Günay:'21.Yüzyıl dünyasında 'tekçi' ideoloji ve dayatmalar kendisine de, çevresine de zarar verir'

Eski AKP'li Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmış olan  Yazar, Politikacı ve Hukukçu Ertuğrul Günay'dan cezaevinde bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a övgüler.

Ropörtaj 19.01.2021, 20:00 08.02.2021, 07:52
112
Günay:'21.Yüzyıl dünyasında 'tekçi' ideoloji ve dayatmalar kendisine de, çevresine de zarar verir'
banner44

Bilindiği üzere "Ötekilerin Gündemi" haber sitemizin yazılımını güncelleştirdik, bu doğrultuda daha önce (06/12/2019) yaptığımız söyleşi ve röportajlarımızı yeni sitemizde tekrar paylaşıp, sitemizin kategorilerini  güncelleştiriyoruz. 

AKP'li eski Bakan'dan cezaevinde bulunan HDP'nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş'a övgüler.

ANKARA- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ: AKP'de Kültür ve Turizm bakanlığı yapmış olan Yazar, Politikacı ve Hukukçu Ertuğrul Günay, Gazeteci Hamza Özkan'ın sorularını yanıtladı. Günay özelikle tutuklu bulanan HDP'nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a ilişkin dikkat çeken sözler söyledi. “Sayın Selahattin Demirtaş, uzun yıllardır ilk defa demokrat Kürt siyaseti içinde birikimi ve belagatiyle öne çıkan, giderek lider vasfı kazanan önemli bir isim oldu.


Söyleşimize sizi tanıyarak başlamak istiyoruz,  Yazar, Politikacı ve Hukukçu Ertuğrul Günay kimdir, neler yapar, nasıl bir hayat görüşünü benimser, evrenle ve insanlarla nasıl bir diyalog içindedir?

“Teşekkür ederim. Ordu’da doğdum, İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu kıdemli bir Hukukçuyum.

1977 Ordu, 2007 İstanbul ve 2011 İzmir milletvekili olarak üç dönem TBMM üyeliği, 2007-2012 arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptım.

İlkinde TBMM’nin önseçimle gelmiş en genç üyesiydim. Dönemi 12 Eylül’de tutukevinde tamamladım.

Uzun süre Meclis dışında olduğum için, zaman zaman bağımsız biri olarak siyasetin düşünsel ve okuryazarlık yönüyle ilgilenme imkânım oldu.

Yayınlanmış üç kitabım, siyasi görüş ve açıklamalarımı içeren birkaç kitapçığım ve çok sayıda makalem var. Halen de bağımsız, demokrat bir yurttaş olarak okuryazarlıkla uğraşıyorum.

Çoğulculuğun, adalet anlamında eşitlikçiliğin, katılımcılığın ve saydamlığın devlet ve toplum yaşamında iyi bir yönetim biçimi olması açısından vazgeçilmez değerler ve kurallar bütünü olduğuna inanıyorum.

                    Kitaplar, sanat, tarih, doğa, çevre özel merak ve ilgi alanlarımdır

-Siyasetçiler her seçim öncesi ve sonrası kutuplaştırıcı, ötekileştirici ve ayırıcı bir üslup kullanılıyorlar. Bu üslup tercihinde bulunmalarında rol oynayan siyasi nedenler nelerdir, siyasiler neden bu dili tercih ediyorlar?

“İnsanlar, savundukları düşüncelere ve kendilerine yeterince güvenmediklerinde saldırgan ve kaba olabiliyorlar. Saldırganlık, kabalık, ötekileştirici, ayrımcı dil ve tutum çaresizliğin, yetersizliğin, bir ölçüde acizliğin dilidir.

-AKP, 17 yıldır iktidarda, iç ve dış politikaya ne tür çözümleri oldu? Sizce çözüm üretiyor mu? Kriz yaşıyor mu, yaşatıyor mu?

“Geride kalan yılları iki döneme ayırmak gerekiyor. 2003-2011 yıllar arası AK Parti dönemiydi. Çoğulculuğa, özgürlüklere, barışçılığa, AB’ye ve evrensel değerlere açılma gayreti olan bir dönemdi. Türkiye’nin bölgede ve dünyada itibarı yükseliyordu.

2011 Sonrası, üçüncü seçimi kazandıktan sonra yeni bir dönemin işaretleri belirdi, kibir oluştu, içe kapalılık ve buyurganlık başladı.

2012’den sonra adım adım eski ilke ve politikalardan vazgeçildi. Din istismarı, kaba milliyetçilik, fırsatçılık, ayrımcılık öne çıkmaya başladı. 2014 ve sonrasında artık ‘AK Parti’ iktidarı yok oldu. İktidarın nimetlerine yapışmış ‘yeni AKP’lilerin, MHP’ye ve eskimiş devlet çözümsüzlüklerine teslimiyetinden kaynaklanan iç ve dış krizler ortaya çıktı.

-Bugün yaşanan; toplumsal, siyasal, ekonomik krizin nedeni AKP- MHP Bloğunun desteklediği başkanlık sistemi mi sizce? Başkanlık ve parlamenter sistemin arasındaki fark nedir? Çözüm ne olmalıdır?

“Bugünkü sistem dünya siyasetinde geçerli, evrensel hukuk ölçüsünde bir sistem değil. Bir ölçüde Asya despotluklarına benzeyen ‘Türk Tipi CB sistemi!’

Bu sistemi, ABD ve Avrupa demokrasisiyle karşılaştırmak gerçeği anlamaya yeter. Çağdaş demokrasi, adı ister başkanlık, ister parlamenter olsun, kuvvetler ayrılığı demek. 16 Nisan referandumuyla getirilen sistemde kuvvetler ayrılığı yok. Bütün güçler tek merkezde ve hatta tek kişide toplanıyor.

Bu sisteme demokrasi denilemez.

Doğru olan, gerçek parlamenter sisteme geçmektir. Gerçek parlamenter sistemde milletvekillerini parti merkezleri değil, doğrudan halk seçer. O yüzden yapılması gereken başkanlık sisteminden de, genel başkanlık sisteminden de vazgeçmek, halka ve kuvvetler ayrılığına dayanan parlamenter sistemi yaşama geçirmektir.

-İktidara gelen her partinin gündeminde, Kürt sorununu çözmek var, sizce Kürt Sorunu çözüldü mü, HDP’nin sıkça dillendirdiği “Kürt sorununu çözmeyen çözülür” temasının Türkiye siyasal hayatındaki karşılığı nedir, siz neler düşünüyorsunuz bu konuda? Sizce AKP’de çözülüyor mu?

“Türkiye 1946’da çok partili sisteme geçti, ama çoğulculuğa geçemedi. Oysa çoğulculuk, demokrasinin kuvvetler ayrılığı kadar ‘olmazsa olmaz’ bir kuralıdır.

Bir ülkenin yurttaşlarını etnik yahut inanç ve başka ayrımlar yapmadan bir ve eşit görmek ve bu eşitliliği kâğıt üstünden de hayata taşımak çoğulculuktur. İnsanların doğuştan gelen özellikleri; inançları, dilleri, kültürleri tam bir özgürlük tanımlanması içeresinde yer almalı ve bunların geliştirilmesine olanak sağlanmalıdır.

“21.Yüzyıl dünyasında ‘tekçi’ ideoloji ve dayatmalar kendisine de, çevresine de zarar verir

Kürt yurttaşlarımızın her yurttaş gibi özgür ve eşit haklara sahip olması ve aynı oranda siyasete katılması sistemi demokratikleştirir, güçlendirir. Bunun yolu da, çoğulculuğun değerini ve erdemini anlamak ve içselleştirmekten geçer. Bu ilke ve gereklilik yeterince anlaşılamadığı, samimiyetle benimsenmediği için şimdiye kadarki bütün paket/rapor/açılım/çözüm vb. girişimler sonuca ulaşmadı. Bu akıl(sızlık)la da ulaşılamaz. 21.Yüzyılın dünyasında ‘tekçi’ ideoloji ve dayatmalar kendine de, çevresine de zarar verir. Bu tür dayatmalar hiçbir sorunu çözemez. Keskin sirke misali, ancak kabını çürütür, parçalar.

-AKP-MHP Bloğunun yerel seçimde kazanamadıklarını, Kayyumlarla geri almalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kayyumlara karşı HDP’nin erken seçim çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Seçimin özgür ve eşit koşullarda yapılması ve seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi demokrasinin ilk ve en basit kuralıdır. Türkiye’de seçim yeterince özgür ve eşit koşullarda yapılmıyor. İktidar abartılı devlet imkânları kullanıyor; karşıtlarına, özellikle de HDP’ye karşı baskılar ve haksız suçlamalar yöneltiyor.


Bütün bunlara rağmen seçilmeyi başaranların  hukukuna da saygılı davranmıyor. Bu açıdan seçilmiş Belediye Başkanlarının siyasi kasıt ve kararlarla görevden alınmasını, tutuklanmasını ülke bütünlüğü ve geleceği açısından çok yanlış, haksız ve talihsiz bir tutum olarak niteliyorum.

Ülke bütünlüğünü gerçekten önemseyenlerin, halkın iradesiyle seçilmiş olanların bu çalışmayı içine sindirmesi, onları seçenlerde de gönül kırıklığı yaratmaması gerekir.

Erken seçim çağrısı, bu haksızlıklara karşı bir tür halkın hakemliğine gitme çağrısıdır, bir tepkidir. Ama bu çağrının sonuç alacağını sanmıyorum. Çünkü iktidar erken seçime, ülkenin değil, kendisinin ihtiyacı olduğu zaman, gitmeye kalkacaktır.

-Eski AKP’li arkadaşlarınızın yeni partiler kurmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz, siz de yeni partilerde var mısınız? Sayın Babacan veya Davutoğlu’ndan teklif aldınız mı?

“Yeni partilerle ilgili gelişmeleri izliyorum. Arkadaşlarla zaman zaman görüşlerimi paylaşıyorum.

Türkiye’nin çoğulcu, katılımcı, eşitlikçi, gerçekten demokrat yeni bir siyasal harekete ihtiyacı var.

Böyle bir hareketin ortaya çıkması halinde, içinden/ dışından destek olmayı bir yurttaşlık görevi sayarım. Ama gelişmeleri, çabaların nasıl somutlaşacağını biraz daha yakından görmeye ihtiyacımız var.

-Olası bir erken seçimde, CHP-HDP-Babacan vb. partiler yeni bir koalisyon ve hükümet için topluma bir mesaj verirlerse sizce iktidara gelme şansları var mı?

“Önümüzdeki seçimde muhalefet partileri organik bir   ittifak yapmasa bile, mutlaka ilkeler bazında söylem birliği  yapmalıdırlar. Bu ilkeler demokratik hukuk devleti, insan hak ve özgürlükleri, çoğulculuk, eşitlik, şeffaflık ve her alanda adalet, bunlara dayalı, parlamenter sistemi önceleyen yeni bir anayasal zemin üzerinde olmalıdır.

CHP/ İYİ Parti/ HDP / Saadet ve yeni partiler bu hedefler üzerinde güç ve söylem birliği yaparsa, din ve milliyetçilik istismarının ülkede yaptığı tahribat önlenebilir.

Önümüzdeki dönemde kesinlikle demokratik hukuk devleti için cesaretli ve kararlı bir güç birliği gerekiyor.

 

-Sizce Sayın Demirtaş neden içer de tutuluyor?

“Sayın Selahattin Demirtaş, uzun yıllardır ilk defa demokrat Kürt siyaseti içinde birikimi ve belagatiyle öne çıkan, giderek lider vasfı kazanan önemli bir isim oldu.

Sadece Kürt seçmenlerde değil, bütünüyle Türkiye siyasetinde ilgi ve beğeni topladı.

Onun çizgisinin yaygınlaşması Kürt siyasetini on yıllardır içine itildiği şiddet tuzağından kurtarabilir, demokrasi içinde yol almasını sağlayabilir.

Böyle bir gelişme ülkedeki barış ve esenliğine yarar sağlar.

Sanırım farklı taraflarda böyle bir gelişmeden hoşnut olmayan var.

Onlar Demirtaş’ı içerde tutarak siyasetin gerginliğini sürdürmek ve bu gerginlikten beslenmeye devam etmek istiyorlar.

                                           Ülkeye iyilik yapmıyorlar.”

-Politikacı, Hukukçu ve yazar kimliğiyle tanıyoruz sizi, bu üç kimliğinizi bir arada tutmanızın sırrı nedir? Şu ana kadar çıkan kitaplarınızın ana temaları nelerdir? 



 

“Yunus Emre’nin o güzel dörtlüğü yaşama bakışımın özüdür:

“Sen kendine ne istersen/ gayrıya da onu iste/ dört kitabın manası budur/ eğer var ise”

Bu mısralar eşitlik ve iyiliğin insanlık için nasılda doğru bir yöntem olduğunu anlatıyor. Elimden geldiğince bu felsefenin gereklerine uymaya çalıştım. Evim, ailem ve bütün çevremle sevgi ve saygıya dayalı ölçülü, mütevazı bir yaşamım var.

Kitaplarım, ‘Karşı Siyaset’ ve yakınlarda yayınlanan ‘Sevgili Anadolu’ siyaset ve kültür alanlarında bu bakış açımın izlerini taşıyor.

Üçüncü baskısı tükenen ‘Bosna Yazıları’ da, 90’larda Balkanlar’da yaşanan bir vahşete tanık olan arkadaşlarımın ve benim gözlemlerimi konu alıyor.

Zaman ayırıp, sorularımıza yanıt verdiğiniz için Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ediyoruz

Son sözü yine sevgili Yunus’a bırakayım izninizle: “Bilmeyen ne bilsin bizi/ Bilenlere selam olsun.”

Teşekkür ediyorum.

Ertuğrul Günay

Yorumlar (0)
17
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58