Sanatçı Kadir Çat:24 Haziran Türkiye’de haklar baharıdır.

MERSİN ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ HABER BEJNA GÜNEY ABDULLAH ÖZKILAVUZ SANATÇI KADİR ÇAT’LA SANAT VE SEÇİM ANALİZİ 

Yani biz sanatçılar genelde toplum içinde sanat yapmamız dan kaynaklı toplumun sorunlarını inceden inceye gören onlara çözüm noktası bazında fikir üretmeye çalışan onların acılarını sevinçlerini değerlerini onlara sanatsal çerçeve de yeniden sunarak onlardan beslenerek bir şeyler yapmaya çalışan kesimleriz.

Yani yine Türkiye’de ki genel secim ve Cumhurbaskanliği seçimi ve bu sorunlar mutlaka kendi yaşadiğimiz şehri Orta doğuyu Avrupa’yı dünyayı etkileyen bir tarafı da vardır..
Mersin’de sanat yapmak Mersin’de sanatla uğraşmak bir yandan kolay bir yandan zorlukları vardır malesef.
Sanat yapmak aslında biraz daha toplum içinde veya toplum karşısında duran bazı tabuların buna engel olması alternatif sanatını üretilmemesi üretilmesine izin verilmemesi mutlak ve mutlak sanatçıyı duygularını hislerini çalışmalarını üretimlerini etki ediyor.
Şimdi ülkedeki Erken seçim ani alınmış bir karar değil bu erken seçimin hazırlıkları vardı.Türkiye’de OHAL sürecinin yaratmış olduğu umutsuzluklar OHAL sürecin toplum içindeki yanı toplumun kabul değerlerine olan ve toplumun reddettiği bazı şeylere karşı o halin o halin etkisi büyüktür.
Yani şimdi bununla ilgili bir çalışma yapmak zorundasınız yani sanatçı olarak toplumun yanında olmak zorundasınız, mevcut veya hükümetlerin veya ne bileyim toplumun yaraların yararlarını düşünmeyen hem toplumsal hem sosyal sosyal hem siyasal hem kültürel olarak senin halkın yanında durmam gerekiyor .

Bundan kaynaklı ülkedeki seçim mutlak ve mutlak seni ilgilendiriyor yani sanatçıyı ilgilendiriyor.Yani erken seçimin Türkiye’ye faydası olacağını düşünmüyorum,çünkü normal şartlarda bir seçime gidilmiyor yani zamanı gelmeden süresi dolmadan süresi dolmadan bir seçim yapılacak bu belli ki meşru değil.
Yani kendi fikrime göre bu seçim meşhur görmüyorum bir seçim koşulları henüz hazır değil dikkat et yaralı bir Ülkeyiz yani iç barışı olmadan dışta 3 Dünya Savaşı’nın içerisindeyiz yani Türkiye olarak da bu savaşın içerisindeyiz Ortadoğu’da yaşanan Savaş mutlaka bizide ilgilendiriyor ülke olarak bizi ilgilendiriyor içindeyiz,bu savaşın açtığı krizler ekonomik krizler manevi krizler siyasi krizler birçok şey bundan kaynaklı ülkenin henüz seçime hazır olmadığını ve bu erken seçimin bir erken doğum olacağını düşünüyorum. Toplumunda Belirli bir kesimi bu seçimi normal bir secim olarak karşılmıyor.
Meşru olmayan bir seçim daha 2019’da olması gereken seçim bu şartlarda hem 2018 erkene alınır. Yani seçim kararı 1,5 ay beni 45-60 50 gün içerisinde alınıyor doğru karar değil hükümetin bunu iyi düşünmesi gerekirdi mevcut hükümetin, muhalefetin de buna karşı tepkisini sert göstermesi gerekir yani ülkede kriz varsa muhalefet niye seçimi istemiyor.Veya Ülkede kriz Yoksa bu seçim niye var? yani
muhalefet kesimi seçime gitmekten ziyade başta bir sekilde cevap olmak üzere seçime gitmekten ziyade seçimi meşhur görmeyip meşhur olmadığını topluma anlatmasi gerekirken hatta ve hatta boykot yapması gerekirken bu meşru olmayan seçime gidiliyor. Halklar icin Tabii tarihi fırsattır.
Halklar baharı Türkiye’de seçim ile demek ki kendini gösterecek gibi duruyor. Bunu iyi değerlendirmek gerek erken seçimin bu şartlarda ülke çok bir kazanç sağlayacağını düşünüyorum Bu benim şahsi fikrim bundan kaynaklı Keşke ülkede önce barış tesis edilse
sorunlar ekonomi sosyal sorunlar çözülebilir.

Sorunlar masada hatta rafta oylece dururken erken seçim doğru bir seçim değildir. Zamanı gelince seçimi gidilir. Ülke zaten ekonomik kriz yaşıyor. Türkiye dolar olmuş 4 buçuk 5 lira Mazot benzin vergiler elektrik su her şeye zam yapılırken Türkiye’nin seçime gitmesi bence seçim olarak yanlış bir şey şu da Tabii şu boyutta bak madem seçim isteniyor, madem erken seçim isteniyor o zaman tüm mualiflerr buna karşı Eğer boykot etmiyorsa da buna karşı tüm muhalifler yani mevcut hükümetin gidişatını beğenmeyenler ülkenin krize soktuğunu düşünenler ülkeyi geriye götürüyor anlamını taşıyan muhalifler türkü partiler bir olması gerekir.
Bir olup buna göre bir çalışma yapmaları gerekir de buna baktığımız zaman bunun içerisinde bile ittifaklar içerisinde bile birliktelik yok yani AKP MHP ittifakı yapıyor CHP de Saadet ile Îyi Parti ile ittifak yapıyor kimse Kürtlere yanaşmıyor. Yani Kürtler derken HDP çatısı altındaki Kürt’ler Türk’ler Aleviler Sünniler yani ezilen Sosyalist sosyal Demokrat insanlara kimse bir teklifte bile bulunmuyor yani  o zaman şu şey açığa çıkıyor gerçek anlamda demek ki bir çıkarlar seçimi
24 Haziran çıkarlar seçimi olunca
tabii insanlar kaygılanıyor ben bir sanatçı olarak ülkenin gidişatından kaygılıyım bu ittifaklar dan kaygıliyim. Çünkü çok sağlıklı durmuyorlar bu ittifaklar her an her Parti her şey yapabilecek her an her Parti başka bir tarafa kayabilecek gibi bir sezgim var.
Yani öyle düşünüyorum elbette ki bir sanatçılar da bundan toplum gibi toplumda beraber aynı sorunlar yaşıyorum sanatsal anlamda da bir gelişme sağlayamıyoruz yani sanatçı OHAL gölgesinde bir konsere çıkamıyor.Bir etkinliğe çıkamıyorsun bir üretimini sergileyemiyor muhalif olma gibi bir tutma bile tahammül edilemiyor  gidilse dahil anında buna sert bir cevap veriliyor yargılamalar başlıyor, gözaltılar başlıyor.

Bu mutlak sanatçı de etkiliyor sanatçının yaptığı çalışmaları etkiliyor halkla buluşturamıyor.
Belki de bu isteniyor buluşturmamak isteniyor. Bunu doğru anlamak gerek eğer bir ülkede sanat Özgür değilse sanatçı Özgür değilse genel bahsediyorum o zaman toplumda Özgür değildir.
Türkiye’de ülkede gazeteci Özgür değilse Ülke Özgür değildir sanatçı Özgür değilse Ülke Özgür değildir.Milletvekili Özgür değilse ona oy veren insanlar da Özgür değildir.Bu ülkede basın özgürlüğü kültürel alanda bir özgürlük yoksa toplumda Özgür değildir yani bazı sanatçılar çıkıp bazı içeriği dolu olmayan içeriği gündemden uzak ülke sorunlarından uzak sanki bu ülkede yaşamıyor gibi açıklamalar yapsalarda bu ülkenin gerçekliği var bu ülke zengin ülke adalete Barış’a hukuka susamış bir ülke gerçekten sorunlar var bir sorunlar yok diyemeyiz kadına bakış açısı kadının halen her gün baskı altında tutulduğu her gün bir televizyonda ya katledilmiş, ya tecavüze uğramış ya tacize uğramış erkek tarafından halen bunlar varken kadın Özgür değilken toplum nasıl özgür olacak.
Bu yüzden bunları hepsini toparladığımız zaman neden HDP sorusuna da cevap vermiş oluyoruz aslında.
işte neden HDP nin sorusunun cevabı da burada yatıyor.

Özgürlükler hak Adalet eşitsizlikler iç ve dış savaşlar Barış’ın bizden uzak olmasın Emek özgürlükler yasalar yani toplamında halkın çıkarlarını hedef alan hukuksuzluklar var bir sanatçı olarak onlara göz yumamasınız, sessiz kalmamız tabi ki doğru değildir ahlaki değildir toplumun yanında duran mutlak sanatçılar olacağız sadece Kürt halkının değil Kürt olabiliriz ama yanı Yanı başımızda Aleviler eziliyor sömürülüyor, Çerkezler yok sayılıyorsa yani kültürel olarak bahsediyorum Araplar Lazlar Türkmenler kültürel anlaminda yok sayılıyorsa sanatçının ona karşı duyarlı olması gerekiyor işte bu bundan yola çıkarak Tan HDP nin Türkiye’nin en büyük ittifak olduğunu en büyük HDPe olduğunu en onurlu en ahlaklı ittifakın en dürüst ittifakı Türkiye’nin çıkarlarını düşünen ortak yaşamın esas alan demokratik Cumhuriyeti tezini savunan eşitliği savunan barışır savunan ve barışın tesisi için uğraşan kadının gencin çocuğun yaşlının emekçinin işçinin memurun çalışan bütün insanların hakkını savunan ayrım yapmadan savunan tek parti bana göre HDP dir Bunun dışındaki partilerin çıkar Birliği temelinde ittifak yaptığını düşünüyorum. yoksa Elbette ki onlarda Türkiye Partisi ama Türkiye sorunların bu kadar açık Açıkta iken bu kadar net şeffafKen halen bireysel davranıp kendilerini ön plana çıkaranlar mutlaka bir gün gideceklerdir.
bu yüzden toplumsal düşünmek gerek toplumsal karar vermek gerek topluma göre şekillenmek gerek toplumun çıkarlarını düşünerekten bir siyaset yapmak gerek hükümetler gidicidir halklar kalıcıdır Bu yüzden HDP ye diyorum bu yüzden halkların Demokratik Partisi Bu yüzden bununla beraber zader olacak Cumhurbaşkanı seçiminde Demirtaş diyorum Her şey Türkiye’nin geleceği her şey Türkiye’nin huzura ülkenin barışa ülkenin eşitlik Adalet yeniden yapılanmasına katkı sunmak içindir yani 24 Haziran seçimlerinde bana göre 90 yılın en büyük seçimidir 90 yilin en büyük rövanşıdır .Bu seçimin sıradan bir seçim olmadığını bu seçimin hem mevcut hükümetin hem de mualefetlern iyi düşünmesi gerektiğini soyluyorum. 24 Haziran ülke için bir şans olduğunu düşünerekten bunları söylüyorum 24 Haziran Türkiye’de haklar baharıdır.

şişli escort avcılar escort esenyurt escortbeylikdüzü escort