33 kadın İstanbul Sözleşmesi için yargılanıyor

İstanbul Sözleşmesi’ni savundukları için yargılanan 33 kadın, alanları eril akla teslim etmeyeceklerinin altını çizerek, bu davanın Türkiye’nin kara lekesi olduğunu vurguladı.

Toplumsal Cinsiyet 06.06.2021, 11:37
5
33 kadın İstanbul Sözleşmesi için yargılanıyor

ANKARA - İstanbul Sözleşmesi’ni savundukları için yargılanan 33 kadın, alanları eril akla teslim etmeyeceklerinin altını çizerek, bu davanın Türkiye’nin kara lekesi olduğunu vurguladı.

JINNEWS'ten Öznur Değer'in haberine göre; İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının gündemde olduğu 12 Ağustos 2020 tarihinde Ankara Kadın Platformu’nun Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Kolej semtinde gerçekleştirdiği “İstanbul Sözleşmesi” eylemine polisin sert bir şekilde müdahale etmesi sonucu aralarında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Eylem Akdağ’ın da bulunduğu 33 kadın gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan kadınlar emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, savcılık tarafından soruşturma başlatılmış ve 2911 sayılı ‘toplantı ve gösteri yürüyüş kanunu’na muhalefetten iddianame hazırlanmıştı.

Ankara 28’inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ilk duruşması 7 Haziran’da Ankara 28’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Ankara Kadın Platformu, yaptıkları açıklama ile tüm kadınları 7 Haziran’da Ankara Adliyesinde olmaya çağırdı.  

7 Haziran’da görülecek davaya ilişkin dava avukatı Döndü Kurşunoğlu, davada yargılanan gazeteci Eylem Akdağ ile Ankara Kadın Platformu’ndan Fatma Kılıçarslan ve Beste Atak değerlendirmelerde bulundu.

‘Hukukun tersine işlediğinin de küçük bir örneği’

Haber takibi yaptığı esnada 32 kadın ile birlikte gözaltına alınan MA muhabiri Eylem Akdağ, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine atıfta bulunarak, kadın katliamlarının kadın kırımına dönüştüğü bu süreçte, sözleşmeyi hedef almanın bu kötü sürece ortak olmak anlamına geldiğini belirtti. Bu sürece ortak olmayan kadınların, sokakta, evde, sosyal medyada ve yaşamın her alanında eylemselliklerini sürdürdüğüne dikkat çeken Eylem, “Ankara Kolej'deki eylem de yaşamı savunmak için gerçekleştirilen bir eylemdi. Yaşamı savunan kadınlar ve o kadınların haber takibini yapan benim yargılanmam, ülkede hukukun tersine işlediğinin de küçük bir örneği. Bu dava yaşam hakkını savunan kadınlara açılmış bir dava ve yaşam hakkı savunması yargılanamaz. Yüzlerce kadının katili cezasızlık politikalarıyla başka kadınların faili olma ihtimalini arttırırken, yaşam hakkını savunan kadınlara uygulanan şiddeti görüntülediğim için yargılanmam kabul edilemez. Dava, kadınlar açısından çok önemli bir noktada duruyor çünkü Sözleşme bu kırıma karşı kadınların güvencesi ve kadınlar bu haklarından vazgeçmeyecek. Biz kadın gazeteciler de onların mücadelelerini yazmaktan geri adım atmayacağız” sözlerine yer verdi.

‘Alanları eril zihniyete bırakmayacağız’

Türkiye'de hemen her mesleğin anlamını yitirdiğini vurgulayan Eylem, buna karşın kalemlerini yargılama ve kriminalize etme çabalarının kendilerini durduramayacağının altını çizdi. Eylem, “Alanda eylem takibi yaparken çoğu zaman bu baskıyı yaşıyoruz ama kadın aktivistler gibi bizde alanları eril zihniyete bırakmayacağız. Kadınlar neredeyse orada olmaya, uğradığı haksızlıkları deşifre etmeye, emeğini görünür kılmaya, sesini duyurmaya devam edeceğiz. Ay sonunda tek bir kadın cinayeti yer almayana dek mücadelemiz sürecek” dedi.

‘Devlet kadınlara topyekun bir savaş açmış durumda’

Ankara Kadın Platformu üyesi ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sincan Eşbaşkanı Fatma Kılıçarslan, kadın örgütleri olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin tartışılmaya başlandığı süreçlerde refleks göstererek sokakları öfke ve isyanlarıyla doldurduklarını belirtti. Fatma, “Biz geçtiğimiz sene bütün öfke ve isyanımızla sokaklara çıkarak sözleşmeden vazgeçmeyeceğimizi en gür sesimizle söyledik ama erkek devlet kadınlara topyekun bir savaş açmış durumda. Bu kadar kadın katliamı yaşanıyorken, kadınların talepleri dikkate alınmadan gece yarısı bir kararname ile İstanbul Sözleşmesi feshedildi. Kadınlara, ‘Evlerinizden çıkmayacaksınız, hiçbir hak talep etmeyeceksiniz ve biz erkek egemen zihniyetimizi her yere sirayet ettireceğiz’ diyorlar. Tabi ki buna karşı biz kadınlar daha çok öfke ve isyanla sokaklarda olmaya hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.   

‘Mahkeme salonunda, adliye önünde, koridorlarda olacağız’

Bu dava ile sadece 33 kadının değil bütün kadınların yargılandığını kaydeden Fatma, sözleşmeden çekilmenin kadın ve çocukları her türlü istismar ile karşı karşıya bırakmak anlamını taşıdığını aktardı. İpek Er’i tecavüze maruz bırakarak intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’ın hala serbest olduğunu hatırlatan Fatma, bunun büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Fatma, suçun yalnızca fail tarafından işlenmediğine dikkat çekerek, “Onları cezasızlıkla ödüllendiren devlet tarafından da suç işleniyor. Asla yılmayacağız, geri adım atmayacağız, daha kalabalık bir şekilde geleceğiz. Dava gününde kitlesel bir şekilde mahkeme salonunda, adliye önünde, koridorlarda olacağız” sözlerine yer verdi.

‘AKP iktidarı kadınlardan korkuyor’

Davada yargılanan kadınlardan Beste Atak ise katil ve tecavüzcülerin yargılanmazken, yaşamı savunan kadınların böyle bir dava ile yargılanmalarının kendilerini öfkelendirdiğini söyledi. Davanın yalnızca 33 kadının değil, İstanbul Sözleşmesini savunan tüm kadınların davası olduğuna dikkat çeken Beste, “Davanın bu kadar kadının tacize ve tecavüze maruz kaldığı bir ortamda açılmış olması AKP iktidarının kadınlardan ne kadar korktuğunu gösteriyor. 12’inci Cumhurbaşkanı’nın İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesini kabul etmiyoruz ve öz savunmamızla sokaklarda olmaya devam edeceğiz. ‘İstanbul Sözleşmesi feshedilemez’  diyoruz ve tüm kadın ile LGBTİ+ları 7 Haziran’da Ankara Adliyesi önüne bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Kadınlar darp edilerek gözaltına alındı, kovuşturmaya yer yok denildi

Dava avukatlarından Döndü Kurşunoğlu ise pandemi süreciyle beraber kadına yönelik şiddetin arttığına işaret etti. Türkiye karnesinde örülen kadın hakları ve mücadelesinin kazanımlarının nasıl yoğun bir saldırı altında olduğunu gördüklerine vurgu yapan Döndü, “Eşitlikçi olmayan, kadın haklarını tehlikeye atan infaz yasasıyla birlikte başlayan bir süreç. Sonrasında şiddetin artmasıyla birlikte devlet mekanizmalarından ŞÖNİM’in telefonlarını açmaması, kadınların gerekli yerlere başvurma hakkını elinden alması, sonrasında hız kesmeden kapatılan sığınaklar ve son olarak bir gecede Cumhurbaşkanı kararıyla kadınların yaşam güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmesi. Bu söylem karşısında da kadınlar Türkiye’nin birçok illerinde eylemler gerçekleştirdiler. Görülecek olan dava da bu eylemlerden bir tanesiydi. ‘İstanbul Sözleşmesi’ni Yaşatacağız’ diyen 33 kadın darp edilerek gözaltına alındı. Bu süreçte birçok kadın gerekli yerlere şikayette bulundu. Fakat sonrasında ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı verildi. Ardından 33 kadına 2911 sayılı ‘toplantı ve gösteri yürüyüş kanunu’na muhalefetten dava açıldı” diye belirtti.

‘Bu dava Türkiye’nin kara lekesi’

Döndü, kadınların eril yargı ve eril iktidar karşısında bir kez daha mücadele hattını büyüttüklerine dikkat çekerek, 7 Haziran’da ilk duruşması görülecek olan davanın ilk olmadığını altını çizdi. Dünyanın birçok yerinde kadına yönelik şiddet karşısında bir protesto eylemi olarak gerçekleşen Las Tesis dansını hatırlatan Döndü, bu dansa sadece Türkiye’de saldırıldığına ve kadınlara dava açıldığına vurgu yaptı. Bunun Türkiye’nin kara lekesi olduğunu kaydeden Döndü sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dava da bu şekilde gözükmekte diyebilirim. Bu dava ‘İstanbul Sözleşmesi’ni Savunuyoruz’un davası. ‘Biz kadınlar olarak yaşamlarımızı savunuyoruz’un davası olacak. O mahkeme salonunda eril yargı, eril iktidar yargılanacak. ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ diyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni bir kez de mahkeme salonlarından anlatacağız. Bu nedenle çok önemli bir dava olarak görüyoruz. Bu davada 2 meslektaşımız da yargılanıyor. Aslında biz sadece avukatlık-müdafilik görevini üstlenmiyoruz, birçoğumuz yıllardır kadın mücadelesinin içinde yer alıyor. Kolektif bir dava takibi yapacağız.”   

banner3
Yorumlar (0)
26
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56