Prof. Dr. Ahmet Özer:İster normal tarihi olan 2019′ da olsun ister erkene çekilsin önümüzdeki yerel seçimlerin kaderini bugün ülkeye hakim olan ittifaklar belirleyecek…

MERSİN-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ:Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer Ötekilerin Gündemin’den Hamza ÖZKAN’ın sorularını yanıtlarken, günümüzde artık katı, bürokratik merkeziyetçi yapılar iflas etmiş durumda. Bunun yerine ademi merkeziyetçi, özerk, katılımcı demokratik yerinden yönetim önem kazandığı

-Merhaba! Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Van’da doğdum. Van Atatürk Lisesi, Hakkari Lisesi ve Diyarbakır lisesinde okudum. Van Eğitim Enstitüsü’nü ve Hacettepe Üniversitesini bitirdikten sonra Hacetepe’de Sosyoloji alanında, ODTÜ’de ise Bilim ve Siyaset Felsefesi alanında olmak üzere iki “mastır” yaptım. Mersin Üniversitesinde doçent, SDÜ’de Profesör oldum. .GAP Master Plan Çalışmasında iki yıl süreyle Şanlıurfa’da alan araştırmalarında çalıştıktan sonra GAP Belediyeler Birliği (Diyarabakır) kurucu Genel Sekreterliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevini 7 yıl başarı ile yürüttüm. 1993 yılında İsrail’de, 1994 yılında Almanya ve İtalya’da yerel yönetimlerle ilgili çalışmalar yaptım ve1995 yılında Avrupa Topluluğu’nun davetiyle Portekiz’de bazı çalışmalara katıldım. .1996 yılında İstanbul’da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından düzenlenen HABİTAT II Zirvesi’ne Türkiye Delegesi olarak katıldım. 1997’de ABD’ye Uluslararası Konuklar Programı çerçevesinde davet edildi; başkent Washington başta olmak üzere Amerika’nın sekiz eyaletinde yerel yönetimler, demokrasi, insan hakları, başkanlık sistemi konularında araştırma ve incelemelerde bulundum. .Yüzün üzerinde ulusal ve uluslararası makale, araştırma ve incelemem yayınlandı, 27 adet kitabım, iki adet de romanım bulunuyor. Bilimsel alanda verilmiş üç ödülüm var. 2001 yılında YÖK tarafından Süleyman Demirel Üniversitesine sürgüne gönderildim; bir yıl sonra da gene YÖK tarafından üniversite ile ilişiğim kesildi. Açtığım tüm davaları kazanarak tekrar üniversiteye döndüm. 2009 yılında Siyaset Bilimi ve Sosyoloji Profesörü oldum. Üniversitede Rektör Yardımcılığı, Dekanlık, Kurucu Dekanlık ve Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundum.

Yayınlanmış bazı kitaplarım şunlardır: Güneydoğu Anadolu ve GAP Gerçeği, Damar Yayınları; Modernleşme ve Güneydoğu, İmge Yayınları; Kentleşme ve Yerel Yönetimler, Ürün Yay; Osmanlıdan Cumhuriyete: Süreklilik ve Değişme, Sis Yay; Sosyal Bir Varlık Olarak İnsan, Öteki Yayınları; Tanzimat’tan Bugüne Batılılaşma ve Avrupa Birliği, Elips Yayınları; Doğuda Aşiret Düzeni ve Brukanlar, Elips Yay; (Bu kitap, Sinema filmi için senaryolaştırıldı); 11 Eylül, ABD, Türkiye ve Küreselleşme, Elips Yayınları; Beş Büyük Kavşakta Kürtler ve Türkler, Hemen Kitap; Bürokratik Devletten Demokratik Cumhuriyete, Toros Üniv Yayını; Derin Üniversitede Bir Profesörlük Öyküsü, Öteki Yayınevi; Dağ Sancısı, (Roman) Öteki Yayınevi; Şehrivan, (Roman) Doz Yayınları.

-Sayın Özer yerel yönetimler ilgili ne tür çalışmalarınız oldu?
Yukarıda belirtildiği gibi GAP Belediyeler Birliği (Diyarabakır) kurucu Genel Sekreterliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevini 7 yıl başarı ile yürüttüm. Kentleşme ve Yerel Yönetimler üzerine yedi kitap yazdım. Başta ABD olmak üzere Almanya ve İtalya da yerel yönetimler konusunda çalışmalara katıldım. Toros Üniversitesinde Kentleşme ve Yerel Yönetimler Araştırma ve Uygulama Merkezi kurdum. Bu merkez yoluyla çeşitli toplantılar yapıyoruz. En son Toros Üniversitesi Kentleşme ve Yerel Yönetimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (KEYAM) olarak, 22 Şubat 2018 Tarihinde “2019’a GİDERKEN YEREL YÖNETİMLER” toplantısı yaptık. Toplantıya Ankara eski Belediye Başkanı Murat Karayalçın, Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ankara Çankaya Belediye başkanı Alper Taşdelen, İzmir Seferihisar Beledi başkanı Tunç Soyer, Muğla Bodrum Belediye başkanı Mehmet Kocadon ve Antalya Konyaaltı Belediye başkanı Muhittin Böcek’in konuşmacı olarak katıldılar. Ayrıca üniversitede kentleşme ve yerel yönetimlerle ilgili dersleri ben veriyorum.

 

-Mevcut belediyeler yerel yönetim modelin neresindeler?
Bilindiği gibi yerel yönetimler, özellikle de belediyeler her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bunun birkaç nedeni var.
Birincisi nüfusla ilgili, şehircilik Şurasında nüfusumuzun %88’nin belediyelerde yaşadığı söylendi. Yakında geri kalan 51 ilin de Bütün Şehir yasasına tabi olduğu taktirde nüfusun %100’ü belediyelerde yaşamış olacak. Bu neden bile tek başına belediyelerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
İkincisi; günümüzde artık katı, bürokratik merkeziyetçi yapılar iflas etmiş durumda. Bunun yerine ademi merkeziyetçi, özerk, katılımcı demokratik yerinden yönetim önem kazanıyor.
Üçüncü olarak da şunu söylemem gerek: BM uhdesinde 20 yılda bir gerçekleşen iki önemli uluslar arsı toplantı var: Gündem 21 ve Habitat. Bu Toplantılarda yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin en az ülkeleri yöneten iktidarlar kadar önemli olduğunu tescillemiş durumda.
Diğer bir husus da şudur: Bilindiği üzere Neoliberal politikalar sonucu devletler ekonomiden el çekince sosyal devlet anlayışı neredeyse çöktü. Ancak bir alan var ki bundan az değil. O da Belediyelerdir. Belediyeler istese kentsel sosyal altyapı yatırımları yapabilirler. Bir model olarak, insanı gelişme endeksine sahip, insan haklarına saygılı, hoşgörülü kapsayıcı ve erdemli kentleri yaratabilirler.
Son olarak bildiğiniz üzere Türkiye’nin sosyal ekonomik, sosyal politik, kültürel, etnik ve inançsal sorunları var. İnanıyorum ki eğer yerel yönetimler güçlendirilirse sadece beledi sorunları çözmekle kalamayacak, aynı zamanda bu sorunların çözümüne de büyük katkılar sunacaklardır.
Ama maalesef yerel yönetimler bu sorunların üstesinden gelecek bir düzeyde değiller. İdari, mali ve yasal açıdan bir tıkanıklıkla karşı karşıyadırlar. Bunun giderilmesi, yerel yönetimlerin ademi merkeziyetçi bir anlayışla demokratik, özerk, katılımcı bir anlayışla yeniden düzenlenmesi lazım.
-Kürt seçmenleri ilk belediyeleri SHP ittifakında kazandılar o günden bugüne belediyecilik noktasında başarı oranı neydi?
Bir kere yerel yönetimlerin karşı karşıya bulundukları idari, mali ve yasal sorunlar biran önce çözülmeli. İki yerel yönetimlere yetki ve sorumlulukla birlikte kaynak aktarılmalı. Çünkü yetki verip sorumluluk vermezseniz karar yaratırsınız, sorumluk yükleyip yetki vermezseniz köle yaratırsınız. O nedenle yerel yönetimlere diş işleri, genel güvenlik, adalet ve mega projeler dışındaki bütün işleri yetki, sorumluluk ve kaynaklarla beraber verilmelidir. Böylece güçlü yerel yönetimler kentlerde yaşayan kentleşenlerin sorunlarını çözecek onların haklarının ihyasını sağlayacak ki onlardan da görevlerini yerine getirmesini beklesinler.

-DBP’li belediyelerin ilk defa eş başkanlık modeliye seçime girdiler 105 belediye kazandılar 93’ü kayyum atandı, kayyum atamaları sizce eş başkanlık modelin önünü kesmesi mı?
Bir yönüyle bu olabilir. Bundan sonra da Kenttaşlar daha dikkatli davranmalı. Önümüzde bir seçim var: Aday olanların hedefleri nelerdir? Bu hedeflere hangi projelerle ulaşacaklar? Bu projeleri hangi kadrolarla hayata geçirecekler? Hedefler inandırıcı mı, projeler fizibil mi ve gerçekçi mi? Kadrolar liyakata mı yoksa eş dost ahbab çavuş ilişkisiyle mi belirlenmiş? Buna bakıp ona göre karar vermeli: Kendine ve kentine sahip çıkmalı insanlarımız. Geleceğimizi, partizanlık ya da boş hayaller veya parası olanın para seçerek yürütüğü boş probagandalarla heba etmemeliyiz. Bu gibi gerçekçi olmayan boş vaatlere bağlanmamalı kent sakinleri. Geleceğini gerçekten politikaya kente ve yerele değer katacak insanlarda aramalı; siyasete değer katanlarda aramalı, siyasetten medet ümmanlarda değil. KEYAM da bu konuda bir bilinç oluşturmaya çalışıyor. Bunu başarabilirse ne mutlu.
-Mersin’de nasıl bir yerel yönetim modeli öneriyorsunuz?
Mersinin karşı karşıya olduğu kentsel sorunlar var: “Mersin ekonomik olarak kimliğini bulamamıştır”. Mersin’de sadece göçlerle değil, göçlerle gelen nüfustaki doğurganlık oranının da diğer yerlere göre daha yüksek. Gelen insanlar oradaki olanaklarını, zihniyetlerini de getirdikleri için ister istemez kentlerin varoşlarında nüfusun kendi iç dinamikleriyle yani doğurganlık yoluyla da artması devam etmiştir.
Ayrıca Mersin turizm kenti olamamış, sanayi kenti de olamamış. Mersin lojistik kenti midir? Liman kenti midir? Üniversite kenti midir? Ticaret kenti midir? Yapılan mastır planları var. Burada 3T, tarım, ticaret, turizm deniyor. Doğru ama eksik. Tarım, ama tarıma dayalı sanayileri koymamız lazım. Yani sadece tek başına tarım, katma değer ve zenginlik yaratmaz. Tam tersine dünya, tarımdaki nüfusunu azaltıyor. Ama tarımda modernleşmeye giderek yapıyor bunu. Hem tarım reformu yaparak hem de toprak düzenlemesi, biyoloji, teknoloji, gen teknolojisi yoluyla, üretim, kalite ve verimi artırarak pazarını oluşturmaya çalışıyor.
Mersin’in tarıma dayalı sanayi ürünlerini ihraç eden bir üst haline getirilebilir. Mersin dışarıya sermaye, yani zenginleri; beyin, yani okumuşları ve de kentlileşmiş nüfusu göç olarak veriyor. Böyle olunca kırsal alandan can havliyle Mersin’e gelmiş olan köylü nüfus, etkileşimde bulunup dönüşeceği kentsel dinamikleri bulamadığı için dönüşemiyor. Dönüşemeyince kenti devasa bir köy haline getiriyor. Bu onların suçu değil. Bu kenti yönetenlerin suçudur.
Bunu değiştirecek dinamik unsurların başında kentleşmenin ikinci ayağı olan ekonomik değişim gelir. Ekonomik değişmenin Mersin’de tarıma dayalı sanayilerin oluşması, turizmin ihya olması, ticaretin, özellikle lojistiğe dayalı bir ticaretin gelişmesi gerekiyor. Bir şey daha eklememiz lazım o da üniversiteler ve kongreler kenti olmasıdır.
“Mersin’in ekonomik kimliği ne olmalı?” Sadece sanayi kenti değil, sadece turizm kenti, sadece ticaret kenti, sadece üniversite kenti değil… Bütün bunların bir arada olduğu multi-sektörel ve bunlar arsında bir senkronizasyonu öngören ve içselleştiren bir yapıyı Mersin’in gelişme stratejisinin içine koymamız lazım. Bunu yaptığımız zaman Mersin ekonomik olarak kimliğini bulacaktır.
Ekonomik olarak kimliğini bulamadığı için Mersin’de ironilerin olduğuna işaret eden Prof. Dr. Ahmet Özer, “Fabrikalar Caddesi’nde fabrika yok. Zeytinli bahçe’de zeytin yok. Plaj Yolu’nda plaj yok. Çay, Çilek’te ne gezer çay, çilek? Mersin portakal, limon bahçeleri beton yığınlarıyla, deniz ile yeşili birbirinden ayıran gettolarla donatıldı. Mersin ağlıyor ama kimse duymuyor! Şimdi turistik tesisler yapmaya kalkışsanız, bu devasa beton yığınlarının oluşturduğu o sitelerden dolayı, o gettolardan dolayı yapamazsınız.
Dolayısıyla yeniden yıkıp, yeniden yapmanız gerekecek. Bu da büyük bir külfet. Yöneticilerin burada mahareti çok önemli. Bir kentin gelişmesinin en önemli unsuru, yönetim potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Eğer yöneticiler zamanında bu öngörüye sahip olsalardı, bunları yapsalardı böyle olmazdı.

