banner9

banner8

‘Kadın gazeteciler dil konusunda farklılık yaratıyor’

Kadın gazetecilerin medya alanının erkeklere ait bir alan olduğu algısını kırmakta olduğunu ifade eden gazeteci Diren Yurtsever özellikle batıda kadınların cinsiyet ayrımcılığına karşı kurumsal örgütlenmeye ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Yaşam 10.01.2021, 11:12
202
‘Kadın gazeteciler dil konusunda farklılık yaratıyor’
banner44

ANKARA - Kadın gazetecilerin medya alanının erkeklere ait bir alan olduğu algısını kırmakta olduğunu ifade eden gazeteci Diren Yurtsever özellikle batıda kadınların cinsiyet ayrımcılığına karşı kurumsal örgütlenmeye ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Basın emekçilerinin sosyal ve ekonomik haklarını güvence altına alan 212 Sayılı Basın Yasası'nın 1961'de yürürlüğe girdiği gün olan 10 Ocak "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak biliniyor. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin 2020 yılı gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporuna göre, 79 gazeteci gözaltına alındı, 24’ü tutuklandı. 19 gazeteci saldırıya maruz kaldı, 43 gazeteci toplam 150 yıl 15 gün hapis ve 56 bin 310 lira para cezasına çarptırıldı, yaklaşık 2 bin habere ise erişim engeli getirildi ve şu anda 91 gazeteci cezaevinde.

Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığının kanıtı niteliğindeki bu veriler ortadayken kadın gazeteciler hem iktidarın hem de erkek meslektaşlarının ayrımcılığına karşı mücadele veriyor. Yaklaşık 6 yıldır gazetecilik yapan Mezopotamya Ajansı Muhabiri Diren Yurtsever, gazeteci kadınlara ilişkin konuştu.

Ayrımcı yaklaşım ana akım medyada daha yoğun

Medyanın erkek alanı olduğu algısının beraberinde getirdiği cinsiyet ayrımının sahaya “en iyi görüntüyü erkek çeker”, “en iyi kareyi erkek yakalar” gibi örneklerle yansıdığını ifade eden Diren, erkeklerde yaratılan bu özgüvenin kadın meslektaşlarıyla olan ilişkilerine tahakküm şeklinde yansıdığını kaydetti. Diren, “Bazen de erkeklik bunu yardımlaşma şeklinde ama örtülü anlamda ayrımcılıkla yapıyor. Ana akım medya toplumsal cinsiyete duyarlı bakış açısının, bu alanın erkek alanı olduğu önyargısının çok daha hakim olduğu bir alan. O nedenle kıyaslamaya gidilince özgür basında çalışan erkek arkadaşlarımız, daha duyarlı dikkatli davranıyorlar” dedi.

‘Basında da ‘me too’ hareketi gerekiyor’

Sosyal medyada erkek yazarların tacizlerinin ortaya çıkarıldığı gibi basın alanında da ifşaların özellikle ana akım medyada yaşanması gerektiğine inandığını belirten Diren, erkeğin kendi iktidarını kurabileceği ve yaygınlaştırabileceği alan olarak medyada bu durumun zor olduğunu ifade etti. Diren “Medyanın kişiyi görünür kılan bir yanı, bir itibar mevzusu var. Zaten medya alanında kadın temsilinin daha az olduğu bir durum var. Bazen bu kaygılar ifşanın önüne geçebiliyor. Biz bu gibi şeylere rastlamadık ama yaşanmadığı anlamına gelmiyor” diye belirtti.

‘Algıyı özgür basın kırıyor’

Medyanın cinsiyetçi yapısına karşılık özgür basın geleneğinde çalışanların daha belli bir bilinç düzeyine sahip olmaları açısından daha avantajlı olduğunu dile getiren Diren, özgür basının yayın politikası ve kadın odaklı haberciliğe denk dilinin de farkındalık yarattığını vurguladı. Kullanılan dilin mekanlara, erkek ve kadınlarla olan ilişkilere yansıdığını belirten Diren, “Bu alanın erkeğe ait olduğu önyargısı o kadar fazla ki çalışma ortamımızdaki erkekten doğru da yaşayabiliyoruz. Ancak bu alan böyle bir düşünceyi dönüştüren bir alan. Burada da mücadele ediyoruz. En yakınımızdaki arkadaşlarımıza kadın bakış açısını sunmak için fırsat sunuyor. Karşılık da buluyor” şeklinde konuştu.

‘Kadınlar karar mekanizmalarında yeterince yok’

Özgür basında dahi bazen haber dağılımı yapıldığında cinsiyete dayalı ayrımcılık yaşanabildiğini, ekonomi dış politika gibi alanlarda öncelikle erkekler akla gelirken sağlık veya eğitim alanındaki bir haberin kadınlara verildiğine değinen Diren, “Oysa dış politikada, ekonomide uzman olan kadınlar var. Kadınların sözünü açığa çıkaracak kadın muhabirler de var. Bu sorunlar yaşansa da aşılıyor. Aşılmasına neden olanlar da kadınlar. O karar mekanizmalarında da kadınların yeteri oranda dahil edilmediğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Kadın gazeteciler dil konusunda farklılık yaratıyor

Diren, kadınların medyada var olmalarıyla bu alanın erkeklere ait olduğu önyargısını kırdıklarını ve cinsiyet eşitlikçi yaklaşımların habere yansıdığını söyledi. Hala İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılabildiği bir dönemde kadın katliamlarını siyasi atmosferden ve iktidar gerçeğinden bağımsız ele almadıklarını belirten Diren, habere yaklaşımdaki kadın farkını, “Dil konusunda farklılık yaratıyor. Bir habere gidildiğinde kadına dönük şiddet varsa bazen erkekler şiddeti gerekçelendiren bir dili haberinde yansıtabiliyor. Kadınlarsa daha duyarlı ve bilinçli yansıtabiliyor. Erkeğin şiddetinin hiçbir gerekçesinin olmadığını kadın yansıtıyor. Kadın ve erkek başka bakabiliyor. Bu fotoğrafı çekerken bile bakış açısına yansıyor. Erkekler kadınların verdiği mücadeleyi ön plana çıkaramayabiliyor. Bilinçli ya da bilinçsiz kadını daha görünmeyen bir yerde ortaya koyabiliyor” sözleriyle anlattı.

‘Gerçekleri açığa çıkaran gazetecilere baskı uygulanıyor’

Dünyada kadın örgütlülüğünün güçlü olmasına rağmen, mesleki anlamda özellikle batıda yeterli kadın örgütlülüğünün olmadığını kaydeden Diren, var olan dayanışmanın yetersiz olduğunu dile getirdi. Özellikle iktidarın özgür basına olan sansürcü ve baskıcı politikalarından özgür basın içinde yer alan kadınların birebir etkilendiğini söyleyen Diren, şunları belirtti: “Biz bugünü mücadele günü olarak ele alıyoruz. Bu iktidar gerçeklerin açığa çıkmasını istemiyor çünkü suç işliyor ve açığa çıkaran gazetecilere ciddi baskılar uyguluyor. Ama bunu zaten yaşarken özelde de kadın olduğumuz için de cinsiyete dayalı şiddet ve eşitsizlik yaşıyoruz. Kadın olmaktan kaynaklı sahada cinsiyetçi söylemlere maruz kalabiliyoruz, ya da taciz edilebiliyoruz. Kadınlar daha az işe alınıyor. Evli ya da çocuğu olur ya da gece geç saate kadar çalışamaz denerek işe alımlarda sıkıntı yaşıyoruz.”

‘Kurumsal örgütlülük şart’

Şiddetin, tacizin had safhaya çıktığı ortamda kadınların doğalında bir dayanışma gösterdiğini ancak bu dayanışmanın yetersiz olduğunu belirten Diren, daha kurumsal düzeyde örgütlülüğe ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

( Kaynak: JINNEWS-Melike Aydın

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü