Sırada Dinci “Şenaat” Zehri Var / Mukaddes ERDOĞDU ÇELİK

"HDP'lilere Selahattin, Sırrı, Hasip, Fatma, Emine isimlerini çok görürüm. Bu adamlara bizimle ortak dünyamıza tekabül eden isimleri çok görüyorum… Ya milletin beraberliğine yürüyün ya da yaptığınız şenaate uygun isimler alın kendinize. Ahmet Türk ismiyle insan milletine fitne olur mu?"

Yazarlar 16.01.2021, 06:25
12
Sırada Dinci “Şenaat” Zehri Var / Mukaddes ERDOĞDU ÇELİK

Sırada Dinci “ŞenaatZehri Var

"HDP'lilere Selahattin, Sırrı, Hasip, Fatma, Emine isimlerini çok görürüm. Bu adamlara bizimle ortak dünyamıza tekabül eden isimleri çok görüyorum… Ya milletin beraberliğine yürüyün ya da yaptığınız şenaate uygun isimler alın kendinize. Ahmet Türk ismiyle insan milletine fitne olur mu?"

Biliyorum eskidi ama yeni bir çıkış ifadesi olan sözleri ele almak istiyorum yine de. Söyleyen, ismi lazım değil ama İYİ Partinin “iyi” bir yetkilisi, etkisinden sual olmaz tiplerden biri olsa gerek.

Sözleri önemli buldum. Çünkü etnik kimlikten sonra dinsel kimlikleri ayrıştırma, dahası, Müslüman kodlar zehrini bir de Kürtlere karşı ele alma zamanın geldiğini düşündürttü bu bana.

Dün Müslüman din kardeşi Kürtlere, gelin birlik olalım diye naralar atan, davetiyeler çıkartan, hele de seçim zamanları oy devşirmek için yollara düşüp, son seçimde “Bu bacınız” diye yaşmak tutarak ayaklarına giden başkanlarının aksine bu erkek yetkili Müslümanlıkla özdeşleştirdiği isimlerden “boşanmaya” çağırıyor Kürtleri! Yeni bir zehir şırınga etmek istiyorlar topluma.

Ezelden –tırnak içinde elbet- beri “din kardeşliğine” sırtını dayayıp ne çok düvelde ne çok dövüştürmüşlerdi oysa Kürt Memedi! Hatta askerliğin “yan gelip yatma” zamanlarında bile “alavere dalavere/ Kürd Memet nöbete” tekerlemeleri düzerlerdi. Eh malum, şimdi savaş yoktu ama savaş ayazı kadar keskin 03-04 nöbeti vardı. Kürd Memet işte o işe yarardı. İstanbullusu, Ankaralısı sıcak asker yatağında yatarken Kürd Memet 3-5 ayazında titresin durdun, kime ne?

Böyleydi durum ve bu bir bilinç şekli olarak topluma da yedirilmişti. Karakola çekilen Kürt Memedlerin dayak yemesi çok normaldi de, Aydınlı ya da İzmirli olunca- çünkü Türk olduğu var sayılırdı, arkaları kuvvetliydi, kıymetli vatandaşlardı; aman efendimler, özür dilemeler, bilemedik’ler birbirini kovalardı. Yine de hayat, “et ve tırnak gibiyiz”, bin yıllardır “tavuklarımız karıştı”, Bir kümese bir horoz yeterdi çünkü. Hele bir horoz daha olsaydı, görürdük o zaman göz nasıl oyuluyor!- “kız alıp verdik”- kadın mal ve davardan sayılırdı ya- “bayramlarda helalleştik”; sürer giderdi bu muhabbet.

Kim konfordan mutlu olmaz ki!

Kim bu topraklarda ayrıcalıklı vatandaş ve de dindaş olmayı sevmedi ki!

Hıristiyana bileği yettiğinde, Havradakine patlatacak bomba olduğunda kim sakındı ki öldürmekten! Aleviyi görünce, “murdar bana bulaşmasın” diye yolunu ve komşuluğunu değiştirenlerin izinden kim gitmedi ki. Bir zaman gelip de satırlarla komşusunu doğramadan, çırayla evlerini yakmaktan kim imtina etti ki! Ermeniyi kırmaktan, Rumu talan etmekten, vurup kaçırtmaktan hangisi kaçındı ki?

“Yukarıda Allah var” der, inananlar; Müslümanlar özellikle imtiyazlara, ayrımcılıklara ya da haksızlıklara karşı olduklarını göstermek istediklerinde.

Fakat işte öyle bir an gelir ki, biri çıkar, hem de Müslümanlık adına, hepsi de Arapça ya da Farsçadan alınma adları geri ister!

Şimdi eteğindeki taşları ortaya dökmenin tam zamanı.

Tarihi bilmeyenlerin -tarihi gasp edenlerin demek daha doğru olabilir aslında, yiyeceği herzeden sayıp geçemeyiz değil mi? Tarih, arkeoloji, dinler tarihi ve de sosyal-siyasal bilimlerin hepsi tek tek kanıtladı ki, İYİP’li zatın geri almak istediği adlara Kürtler Türklerden çok daha önce bulaştılar. Türkler bu coğrafyaya, bin yıllardır yaşadıkları yerde, Kürtlerin açtığı kapılardan 1071 diye verilen tarihte girmeye başladılar. Selahaddin Eyyubi bir Kürt idi, Müslümanlık adına Kudüsü Hıristiyanların elinden aldığında tarih 1187. Eyyubiler, merkezi Dicle Havzası olan Kürt Krallığı.(Kolay olsun diye bkz. Wikipedia).

Şimdi Selahaddin’in Kürt olmasını kabullenmek yerine, Kürtlerin Müslümanlık etkisiyle aldığı Arapça adlardan vaz geçmesini istiyor. Aslında Müslümanlık zırhına sarılıp Kürtleri, yine dinsel bir kavramla “şenaat”lıkla suçluyor ki, o da Arapça! Ne Türklük ve Müslümanlık ha!

Din kardeşliği gitti, din düşmanlığı dönemi geldi, demek ki. Halka verilmek istenen mesaj bu.

Bir gün önce eski şefi Bahçeli, “haşere” diyerek HDP’lilerin itlafını istemişti. Bu yetmez diyen İYİP’li zat araya Müslümanlığı da ekledi. Türk ırkçılılığı yetmez, din dışı ilan etmek silahını da kuşanmak gerek, demiş oldu

Faşist şef “haşere ve itlaf” çizgisindeyken, o da “şenaat” ve “isimler” dedi. Yani aslında, ya bize biat edin ya da Müslümanlığı da terk edin, demiş oldu. Sanki Müslümanlığın mührü kendileriymiş gibi.

Söylenenler bunlar da söyletenler ne?

Kırk kıldır da tepelerinde kırılmadık sopa kalmadı. Yine de onları şu zalim çağda Türkleştiremediler. Osmanlı paşalarının yapamadığını onlar da yapamadılar. Alavere dalavere/ Kürt Memed devirleri geçeli çok oldu. Çünkü Kürtler eski Kürler olmaktan çıktı. Yüzyıllık kıyım yollarından geçtiler.

Ellerin de Müslümanlık kaldı. Oysa Müslümanlar da eski Müslümanlar değil. Dahası Kürtler iki kimliği eşitlik, adalet, özgürlük davasında buluşturdular çoktan. Hıristiyan, Yahudi düşmanlığını çeperinden çıkardılar. Ermenilerle hak ve adalet ekseninde buluştular, Alevilerle, Türklerle hak ve eşitlik üzerine buluşup sarıştılar. Kurtla kuşla, doğayla evrenle barış yolu açtılar. Silahların sonu, demokratik siyasette, kalıcı barış, eşit yurttaşlık dediler.

Irkçılık ve şiddet ile yürüyeceklerin nefesle tükendi, her yeminli komutan dağlara düzenledikleri seferden geri döndü bu arada. Onları oralara süren, “bir çakıl taşı bile vermeyin” diyen siyasi kaleler bir bir devrildi, siyasetçileri inzivaya çekildi çoktan.

Bir on yıl sonra aynı yolu yürüyenler geri dönerken toplumun eline Kürtleri Müslüman defterinden silmeyi vermek istiyorlar. Türklüğü hepten ırkçı faşizme çevirmişlerdi. Usanmadılar. Haşere ve itlafı, “şenaat”li haller icadıyla adlarını bile sildirmek istiyorlar. Kürtçe adlarını yasaklamışlardı, şimdi Müslümanlığa ait diye Arapça adları yasaklamak istiyorlar. Topluma ırkçılık zehrinden sonra Müslümanlık kodları zehri içirmek istiyorlar.

Trolleri bol, medya Sarayı, nasılsa kısa zamanda bu işi de başarırlar; hesapları bu.

Polis, savcı, Saraylı yargı zaten HDP ve bileşenlerinin kapısında nöbette. Birinin tuttuğunu diğeri F Tipi tecritlerine yolluyor, öbürü zindanda çürütme işini organize ediyor. Meclise dokunulmazlık fezlekeleri yağdırıyor. İŞİD’e aleni yardım yataklık suçu sabitken, bunun üstünü örtmek için de, Kobane direnişine demokratik desteği nedeniyle HDP’ye yargılamak hırsıyla bir daha saldırıya geçmişken, el altı müttefikleri de dincilik zehriyle yardımına koşuyor. Müslüman adlar ve “şenaat” denen hikaye bundan ibarettir.

Peki, sonuç ne? Öteki berikiyle – çünkü ana muhalefeti de Çanakkale- Polatlı arasında gezinip Sarayla milli yarışla oyalanıyor- birlikte kendilerine günlük güneşlik bir memleket yaratmakta olduklarını sanıyorlar.

Fakat yanılıyorlar-aslında bunu biliyorlar da ama ya tutarsa-. Şairin dediği, celladın kabusu bu: “Öldürüyorum, öldürüyorum, heyhat, her sabah yeniden çoğalıyorlar”.

Tersinden söyleyebiliriz de. Kendilerini can çekişmeye gark etmekte ısrara edenlere kim ne diyebilir ki?

Yine de, bir şey diyelim: Bataklık karşınızda, oraya gitmekte özgürsünüz! Ama bu halkları ırkçılık ve siyasal dinci gericilik zehirlerinizle oraya çekmeyi başaramayacaksınız! Paçalarımızdan asılmayı bırakın!

Türkiye halkları bu zehri yutar mı? Irkçılık zehrinden sonra bir de “şenaat” diyen dincilik zehriyle kendisini Kürde karşı düşmanlaştırmalarına izin verir mi? Bir kez daha tepelerinde tepinen soyguncular çetesinin tuzağına düşer mi? Yoksa elini uzatıp toprak ve din kardeşinin elini tutar ve hep birlikte kurtuluşun yolunu açar mı?

Şimdi asıl mesele bu.

Dip Not:

Şenaat: alçaklık, iğrençlik, kötülük.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Ötekilerin gündemi'n editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar (0)
31
açık
Günün Anketi Tümü
2020- 2021 Yılın Şampiyonu Hangi Takım olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56