Üç aylık düşünce ve kuram dergisi Demokratik Modernite'nin 'Post Gerçek Çağ' dosya konulu son sayısı çıktı.

      ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; Üç aylık düşünce ve kuram dergisi Demokratik Modernite’nin “Post Gerçek Çağ” dosya konulu son sayısı çıktı. Hakikatin epistemolojik ve ontolojik boyutuna eğilen derginin sunuş yazısında gerçekliği manipüle eden düşüncelerle iktidar-güvenlik-değer çalma konsepti oluşturulduğu ve geçtiğimiz yüzyıl ile bugün bu konseptin teorik olarak sistemleştirildiği vurgulanıyor.

Manşet 31.07.2019, 10:20 31.07.2019, 10:20
3
Üç aylık düşünce ve kuram dergisi Demokratik Modernite'nin 'Post Gerçek Çağ'  dosya konulu son sayısı çıktı.

 

 

 

ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; Üç aylık düşünce ve kuram dergisi Demokratik Modernite’ninPost Gerçek Çağdosya konulu son sayısı çıktı. Hakikatin epistemolojik ve ontolojik boyutuna eğilen derginin sunuş yazısında gerçekliği manipüle eden düşüncelerle iktidar-güvenlik-değer çalma konsepti oluşturulduğu ve geçtiğimiz yüzyıl ile bugün bu konseptin teorik olarak sistemleştirildiği vurgulanıyor. Aytuna Tosunoğlu’ndan Hüseyin Kalkan’a, Abdurrahman Aydın’dan Sonay Başaran ve Ali Haydar Hengirvanlı’ya dek birçok yazar makaleleri ile konuyu tartışıyor. Ali Haydar Hengirvanlı’nın “Gerçeğin kalbine doğru, kapitalizmin tersine yürümek” başlıklı yazısından kısa bir bölüm paylaşıyoruz.






Ali Haydar Hengirvanlı Gazete karınca'da yazdı; 




Nesnellik ne anlama geliyor? Bir olayı, olguyu ele alırken olgunun bizzat kendisinden hareket ederiz. Yani objektif davranmak, objektif olmak, görünen olgunun gerçekliğine uygun olmalı demek isteriz. Şimdi bu boyutuyla baktığımız zaman sübjektivizme yüklediğimiz anlam nedir? Subje nedir? Öznedir, yani “ben”dir.

Sübjektivizm yani öznellik kendinden yola çıkmaktır. Gerçeklikten hareket etmek yerine, “ben”den yola çıkarak gerçeği yargılamaktır. En azından bu boyutlarıyla bunların kendi içinde doğru olan yanları da vardır.

Nesnellik adil olabildiği ölçüde mükemmel bir şeydir. Nesnel olmak, yani objektif davranabilmek çok önemlidir. Bu boyutuyla mahkûm edilemez. Ama diyelim ki, her şeyi objektifleştirme ve sübjektifleştirme, yani nesnelleştirme ve öznelleştirme ürkütücüdür.

Nesne yani obje, subjenin hizmetindedir. Bu ayrımın esas amacı da budur. Bölmenin, parçalamanın esas amacı budur. Hiyerarşi ve devletçi toplum gerçekliği itibariyle baktığımızda; üst toplumun kendisi bir subjeyi ifade ederken, alt toplum içinde yer alanlar ise birer objedir. Yani köle bir objedir. Bunu en fazla kim yapıyor? Kuşkusuz kapitalizm! Aristo köleyi, “konuşan bir alet” olarak tanımlıyor. Bu tarzda bir algılama gerçekten ürkütücüdür.

Kapitalizm bireye ve topluma müdahale ediyor. “Sen düşünme, ben senin için düşünürüm, sen duygulanma, ben senin için duygu yaratırım, sen ağlama, ben senin için ağlarım.” Yani yaşadıklarına karşı çıkma, muhalefet yapma yönünü öldürüyor. Bunlar duygusal zekâ ile bağlantılıdır.

Yaşam giderek sanallaşıyor ve ayakta ölüm gerçekleşiyor. Yani beden var, ruh yok. Ruhunuza müdahale edilmiştir. Günümüzde insanlar salt rasyonel düşünceden dolayı bazı değerleri kaybetmiştir. Yani akıl gereklidir fakat akılcılık farklı sonuçlara ve yetersizliklere yol açmıştır.

Başlangıçta yani doğal toplumda, neden her şey birbiri ile denge içerisinde yürüyor veya yaşıyordu? Çünkü duygusal zekâyla analitik zekâ arasında bir denge vardı. Fakat daha sonra bu denge yıkıldı ve bir kopuş yaşandı. Dolayısıyla burada insanlığın gelişiminde de bir kopuş yaşanmıştır. Yani insanlığın kaybetmesine neden olmuştur. Şimdi günümüzde bunun dengesini oluşturmadan istenilen sonuçlara ve hakikatlere ulaşamayız. Bir zekâ diğerine baskın geldiğinde değil, dengeli olduğunda o zihniyet bizi hakikate ulaştıracaktır. Örneğin analitik zihniyetin daha da gelişmesi ve baskın gelmesi, daha çok savaş, şiddet, eşitsizlik, ahlaksızlık ve adaletsizliğe yol açacaktır.

İtalyanlar moderniteyi “modernus” olarak adlandırmışlar. Yani eski çağ ve yeni çağ olarak ayırıyorlar. Ne zaman başlıyor? 18. yüzyılda Aydınlanma sürecinde başlıyor. Akılcılık, rasyonalizm, ulus-devlet ve laiklik bu süreçte gelişiyor. Bunları kendi gelişimi için kullanıyor. Yaşamı ise özünde boşaltıyor, özgürlüğün içini boşaltıyor, toplum-birey dengesini toplumun aleyhine bozuyor, bireyi de adeta üç maymunu oynayan bir kukla haline getiriyor.

Tüm bunlar özünde kapitalizmin icraatları oluyor. Geliştirmiş olduğu birey arayıştan yoksun, sorgulamayan bir durumdadır. Arayıştan kopmuş birey, sistemin sundukları ile sınırlandırılmış bir hayata mahkûm edilmiştir.

Gerçeğe ulaşmak istiyorsak, o zaman kapitalist yaşamın tersine yürümeliyiz. Yani sistemin söylediğinin tersini yapmalıyız, sistemi tersinden okumalıyız. Özgür yaşamak istiyorsak, kararlı bir biçimde özgür bir yaşam için mücadele etmeliyiz. Kapitalizm en çok parayı öne çıkarıyorsa, o zaman biz de ona karşı onur, saygı ve değerle karşı koyacağız. Bu değerlere bağlı kalacağız.

Sistem üç ‘S’leri şölen tarzında örgütleyerek topluma sunmakta, toplumun ve toplumsallığın içini boşaltmaktadır. Bunlarla başta kadın ve gençlik üzerinde yoğun bir etki yaratmaktadır. Bunlarla duygusal zekaya yönelmekte ve içini boşaltmaktadır. Örneğin sanata baktığımızda görüyoruz ki, sistem medya aracılığı ile yoğun bir biçimde sanatın içini boşaltıyor ve kendi hizmetine alıyor. Burada kendi sistemini derinleştiriyor. Yine cinselliği kullanarak toplumu hapsediyor. Bunu yaparken sadece kadını değil, bütün insanlığı öldürüyor, metalaştırıyor. Özgür bir insanın bütün değerlerini, saygınlığını, onurunu ayaklar altına alıyor. Maneviyatı tümden öldürüyor ve maddiyatçılığı öne çıkarıyor. Tabii ki, kadın üzerinde bu yıkımın boyutları daha derin ve çoktur.

Bu noktada insanın hayalleri önemlidir. Che’nin meşhur sözüdür; “İnsan hayallerinin büyüklüğü ölçüsünde özgürdür.” Bir insan kendi hayallerinin büyüklüğü ölçüsünde özgürdür. Ali Fırat, “Bir Halkı Savunmak” adlı kitabında, “Günümüzün mezardan beter yapılarının içerisinden öncelikle ütopyayla çıkış yapılır” diyor. Hayallerinizle onun içinden çıkarsınız ve önce ütopya oluşturursunuz. O açıdan hayaller belirleyicidir…*




* Ali Haydar Hengirvanlı, Demokratik Modernite içinde “Gerçeğin kalbine doğru, kapitalizmin tersine yürümek”, Sayı: 28, s.19-23





banner3
Yorumlar (0)
-3
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü