Vecdi Erbay Gazete Duvar'da yazdı: Bincan Sineması'na veda

    Bincan Sineması sınır kasabası Şenyurt’un eğlence ve ‘sosyalleşme’ mekanıydı. Televizyona karşı uzun zaman direndi.

Manşet 08.09.2019, 10:50 08.09.2019, 10:50
7
Vecdi Erbay Gazete Duvar'da yazdı: Bincan Sineması'na veda


 

 

Bincan Sineması sınır kasabası Şenyurt’un eğlence ve ‘sosyalleşme’ mekanıydı. Televizyona karşı uzun zaman direndi. Ama zaman değişiyordu, televizyon her eve girmeye başlamıştı. Herkes Bincan Sineması’nı ve sahibi Hemedo’yu terk etmişti

Koca tahtayı bisikletin arkasına nasıl monte ederdi? Aradan onca yıl geçti, bunu nasıl yaptığını hâlâ anlayabilmiş değilim. Çocukken bunu merak ettiğimi hatırlamıyorum. Muhtemelen “Hemedo’dur, yapar” diye düşünüp üstünde durmamışımdır. Hemedo (Mehmet Bincan) becerikli bir insandı çünkü, elinden her iş gelen insanlardan.

Bisikletin arkasına monte edilen koca tahtada genellikle iki film afişi olurdu. Bisikletin ön tarafına, gidona ise bir hoparlör monte edilmiş olurdu. Hemedo gelişini bu hoparlör ile duyururdu. “İki film birden… Bincan Sineması’nda…”

Başka sinema yoktu kasabada ama yine de Bincan Sineması’nı vurgulardı. Filmin başrol oyuncularını ve konularını da özetlerdi. “Başrollerde Cüneyt Arkın ve Filiz Akın…. Aşk, avantür, macera… Bincan Sineması’nda.”

Çarşı tarafından gelen Hemedo’yu köyün girişinde karşılar ve peşine düşerdik. Belki bisikletin arka tarafına monte ettiği tahtanın ağırlığından belki de afişleri herkes görebilsin diye ağır ilerlerdi Hemedo. Afişlere bakar, filmin konusunu, Cüneyt Arkın’ın filmin sonunda ölüp ölmeyeceğini, arada gülüp gülmeyeceğimizi afişlerden öğrenmeye çalışırdık. Erol Taş varsa afişte büyük kötülükler yapacaktı mesela. Ama Hulusi Kentmen, Münir Özkul ya da Sami Hazinses varsa güleceğimiz de kesindi.



Vakit genellikle akşamüstü olurdu. Sinema parası bulmak için birkaç saatimiz olurdu. Birkaç saat, sinemaya gitme hayaliyle, sinema için para bulma gerilimiyle geçerdi.

Filmin sonunda, filmi birlikte izlemiş bütün arkadaşlar, genellikle bir ağızdan filmi birbirimize anlatırdık. Eve dönüş yolunda, hızımızı alamamışsak, filmdeki uçan tekmeleri, taklaları da gösterirdik birbirimize.

BİNCAN SİNEMASI’INDA İÇİLEN GAZOZ

Bincan Sineması Ebdê Elikê’nindi. Ebdê Elîkê nereliydi? Dirbêsî’ye (Şenyurt’a) nereden gelmişti? Bir ara Suriye’den geldiğini ve Şarabi olduğunu duymuş olmalıyım, aklımda öyle kalmış. Ama doğrusu nereden geldiği, Arap mı, Kürt mü, Şarabi mi olduğunun hiç önemi olmadı. Ne çocukluğumda ne de şimdi.

Sinema sevgim Bincan Sineması ile başlamış olmalı. Başka nasıl olacaktı? Ne başka bir sinema vardı o zamanlar ne de televizyon…

Hemedo’nun (Mehmet Bincan) gençlik yılları…




Bincan Sineması kerpiçten, tek katlı bir binaydı. Koltuk yerine kahvelerdeki tahta sandalyeler vardı. Kafasına esen sandalyelerin yerini değiştirmesin diye sandalyeler birbirine çivilenmişti. Ama zaten pek yer değiştirmeye gerek duyulmazdı çünkü kerpiçten de olsa amfi gibi hazırlanmıştı sinemanın içi.

Bir de yazlık kısmı vardı Bincan Sineması’nın. Yaz geceleri o zaman daha mı güzeldi? Ayçekirdekleri daha mı lezzetliydi? Bincan Sineması’nda içtiğim gazozun tadına bir daha hiç rastlamadım.

Sinemanın yan tarafında Ebdê Elîkê’nin bir de dükkanı vardı. Son yıllarında sinemayı oğulları Hıdır ve Hemedo’ya bırakmıştı. İçtiğim ilk içkiyi, şarabı bu dükkandan almıştım. Yaz günüydü, küçüktüm ve şaraptan mı yoksa sıcaktan mı başım dönmüştü, hâlâ karar vermiş değilim.

İKİ FİLM BİRDEN GÜNLERİ

“Sanat filmi” izlediğimi hatırlamıyorum Bincan Sineması’nda. Yabancı film de pek gelmezdi. Varsa yoksa Yeşilçam filmleri. Yeşilçam filmlerine düşkünlüğüm de o günlerden kalmış olmalı.

