25.01.2022, 10:01 13

Muhalefetin restorasyon siyaseti

AK Parti, MHP ortaklığının otoriter milliyetçi muhafazakâr Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye’nin çözüm bekleyen sorunlarını kronikleştirmesinin yanı sıra, kısa sayılabilecek bir zaman diliminde neredeyse her alanda yapısal ve köklü yeni sorunlar üretti.

Bu yeni sorunların en başında yargı, yürütme ve yasamanın tek elde toplanması geliyor. Ancak yeni sorunlar bununla sınırlı değil. Toplum, devlet kurumları, toplumsal kuruluşlar, yapılar ve cumhuriyetin kuruluş felsefesi yeniden formatlanıyor. Türk milliyetçiliği ve 20. yüzyıldan kalma muhafazakârlık ekseninde yapılan formatlama; değişik boyutlarda çeşitli yeni sorunlar, gerilimler ve çatışmalar üretiyor. 

Cumhurbaşkanının cami avlusunda, siyasi rakiplerine, aydınlara, sanatçılara ve muhalefete parmak sallayan konuşmalarının ve Diyanet İşleri Bakanının siyasal içerikli konuşmalarının gelenekselleşmesi bu dönemde yaşanmaya başlandı. Yüksek yargı organları başkanlarının iktidar lehine, muhalefet aleyhine siyasal tutum almalarının alenileşmesi de bu dönemde oldu. Siyasetin ve toplumsal hayatın her bir kompartımanı tekçi ve milliyetçi muhafazakâr ve piyasacı yaklaşımla, otoriter bir biçimde dizayn ediliyor.

Cumhur İttifakı’nın iki ortağı gelecek seçimlerde bir biçimde elde edecekleri başarıyla Cumhuriyetin ikinci yüzyılında daha otoriter, daha Türk milliyetçisi, daha muhafazakâr Cumhuriyet inşasını tamlamış olacaklar. En azında bu hedefe ulaşmalarını sağlayacak taktik ve stratejiyle hareket ediyorlar. Önlerinde ciddi bir engel görmüyorlar.

Bu konuda iki parti arasında ciddi sayılabilecek bir görüş ve hedef farklılığı olduğu iddia edilemez. Ya da buna dair bir emare şimdilik yok. AK Parti ve MHP, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediklerini açık ve net ortaya koymuş durumdalar. Sadece yasamada ve yargıda olup bitenlere baktığımızda bile yeni Türkiye olarak nasıl bir ülke hedeflendiği görülüyor.

Bu, Cumhuriyetin ilk yüz yılının mağdurlarının, ezilenlerinin, dışlananlarının mücadelesini yürüttükleri, hayalini yaşadıkları Türkiye’den, her alanda çok daha geri; özgürlüklerden, sosyal eşitlikten, adaletten çok daha uzaklaşmış bir ülke olacak.

Cumhur İttifakının karşısında konumlandıklarını iddia eden Millet İttifakı ve birlikte parlamenter sisteme dönüş hazırlığı çalışması yürüten partilerin ortak alternatif önerileri, seçim sathı mahalline girdiğimiz çok açık olan şu günlerde hala açıklanmış değil.

Ancak muhalefet partilerin tekil açıklamalarından anlaşıldığı kadar; AK Parti, MHP ortaklığının otoriter milliyetçi muhafazakâr Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde restorasyona gidilmesinde ortaklaşabilecekleri anlaşılıyor.

Bu restorasyonunun siyasal karakterini, çatısını yine Türk milliyetçiliğinin ve muhafazakârlığının hassasiyet ve yaklaşımlarının belirleyeceği anlaşılmakta. Yani Cumhur İttifakının inşa etmek istediği radikal milliyetçi muhafazakâr otoriter sistem, cumhuriyetin ikinci yüzyılında, gerici restorasyona tabi tutularak muhafazakâr duyarlılıklar, bizzat cumhuriyetin kurucu partisi eliyle bir biçimde ve belli ölçüde içerilecek. Özgürlükçü laikliğe kapı aralamadan, devletçi laikçilik yeni formatında korunacak. Bunun işaretleri, “muhafazakâr toplumsal gerçeklik”  bahanesi altında veriliyor.

Aynı zamanda, birinci cumhuriyetin dışladığı ve artık uluslararası bir sorun ve konu boyutunu kazanmış olan Kürtlerin haklarının tanınması konusunda, Türk milletçiliğinin hassasiyetleri bahanesiyle büyük ölçüde öteleyici bir strateji izleniyor. Veya bu mesele, en azından şimdilik bu altı partinin öncelikli konularından değil.

Türkiye’nin siyasal krizinin en önemli konu ve sorunlarından birisi, neredeyse kayyım konusu dışında tartışma konusu dahi edilmiyor. Keza partiler ve seçim yasası gibi Kürt meselesinin kangrenleşmesine yol açan yasal ve anayasal düzenlemeler ağızlara dahi alınmıyor.

Bütün bunların ötesinde Millet İttifakını oluşturan partilerin, iktidarın Kürt meselesini HDP karşıtlığına indirgediği pratik uygulamalarına destek veren tutumları; durumun daha da karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açıyor.

Millet İttifakı’nın iki partisinin, HDP ile ortak fotoğraf vermeme politikasına, Kürtlerin büyük önem atfettikleri çözüm sürecini AK Parti ile hesaplaşma konusu yapmaya devam etmeleri de başlı başına bir sorun teşkil ediyor.

En son HDP milletvekili Semra Güzel’in milletvekili olmadan önce PKK kampında sevgilisiyle çektirdiği fotoğrafları nedeniyle dokunulmazlığının kaldırılması doğrultusundaki parti tutumlarını dillendirirlerken; yine çözüm sürecini suçlayan tutumlarını tekrarladılar.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gezer’le birlikte çözüm sürecinde görev alanlarla ilgili de fezleke getirilmesini talep etti. Ve “eğer fezlekeleri getirmezlerse biz iktidar olup bu fezlekeleri getireceğiz” tehdidinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ da aynı konuda “İmralı’ya masa attıkları dönemde, açılım döneminde o fotoğraf çekilmiş. Dolayısıyla bu fotoğrafın muhatabı doğrudan doğruya Erdoğan’dır” diyerek ortağının tutumuna destek verdi.

CHP’nin buna benzer tutumları,  “helalleşme, çözümün için muhatabımız HDP, demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçecek “ gibi sözlerle verilmeye çalışılan pozitif  mesajları fazlasıyla gölgeliyor ve kafaları karıştırıyor.

Böylece bugün iktidarın HDP’ye karşı yürüttüğü tasfiye politikalarına değil, iktidar partisinin dünkü doğrularına karşı çıkarak Kürt meselesindeki yaklaşımlarını sergiliyorlar. En azından şimdilik başka türlüsü yok. Kürt meselesi söz konusu olduğunda sadece “bu işi, biz daha iyi yaparız kıvamında” bir muhalefet söz konusu.

Dahası bu konuda muhalefetin rotasını belirlemede etkin konumda olan İYİ Parti, birçok tutumuyla Kürtlere, kendi iktidarlarında daha kötü bir durumun kendilerini beklediğinin haberini veriyor.

Bunun son örneğini, İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz bir televizyon programında, HDP’nin kapatılması gerektiğini düşündüklerini çok açık ifade ederek sergiledi. Keza haklı olarak akşam sabah yargının Sarayın emrinde olduğundan şikâyet eden Millet İttifakı partileri, söz konusu HDP milletvekilleri olduğunda “yargıda aklansınlar gelsinler” diyerek Sarayın talimatıyla gündeme gelen HDP’li Kürt milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına evet oyu vermeyi göğüslerini gere gere savunabiliyorlar.

Seçimi kazanmak için Erdoğan’ın HDP’li Kürtlerin oylarına ihtiyacı yok görünüyor. Ama muhalefet, cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmak için HDP’li Kürt seçmenlerin oyunu almak zorunda.  Bunun bir tek yolu var, HDP’yi dışlayan, Türk milliyetçiliği eksenli ve sadece muhafazakâr duyarlıklara açık kapı bırakan restorasyon siyasetinin terk edilmesi gerek.

Değilse CHP’nin İkinci Yüzyıl Beyannamesi çöpteki yerini almaktan kurtulamaz. CHP’nin ulusalcı kanadı ve İYİ Parti bunu tercih ediyor gibi görünüyor. Ulusalcılar, partiyi Kılıçdaroğlu’ndan kurtarmakla, İYİ Parti lideri de kendisine başbakanlık kapısını açmakla yetinen bir tutum içinde, ama bu gömlek Türkiye’ye dar gelir. Bilinsin ki bu dikiş tutmaz.

Yorumlar (0)
28
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58