ÇEWLIG - Çewlig mitinginde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, bu seçimin "Şêx Said’e hakaret edenler ile Şêx Seîd'in torunları arasında" olduğunu belirterek, "Şêx Said darağacına giderken ‘Torunlarımıza utandıracak bir şey bırakmadık’ dedi. Torunların seni utandırmayacak" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhataplık konusundaki sözlerine “21 Mart’ta Kürt halkı muhatabın Sayın Abdullah Öcalan olduğunu gösterdi” diyerek yanıt verdi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti’nin Çewlîg mitinginde konuştu.

Miting alanını dolduran binlerce kişiyi Kürtçenin Kırmançki lehçesiyle selamlayan Uçar, yaptığı konuşmasında 4 gün sonra yapılacak yerel seçimlerin önemi üzerinde durdu.  Çewlig halkının asimilasyon politikaları ve Alevilik inancının tanınmaması karşısındaki direnişini dile getiren Uçar, “Bu direniş hiç bitmedi. Kendi ayakları üzerinde direnerek, Çewlig buna karşı durmayı başardı. Çewlîg üzerinde mevcut iktidarın kirli oyunlarının olduğunu biliyoruz. Kürt halkının unutamayacağı değerleri var. Bunlardan biri Şêx Said. Kürt halkının mücadelesinde hiçbir zaman unutulamayacak bir değerdir. Siyaseti kendi çıkarları için yürütenler Şêx Said’e hakaret etmekten geri durmadılar. Bugün iktidarın adayı ve iktidarın kendisi, Kürt halkının değerlerine hakaret edenlere ses çıkarmıyor ve utanmadan Kürt halkından oy istiyor” dedi.

‘AKP, KÜRT KATLİAMI İSTİYOR’

AKP’li bir ismin, en büyük Kürt partisinin AKP olduğunu yönündeki söylemlerini hatırlatan Uçar, “Biz tarif edelim; Kürtlerin partisi Kürtlerin halkıdır. Kürtlerin partisi dinmeyen, durmayan Kürt halkının mücadelesidir. AKP’li yetkilinin birisi en büyük Kürt Parti AKP’dir derken yaptıklarına bakalım. AKP, kayyım ile Kurdistan’da var olmaya çalışıyor. Bizler Kürt sorununun çözülmesi için yürüyüşler yaparken, AKP bütün bakanlarını yeni Kürt katliamı yapmak için ülke ülke gezdiriyor. En büyük Kürt partisi olduğunu belirten iktidar, Kürt katliamını seçimden sonrası için müjde olarak veriyor. Takdir halkındır” ifadelerini kullandı.

‘ONLAR İÇİN HUZUR CEPLERİ DOLDURMAK’ 

‘Kayyım geldi, huzur geldi’ diyen bir AKP’linin daha olduğunu dile getiren Uçar, “AKP’nin huzurdan anladığı hiçbir zaman aynı olmadı. Onlar için ceplerini doldurmak huzur. Sel felaketini yaşayan bir vatandaşın belediye başkanından yediği tekme onlar için huzur. Rant ve talan bütün ekolojik değerlerin yok edilmesi, Kurdistan’ın hafızasının yok edilmeye çalışılması onlar için huzur. Çewlîg’de son yıllarda binlerce insanımız göç etmek zorunda kaldı. Hiçbir göç AKP’nin güvenlikçi ve savaş politikalarından bağımsız değil. Çewlîg’de yıllardır bunlar belediyeyi yönettiklerini iddia ediyorlar. Çewlîg su kaynaklarının en çok olduğu yerlerden birisi ama temiz suya ulaşamıyor bu halk. AKP belediyeciliğinin bize reva gördüğü bu sisteme kabulümüz var mı?” diye sürdü.

'ŞÊX SAİD’İN TORUNLARI UTANDIRMAYACAK'

Bu seçimin Şêx Said’e hakaret edenlerle Şex Said’in torunları arasında olduğunu söyleyen Uçar, “Şêx Said darağacına giderken ‘Torunlarımıza utandıracak bir şey bırakmadık’ dedi. Biz de diyoruz ki, torunların da sizi utandırmayacak. Seçime az bir zaman kala sandığımıza, oyumuza sahip çıkmalıyız. Burada olmayanları davet edip oylarına sahip çıkmalıyız. Bir yüzyıl geçirdik bu topraklarda, bu geçen yüzyılda görmediğimiz zulüm kalmadı. İktidar istiyor ki bu yüzyılda da insanlar aynı zulümle yaşasın. İkinci yüzyıla girerken bu yılların nasıl olacağına birlikte karar verelim diyoruz. Belediye halkın kapısı değilse, çözüm adresi değilse, anadilimiz, inancımız yoksa, o belediye bizim değildir. Kürt halkının dilini, kimliğini, Alevilerin inancını yok eden iktidar Çewlig’i yönetemez” dedi. 

‘KÜRT HALKI MUHATABI GÖSTERDİ’

Bu ülkenin en temel sorununun Kürt sorunu olduğunun altını çizen Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sorunun karşısında bütün siyasi partiler çözümsüzlüğü derinleştirmek için konumlanmış durumda. Halkımızın sahiplenmesi gösterdi ki Kürt halkı ve dostları yeniden güç ve irade olmaya hazır. İmralı’daki tecrit son bulmadıkça, cezaevindeki arkadaşlarımız ne yazık ki özgür olamayacak. Bu sistemin kendini kurguladığı esas adres, İmralı’dır. Hiçbirimiz bundan azade değilsek, AKP şiddeti karşısında mücadelemizin ortak olması gerekiyor. Bir yandan göz kırpan bir yandan da Kürt katliamına imza atan bir AKP iktidarı ile karşı karşıyayız. 21 Mart’ta açığa çıkan irade, muhataplık tartışmasına giren AKP iktidarı ve onun yandaşlarına Kürt sorununun asıl muhatabının Sayın Abdullah Öcalan olduğunu gösterdi.

Kadınların gençlerin dinmeyen sloganları ve mücadelesiyle var olduk. Çewlîg bu mücadeleye her daim sahip çıktı. Hiçbir küçük tartışmalara yer vermeden çok tarihi bir yoldan yürüdüğümüzün bilinciyle ihtiyaç duyduğumuz birliği Amed’de, Çewlig’te, Colemerg’de sağlayacağız. Kürtlerin birliği bu iktidara en büyük cevap olacak. Tam da büyük kazanmanın zamanı. Çewlîg belediyesini aldık şimdiden halkımıza hayırlı uğurlu olsun.” 

Uçar’ın konuşması boyunca alandan sık sık “Jin, jiyan, azadi” sloganları yükseldi.

Çewlîg’de binlerin katıldığı mitingde söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Tayyip Erdoğan’ın  partilerine yönelik “ispatlasın” sözlerine karşı “Bizler de diyoruz ki kendini çık sen ispatla” dedi. 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin ( DEM Parti) Çewlîg mitingi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın konuşmasıyla sürdü. Hatimoğulları, “31 Mart’ta bu meydanda büyük zafer kutlamasına hazır mıyız hep beraber?” diye sorarak, konuşmasına başladı. 

AKP-MHP iktidarının Çewlîg’i hizmetsiz bıraktığını ifade eden Hatimoğulları, “Özellikle Kurdistan’daki bölgeleri dolaştığımız zaman şuna açıklıkla tanıklık ettik. Yol yok, her yer çamur deryası. İçme suyu yok. Değerli halkımızın isteklerini yerine getirenler yok. Alt yapı yok. Bu işte Kürdü asli vatandaş olarak görmedikleri içindir. Bölgeye doğru düzgün hizmet yapamayanları bu seçimde sandıklara gömecek miyiz hep beraber?” diye sordu.Kamuoyuna yansıyan ve AKP’li Çewlîg adayının evini su basan yurttaşa hakaret etmesine değinen Hatimoğulları, “Şiddet uygulayan bu iktidar anlayışa ve yönetime ki saraydakilerde Türkiye’nin tamamına şiddet uyguluyor. Sarayda aldılar sarayda. Geldiler Bingöl’de uyguluyorlar. Bu saraydan eğitim alan Bingöl’deki hırsızları Bingöl halkı sandığa gömecek mi?” dedi. 

‘HİZMET İÇİN GELİYORUZ’

Partilerinin Wan, Mêrdin gibi birçok yerde belediyecilik deneyimleri olduğunu ifade eden Hatimoğulları, şöyle konuştu: “Hizmet yapmak için geliyoruz. Siz de depremzedesiniz. Deprem bölgesinde yaşayan, fay hattı üzerinde kentinizin kurulmuş olduğu Çewlîg halkı olarak ne yazık ki yakın zamanda sizlerin 71’de yaşadığı depremin benzerini, 2003’te yaşadığınız depremin benzerini bizler de yaşadık. Depremin ne olduğunu, can kaybının ne olduğunu, kültürel değerlerimizin, evimizin yıkılmalarının tanıkları olduk ne yazık ki. Keşke olmasaydık. Ama AKP Genel Başkanı Hatay’a gidip diyor ki ‘bakın bana oy vermedi, mahzun kaldı. Hizmetsiz kaldı.’ Bunu asla unutmadık asla unutmayacağız. Bakın aynı anlayış yine Çêwlîg’de. Hizmetsizlikte sınır tanımamaktadır. Deprem bölgesi olduğu halde Çewlîg’i depreme dayanıklı TOKİ’ler yapılacak ve verilecekse ücretsiz bir şekilde verilmesini sürekli parlamentoda da, alanlarda da, meydanlarda da dile getirdik. Deprem bölgesi olan Çewlîg’de bir kez daha diyoruz ki; deprem olduğu gibi parayla evlerimizi satamazsınız. Onların evleri yapmak devletin görevidir, hükümetin görevidir ve yapmalıdır.

Ankara’da Kürtçe’ye, Ankara’da birçok dile, Ankara’da Kirmançkî’ye düşman olan anlayış, geliyor burada Zazaki müzik çalıyor. Selamlama yaparken ey AKP ey genel merkezindeki ortağı ve Çewlîg’deki küçük ortağı MHP. Siz neden Kürdün neden farklı bir halkın dilini yasaklıyorsunuz?  Bizler çok dilli belediyeciliği hep beraber hayata geçireceğiz. Yerel yönetim anlayışımızda sevgili kadınlar, özellikle bu sözler özellikle partimizin bu anlayışını siz değerli kadınlarla paylaşmak istiyorum. Belediyelerin kapıları tüm kadınlara açık olacak çünkü DEM Parti ‘Jin Jiyan Azadi’ diyen bir anlayışın partisidir. 

AMPUL’E VERİLEN HER OY 3 HİLALE GİDİYOR

Çewlîg’de AKP küçük ortağı seçim çalışmalarını ortak bir şekilde yürütüyor. İnanın ampule verilen her oydan 3 hilal çıkıyor.  Bu ampulü patlatmaya hazır mıyız? DEM Parti ile Bingöl’ü aydınlatmaya hazır mıyız hep beraber? AKP Genel Başkanı Erdoğan sanki kendisi 22 yıldır bu ülkeyi yönetmiyormuş gibi sanki muhalefetteymiş gibi ekonomik krizlerden bahsediyor ve diyor ki evet bu dipsiz kuyunun nedeni kendileri. Bugün bu ülkede açlık sınırı eğer 20 bini geçmişse, yoksulluk sınırı 57 bini aşmışsa, 50 milyon yurttaşımız açlık ve yoksulluk sınırında ise, emekliler vereceği bir promosyonu bekler bir hale gelmişse, emeklimiz elektrik faturasını, su faturasını ödeyemiyorsa bunun nedeni AKP’dir. Erdoğan kalkmış diyor ki ‘bize oy verin ekonomiyi düzeltelim’ bu halk seni zaten 22 yıldır seni orda tuttu.  

Erdoğan kalkmış bizim partimiz için diyor, ‘Eğer bir şey talep edeceklerse, önce kendilerini ispatlasın.’ Bizler de diyoruz ki kendini çık sen ispatla. Bizler bugün Çewlîg’den bu meydandan halkın iradesiyle zaten kendimizi halkımıza ispatlamış durumdayız. Sana ne hacet Erdoğan. 

BİZ HALKA HESAP VERİRİZ

Bu sene Newroz alanlarında Türkiye’de, Kurdistan’da, Ortadoğu’da Avrupa’da şunu söyledi milyonlar. ‘Kürt sorunun barışçıl ve demokratik çözümünü istiyoruz’ dediler. ‘İmralı tecridi kalksın’ dediler. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşması gerekiyor dediler. Ama onlar dayanışma içinde olan bütün halklara savaş zirveleriyle yanıt verdiler. Ve şimdi savaşa hazırlık yapıyorlar. Onların seçim vaadi, bu meydanlarda hizmet değil, savaş olmuştur. Bakın Kobanê Kumpas Davasında arkadaşlarımız yargılanıyor. Kalkmış diyor ki bize siz kendinizi ispatlayın. Buradan Kobanî Kumpas Davasında yargılanan Sebahat Tuncel’e, Ayla Akat’a, Selahattin Demirtaş’a binlerce selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Bizim sorumluluğumuz hesap vermemiz ancak ve ancak size karşı olur. Biz size hesap veririz. Biz kalkıp Erdoğan’a ne boyun eğer ne hesap verir ne de kendimizi ispatlamaya kalkarız. 

TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKÜLÜYORLAR

AKP Genel Başkanı Erdoğan çıkıp meydanlarda anlatıyorlar ki bakın aldatmacaları ve yalanları Gazze için döktüğünü söyledikleri sahte gözyaşları, timsah gözyaşlarıdır. Bakın diyorlar ki halkımız yalan mütedeyyin kardeşlerimizin duygularını istismar ediyor bu iktidar. Yalan söylüyor. Bakın inanın gittikleri her mitingde, malum Filistin halkını yanında olan değerli gençler, insanlar, pankart açıyorlar. Bakın bugün itibariyle bir kaç tane bakanlığı, İsrail’le açıklama yapmak zorunda kalmış ve aslında her şeyi belgeli olan o ticaretin yapılmadığını söylüyorlar. Adeta aklımızla alay ediyorlar. Filistin için, Mescidi Aksa’nın işgal edilmesine karşı, Gazze’nin işgal edilmesine karşı biz çocuklar ölmemeli. Hele bu mübarek Ramazan ayında hepimizin ortak talebi bir ateşkes olmasaydı ama olmadı. Buradan Çewlîg’den bir kez daha Filistinli kardeşlerimize selamlarımızı iletelim. Alkışlarımız ve zılgıtlarımız mazlum Filistin halkı için olsun. 

SEFERBERLİK RUHUYLA ÇALIŞALIM

Çewlîg halkı seçimlere sayılı günler kaldı bu sayılı günleri seferberlik ruhuyla çalışmalarımızı gece demeden gündüz demeden gitmediğimiz evlerin kapılarını çalarak, sıkmadığımız eli gidip sıkarak neden DEM partiye oy vermeleri gerektiğini anlatmak için sayılı günlerimiz kaldı değerli halkımızın desteği ve dayanışması ile alacağız. Ama biliyorsunuz ki her şey emek işidir. Her şey çalışma işidir. Bütün azmimizle bir seferberlik ruhuyla Çewlîg’deki seçimleri kazanmaya var mısınız? Değerli arkadaşlar sizden iki değerli ricada bulunacağız. Birisi oyu burada olup ama şehir dışında yaşamak durumunda olan işçi kardeşlerim, öğrenci kardeşlerim en yakın DEM Parti il ve ilçe örgütlerine gitsinler, orada isimlerini yazdırsınlar. Onların Bingöl’e gelmelerini biz DEM Parti olarak sağlayacağız, oy kullanmalarını sağlayacağız. Biliyoruz ki çok sayıda işçi kardeşimizi batıya göç etmek zorunda kalıyor. Telefon rehberimizi tarayacak mıyız? Aramalarımızı yapacak mıyız? Biliyorsunuz ki buraya oy kaydırmışlar. Bu oyların önüne geçebilmenin yolu bu çalışmadan geçiyor. İkinci bir şey bunlar çalmaktan çırpmaktan asla geri duymayanlar olarak sandıkları bilhassa gençler ve kadınlar sandıklarımızı halkımızın, onurumuzu en iyi şekilde korumak için seferberlik ilan ediyor muyuz Çewlîg gençleri? Biz bu iki şeyi yaptıktan sonra şuna inanıyoruz ki bu seçimleri biz alacağız. Emeğin, azmin, demokrasinin halkın iradesinin azminden hiçbir şey kurtulamaz.” 

Miting Bro Avis ve Ciwan Adar'ın sahne almasıyla sona erdi. 

Kaynak: https://mezopotamyaajansi.net/tum-haberler/content/view/237187