Türkan Elçi Hrant Dink için yazdı: Gidenlerin arkasında hangi kalem hakkıyla yazabilir ki

Türkan Elçi, katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink için kaleme aldığı yazıda, yıldönümlerin acının adı olduğunu belirterek, "Gidenlerin arkasında hangi kalem hakkıyla yazabilir ki" dedi. 

Mektup 17.01.2021, 13:51 17.01.2021, 13:58
36
Türkan Elçi Hrant Dink için yazdı: Gidenlerin arkasında hangi kalem hakkıyla yazabilir ki

İSTANBUL - Türkan Elçi, katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink için kaleme aldığı yazıda, yıldönümlerin acının adı olduğunu belirterek, "Gidenlerin arkasında hangi kalem hakkıyla yazabilir ki" dedi. 

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan Dört Ayaklı Minare’nin önünde açıklama yaptığı 28 Kasım 2015’te katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, 19 Ocak 2007’de katledilen Hrant Dink’in ölüm yıldönümü dolayısıyla Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazeteci’nde bir yazı kaleme aldı. nedeniyle bir yazı kaleme aldı. 

Elçi’nin “Taş avlulu evin kadınları” başlıklı yazısı şöyle: 

"Dedim ki:kasımpatılar gidenlerin kokusuna kasımpatılar iyi gelir

dedim ki:kasımpatılar karın altında bizi bekler, gitmez bir yerlere, biz gideriz, dedim

dedim ki:bizim de kapı önü olan bir evimiz, sabahlara çıktığımız, gecesinde içimize döndüğümüz, çatısı rüzgârlı, dünyanın kenarında bir evimiz, evimizin kenarında kasımpatılar vardı

dedim ki:kasımpatılar açınca birileri gider

dedim ki: biz sevince birileri kaybolur

Agos, Hrant Dink'in yıldönümü için bir yazıyla katkıda bulunmamı isteyince yıl dönümlerini anlatmanın zor olacağını bildiğim halde hayır diyemedim. Agos'un bizim yanımızda ayrı bir yeri vardır. Yıldönümlerinin adım adım yaklaştığını hissedince günler öncesinden kara bir bulut gibi göğsümüzün üzerine çöken ağırlığı anlatmaya sözcük bulamaz insan, gidenlerin ömrübillah unutulmayacak bir zulümle aramızdan koparılışını hangi kalem hakkıyla yazabilir ki?

Kaybettiklerimizin yıldönümleri, acımızın halkasına bir halkanın daha eklendiği, bir çırpıda elimizden kayıp giden zamanların ve elimizden alınanların çetelesinin tutulduğu, bir yanımızın diri, bir yanımızın ölü olduğunu fark ettiğimiz anın diğer adıdır.

Yıldönümleri, dünyanın kenarında inşa ettiğimiz yarım kalan eski hayatımızı, bizlere diğer günlere oranla daha ziyadesiyle hatırlattığı zamanların adıdır. Dünyanın kenarı diyorum, evet, kenarı. Dünyanın kenarındaki evlerimizde kendi halimizde içimize dönerek herkes gibi sabahları bekleyen gecelerden geçen sıradan insanlar olarak, bir anda kendimizi acının ortasında bulduğumuz zamanların adıdır yıldönümleri.

Yıldönümleri evimizdeki saksılarda değil, sevdiklerimizin göğsünün ortasında yeşeren çiçekleri sulamaya gittiğimiz anların, karın altında günden güne kök salan kasımpatıların, gidenlerin bir daha dönmeyeceklerini bize bir kez daha hatırlattığı,  kaybolup kaybolmamakta karar kılamayan usumuzun sığınacak başka mekanlar aradığı zamanların adıdır.

Katledilenlerin yıldönümleri, daha başka, başka başka katledilenlerin de hatırlandığı, haksızlığın zulmün büyüyen dalgası karşısında birbirimize kenetlendiğimiz; yüreğimizdeki duygunun kollarımızda dolaşan gücün diğer adıdır.

SURİÇİ BABAANNEM VE ERMENİLER

Ben Hrant Dink'i her hatırladığımda aklıma çocukluğumun sokakları düşer. “Silah, çatışma operasyon istemiyoruz” haykırışıyla uğruna ölünen sokaklar. Ebeveynimin uzun süre, benim ise dört yaşıma kadar kaldığım Suriçi 'nin, uzun yıllar farklı etnik kökenden ve dine mensup kişilerin meskun olduğu bir yer olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Koca yürekleriyle dar sokakları genişleten, birbirlerine müsamaha içinde olan taş avlulu evlerdeki sakinlerden biri de babaannemdi. Süryanileri, Keldanileri,  Ermenileri ilk ondan duymuştum. Babaannemin son zamanlarına kadar dostluk bağıyla bağlı olduğu en yakınındaki kişi - bugünkü tabiriyle kankası -Ermeni bir kadındı.

Evimizden biri gibiydi, hatta ben uzun süre bizim akrabalarımızdan biri olduğunu zannediyordum. Ermeni olduğunu yıllar sonra öğrenmiştim. Sur dışına taşındıktan sonraki zamanlarda evimize gelirken babaannemle sobanın başına geçip birbirlerine içlerini döktükleri sohbetlerini, beraber yemek pişirip sofra kurduklarını hatırlarım. Tabii o zamanlar samimi misafirlerle sobanın başına oturulur, alevlerin kırmızılığı, ateşin küle dönüşü seyredilirken sohbet koyulaşır, dostluk bağları o sıcaklıkla daha da pekiştirilirdi.

Odun sobasının çıtırtılarını dinlerlerken birinin kulağı ezanda, diğerininki de çan sesindeymiş meğerse. Başkalarının kirli dünyasından çok uzakta, kendilerinin yarattıkları bir dünyada dar sokaklara açılan taş avlulu evlerin kadınlarıydı onlar. Tumas'ın fırınından ekmek kokusu yayılan mahallede her bir göz odada yaşayanların ortak olarak kullandıkları taş avlularda, kardeşlik meskun mahaldi o zamanlar. Kiliselerden, camilerden, mezarlıklardan, her gün herkesin ayak izinin değdiği sokaklardan, evlerin duvarlarından, tokmaklı tahta kapılardan, acıdan, kederden süzülmüş ağıtlardan, aşkla bezenmiş türkülerden bilcümle ortak bir hafıza yaratılmıştı, geçmişte her ne kadar kötü şeyler yaşanmışsa da görmezlikten gelmeyi becerebiliyordu o insanlar. En azından ebeveynlerimden duyduklarımdır anlatmaya çalıştığım. 

Birbirlerinden farklı renklerle kara taşlara nakışlanmış ve birlikte yaşamanın emaresini bulabileceğimiz, yarınlara elimizden geldiğince taşımaya çabaladığımız kardeşlik duygularımızın resmi olan mahalleydi bizimki.

DUVARLAR DARACIK SOKAKLARA DEVRİLDİ

Ben ne zaman Hrant Dink'i hatırlasam çocukluğumun o sıcak, huzurlu, eşsiz taş avlulu evleri gelir aklıma. O barış içindeki yaşam birilerini rahatsız etmiş olacak ki bizi bize hatırlatan ortak hafızadan müteşekkil tarihî yerleri yıkıp yok etmek istediler. Bizim gibi sırt sırta yaslanan evlerin duvarları daracık sokaklara devrildi evvela, birbirimize ulaşacağımız yollar kapandı. Bahçelerimize diktiğimiz dut ağaçlarımız kurudu,  kırık dökük hayatlarımızın yalnızlığını pencerelerde kalan susuz fesleğenler anlattı.

Bu tarihî bölgede silah, çatışma, operasyon istemiyoruz” denildi, duyan olmadı. Çocukluğumuzun geçtiği yerlerle aramıza perdeler gerildi, ayan beyan öldürüldük, üstü örtüldü.

Dışarıda öldürücü zemheri, damımıza kadar kara batmışız, ortada yanan odun sobası, camı buğulanmış penceremizi düşlüyorum, çocuk parmaklarım cama bir şeyler yazıyor. Taş avlulu evlerin kadınlarının hoşgörüsü, taş avlulu evlerin kadınlarının hoşgörüsü. Özlemek, hoşgörüyü özlemek."

(MA)

banner3
Yorumlar (0)
9
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 22 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Balıkesirspor 23 24
14. Boluspor 23 23
15. Menemen Belediyespor 22 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19
Günün Karikatürü Tümü