‘Kadın gazeteciler dil konusunda farklılık yaratıyor’

Kadın gazetecilerin medya alanının erkeklere ait bir alan olduğu algısını kırmakta olduğunu ifade eden gazeteci Diren Yurtsever özellikle batıda kadınların cinsiyet ayrımcılığına karşı kurumsal örgütlenmeye ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Medya 10.01.2021, 11:12
52
‘Kadın gazeteciler dil konusunda farklılık yaratıyor’

ANKARA - Kadın gazetecilerin medya alanının erkeklere ait bir alan olduğu algısını kırmakta olduğunu ifade eden gazeteci Diren Yurtsever özellikle batıda kadınların cinsiyet ayrımcılığına karşı kurumsal örgütlenmeye ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Basın emekçilerinin sosyal ve ekonomik haklarını güvence altına alan 212 Sayılı Basın Yasası'nın 1961'de yürürlüğe girdiği gün olan 10 Ocak "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak biliniyor. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin 2020 yılı gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporuna göre, 79 gazeteci gözaltına alındı, 24’ü tutuklandı. 19 gazeteci saldırıya maruz kaldı, 43 gazeteci toplam 150 yıl 15 gün hapis ve 56 bin 310 lira para cezasına çarptırıldı, yaklaşık 2 bin habere ise erişim engeli getirildi ve şu anda 91 gazeteci cezaevinde.

Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığının kanıtı niteliğindeki bu veriler ortadayken kadın gazeteciler hem iktidarın hem de erkek meslektaşlarının ayrımcılığına karşı mücadele veriyor. Yaklaşık 6 yıldır gazetecilik yapan Mezopotamya Ajansı Muhabiri Diren Yurtsever, gazeteci kadınlara ilişkin konuştu.

Ayrımcı yaklaşım ana akım medyada daha yoğun

Medyanın erkek alanı olduğu algısının beraberinde getirdiği cinsiyet ayrımının sahaya “en iyi görüntüyü erkek çeker”, “en iyi kareyi erkek yakalar” gibi örneklerle yansıdığını ifade eden Diren, erkeklerde yaratılan bu özgüvenin kadın meslektaşlarıyla olan ilişkilerine tahakküm şeklinde yansıdığını kaydetti. Diren, “Bazen de erkeklik bunu yardımlaşma şeklinde ama örtülü anlamda ayrımcılıkla yapıyor. Ana akım medya toplumsal cinsiyete duyarlı bakış açısının, bu alanın erkek alanı olduğu önyargısının çok daha hakim olduğu bir alan. O nedenle kıyaslamaya gidilince özgür basında çalışan erkek arkadaşlarımız, daha duyarlı dikkatli davranıyorlar” dedi.

‘Basında da ‘me too’ hareketi gerekiyor’

Sosyal medyada erkek yazarların tacizlerinin ortaya çıkarıldığı gibi basın alanında da ifşaların özellikle ana akım medyada yaşanması gerektiğine inandığını belirten Diren, erkeğin kendi iktidarını kurabileceği ve yaygınlaştırabileceği alan olarak medyada bu durumun zor olduğunu ifade etti. Diren “Medyanın kişiyi görünür kılan bir yanı, bir itibar mevzusu var. Zaten medya alanında kadın temsilinin daha az olduğu bir durum var. Bazen bu kaygılar ifşanın önüne geçebiliyor. Biz bu gibi şeylere rastlamadık ama yaşanmadığı anlamına gelmiyor” diye belirtti.

‘Algıyı özgür basın kırıyor’

Medyanın cinsiyetçi yapısına karşılık özgür basın geleneğinde çalışanların daha belli bir bilinç düzeyine sahip olmaları açısından daha avantajlı olduğunu dile getiren Diren, özgür basının yayın politikası ve kadın odaklı haberciliğe denk dilinin de farkındalık yarattığını vurguladı. Kullanılan dilin mekanlara, erkek ve kadınlarla olan ilişkilere yansıdığını belirten Diren, “Bu alanın erkeğe ait olduğu önyargısı o kadar fazla ki çalışma ortamımızdaki erkekten doğru da yaşayabiliyoruz. Ancak bu alan böyle bir düşünceyi dönüştüren bir alan. Burada da mücadele ediyoruz. En yakınımızdaki arkadaşlarımıza kadın bakış açısını sunmak için fırsat sunuyor. Karşılık da buluyor” şeklinde konuştu.

‘Kadınlar karar mekanizmalarında yeterince yok’

Özgür basında dahi bazen haber dağılımı yapıldığında cinsiyete dayalı ayrımcılık yaşanabildiğini, ekonomi dış politika gibi alanlarda öncelikle erkekler akla gelirken sağlık veya eğitim alanındaki bir haberin kadınlara verildiğine değinen Diren, “Oysa dış politikada, ekonomide uzman olan kadınlar var. Kadınların sözünü açığa çıkaracak kadın muhabirler de var. Bu sorunlar yaşansa da aşılıyor. Aşılmasına neden olanlar da kadınlar. O karar mekanizmalarında da kadınların yeteri oranda dahil edilmediğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Kadın gazeteciler dil konusunda farklılık yaratıyor

Diren, kadınların medyada var olmalarıyla bu alanın erkeklere ait olduğu önyargısını kırdıklarını ve cinsiyet eşitlikçi yaklaşımların habere yansıdığını söyledi. Hala İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılabildiği bir dönemde kadın katliamlarını siyasi atmosferden ve iktidar gerçeğinden bağımsız ele almadıklarını belirten Diren, habere yaklaşımdaki kadın farkını, “Dil konusunda farklılık yaratıyor. Bir habere gidildiğinde kadına dönük şiddet varsa bazen erkekler şiddeti gerekçelendiren bir dili haberinde yansıtabiliyor. Kadınlarsa daha duyarlı ve bilinçli yansıtabiliyor. Erkeğin şiddetinin hiçbir gerekçesinin olmadığını kadın yansıtıyor. Kadın ve erkek başka bakabiliyor. Bu fotoğrafı çekerken bile bakış açısına yansıyor. Erkekler kadınların verdiği mücadeleyi ön plana çıkaramayabiliyor. Bilinçli ya da bilinçsiz kadını daha görünmeyen bir yerde ortaya koyabiliyor” sözleriyle anlattı.

‘Gerçekleri açığa çıkaran gazetecilere baskı uygulanıyor’

Dünyada kadın örgütlülüğünün güçlü olmasına rağmen, mesleki anlamda özellikle batıda yeterli kadın örgütlülüğünün olmadığını kaydeden Diren, var olan dayanışmanın yetersiz olduğunu dile getirdi. Özellikle iktidarın özgür basına olan sansürcü ve baskıcı politikalarından özgür basın içinde yer alan kadınların birebir etkilendiğini söyleyen Diren, şunları belirtti: “Biz bugünü mücadele günü olarak ele alıyoruz. Bu iktidar gerçeklerin açığa çıkmasını istemiyor çünkü suç işliyor ve açığa çıkaran gazetecilere ciddi baskılar uyguluyor. Ama bunu zaten yaşarken özelde de kadın olduğumuz için de cinsiyete dayalı şiddet ve eşitsizlik yaşıyoruz. Kadın olmaktan kaynaklı sahada cinsiyetçi söylemlere maruz kalabiliyoruz, ya da taciz edilebiliyoruz. Kadınlar daha az işe alınıyor. Evli ya da çocuğu olur ya da gece geç saate kadar çalışamaz denerek işe alımlarda sıkıntı yaşıyoruz.”

‘Kurumsal örgütlülük şart’

Şiddetin, tacizin had safhaya çıktığı ortamda kadınların doğalında bir dayanışma gösterdiğini ancak bu dayanışmanın yetersiz olduğunu belirten Diren, daha kurumsal düzeyde örgütlülüğe ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

( Kaynak: JINNEWS-Melike Aydın

Yorumlar (0)
31
açık
Günün Anketi Tümü
2020- 2021 Yılın Şampiyonu Hangi Takım olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56