Jınnews-Melike Aydın

İZMİR - Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran ‘tacizci, tecavüzcü, istismarcı’ kelimeleri suçu münferit bir olay, alışkanlık veya mesleğe indirgiyor. Medyanın her yerine sızmış bu dili arındırmak için kadın haberciliğinin daha fazla yaygınlaştırılması gerekiyor.

Yıllarca kadına yönelik şiddet haberlerini ‘ikinci sayfa haberleri’ olarak niteleyip arka sayfalara iten medya, kadına ve çocuğa yönelik şiddeti ve failini aklamayı diliyle sürdürüyor. Bunu yalnızca Yeni Akit gibi kadın düşmanlığını meşrulaştırmayı amaç edinen medya kuruluşları değil ne yazık ki hak ihlallerini merkezine koyan basın kuruluşları da farkında olmayarak bile olsa devam ettirebiliyor. Bu dilin en çarpıcı örneklerini ‘tecavüz faili’ ‘istismar faili’ veya ‘taciz faili’ kelimelerinin yerine kullanılan ‘tecavüzcü’ ‘istismarcı’ ve ‘tacizci’ kelimelerin kullanımında görüyoruz.

Dile sinen erkek kayırmacılığı

Kadının köleleştirilmesinin 5 bin yıllık tarihinde erkek egemenliği kadın ve çocuk sömürüsünü manipülasyon ile sürdürdü. Erkek egemen dünya bu manipülasyonu ürettiği dil ile sağladı. Bu dili sürdüren medyada kullanılan en yaygın kullanım ‘tecavüzcü, tacizci, istismarcı’ kelimelerine bakalım. Türkçede yapım eki olan ‘-cı, -ci, cu, -cü..’ ekleri ‘kitap-kitapçı’ ‘telefon telefoncu’ kelimelerinde olduğu gibi isimleri o isimle ilişkili meslekleri yapan kişileri adlandırmayı sağlıyor. Ya da bir çeşit bağımlılığı adlandırıyor. Bu durumda tecavüz, taciz ve istismar, bir zihniyet, bir suç olmaktan çıkarak bir kişilik özelliği haline geliyor, bağımlılık benzeri bir duruma çekilerek suç olmaktan, kusura dönüştürüyor veya tecavüz, taciz, istismar olağan mesleğe indirgeniyor. Böylece erkek bir çeşit mazur görülerek kayırılmış oluyor.

Suçu meşrulaştıran dil kadının köleleştirildiği tarihe dayanıyor

Aslında buna şöyle de bakmak mümkün: Kökleri köleleştirilen kadını hapsedildiği evin dışına çıkınca sahipsiz eşya gözüyle bakan en eski erkek egemen zihniyeti bugün de devam ediyor. Bu zihniyet kadının sokağa çıkma siyasal ve sosyal alanda var olma haklarını kazanması karşısında kendini saklamak zorunda kaldı. İşte bu dilin örneklerindendir tecavüzcü, tacizci, istismarcı kelimeleri.

Aşağıda son bir haftada içinde hak odaklı yayın yapan basın kuruluşlarının da servis ettiği haberlerin bazılarının başlıkları şu şekilde:

*Özgür Gelecek: Filipinler- İstihbarat elemanı, tecavüzcü ve esrar satıcısı, Yeni Halk Ordusu tarafından cezalandırıldı - 5 Haziran

Filipinlerde tecavüzü gerçekleştiren istihbarat elemanı aslında tecavüz faili, yani tecavüz fiilini gerçekleştiren suçlu kişi, bunu bir iş olarak yapmıyor, bu onun işkence ve sindirme amacıyla gerçekleştirdiği bir suç fiili.

*Özgür Dersim Gazetesi: Pertek’te 'tacizci doktor istemiyoruz' eylemi – 7 Haziran  

Dersim’de ve Kürdistan’da Kürt kadınlarına yönelik şiddet taciz, tecavüz sistematik olarak devlet eliyle yapılırken taciz failine ‘tacizci’ demek bu suçu sadece o kişiye indirgemeye yarıyor. Elbette ki tecavüz faili ile de bir kişi işaret edilmiş olacaktı ancak tacizci demek tacizi bir hastalık, fail erkeği de o hastalığa sahip kişi olarak kodlamış oluyor. Üstelik tacizi görmeden gelen hatta teşvik eden devletin sorumluluğu da böylece sıfırlanmış oluyor. Öte yandan habere konu olan Dersim Kadın Platformu’nun eyleminde ana pankartta ‘tacizci’ de yazmıyor; ‘Tacizi aklama yargıla’ yazıyor. Buna rağmen başlığa taşınan ‘tacizci’ kelimesi, tacizi ‘dize getirme’ yöntemi olarak gören erkek aklını görmezden gelme işlevinden ileriye götürmüyor.

*PİRHA: Tacizci doktor Dersim’de protesto edildi: Tacizi aklama, yargıla - 7 Haziran

Dersim’de ve Kürt kadınlarının yaşadığı her yerde taciz, kadına yönelik şiddetin her türü bir devlet politikası olarak uygulanırken buraya atanan bazı memurların bunu adeta bir görev gibi gördüğü gerçeğinin örnekleri birçok habere yansımış durumda. Ancak bu dünyanın her yerinde hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın bu bir iş değil, bir kişilik özelliği veya hastalık değil bir suçtur ve erkek aklının kendine tacizi, tecavüzü hak görmesinin bir yansımasıdır.

*Milliyet: Tacizci okul müdürünün cezası belli oldu - 8 Haziran

Erkek devlet aklı elbette ki kendini sadece Kürt kadınlarına sistematik olarak uygulanan taciz, tecavüz ve istismarda göstermiyor. Fail erkekler başka bir erkeğin hakimiyet alanının (aile) dışındaki kadınları sahipsiz mülkler olarak görüp onları ‘gasp etmeyi’ de hak olarak görüyor. Hele de faillere bir takım yetkiler verilmişse bu yetkiyi suç işlemede kolaylaştırıcı olarak kullanması kaçınılmaz oluyor. Ancak burada karşımıza çıkan tek çarpıklık ‘tacizci’ kelimesiyle yapılan suçun tekilleştirilmesinde değil sadece, taciz suçuna verilen cezayı başlığa taşırken sanki beklenen ceza verilmiş gibi göstermekte gözden kaçmıyor. Oysa taciz failine verilen ceza ‘cinsel saldırı’ sucundan sadece 3 yıl 1 ay 15 gün, "zincirleme şekilde cinsel tacizden" ise 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası. Oysa çocukların yaşadığı travma ömür boyu onlarla birlikte olacak.

*Öncü Haber: Tacizci çete her yerde – 8 Haziran

Burada da taciz suçu tacizi bir meslek veya alışkanlık haline getirmiş bir grup erkeğin fiili gibi gösterilerek meşrulaştırılıyor. Oysa taciz, tecavüz ve istismarın sistematik şekilde örgütlenmesinin tek amacı olabilir, o da kadınların kamusal alanda bulunmasının, sokağa çıkmasının önüne geçmek. Kadını evin içine hapsetmeyi meşru gören zihniyetten ve bu yönde oluşturulan politikalardan bağımsız düşünemeyiz. Ancak burada tacizi huy edinen birkaç erkeğin çeteleşmesinden ibaret gören bir dil kullanılarak durumun vahameti hafifletilmiş oluyor.

*Finanas Gündem: Tacizci CEO’ya FCA soruşturması - 9 Haziran

Erkek egemen dil medyanın her türünde mevcut. Ekonomi haberleri yapan bir gazetede de bu dili başlığına taşıyabiliyor. Haberleri yazan erkekler, erkek aklın bakış açısını kullandığı kelimelerle başlığa kadar taşıyabiliyor. Kullandığı kelimenin özünde neyi ifade ettiğine dikkat edilmiyor bile.

Cinsiyet eşitliğini merkeze alan bir dil geliştirilmeli

Yukarıdaki örnekler gazetecilik mesleğinde cinsiyet eşitliğinde hala nasıl bir noktada olduğumuzu gösteren sadece bir haftada ve sadece bazı örnekler. Kadına yönelik şiddeti ve ayrımcılığı meşrulaştıran ve pekiştiren dilden arınmak için cinsiyet eşitliğini merkeze alan bir dilin geliştirilmesi şart. Bazı medya kuruluşları ve sivil toplum örgütleri tarafından toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı gazetecilik eğitimleri verilse de ancak bu konuda olumlu niyetleri olan kişiler ve kurumlardan ötesine ulaşamıyor. Çünkü her zaman dediğimiz gibi basın erkek egemen iktidar odaklarının kendini toplum nezdinde örgütlediği, toplumu manipüle ettiği bir araç olarak görülüyor. Kadın odaklı haber yapan kurumlar iktidarların koyduğu çeşitli bariyerleri nedeniyle halkın geneline ulaşamıyor. Bu nedenle bu durumun aşılabilmesi kadın haberciliğinin daha fazla desteklenmesi ve yaygınlaştırılmasından geçtiği aşikar.

(Kaynak: Jınnews)

Editör: Hamza Özkan