banner55

İstanbul Sözleşmesi’nin 20-28 maddeleri hangi hakları kapsıyor?

İstanbul Sözleşmesi’nin 20-28 maddelerini değerlendiren avukat Evrim İnan’ın yorumu: ”Madde hükümlerinin uygulanması demek, kadınların ve çocukların en temel hakları olan yaşam haklarının sağlanması ve korumaya en verimli mekanizmaların sağlanması demektir.

Toplumsal Cinsiyet 26.05.2021, 11:26
15
İstanbul Sözleşmesi’nin 20-28 maddeleri hangi hakları kapsıyor?

İSTANBUL- İstanbul Sözleşmesi’nin 20-28 maddelerini değerlendiren avukat Evrim İnan’ın yorumu: ”Madde hükümlerinin uygulanması demek, kadınların ve çocukların en temel hakları olan yaşam haklarının sağlanması ve korumaya en verimli mekanizmaların sağlanması demektir. Bu haklardan faydalanan kadın ve çocuklara, şiddetsiz bir hayatın mümkün olduğunu, bunun yanı sıra bu hayatı inşa etmek, kendi kararlılıkları ve imkanları ile şiddetsiz hayatı bizzat yaratabilecekleri bilgisini benimseyecek güçlendirmede bulunmak demektir.”

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın imzası ile 20 Mart günü feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin, tamamen yürürlükten kaldırılma tarihi olarak 1 Temmuz belirlendi. Buna karşı kadınların mücadelesi devam ederken, Jin News'ten Habibe Eren'in İstanbul Sözleşmesi’nin maddelerini ele aldığımız yazı dizimizin bu bölümünde madde 20 ve madde 28 aralığına yer verildi.

“Madde 20 - Genel destek hizmetleri

 1) Taraflar mağdurların şiddet eylemi sonrasında iyileşmelerini kolaylaştıracak hizmetlere erişimini sağlayacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır. Bu tedbirlere gerektiğinde, yasal ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, finansal yardım, konut sağlama, eğitim, öğretim ve iş bulma yardımı da dahil olacaktır.

2) Taraflar mağdurların sağlık hizmetlerine ve sosyal hizmetlere erişim sağlamalarını ve söz konusu servislerin yeterli kaynağı olmasını ve hizmeti sağlayacak profesyonel kadroların mağdurlara yardımcı olacak ve onları uygun hizmet birimlerine sevk edecek şekilde eğitilmelerini temin edecek yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.

Madde 21 - Bireysel/toplu şikayetlerde sağlanacak yardım Taraflar mağdurların ilgili bölgesel ve uluslararası bireysel/toplu şikayet mekanizmalarıyla ilgili bilgi sahibi olmalarını ve söz konusu mekanizmalara erişimini temin edeceklerdir. Taraflar mağdurlara, bu tür şikayetlerde bulundukları sırada duyarlı ve bilgiye dayalı bir yardım sağlanmasını destekleyecek ve yaygınlaştıracaklardır.

Madde 22 - Uzman destek hizmetleri

 1) Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerine maruz kalmış mağdurlara, yeterli bir coğrafi dağılım çerçevesinde, derhal, kısa ve uzun dönemli uzman destek hizmetleri sağlanması ve bu yönde gerekli düzenlemelerin yapılması için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.

 2) Taraflar tüm şiddet mağduru kadınlara ve çocuklarına uzmanlık gerektiren kadın destek hizmetlerini sağlayacak ve bu yönde gerekli düzenlemeleri yapacaklardır.

Madde 23 - Barınaklar Taraflar mağdurlara, ve özellikle kadın ve çocuklara, kalacak güvenli yer sağlamak üzere uygun, yeterli sayıda kolayca erişilebilir barınaklar oluşturmak ve mağdurların yardımına proaktif bir biçimde koşmak üzere gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.

Madde 24 - Telefon yardım hatları Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayıyla ilgili olarak telefonla arayanlar için, gizliliğe bağlı kalarak veya arayanların kimliklerinin açıklanmamasına gereken dikkati göstererek, ülke çapında 7 gün 24 saat esasına göre faaliyet gösteren ücretsiz telefon hatlarının oluşturulması için gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.

Madde 25 - Cinsel şiddet mağdurlarına destek Taraflar mağdurlar için tıbbi ve adli tıp muayenesi yapmak, travma desteği ve danışmanlık hizmetleri sağlamak üzere uygun, yeterli sayıda ve kolayca erişilebilen, ırza geçmeyle ilgili kriz merkezleri veya cinsel şiddet sevk merkezleri oluşturmak üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.

 Madde 26 - Çocuk tanıkların korunması ve bunlara destek sağlanması

1) Taraflar mağdurlara koruma ve destek hizmetleri sağlanırken, bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayının çocuk tanıklarının haklarının ve ihtiyaçlarının gerektiği gibi biçimde göz önüne alınması maksadıyla gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.

2) Bu madde uyarınca alınacak tedbirlere bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayının çocuk tanıklarına, yaşlarına uygun psikososyal danışmanlık hizmeti dahil edilecek ve söz konusu tedbirlerle çocuğun menfaatlerine uygun olarak gereken ilgi gösterilecektir.

Madde 27 - Haber verme

Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerinin gerçekleştirilmesine tanık olan veya bu tür eylemlerin gerçekleştirildiğine veya müteakip şiddet eylemlerinin  gerçekleştirilebileceğine dair makul gerekçeleri olan şahısların bunu yetkili makamlara bildirmelerini teşvik etmeye yönelik gerekli tedbirleri alacaklardır.

Madde 28 - Profesyonel kadroların bildirimleri

Taraflar iç hukukun belirli meslek sahiplerine getirdiği mahremiyet ilkesinin, uygun koşullar altında, söz konusu meslek erbabının bu Sözleşme kapsamında yer alan ciddi bir şiddet eyleminin gerçekleştirildiğine dair makul nedenleri olması halinde, böyle bir şiddet eyleminin gerçekleştirildiğini ve müteakip ciddi şiddet eylemlerinin gerçekleştirilebileceğini, yetkili kurum veya makamlara bildirmesinin önünde engel teşkil etmemesini temin etmek üzere gerekli tedbirleri alacaklardır.”

İstanbul Sözleşmesi'nin söz konusu maddeleri kadınların şiddet karşısında güvenli olacağı sığınak, barınma, acil şiddet hattı, cinsel şiddete maruz kalanlara özel merkezlerin oluşturulması, şiddete tanıklık eden kişilerin hukuki mercilere başvurabilmesi açısından önemli yükümlülükler getiriyor. Ancak bu maddeler uygulanmadığı gibi var olan hakların kullanabilmesi adli merciler, kolluk ve görevliler eliyle engelleniyor.

Etkin bir işbirliğini önceliyor

Bodrum Kadın Derneği avukatı Evrim İnan, İstanbul Sözleşmesi’nin madde 20 ve madde 28’i kapsayan maddelerini ajansımız için yorumladı: 

“İstanbul Sözleşmesinin 4’üncü bölümünde bulunan koruma ve destek mekanizmalarında hükme bağlanan 20-28. Maddeleri, erkek şiddetine maruz kalan kadın ve çocukların, şiddetsiz ve ayrımcılığa maruz kalmadıkları bir hayat biçimini sağlamayı, şiddete maruz kalmaları halinde, taraf devletlerin sağlaması zorunlu olan destek mekanizmalarına dair düzenlemeler içermektedir. İlgili maddeler Sözleşmenin koruma ve destek mekanizmalarını içeren bölüm, suçtan zarar görenlerin yaşadığı şiddetin tekrarlanmaması için alınacak önlemlere ve yaşanan mağduriyetler sonrasındaki destek hizmetlerinin gerekliliğini vurguluyor.

Şiddete karşı taraf devletler, suça maruz kalanları ve bu suçun tanıklarını koruyup destekleme yükümlülüğü ile bu çerçevede yargı birimleri, savcılar, kolluk kuvvetleri, yerel yönetimler gibi devlet kurumlarıyla beraber STK ve ilgili diğer kuruluşlarla etkin ve etkili bir işbirliğinin tesis edilmesini öncelemektedir.

Ekonomik bağımsızlıkları amaçlanmaktadır 

Koruma ve destek çerçevesinde suçtan zarar görenler için temel insan hak ve özgürlükleri ile emniyetine odaklanılması esas alınır. İlgili bölümün 20. Maddesinde şiddete maruz kalan kadınların desteklenmesi ve ekonomik bağımsızlıklarının sağlanması amaçlanmaktadır. Taraf devletler suçtan zarar görenlere yasal hakları ve alabilecekleri destek hizmetleri hakkında bilgilendirme yapmalı, bu destek gecikmeksizin yapılmalıyken aynı zamanda anlaşılabilir dille yeterli seviyede olması da taraf devletlerin yükümlülükleri arasındadır. Suçtan zarar görenlere, gerektiğinde yasal ve psikolojik danışmanlık (uzman desteği), ekonomik yardım, barınacak yer sağlama, sağlık hizmeti, eğitim, öğretim ve istihdam sağlanması gerektiği belirtilmektedir.

Terminoloji seçimi bile şiddeti görünmez kılıyor 

23. Madde suçtan zarar gören kadın ve çocuklara uygun ve korunaklı kadın sığınma evlerinin olması gerektiğini ve kolayca bu hizmetlerden yararlanabilmelerine vurgu yapılmaktadır. Sığınaklar, kadın ve çocukların ilk etapta can güvenliğini sağlamak amaçlıdır. Bu güvenliğin sağlanması akabinde ise, hayatta kalan kadınlar ve çocukların şiddetten ve ayrımcılıktan tamamen uzak bir hayat inşa edebilmeleri için gerekli mekanizmaların hayata geçirilmesi için önem teşkil etmektedir. Türkiye’nin her ilinde bakanlık tarafından kurulmuş olan ‘kadın konuk evi’ var ise de, işleyişi ne yazık ki, kadınların kendilerini güçlendirebilecekleri bir yaşam alanı olarak karşımıza çıkmamaktadır. Kaldı ki, kadınlar misafirliğe gitmiyorlar! Hayatlarını kurtarmak amacı ile ‘sığınma’ ihtiyacı duyarak, var olan düzenlerini şiddet nedeniyle terk etmek zorunda bırakılıyorlar. Terminoloji seçiminde dahi devlet, şiddeti görünmez ve masum kılarak, kadınları konuk etme gerekçesiyle sözde koruma tabiri altında, cinsiyetçi bakış açısını açık ediyor.

Samimi bir eşitlik politikası gerekiyor

Yerel yönetimlerin uzman desteği alabilecekleri Kadın Danışma Merkezleri ve nüfus oranına göre kadın sığınma evi açma zorunluluğunun hala yerine getirmiyor olmaları, İstanbul Sözleşmesi hükümlerinin yerine getirilmediğinin açık karinesidir. Sığınak kurmak, erkek şiddetinin varlığını kabul etmek demektir. Şiddetin varlığını kabul etmek ise, buna karşı mücadelenin en başında gelir. Dolayısıyla samimi bir eşitlik politikasının olmazsa olmazıdır.

Talep ettiğimiz sığınakların, her zaman belirttiğimiz üzere, kadınları güçlendiren bir taraftan faaliyette bulunması zorunludur. Kadınlar için ikincil bir travma yaratan bir alan olmaları halinde, kadınların ne yazık ki, şiddet ortamına dönme ihtimallerine başvurma zorunluluğu oluşmaktadır. Bu nedenle başvurdukları danışma merkezi ya da sığınakların feminist yöntemler ile kadınların etkin bir şekilde kendilerine ve çocuklarına ait şiddetten uzak bir hayat inşa etmelerine yönelik çalışma esasları olan danışma merkezleri ve sığınakların faaliyete geçirilmesi kaçınılmazdır.

Telefon hattını yerel yönetimlerde hayata geçirebilir

Sözleşmede, şiddete maruz kalanların kesintisiz destek alabilecekleri telefon yardım hatları tavsiyesi bulunmakta. Mevcut 183 numaralı hattın, sadece kadınlara ve çocuklara özel bir hat olmamasının yanı sıra, verilen desteğin de yetersiz olduğunu çokça destek talebinde bulunan kadınlar vasıtasıyla deneyimlemek durumundayız. Burada yine devletin sunmuş olduğu desteğin, samimiyetten uzak olduğu ve bu nedenle de kadınların etkin bir destek mekanizmasına başvuramadıklarından bahsedebiliriz. Bu destek hatlarının yine aynı şekilde yerel yönetimler tarafından da hayata geçirilmesi mümkün iken, bu olanakların hayata geçirilmemesi, yerel yönetimlerin de samimiyetten uzak kadın ve çocuk politikalarının olduğunu göstermekte.

Cinsel şiddet mağdurları için koruma desteği yerine getirilmedi

Bir diğer eksik uygulama da ne yazık ki, cinsel şiddet mağdurları için koruma ve destek hizmeti sağlama yükümlülüğü taraf devletlerce yerine getirilmemesidir. Cinsel şiddet mağdurlarına tıbbi ve adli tıp muayenesi yapmak, yaşanan travma için destek ve danışmanlık hizmetleri tesis etmek ve tecavüz mağdurları için kolayca erişilebilen kriz merkezlerinin oluşturulması taraf devletlerden alması beklenen yasal tedbirler olarak hükme bağlanmıştır. Şiddet türü fark etmeksizin çerçevesi çizilen eylemin ve yaşanabilecek olası mağduriyetlerin (potansiyel mağduriyetler) yetkili kurumlara iletilmesini teşvik etmek amacı ve buna uygun bir ortam sağlamak da Sözleşmenin gerektirdiği yasal tedbirler arasında. Yani şiddet mağdurları ile kendisini tehdit altında hissedenlerin durumlarını yetkili kurumlara bildirmesi teşvik edilmektedir. Ayrıca ‘Önleme’ kısmında belirtilen uzman kadroların oluşturulmasını müteakip, bu kadrolardan ‘böyle bir şiddet eyleminin gerçekleştirildiğini ve daha sonra ciddi şiddet eylemlerinin gerçekleştirilebileceği’ şeklindeki değerlendirmelerinin yetkili üst kurumlara bildirilmesinin önündeki engeli bertaraf etme niteliğindedir.

Bu maddenin amacı, ciddi şiddet fiilleri söz konusu olduğunda, gizlilikle ilgili bir kuralın, bildirimi engellememesini sağlamaktır. Amaçlanan ise kendi başına cezai soruşturma başlatmak değil, mağdurların yaşamlarını ve bedensel dokunulmazlıklarını korumak, dolayısıyla etkin bir değerlendirmeden sonra, şiddet mağdurlarını korumak isteyen uzmanlara, bu imkanın sağlanmasına olanak vermektir.

Sözleşme uygulansaydı...

  

Sözleşme uygulansaydı Güleda Cankel hayatta olacaktı, Zeynep Şenpınar hayatta olacaktı, çünkü faillere yönelik şikayetçi olmamalarına rağmen, 6284 hükümleri uygulanacak, failleri eylemlerini gerçekleştiremeyecek olacaklardı. Pınar Gültekin’in özel hayatı değil, şiddet faillerinin eylemi yargılama konusu ve odağında olacaktı. Gülistan Doku bulunabilecekti ya da en azından kendisine karşı kimin ne tür bir suç işlediği ortaya çıkacak, etkin bir soruşturma yapılmış olacaktı. Aleyna Çakır’ın faili uyuşturucu nedeniyle değil, cinayet nedeniyle soruşturma geçiriyor olacaktı. Aslı Baş’ın failleri beraat değil, suç eylemlerine uyan hapis cezasıyla cezalandırılacaklardı. Adlarını sayamadığımız kadar çok kadın hala hayatta olacaktı ya da en azından failleri etkin bir şekilde cezalandırılmış olacaktı. Dolayısıyla potansiyel failler cezasızlık ile cesaretlendirilmemiş olacaktı…

20 - 28. Madde hükümlerinin uygulanması demek, kadınların ve çocukların en temel hakları olan yaşam haklarının sağlanması ve korumaya el verimli mekanizmaların sağlanması demektir. Bu haklardan faydalanan kadın ve çocuklara, şiddetsiz bir hayatın mümkün olduğunu, bunun yanı sıra bu hayatı inşa etmek, kendi kararlılıkları ve imkanları ile şiddetsiz hayatı bizzat yaratabilecekleri bilgisini benimseyecek güçlendirmede bulunmak demektir.

Yani kadınların sadece "konuk" olmadıkları, dolayısıyla uzaklaştıkları şiddet ortamına dönmek zorunda olmadıkları, aksine kendi hayatlarının karar vericileri olduklarına dair güçlendirme politikalarının gerçekleştirilmesidir.

Kriz anında en doğru şekilde uzmanla karşılaşması

Cinsel saldırı merkezlerinin kurulması, suça maruz kalanların daha fazla travmaya maruz kalmadan, kendilerini zamanında ve etkin bir şekilde ifade edebilmeleri, delillerin tespiti ve tabi ki suça maruz kalanın kriz anında en doğru şekilde uzmanlar tarafından karşılanmasını sağlamaktır. Aynı şekilde 7/24 destek hizmetinin de nitelikli ve suça maruz kalanların güçlendiren ve hak arayış isteklerinde cesaret veren yerden destek sağlanması demektir. Yanlış veya eksik bilgilendirme sonrası, kadının hak arama mücadelesi başlangıç aşamasında engellenebilir, hak arayışından vazgeçirilebilir.

Feshini kabul etmek mücadeleden vazgeçmek demek 

Sözleşmeden çekilme kararının hükümsüz olduğunu, her gün her mecrada ifade ediyoruz ve ifade etmeye de devam edeceğiz. #İstanbulSözleşmesiYürürülükte diyoruz, karar ise hükümsüz diyoruz.1 Temmuz sonrası diye bir tabiri ve olguyu tanımlamıyoruz. Bu tarihi ve bu tarih sonrasını Sözleşmenin feshi olarak kabul etmek, bu mücadeleye en basitinden haksızlık etmek olur ve mücadeleden vazgeçmek demek olur. Oysa bu kazanımlar kolay elde edilmedi, dolayısıyla bir gecelik ‘karar’ ile de yok edilemez. İstanbul Sözleşmesi hükümleri gereği yeterli sayı ve kapasitedeki danışma merkezleri, cinsel kriz merkezleri ve sığınaklar açılıncaya ve feminist yöntemle kadınları güçlendiren çalışmalar mümkün oluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz! Biz kadınlar ve feministler var olduğumuz sürece, mücadelemiz ile kazanılmış haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.” 

Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
"Erken seçim olursa Cumhurbaşkanı kim olmalıdır? "
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 10 24
2. Hatayspor 10 20
3. Beşiktaş 10 20
4. Alanyaspor 10 20
5. Fenerbahçe 10 19
6. Karagümrük 10 18
7. Konyaspor 10 17
8. Galatasaray 10 17
9. Altay 10 15
10. Adana Demirspor 10 13
11. Başakşehir 10 12
12. Gaziantep FK 10 12
13. Öznur Kablo Yeni Malatya 10 12
14. Sivasspor 10 11
15. Kayserispor 10 11
16. Giresunspor 10 9
17. Antalyaspor 10 9
18. Göztepe 10 8
19. Kasımpaşa 10 6
20. Rizespor 10 4
Takımlar O P
1. Ümraniye 10 24
2. Ankaragücü 10 24
3. Eyüpspor 10 20
4. Erzurumspor 10 19
5. Bandırmaspor 10 18
6. Kocaelispor 9 16
7. Tuzlaspor 9 14
8. Gençlerbirliği 9 14
9. Samsunspor 9 12
10. Boluspor 9 11
11. Bursaspor 9 11
12. Menemenspor 10 11
13. İstanbulspor 9 10
14. Denizlispor 9 10
15. Altınordu 10 10
16. Adanaspor 10 9
17. Manisa FK 10 9
18. Ankara Keçiörengücü 9 7
19. Balıkesirspor 9 6
Takımlar O P
1. Chelsea 9 22
2. Liverpool 9 21
3. Man City 9 20
4. West Ham 9 17
5. Brighton 9 15
6. Tottenham 9 15
7. M. United 9 14
8. Everton 9 14
9. Leicester City 9 14
10. Arsenal 9 14
11. Wolverhampton 9 13
12. Brentford 9 12
13. Aston Villa 9 10
14. Watford 9 10
15. Crystal Palace 9 9
16. Southampton 9 8
17. Leeds United 9 7
18. Burnley 9 4
19. Newcastle 9 4
20. Norwich City 9 2
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 21
2. Real Madrid 9 20
3. Sevilla 9 20
4. Atletico Madrid 9 18
5. Real Betis 10 18
6. Osasuna 10 18
7. Rayo Vallecano 10 16
8. Athletic Bilbao 9 16
9. Barcelona 9 15
10. Valencia 10 13
11. Espanyol 10 13
12. Mallorca 10 12
13. Villarreal 9 11
14. Celta de Vigo 10 10
15. Elche 11 10
16. Deportivo Alaves 10 9
17. Granada 9 7
18. Cádiz 10 7
19. Levante 10 5
20. Getafe 10 2
Günün Karikatürü Tümü
banner56