-AKP-MHP ittifakına karşı HDP-CHP öncülüğünde bir ittifak şart mı? Şart ise geç kalmadılar mı?
İster normal tarihi olan 2019′ da olsun ister erkene çekilsin önümüzdeki yerel seçimlerin kaderini bugün ülkeye hakim olan ittifaklar belirleyecek…
Bir tarafta AK Parti-MHP birlikteliğinin eninde sonunda bir formülde uzlaşması ve o uzlaşma çerçevesinde başta Büyükşehir adaylığı olmak üzere tüm ilçelerde ortak bir strateji çerçevesinde adayları belirlemesi söz konusu.
Diğer tarafta ise kafası karışık CHP’ nin ister istemez öncü rolü üstlendiği bir blok var. CHP’nin İstanbul, Ankara gibi ortada olan kritik kentlerde 16 Nisan referandum sürecine uygun strateji uygulanacağı ve adayların mevcut iktidar karşıtı bloğun beklentilerine uygun biçimde görüşmelerle belirleneceği artık sır değil.
-22 Şubat Perşembe günü saat 13.30 da Bahçelievler Kampüsünde gerçekleştireceğiniz “2019’a Giderken Yerel Yönetimler” adlı toplantınıza ilişkin biraz bilgi verirmisiniz.
Toros Üniversitesi KEYAM (Kentleşme ve Yerel Yönetimler Uygulama ve Araştırma Merkezi), Bahçelievler Kampüsü Kültür Merkezinde, “2019’a Giderken Yerel Yönetimler” konulu panel gerçekleştirdi. Gerçekleşen zirveye Dişişleri Eski Bakanı ve SHP Genel başkanı Murat Karayalçın, Bursa Nilüfer Belediye başkanı Mustafa Bozbey, Ankara Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, İzmir Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Muğla Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve Antalya Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Belediye Başkanları bölgelerinde yaptıkları hizmetlerden ve Belediyecilik deneyimlerinden örnekler verdi. Toplantıya Mersin Milletvekili D. Fikri Sağlar, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tufan, Mezitli Belediye başkanı Neşet tarhan, Adana Seyhan belediye Başkanı Zeydan Kararalar, Mersin CHP İl Başkanı Asdil Akta ve İlçe Başkanları, Yenişehir kadın Kolları, MESİAD Başkanı Hsan Engin ve MESİAD Yönetimi, TISİAD Yönetimi, Türizmciler Derneği ve Mersin İdmanyurdu Başkanı Hamit İzol, MESİAD başkanlar Kurulu Bşk Müstafa Güler, Eski millletvekili ve Büyükşehir aday adayı Vahap Şeçer, Selçuk Dereli, Cemevi Yönetimi, 68’liler Yöneticisi Celal Temele, Ressam Adil Bazencir, Türkiye sakatlar Derneği Mersin Şübesi Yönetimi ve üyeleri, Kanal 33 ve Mersin TV Yöneticileri, Kent Radyo Kurucusu Mirza Turgut, STK başkan ve yöneticileri, halktan insanlar katıldı. Ayrıca, Toros Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ali Özveren, Rektör Prof. Dr. Haluk Korkmazyürek, Dekanlar, öğretim üyeleri, konuşmacılar, akademisyenler, siyasi parti ve sektör temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda öğrenci katıldı. Dört buçuk saat süren bu etkinlik İçel Tv, Kanal 33 ve Kent radyodan canlı yayınlandı. Kendilerine teşekkürlerimizi sunarız. Yanısıra dört buçuk saat konuşmaları dinleyen soru soran tartışmalara katılan bütün katılımcılara da en içten teşekkürlerimizi sunmayı borç biliriz..


-Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?
KEYAM bu bağlamda üç amacı gerçekleştirmek istiyor: Kendi alanında bilgi üretmek; alana ilişkin eğitim çalışmaları yürütmek ve toplumsal katkı yapmak. Daha öce bu amaca matuf çeşitli toplantılar yaptık. Dört akademisyen ve altı belediye başaknının katılımı ile SOSYAL BELEDİYECİLİK konusunda bir çalışma yaptık. Ardından MERSİNDE GÖÇ VE KENTLİLİK BİLİNCİ konusunu işledik. YEREL YÖNETİMLERDE MODEL konusunu tartıştık. Mart’a büyüşehir belediyelerin katılımıyla YEREL YÖNETİMLERİN GELECEK VİZYONUNDA BÜTÜN ŞEHİR UYGULAMALARINI ele alacağız. Önümüzde yerel seçimler var. Bu manada adayların da kent halkı nezdinde bir nevi görücüye çıkması lazım. Bu konuları da ele almak istiyoruz.

şişli escort avcılar escort esenyurt escortbeylikdüzü escort