banner55

Aynılığın dayanılmaz ağırlığı ve uzlaşmaz farklılığımız

Ataerkilliğin tüm kodlarından kurtulup, kendi anlamlarını tarihin girizgâhlarından geçirip erkeğin kadın değerlerini ilk öldürmeye başladığı yerden yeniden doğurtmak gerekiyor tüm bilmelerimizi.”

Toplumsal Cinsiyet 18.05.2021, 09:59
30
Aynılığın dayanılmaz ağırlığı ve uzlaşmaz farklılığımız

Ataerkilliğin tüm kodlarından kurtulup, kendi anlamlarını tarihin girizgâhlarından geçirip erkeğin kadın değerlerini ilk öldürmeye başladığı yerden yeniden doğurtmak gerekiyor tüm bilmelerimizi.”

JIN NEWS Derya Nil

“Nereden yaralanıyorsa ve acıyorsanız orası kimliğiniz olur” der Milan Kundera. Çağın benliklerimizi ruhsuzluğun hükmüne teslim etmeye meyil ettiği nice zamanların içinden geçtik geçiyoruz. Zamanın tüm akışları içinde varoluşumuzun anlam arayışı kadar yabancılaşma tarihidir aynı zamanda ilk varoluşsal krizin başlangıcı. Belki de ilk kimlik yaramızın, acı duyumsamamızın kendini varoluşumuzda bir anlama kavuşturma süreci. Ataerkilliğin bedenimize ve anlam dünyamıza saldırısının yarattığı tarifsiz acı. Tarihin tüm akışlarında tüm “değişimlerin” içinde değişmeden kalan yitirmenin yarattığı o yabancılık duygusu. 

Yaralandığımız, acısını tüm benliğimizde hissettiğimiz, varlığımızın oluş aşamalarında yarım kalmışlıkların derin krizine girdiğimiz ilk kimliğimiz.

Coğrafyası, dili, ulusu, bilinci ne olursa aynı acıyı duyumsamamızı sağlayan bitmeyen hakikat. Tüm yitirişlerin içinde yitirilmeyen anlam dünyasının, ruhumuzda bilincimizde belleğimizde hala yer edinme kudreti. Bundandır bitmeyen krizli çatışma ve arayışımız.

Ondandır hala en çok acıyan ama en köklü kimliğimiz kadın olur  tüm mücadeleler içinde. Yine de “kadın doğulmaz kadın olunur” sözleri düsturdur varoluşumuzu anlamlandırma arayışımızda. Erkeğin o ilk yalancı sözleri, çarpık hakikati,  anlamsızlığı anlama çeviren kurnazlığının tüm zihin dünyasını tahakküme çevirdiği tarihten beri. Düşün ve düş dünyamızı bizden çaldığı günden beri. Ve bu tarihle birlikte başlayan erkeğin kendine “makul” kadını yaratma çabası. İştar’ı etkisiz kılmak isteyen erkek tanrıların karşısına kendi yarattıkları kadını ona karşı savaştırması ile başlar kadın bedeninde erkek aklın varolma süreci. Zeus’un alt edemediği kıskançlık sinsiliğinde devam eder bedenin kadın olmasının yetmeme hali. Her şeye sahip olmanın yanında, kendi doğasının sanki bilmişçesine izin vermediği doğurma eksikliğini alt etme çabası ile kafasından doğurduğu Athena’nın doğuşu. Ve devam eder muktedir olmak isteyen erkeğin yok edemediği için kendine menkul “ makul” olan kadını yaratma hikayesi. Ondandır bedenin görünümünün ve biyolojik benzerliklerin derin uçurumlar yaratması. Bedenin içinde varlığın önce kendine, sonra kendinden olana yabancılaşması böyle başladı.

Ondandır “kadın doğulmaz kadın olunur” sözünün geçerliliği, hakikatin en çok çarpıtıldığı modern çağın her şeyi muğlaklaştığı süreçlerde olması. 

Kadın bedeninde erkek aklı ile “makul”  hanımların dilinden dökülen sözler ancak bu denli çarpık bu denli eğreti durur.  Çünkü yaralar ve bilinçler farklılaşmıştır. Bilinç kendine ait olmayan kendisini ötekileştirenin denetiminde oluşmuştur. Oysa kadın olarak kendi varoluşumuzun anlamı bizi ötekileştiren tüm erkek bilim ve bilgilerin sorgulamasında başlar. Binyılların oluşturduğu cinsiyetçiliğin tüm yaşam alanlarını ve bu alanlar içinde ya tabi olmayı ya yok olmayı düstur edinen erkeklik “doğruları” ile mücadele etmek ile kendini var eder. Ataerkilliğin tüm kodlarından kurtulup, kendi anlamlarını tarihin girizgâhlarından geçirip erkeğin kadın değerlerini ilk öldürmeye başladığı yerden yeniden doğurtmak gerekiyor tüm bilmelerimizi. Mekanı, tarihi fark etmeksizin vurulduğumuz, yok sayıldığımız, yakıldığımız, öteki olmaya başladığımız yerde kanar durmadan yaralarımız. O zaman anlarız kadın ölümlerinin münferit olmadığını. Erkekliğin beden ile ilintili ama beden ötesi bir tahakküm zihniyetini temsil ettiğini. 

Düşünürken tüm bunları biyolojik benzerliklerimizle diğer kadınlar gelir aklımıza.  Aynılığın dayanılmaz ağırlığı kapsar benliğimizi. Sonra fark ederiz uzlaşmaz farklılıklarımızla ayrıştığımızı. Kendimizi nasıl tanımladığımız gerçeğinde tüm sır.  Onun için bir “kadın”,  “kadınlar öldürülüyorsa kadınların hiç mi suçu yok” diyecek kadar erkek aklı ile konuşmakta. Diğer makul hanım “çıplak arama varsa neden kadınlar sessiz kalmakta” diyecek kadar erkek iktidarın sözcülüğünü yapmakta. “Makul” olmanın gerekliliğidir tabi olunanın adına konuşmak. Çünkü kendine ait ne varsa yitirmiştir yok sayıp boyunduruğuna girdiği egemenin izdüşümü olmuştur. Kadın bedeninde, erkek aklının bilmeleri ile düşünmeye başlamıştır artık. Ondan dolayı ölümlerin faili sorgulanmayıp kadın da suçun bulunmasına yabancı değiliz tüm bu yabancılıklar içinde. Tacizi “tahrik etti” tecavüzü  “ bu saatte dışarıda ne işi var” şiddeti “söz dinleseydi” ölümü “acaba ne yaptı” ile hak etmişliği meşrulaştıran bu sözlere aşinayız ne yazık ki. Çıplak aramalara karşı AKP vekili özlem zenginin “ neden önceden şikayet etmediler” demesi şiddete uğrayan kadınlar için “ hiç mi suçları yok” diyen Konya vekili Hülya Atçı Nergis’in sözleri de kadın olmak ile “makul” olmak arasında ki tercihle ilgilidir. Ve bazıları için “makul” olmak muktedir erkeğin erkeklik tarihinin başlangıcı kadar eski olup sürdürmektedir kendini var etme tercihinde.  Onun için biyolojik olarak kadın olma başlangıcımız, tüm erkek değerlerin sorgulamasından geçip değerlerimiz ile kendimizi var etmede bulur kendini. “Kadın doğulmaz kadın olunur” sözünün önemi buradadır. Bizi aynılık görünümümüzden farklılaştıran hakikatte budur. Sadece doğduğumuz değil bilincini oluşturarak var ettiğimiz hakikattir asıl olan.    

banner3
Yorumlar (0)
37
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56