Sol başaramazsa faşizm kapıda

  20. yüzyıl tarihin en uzun yaşanan yüzyılı oldu.

Manşet 14.03.2020, 03:41 14.03.2020, 03:41
0
Sol başaramazsa faşizm kapıda

 

20. yüzyıl tarihin en uzun yaşanan yüzyılı oldu. Avrupa’da ve dünyada yeni bir çağın gelişini belirlemişti, emperyalist tahakkümü ve mandacılığı reddeden; bağımsızlıkçı, modernleşmeci ve aydınlanmacı devrimlere sahne olacaktı!



Ömer Lütfü Avşar

Hukuk Akademisi Derneği Başkanı

Yüzyıl daha ikinci çeyreğinde bu kez 2. Dünya Savaşı’nı sahneye koydu: Almanya’da Nazizmin iktidara gelişi ve o hızla saldırganlaşması, ancak Sovyetler Birliği’nin ve onu oluşturan halkların büyük fedakârlıkları sayesinde nihayet bulabildi. Savaş sonrası yeni dünya düzeninin iki önemli aktörü vardı: Bir yanda kapitalist liberal dünyanın temsilcisi ABD, diğer yanda sosyalist dünyanın temsilcisi SSCB. Nazizme ve faşizme karşı “müttefik” olarak savaşıp zafere ulaşmış bu iki süper devlet, o hızla yeni dünya düzeninin hem kurucusu hem de hızla Soğuk Savaş’ın hasım güçleri oldular.

1945 sonrası, solun ve “Üçüncü Dünya”daki bağımsızlık ve aydınlanma hareketlerinin daha da güçlendiği bir döneme kapısını açarken; Kemalist devrim, başarısını kanıtlanmış olarak dünya halklarına ilham oldu.

1973 petrol krizi ile tetiklenen küresel ekonomik kriz, sosyal devlet anlayışının terk edilerek piyasacı anlayışa dönüşün adı olacak neo-liberalizmin doğum anıydı!

Neo-liberalizm sadece kapitalist odaklı ülkelerde yaşamını sürdüremezdi; ilk pilot uygulama ile Şili’de sosyalist Allende hükümeti Amerikancı bir askeri darbe ile yıkıldı, benzer biçimde Türkiye’de de neo-liberal 24 Ocak 1980 kararları ilan edildi ve bu kararların uygulayıcısı 12 Eylül askeri darbe yönetimi olacaktı.

80’lerin sonunda “Doğu Bloku”nun ve SSCB’nin dağılması ile Neo-liberalizmin ateşli savunuculuğunu “yeni” muhafazakarlar yapıyor; IMF, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar aracılığıyla da tüm dünyaya dayatılıyordu.

Türkiye’de ve İslam coğrafyasında da, sosyal devletin boşalttığı alanları doğal olarak siyasal İslamcı hareketler, cemaat ve tarikatların dayanışma ağları doldurmaya başlıyordu. Türkiye aydını ve solu; laik hareketlenmeye hapsolmamak kaygısı ile yükümlendirilmiş ve İslamcı hareketlere demokratik yaklaşım seçeneğini kabullendirilmiş dayatması ile yapılandırıp, süreci yeterince tahlil edemeden salt söylem üzerinden bir tepkiselliğe hapsetti.

1980 darbesinin altyapısı ile süreci engelleyecek sosyal politikalar geliştirip inandırıcı sosyal demokrat bir programla halkın karşısına çıkılamadı. Böylece yeni (!) muhafazakârlık ve sağ popülizm ile İslam coğrafyasındaki siyasal İslamcı İhvan hareketinin özgün bir sentezi ya da melezi olan AKP iktidarı doğdu.

70’lerde neo-liberalizmin doğumuna tanıklık, AKP iktidarının doğumuna ebelik eden; sosyal devletin boşalttığı alanlarda ustaca örgütlenen ve serpilen Fethullahçı (terör) yapılanma da kendine sunulan imkânlarla yurt, okul, üniversite, hastane, dersane, burs vs. olanaklarıyla önce yetişmiş insan devşirerek, sonra yetiştirerek (!) iktidar ortağı oldu. Bunun da ötesinde küresel düzeyde bir güce erişti...

21. yüzyılın ilk çeyreğindeyiz. Neo-liberalizmin 20. yüzyılın son çeyreğinde ilk pilot uygulaması olan Şili’nin bu kez sosyal taleplerle aylardır süren bir halk ayaklanmasına sahne olması simgesel anlam taşıyor.

90’ların başında sosyal devlet uygulamalarını savunmak “dinozorlukla”, “köhneleşmiş fikirleri” savunmakla itham ediliyordu. Bu durum Avrupa’daki köklü sosyalist hareketler bile söylemlerini yumuşatmaya zorlarken, bir taraftan da 2000’lere gelindiğinde kapitalizmin kriziyle batan şirketlerin nasıl devlet eliyle kurtarıldığına da tanık oluyorduk.

İngiltere’de Corbyn’in sosyalist söylemlerle İşçi Partisi içinde liderliğe yükselişi, sonu yenilgi ile de bitse bir umut odağı yaratmıştı. Kapitalizmin merkezi ABD’de bile sosyalist görüşler ilgi görmeye başladı. Gelinen noktada Demokrat Parti’nin başkan aday adayı Bernie Sanders, kendisini açıkça “demokrat sosyalist” olarak tanımlıyor...

21. yüzyıl kendine özgü bir çağ dönümünün eşiğine bizi getirirken, solu da dünya çapında bir umut odağı olarak tekrar göreve çağırıyor; fakat dünya çapında solun yükselişine, sağ popülizmin, gericiliğin, ırkçılığın, göçmen ve yabancı düşmanlığının, faşizmin de tepkisellikle yükselişi eşlik ediyor.

Solun, emek ve demokrasi hareketlerinin yükselişi karşısında, gerici hareketler egemen sınıflar ve statüko yanlısı kesimlerce desteklense dahi durdurulabileceği gerçeğini unutmamız gerekiyor.

- Aydınlar, sosyal demokrasinin yükselmesi için şartların bu kadar elverişli olduğu koşullarda; sol, kitleler için bir umut olmayı başarmak zorundadır.

- Solun başarısızlığı; gericiliğin ve faşizmin bu dönemden güçlenerek çıkması; belki de insanlığı, tarihin en büyük insani felaketi ile karşı karşıya bırakacaktır.

- Sol, neo-liberal dönemden üzerinde kalan “mahcup” söylemden kurtulup cesaret ve açıklıkla amaçlarını programlaştırmak zorundadır.

Türkiye’nin, dünya halkları ve İslam coğrafyası içindeki yeri ve tarihsel bir örnek oluşturması nedeniyle, Türkiye solunun yapacakları tüm dünya için özel bir önem arz eder: Türkiye solunun halkla, emekçi ve muhafazakâr vesayet altındaki sınıflarla buluşabileceği ve onları açıkça sol, ilerici, aydınlanmacı politikalara çağırabileceği zemin; popülizmin, gericiliğin, otokratik ve faşizan siyasetlerin demokrasiye yıkıcı zararlar vermesini mümkün kılan toplumsal koşulları “demokratik sadakatle” bertaraf etmek; sosyal ve demokratik bir hukuk devletini yeniden tesis edecek anayasa önerisi ve sert ısrarı ile mümkün olacaktır.

( Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sol-basaramazsa-fasizm-kapida-1727158)

banner3
Yorumlar (0)
9
sisli
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 10 19
5. Gaziantep FK 10 15
6. Kasımpaşa 11 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Tuzlaspor 11 21
4. Samsunspor 11 20
5. Adana Demirspor 10 18
6. İstanbulspor 11 18
7. Altay 10 17
8. Giresunspor 11 17
9. Bursaspor 12 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Ümraniye 12 13
13. Adanaspor 9 12
14. Menemen Belediyespor 10 12
15. Bandırmaspor 11 11
16. Ankaraspor 11 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. West Ham 10 17
6. Southampton 10 17
7. Wolverhampton 10 17
8. Everton 10 16
9. M. United 9 16
10. Aston Villa 9 15
11. Man City 9 15
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 11 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Eibar 11 13
13. Deportivo Alaves 11 13
14. Celta de Vigo 12 13
15. Valencia 11 12
16. Real Betis 11 12
17. Osasuna 10 11
18. Real Valladolid 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7