sağlanmasını garantilemek… Yani sanılanın tam tersine, Sokrates’in savunduğu sistem spesifik bir grubu hedef alan bir konu değildir. Hangi görüşten olursa olsun, kim için oy kullanacak olursa olsun, oy kullanma yeneğini icra edecek eğitimin alındığından emin olunmasını öğütleyen bir yaklaşım sergilemiştir Sokrates.

Bu açıdan düşünülecek olursa, açıkçası birçok ülkedeki hemen her görüşten insanın bolca eğitimden geçirilmesi gerektiği görülecektir. Çünkü ne yazık ki hemen hemen her görüşten olabilen seçmen kitlesinin çok çok az bir bölümü gerçekten bilinçli kararlar almakta ve oyları hakkında enine boyuna düşünerek karar vermekte. Birçok seçmen fanatizm ve geleneksel nedenlerle oy kullanmakta, çoğunluğun iyiliğini düşünmek yerine şahsi çıkarları gözetmekte ve aileden gelme fikirleri sürdürmektedir.

Ne yazık ki Sokrates’in demokrasinin tehlikeleriyle ilgili son derece geçerli ve yerine olan uyarılarının hepsini unutmuş vaziyetteyiz. Bizler günümüzde artık demokrasinin hiç de muğlak olmayan, koşulsuz şartsız bir iyilik olduğunu düşünmekteyiz.

Halbuki demokrasiler, ancak ve ancak demokrasinin temeli olup onun etrafını saran eğitim sistemi kadar etkilidir.

Video olarak izlemek isterseniz buraya göz atabilirsiniz. ( Altyazı seçeneklerinde Türkçe mevcuttur.)


Yazı düzenlemesi video temel alınarak Evrim Ağacı editörleri tarafından yapılmıştır.
banner3
Yorumlar (0)
açık
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 20 40
3. Leicester City 20 39
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 18 33
8. Chelsea 20 30
9. Arsenal 20 30
10. Aston Villa 18 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Wolverhampton 20 23
14. Crystal Palace 20 23
15. Burnley 19 22
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 20 18
18. Fulham 19 13
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 20 8
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü