Veysi Sarısözen yazdı: Türkiye'de neler oluyor?

      Soruyu duyan “yerel seçim çalışmaları oluyor” diye yanıtı yapıştırıyor. “Yerel seçim çalışmaları nedir?” diye soruyorsun.

Manşet 24.01.2019, 05:17 24.01.2019, 05:17
31
Veysi Sarısözen yazdı: Türkiye'de neler oluyor?

 

 

 

Soruyu duyan “yerel seçim çalışmaları oluyor” diye yanıtı yapıştırıyor. “Yerel seçim çalışmaları nedir?” diye soruyorsun.  “Adaydır, hayalet seçmendir, ittifaktır” deyiveriyor.

Yeni Yaşam Gazetenin yazarı Veysi Sarısözen yazdı: Türkiye’de neler oluyor?

“Yerel seçim çalışmalarını başarıya ulaştırmak için yapılması gereken asıl iş nedir?” diye sorunca diller lal oluyor, zihinler karışıyor, bütün bu çalışmaları hangi taleple bağlarsak, hangi eylem biçiminin etrafında kitlesel direnişi örgütlersek yerel seçim kampanyasını başarıyla yürütürüz sorusuna yanıt vermekte insanlar zorluk çekiyor.  Oysa şu anda Türkiye’de en önemli direniş, Amed zindanında Leyla Güven’in süresiz açlık grevidir, bu direnişin talebi “PKK Önderinin üstündeki anayasa, kanun, hukuk ve ahlak dışı tecridin kaldırılmasıdır.

Neden?

Çünkü Türkiye’yi yakın gelecekte çok büyük bir afet beklemekte. Ekonomik kriz öyle bir derinleşecektir ki, Trump’un Türk ekonomisini mahvetmesine bile gerek kalmayacak. Suriye’deki uluslararası büyük güçler arasındaki anlaşmazlıklar giderilip, barış masası kurulduğu gün, Türkiye’deki rejim o masada “mağluplar koltuğuna” oturtulacak. Şu anda haritaya bakın, uluslararası hukuk bakımından kimin suçlu durumda olduğunu görürsünüz. Rusya Suriye topraklarına meşru Suriye devleti tarafından çağrıldığı için orada. İran da öyle. ABD herhangi bir Suriye toprak parçasını “işgal” etmiş değil; Kuzey Suriye’de özerk bölgeler oluşturan Suriye yurttaşlarının askeri ve siyasi güçleriyle ittifak kurmuş, onlara yardım etmekte. Trump’ın son açıklamasıyla da “yabancı bir güç” olarak Suriye topraklarından çekilme kararı vermiş durumda.

Geriye kim kalıyor? Suriye devletinin topraklarında “davetsiz” güç kim? Afrin’de, Cerablus’ta, El Bab’ta, Azez’de kimin “bayrağı” dalgalanıyor, kimin tankları, topları, askerleri konuşlanıyor, kimin “valisi, kaymakamı, polisi” bu topraklarda egemen?

Türkiye’nin.

Suriye devleti de dahil, hiçbir devlet, ne Rusya, ne ABD, ne AB, ne BM, hiçbir güç, Türkiye’nin Suriye’deki varlığını “meşru” saymıyor. Bunlar, örneğin Federal Almanya Türk devletinin Suriye’deki varlığını “işgal” olarak suçluyorlar. Her savaşın sonunda, galipler mağlupları yargılar. Barış masası kurulduğu gün bu yargılama başlar.  İşte şimdi Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike budur. Ondandır ki, bu suçu işleyen rejim Suriye’de barışın tesisine karşıdır. Yargılanmamak için karşıdır. Hesap vermemek için karşıdır. Savaşın devamını istemektedir.

O nedenle, hiçbir şekilde zafer kazanması mümkün olmayan “Fırat’ın doğusu” ile ilgili savaştan, işgalden söz etmekte ve daha düne kadar silahlandırdığı “İslamcı terör örgütlerini” sözüm ona tasfiye etme gerekçesi ardına saklanarak, Suriye savaşını sürdürmek, barışı engellemek için elinden gelen her şeyi yapmakta.

Saray’ın kesinlikle bir “zafer” beklentisi yok. Başına geleni biliyor. Şimdi yalnızca NATO üyesi olmanın imkanlarını kullanıyor, ABD-AB ile Rusya, İran arasındaki çelişkiyle oynayarak zaman kazanmaktan başka hiçbir şey düşünmüyor. İşi bitiktir.  Onun işinin bitik olması bizim umurumuzda olmayabilir. Ama şunu unutmamak gerekir ki, hesap yalnız Saray’dan sorulmayacak. Bu savaş boyunca Saray’ı destekleyenler bile değil, tüm Türkiye Cumhuriyeti suçlu masasına oturtulacak.  Gelinen eşik budur. Saray “uzatmaları” oynuyor.  “Beka” sorunu denilen sorun tastamam bizzat Türk hükümetlerinin yarattığı bu çıkmaz yolun artık sonuna yaklaşılıyor olmasıdır.  İşte bu eşikte, Türkiye halklarını yeniden birleştirme, Türkiye’yi uluslararası ailenin yeniden onurlu bir üyesi olarak ayağa kaldırma, ülkeyi “demokratik özerk bölgelerin ve demokratik ulusun birliğine dayalı, toprağı bütün, sınırları dokunulmaz demokratik cumhuriyet” olarak yeniden inşa etme misyonu, ağır tecrit altındaki Öcalan’ın programında yatıyor.  Az sonra Türkiye, tıpkı çözüm sürecinde olduğu gibi ona ihtiyaç duyacak. İşte Leyla Güven’in hayatını ortaya koyarak başlattığı direnişin altında yatan gerçek hedef, Türkiye’nin ihtiyaç duyacağı çözüm imkanına son bir katkı yapmak. Leyla Güven ölüm eşiğinde Türkiye’nin “bekası”, geleceği için direniyor.

Onun talebi “hukuki” bir taleptir. Hukuk dışılığa son verilmesini istemektedir. Üstelik bu kanıtlanmıştır: Leyla Güven Öcalan’ın ailesiyle ve avukatlarıyla görüşme ve bu görüşmelerde Türkiye’nin geleceği ile ilgili görüşlerini ifade etme hakkını talep etmektedir. Saray rejimi bu talepler bütünü içinden Öcalan’la kardeşinin görüşmesini birkaç dakikalığına kabul etmekle, onu ailesiyle üç yıldır görüştürmemenin hukuk dışılığını zaten kabul ve ilan etmiştir. Bu kabul ve ilan Öcalan üzerindeki tüm tecridin de hukuk dışılığının kabul ve ilanıdır.  Leyla Güven’in direnişi dünya çapında yayıldı. Bu direnişi başarıya ulaştırmak yalnız büyük bir zorunluluk değildir, aynı zamanda mümkündür.

İşte yerel seçimlerin eşiğinde etrafında birleşilecek talep Leyla Güven’in talebidir ve bu alanda elde edilecek başarı, yerel seçim zaferini de getirecektir.

Yorumlar (0)
14
açık
Günün Anketi Tümü
2020- 2021 Yılın Şampiyonu Hangi Takım olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56