TARİH
Her yıl geride kalan bir tarihtir. Aslında yaşam merdiveninden ölüme bir basamak daha yaklaşmaktır! Bir yaş daha büyürüz ve sona bir adım daha yaklaşırız!
Tüm canlılar böyledir! Kimi dakikalık ömürle başlar ve bitirir, kimi de daha uzun bir yaşamla bu döngüdeki yerini alır!
İnsanın bu döngüdeki payı ortalama atmış yılın biraz üstüdür! Çok mu, az mı bilmiyorum!
Bence dünyaya bir faydanız yoksa bir gün bile fazla ve böyleleri uzun yaşadıkça, faydalı olanların payından çalarlar!
Dönüp tarihin derinliklerine baktığınızda bu hep böyle olmuştur!
İnsan, hep kendisinin ve diğer canlıların canavarı olarak bu güne gelmiştir!
Yaşam adına rahatlığı yakalamasına rağmen, içindeki yok etme dürtüsü hiç bir zaman durmamıştır ve o insan, kendisi dahil, dünyayı defalarca yok edecek ölüm makinelerini elinde
bulundurmaktadır!
Giderek metalaşan bir yaşam, bireyciliği ve “ bana neciliği” öylesine büyütmüştür ki bu da
bir egemen diktatörlüğün yolunu açmıştır!
Şu an bunu iyi tahlil ettiğinizde karşınıza bütün dünyanın artık diktatörlerce yönetildiği çıkar!
Bunları da ülkelerin gelişmişliğine göre ikiye ayırabiliriz!
Modern diktatörler ve kaba diktatörler diye!
Çünkü “ devlet” denilen yapıda bundan ötesi çıkmaz!
Kısacası:
Yeni bir yıla girdik!
Önümüzdeki yılın, yılların neyi getirip götüreceği içinde bulunduğunuz iklimle alakalı!
Gelişmiş ülke insanı keyfine kaldığı yerden devam edecek!
Biz de kaldığımız yerden devam edeceğiz ama bir farkla, daha çok şükrederek!
Çünkü bizim payımıza düşen budur!
Bu pay üzerinden yönetiliyoruz!
Öyle bir pay ki, tüm sorgulama mekanizmalarına set çekmiş!
Az buçuk bu sınırlarda depreşen olursa soluğu alacak yer bellidir!
Soluğunuzu uzayın boşluğuna özgürce savurmanız dileğiyle!
Hepiniz iyi olun, güzel olun!