Hemedo filmleri her hafta Diyarbakır’dan getirirdi. Haftada 3 belki 4 yeni film izlerdik. Şöyle bir yöntemi vardı: Önce tek bir film gösterirdi. Filmin tutulmasına bağlı olarak birkaç gün sürerdi bu tek film gösterimi. Sonra bir başka film afişteki yerini alırdı. En sonunda daha önce izlediğimiz iki filmi birden gösterirdi. Hiçbirimiz iki film birden gününe kadar beklemezdik. Önceden izlediğimiz filmleri, bir de iki film birden gününde izlerdik.

KADINLAR MATİNESİNDE SANSÜR

Kadınlar için haftada bir gün sinemanın kapısı açık olurdu. Kadınlar matinesinde tahmin edilebileceği gibi romantik Yeşilçam filmleri gösterilirdi.
Kadınlar matinesinin olduğu günler de gitmek isterdim sinemaya. Çok büyük değildim ama Hemedo beni içeri almaya cesaret edemezdi. Çünkü kadınların kocaları, babaları asla istemiyordu erkeklerin de sinemaya alınmasını.

Yine de arada bir beni ve bir iki kişiyi daha içeri alırdı. Bizi kadınların arasında oturtmazdı elbette. Film makinesinin bulunduğu kabinde birlikte izlerdik filmi.

Film romantik de olsa bazı öpüşme sahneleri de olurdu. Hemedo filmi ezbere bilirdi, kadınla adam tam öpüşecekler, araya katladığı afişi koyardı. Kadınlar bir ağızdan bağırırdı Hemedo’ya, sahneyi kapatmasın diye. Hemedo, “Kocaları öpüşme sahnesi gösterme diyor, bunlar da bana bağırıyor” diye söylenirdi. Her öpüşme sahnesinde iki arada kalırdı

KASABAYA TELEVİZYON GELDİ

Kasabaya televizyon önce Yeşilçam Kıraathanesi’ne geldi. Televizyonun iki günde bir yayın yaptığı günler… Yeşilçam Kıraathanesi’nin sahibi Ahmet, televizyonun yayın yaptığı günlerde masaları kaldırır, sandalyeleri sinema salonundaki gibi yan yana dizerdi. Acayip bir rekabet başlamıştı Bincan Sineması ile Yeşilçam Kıraathanesi arasında.

Hemedo yine filmlerin tanıtımını bisikletiyle yapıyordu. Gişeyi açtığı saatlerde plaktan yine Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz şarkılar çalarak müşteri çağırıyordu. Ama herkes terk etmişti Bincan Sineması’nı.

EROTİK FİLMLER, ARABESK FİLMLER

Ama televizyonda erotik filmler ile arabesk şarkıcıların filmleri gösterilmiyordu. Hemedo bunu bir fırsata çevirdi. Yeşilçam Kıraathanesi ile bir süre bu filmlerle rekabet etti.

Bu sırada insanları sinemaya çekmenin bir başka yolunu buldu. Daha kimse klip nedir bilmeden Hemedo, şarkıcıların filmlerinden şarkılı bölümleri kesip birbirine eklemeye başladı. Tek film günlerinde, afişin yanında üzerinde “Bir makara parça” yazılı kağıt olurdu. Bir parça makarada Müslüm Gürses, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur peş peşe şarkı söylüyorlardı. Yeşilçam’ın keşfettiği “Komedi seks” türündeki filmlerden de parçalar kesip bir makarada toplardı. Bu nedenle bazı günler, belki elinde yeni film olmadığı için, afiş astığı tahtada, “iki makara parça” yazılı bir kağıt bulunurdu.

Sonra televizyon her eve girmeye başladı. Sonra 12 Eylül darbesi oldu. Sonra Bincan Sineması yıkıldı. Hemedo film göstermek için direndi, küçük bir yer kiraladı. Pek müşterisi olmasa da sinemanın kapısına afişler asmaya devam etti.

12 Eylül’ün ilk yıllarıydı. Yılmaz Güney’in “Ağıt” filmini göstermeye kalktı. Hemen karakoldan çağrıldı, “kulağı çekildi”. Erotik film parçaları neyse de Yılmaz Güney filmi göstermek de ne oluyordu.

HEMEDO ÖLDÜ, AFİŞLER YIRTILDI

Hemedo (Mehmet Bincan)




Sonunda sinemanın kapısına kilidi vurmak zorunda kaldı. Elektrik tamirat işleri yaptı bir süre. Oğlu Ömer (Ömercik’ten esinlenmişti) ve kızı Ayşe (Ayşecik’ten esinlenmişti) büyümüş, başka şehirlerde yaşamaya başlamışlardı.

Hemedo yaşlanmıştı. Çipil gözleri iyice görmez olmuş, yürümek için bastonla yürümek zorunda kalmıştı. Antalya’ya, çocuklarının yanına gitti. Son yıllarını orada geçirdi.

O filmler, o afişler, makaralarca parçalar ne oldu? Bunu hep sorduk birbirimize, sinemayı Bincan Sineması ile tanımış olanlar. Bir gün bulsak o filmleri, toplanıp Bincan Sineması Günü düzenlesek, dedik. Olmadı. Hemedo çok sevdiği ve hasretini çektiği Şenyurt’tan çok uzakta öldü.

Hemedo’nun ölümüyle ilk kez Bincan Sineması’nın tabelası söküldü, afişler yırtıldı, sandalyeler darmadağın oldu sanki. Hemedo ölünce, Bincan Sineması’na veda etme zamanı da geldi.
banner3
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56