banner9

banner8

17.11.2022, 23:25 57

Yaşamak İçin ne çok öldüler

YAŞAMAK İÇİN NE ÇOK ÖLDÜLER

Takvim yaprakları, ölümün çığlığını ve kokusunu ardında bırakarak, adım adım bir sonraki zamana atlarken, bin parçaya bölündük bu karanlık sayfaların arasında. Her yanımız dağıldı, her parçamız ayrı ayrı yere savruldu. Bir acının ortasına düştük, bin  açlığın, yokluğun ve kimsesizliğin. Oralı olduk. Orda çığlık attık, çırpındık, durmadan çırpındık. Orda isyan ettik ölüme. Orda bütün kinimizi kustuk zulüme, zalime. Gördüklerimizden sonra; ne orda kalabildik, ne de bir sonraki zamana geçebildik. Öylece kalakaldık her defasında. İki dünya arasında sıkışıp kalmak gibi. 
Ölüm ve yaşam.

Zalimlerin çeteresini tutuyordu takvimin her yaprağı. Bir sonraki zamana geçtiğinde, oda dökülüyordu bir yaprak gibi, taşıdığı bu vebalin yüküyle. Ona bıraksan, taşımayacak kanla yazılan bu tarihi. Ama olmuyor işte. Yapamıyor. Taşımak zorunda bu yükü. Anlatmak, hatırlatmak zorunda hissediyor kendini, istemeye istemeye.

İnsanların altında kaldığı bu ceset zamanların karşısında, kendi yükünü hatırlamaktan utanıyor insan...

Bir zaman dilimi daha sınırda, kapıyı çalmak üzere. Ama biz karanlık ile aydınlığın buluştuğu yerdeyiz hâlâ. Acıların yoğunluğundan yorgun düşüyoruz, bir adım ötesine geçemiyoruz zamanın.
Bilinmeyen yeni bir zamana doğru atlayış yaparken, ürperiyor insan ister istemez, daha kaç acının, kaç ölümün bizi beklediğini bilmeden.
Birbirine karıştı bütün duygularımız. Kaçmak istiyor bir yanımız, bütün bu karmaşanın içinden. Kaçıp kurtulmak ve kurtarmak istiyor her şeyi. Yaşama, aydınlığa, huzura, barışa taşımak istiyor herkesi. 
Hem neden olmasın ki?
Bu gel gitler arasındaki yolculukta buluyoruz kendimizi...
Aynı soruyu yeniden soruyoruz. 
Neden olmasın ki?
Ama gri bir uğultu uyandırıyor bizi. Kalkın diyor kalkın!. Unutamazsınız onca şeyi. Ölenleri öldürenleri. Unutamazsınız bizleri, kan kokusunu, barut kokusunu, ölen çocuklarımızı, annelerimizi ve babalarımızı... 
Çok fazla ses var, çok fazla. Uzakta yakında.
Kendi dilinden sesleniyorlar. 
Yoksa siz duymuyor musunuz? 
Bakın ordalar işte. Binlercesi, milyonlarcası...
Öldükçe çoğalanların, boyun eğmeyenlerin, kimliksizlerin sesi o.
Duymadınız mı hâlâ?
"Biz neden öldük, neden?
Kim, neden öldürdü bizi", diye soruyorlar. 
"Bizleri neden yok sayıyorsunuz. Madem yoksak, neden rahat bırakmıyorsunuz.?" diye soruyorlar.
Bu uğultuların arasında yeniden duyduk o sözleri. 
Neden?

Ve yaşananlar bir bir döküldü takvimin soluk sayfalarından.
28 Temmuz 1943 Van-Özalp. 33 can.
Ahmed Arif'in dizelerine damladığı gibi.
"Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında 
Yatarım
Kanlı, upuzun"...
1937 Dersim. 
Bir babanın son isteğidir oğlundan önce asılmak. Ama bir gecede yaşını büyüttükleri oğlunu önce asarlar. Bunun üzerine, Seyit Rıza, boynuna ipi takar ve sandalyeye tekmeyi vurur. Seyit Rıza asılmadan önce, hiç kimsenin olmadığı meydanda büyük bir kalabalığa konuşur gibi, o sözleri düşürür tarihe.
"Evlad-ı Kerbelayız. Günahsızız. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir."
1938 Dersim. 70 bin can.
Genç kızlar, oğullar, bebekler, anneler, babalar katledildi. Mermileri bitmesin diye; ellerine ne geçtiyse onunla vurdular, onunla katlettiler. Nehirleri kanla yıkadılar. Geride kalanları ise; sürgün ettiler, kayıp ettiler, sattılar bilinmeyen bir yere, bilinmeyen insanlara. Binlerce kayıp ve kayıplarını bekleyen umutsuz insanlar bıraktılar. Dersim'e de bitmek bilmeyen bir yara...
19 Aralık 1978 Maraş. 111 can.
Hamile kadınların bebeklerini çıkarıp ağaca astılar. Baltalarla insanları katlettiler. Yaktılar yıktılar. Yerinden yurdundan ettiler.
28 Mayıs 1980 Çorum. 57 can.
2 Temmuz 1993 Sivas Madımak oteli. 34 can.
Şairleri, şiirleri, türküleri, sazın telinden dökülen sözleri, genç delikanlıları ateşe verdiler. İnsanları yaktılar, insanları.
26 Aralık 2011 Uludere-Roboski. 34 can. 
Bir çoğu daha çocuktu. Katırların sırtında, ekmeğinin peşinden giderken öldürüldüler. Bilemezlerdi ki, çocukken el salladıkları uçakların onları yakacaklarını, katledeceklerini. Bilemezlerdi ki, bir anneye, "Oğlumu aradım cesetlerin arasında, en kısasını gösterdiler. Oğlum uzun boyludur, beni öperken hep eğilirdi" dedirteceklerini.
Bilemezlerdi...
20 Temmuz 2015 Suruç. 33 can.
Daha büyümemiş çocuktu onlar. Diğer çocuklara umut olmak için, ellerinde sadece oyuncakları vardı. Umudun, yaşamın ve özgürlüğün resmini taşıdılar. Heybeleri bu gururlu yükün sevinciyle taşmıştı. Kana buladılar pırıl pırıl gençlerin umutlarını, hayallerini ve taşıdıkları tüm güzel dileklerini. Kana buladılar o çocukların ellerinden dökülen fideleri. Toprakla buluşmadı, filiz filiz büyümedi, ağaç olmadı, ormana dönüşmedi bu fideler. Kuruttular, tükettiler umudu.
10 Ekim 2015 Ankara.102 can. 
Yüreğinde taşıdıkları barış güvercinleriyle birlikte katledildiler.
Sur, Şırnak, Cizre ve daha niceleri... 
Yerle bir ettiler her yeri. Ölümün adresi haline getirdiler oraları. Nice masum ölümler doğurdular oralarda. Kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar...
Ve yıllara yayılan faili belli kayıplar, Cumartesi Annelerini yarattılar. Evlatlarının yolunu bekleyen annelerin gözündeki yaş, yollarda kurudu. Kimi anne hâlâ bekliyor, kimi bu acıyla sonsuzluğa uğurlandı.   Ve Ceylanlar, Uğurlar, Berkinler..
Evet, neden diye soruyor Anneler, babalar ve çocuklar?
Neden?...
Yaşamak için neden bu kadar öldüklerini soruyorlar.
Evet susturamadım kimseyi. Takvim yaprakları, yaşanan bunca acıyı birer birer sararken son iki yaprağına, susturamazdık kimseyi...
Zaman ilmik ilmik ördü ağlarını ve bizler suyun öteki yakasında kaldık. Dün olduğu gibi yaşamak için direniyoruz ölesiye.

Yani Cigeram, diz çökmeden ölenlerin hikayesidir bunlar.
Kızıl akan suyun laneti, yalan ve hile ile yaşayanların kursağında köpürüp duruyor şimdi. 
Nefes aldırmıyor onlara.
Merak etme sen.
Yeterki;
"Dik dur cigeram
Alnımızda kara leke yok"

Zarif LAÇİN

Yorumlar (1)
Ahmet Cebe 2 hafta önce
Kaleminize yüreğinize sağlık olsun, keyifle okuduğum bir yazı olmuş,
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 14 25
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 14 23
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü