banner9

banner8

Yeni Yaşam yazarı Kenan Kırkaya yazdı: Hava kurşun gibi ağır ama şafakta umut ve zafer var

      lk başladığında bu kadar uzun süreli, acılı ve sancılı olacağı beliydi. Günlerin sayıldığı dönemden, ayların sayıldığı, mevsimlerin geride bırakıldığı bir döneme girdik.

Haberler 04.05.2019, 00:44 04.05.2019, 00:44
20
Yeni Yaşam yazarı Kenan Kırkaya yazdı: Hava kurşun gibi ağır ama şafakta umut ve zafer var
banner44

 

 

 

lk başladığında bu kadar uzun süreli, acılı ve sancılı olacağı beliydi. Günlerin sayıldığı dönemden, ayların sayıldığı, mevsimlerin geride bırakıldığı bir döneme girdik. Birçok insan halen sadece sayan, izleyen pozisyonda.

Sistemin yarattığı derin bencilliğin handikaplarını yaşıyoruz. Kendisinden başkasını görmeme, dünyayı kendisi üzerinden anlama çabası, kendi bencilliği ve egosuyla politik çıkarımlar yapma hastalığı. Bu verili düzenin marazları ve açlık grevleri, tam da bunu ortadan kaldırmaya yönelik esaslı bir müdahale. “Ben değil, biz” duygusunun sonucu. Büyük bir fedakarlık yarışı. Kendisini feda ederek toplumu geleceğe taşıma hamlesi. Nazım’ın “Ben yanmazsam sen yanmazsan, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” sözünün vücut bulmuş hali.

Ve tam da o durumdayız. Hava Kurşun gibi ağır, havada eriyen bedenlerin kokusu, havada ağır bir duyarsızlık hali. Manzara o şiirde anlatıldığı gibi. “Hava Kurşun gibi ağır/Bağır, bağır, bağırıyorum!/Koşun kurşun eritmeğe çağırıyorum…/ O diyor ki bana:/Sen kendi sesinle kül olursun ey!/Kerem gibi yana yana…/Deeeert çok, hemdert yok/Yüreklerin kulakları sağır… /Hava kurşun gibi ağır…/Ben diyorum ki ona:/Kül olayım Kerem gibi yana yana./Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak,/Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…/Hava toprak gibi gebe./Hava kurşun gibi ağır.”










O ağır havayı daha da ağırlaştıran yozlaşmış bir yönetim altında yaşıyor Türkiye halkları. Sessiz, duyarsız ve ölümü kutsayan bir anlayış. Açlık grevleri ile ilgili yapılan sınırlı sayıdaki paylaşımın altına boca edilen onlarca “ölsünler, ölün, ölümünüzü bekliyoruz” yazısı, bu çürüme halinin, bu ölme ve öldürme siyasetinin yansıması. Üstelik bu sanal hesapların bir çoğunun, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” kültürüne sahip olduğunu ileri süren ve “dindarlık” içeren simgeler ve semboller kullanmaları da bu derinleşen çürüme halini daha da net gösteriyor.

Bu duyarsızlık karşısında 15 tutsak 30 Nisan’dan itibaren ölüm orucuna başladı. Bu eylemcilerin birçoğu açlık grevinin 100’lü günlerini geride bırakmış durumda. Açlık grevinde bile kritik eşikte olan eylemcilerin aldığı bu karar, geriye dönüş olmadığının ilanı. Bir kararlılık vurgusu. Ama ne yazık ki, bu saatten sonra ölüm orucuna çevrilen bu eylem, istenmeyen gelişmelerin de yakın olduğunun habercisi. Bu da havayı ağırlaştıran bir başka unsur.

“Kürt anasını görmesin”, “kendi anadilinde konuşmasın” diye ta Japonya’ya müdahale eden iktidar, bir bakıyorsunuz dünyada demokrat kesiliyor. Kendi içindeki muhalefete darbe yapıyor, Venezuela’da darbeye karşı çıkıyor. Filistinli tutsakların açlık grevleri için timsah gözyaşları döküyor, Leyla ve arkadaşlarının sesini 6 aydır duymuyor. Bu kötülük hali toplumun en azından bir kesimine sirayet ediyor. Bunun etkisi ve tesiri altına girmeyen bir grup da bu kötülüğe güç getiremediği, takatten düştüğü için en iyi ihtimal ile ölü taklidi yapıyor. Ağırlıklı olarak toplumun aydın kesimini oluşturan bu kesim “duymadım, görmedim, bilmiyorum” havasında. Üzerinde baskı hissettiği zaman da “canım ben bu mücadele yöntemini doğru bulmuyorum, o yüzden eylemden vazgeçin” diyerek direnenlere sesleniyor. Peki, neyi doğru buluyor? Radikal mücadele biçimlerini eleştiriyor, en pasif direniş biçimi olan açlık grevine karşı. Nedir doğru bulduğun, hangi mücadele aracı ve yöntemi? Yöntemi, şekli-şemali bir kenara bırak da, en kestirmeden “mücadelenin kendisine karşıyım, pozisyonum kabullenme ve teslim olma pozisyonudur” de, sen de kurtul toplum da sana karşı bir beklentiye girmesin.

Ama neyse ki toplumun bir kesimi halen vicdanını koruyor, halen varlığının mücadele ve kabullenmemeye bağlı olduğunun farkında. Bu vicdan hareketinin başını yıllardır acılı anneler çekiyor. Cezaevleri önünde başlattıkları direnişle topluma öncülük ediyorlar. Cezaevlerinin sesinin dünyaya duyurulmasında büyük bir rol üstlendiler. Ve 1 Mayıs meydanlarında 10 binlerce, 100 binlerce insan, annelerin beyaz tülbentleri ile alanlara çıktı. Leyla Güven ve yoldaşlarının sesini haykırdı. Muğla’dan, İzmir’den, İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve daha pek çok yerden yükselen bu ses çok kıymetli. Ancak bu, kötülüğü dağıtmaya yetmiyor. Bu ses ve itirazın süreklileşmesi daha da güçlü çıkmasına ihtiyaç var. Tek bir gül ile bahar gelmeyeceği gibi tek bir gün yapılan eylem ve alanlara çıkma ile de bu kötülük çarkı kırılamaz. Tek bir eylem ile insanlar yaşatılamaz.

Tüm bunlarla birlikte şunu da görmek gerekir ki; açlık grevi eylemcileri şimdiden kazandı. Bedenlerini ölüm orucuna yatıran tutsaklar sadece kararlılıklarını değil başardıklarını da gösterdi. Toplumun vicdanını yeniden harekete geçiren bu fekadarlık hareketi, zaferini ilan etti.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü