ANKARA- Bedlîs’te ilan edilen sokağa çıkma yasağına tepki gösteren Yeşil Sol Parti Bedlîs Milletvekili Hüseyin Olan, yasağın gerekçesinin kabul edilmez olduğunu belirterek, ağır ihlallere yol açan yasağın derhal sonlandırılmasını istedi.

MA'nın haberine göre; Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Milletvekili Hüseyin Olan, Bedlîs’in Xîzan (Hizan) ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarına ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Hûzeran, Akûnis, Govan, Lanîlan, Xûlepûr, Kekulan, Sûreh, Pertawan, Kuran, Mezra Pisyan köylerini kapsayacak şekilde 2 Temmuz’da ilan sokağa çıkma yasağına tepki gösteren Olan, 2015’ten 1 Ocak 2020 tarihine kadar en az 11 il ve 51 ilçede 381 sokağa çıkma yasağı ilanı edildiği bilgisini paylaştı. 

Olan, şasaklar sırasında başta yaşam hakkı olmak üzere ağır hak ihlallerinin yaşandığını ve halkın temel ihtiyaç malzemelerine ulaşım noktasında ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.

YASAKLAR AĞIR İHLALLERE YOL AÇTIX

Bu uygulamalar nedeniyle 2015 ve 2017 arasında en az 500 bin kişinin Kürdistan’dan zorla göç ettirildiğini dile getirerek Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına atıfta bulunan Olan, rapora göre en az 2 bin kişinin de yaşamını yitirdiğine dikkat çekti. Binlerce evin de yerle bir edildiğini paylaşan Olan, “Uydu fotoğraflarıyla da evlerin ve mahallelerin haritadan silindiği ifade edilmiştir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği uzun bir zaman dilimini kapsayan bu raporunda; ayrıca işkence, zorla kaybettirilme, nefret kışkırtıcılığı, acil sağlık yardımı, yiyecek, su ve yaşamsal ihtiyaçların engellenmesi, kadına karşı şiddet tanıklıklarını belgelemiştir. Her haliyle durum ortadayken iktidarın bu tutumundan derhal vazgeçmelidir” diye kaydetti.

‘GEREKÇESİ KABUL EDİLEMEZ’

Yasağın kabul edilebilir bir gerekçesinin olmadığının altını çizen Olan, “Çünkü yaşam hakkı, işkence yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği gibi pek çok temel hak ihlal edilmektedir. Süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasakları halkımızın mağdur olmasına neden olmaktadır. İktidarın bir an önce bu insanlık dışı uygulamasından vazgeçmesini talep ediyoruz” dedi.

KAYYUMLARA İŞARET ETTİ

Tetwan Belediyesi’nde yaşanan usulsüzlük ve yolsuzlukları gündeme getiren gazeteci Sinan Aygül’ün AKP’li belediye başkanının korumaları tarafından saldırıya uğramasına da tepki gösteren Olan, bu durumun belediyelerdeki kirli işleri bir daha gündeme getirdiğine dikkat çekti. 

AKP’li belediyelerin yolsuzluk ve usulsüzlüklerin adresi olduğuna işaret eden Olan, “Yerel yönetimler, seçilmiş halk iradesine karşı atanmışların usulsüzlüklerine teslim edilmiştir. Bizler, 2014’te AKP’nin her türlü usulsüzlüğüne rağmen Bitlis’te seçimlerden zaferle çıkarak, Bitlis’i demokratik belediyecilik anlayışı ile buluşturduk. Ancak halkın bu seçimine tahammül edemeyen iktidar, Allah’ın lütfu olarak değerlendirdiği darbe girişimini de fırsat bilerek, belediyemize kayyım atadı” diye belirtti.

‘HİZMET İÇİN DEĞİL RANT İÇİN’

Bitlis başta olmak üzere AKP’li belediyelerin birer rant alanına dönüştüğüne de dikkat çeken Olan, şöyle devam etti: “İktidarın söylediği gibi hizmet için değil, rant paylaşımı, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin de odağı haline geldiği kayyımların icraatlarıyla ortalığa serildi. Kayyımların ilk pratiği, çok dilli belediyeciliği hedef almak oldu. Kentimizde Kürtçe tabelaları indiren kayyım yönetimi, göreve gelir gelmez Dilan Kadın Merkezi’nin de kapısına kilit vurdu. Halkla birlikte karar alarak hayata geçirmek için başladığımız tüm projeler askıya alındı. AKP’nin hileli yöntemlerle Mart 2019’da seçimleri kazanmasıyla birlikte deyim yerindeyse Bitlis il merkezi, AKP’lilere parsel parsel peşkeş çekildi. Sadece Mart 2019-Ağustos 2021 tarihleri arasında belediyeye ait 98 ayrı gayrimenkulün satışı yapıldı. Bu satışlarla belediyenin kasasına 21 milyon 242 bin TL girmesi gerekirken, bu meblağ AKP’li müttehitlerin kasasına girdi. Çünkü AKP’li belediye yönetimi, belediyenin borçlanmalarını belediyelere ait taşınmazların satışı ile mahsuplaştırma geleneğini hayata geçirdi.”

BELEDİYENİN GAYRİMENKULLERİ AKP’LİLERE SATILDI

Bitlis Belediyesi’nin son üç yılda belediyeye ait gayrimenkullerin satışı için 222 ayrı ihale açtığını ve bu gayrimenkullerin toplam değerinin 170 milyon 660 olarak kayıtlara geçtiğini de aktaran Olan, “Satış ilanı açılan arsa ve işyerlerinden oluşan gayrimenkullerin toplam alanı, 231 bin 108 metrekareye ulaşmış durumda. Son olarak Hüsrevpaşa Mahallesi’ndeki 6 dönümlük eski itfaiye binasının da bulunduğu alanı 81 milyon TL ile açık artırma usulü ile satışa çıkarıldı. Önceki satışlarda olduğu gibi bu satıştan elde edilecek gelir, hizmet amaçlı değil, belediyenin sözde borçlarına karşılık olarak belediye kasasına girmeden AKP’lilerin kasasına girecekti. Ancak bu bedelli ihaleye katılım olmadığı için ihale ertelenmek zorunda kalındı” diye konuştu.

‘HESAPLAŞMA SEÇİMİ OLACAK’

Bitlis Belediyesi’nde olduğu gibi Tetwan Belediyesi’nin de belediyeye ait gayrimenkulleri satışıyla sürekli gündeme geldiğine de değinen Olan, “AKP’li Tatvan Belediyesi bünyesinde 12 müdürlük pozisyonunun tamamı dolu olmasına rağmen mevcut belediye başkanı, vekaleten bu kadroya başka birini görevlendirmiş ve harcama yetkisi de görevlendirilen bu kişiye verilmiştir. Bizler biliyoruz ki; Bitlis ve Tatvan Belediyelerinde yaşanan bu usulsüzlükler ve talan diğer AKP’li belediyelerde de yaşanmaktadır. Özellikle 2019 seçimlerinden sonra kayyım atanan belediyelerimiz de rant alanlarına dönüştürülmüştür. Bizler önceden olduğu gibi bundan sonra da bu rant ve talan düzenine, her alanda bu yolsuzlukları teşhir etmeye ve halkın kaynaklarını halkın hizmetine sunulması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki yerel seçimler de hem bu talan düzeni hem de kayyım rejimine karşı mücadelemizi yükselteceğimiz, tüm bu yolsuzlukların hesabını soracağımız bir hesaplaşma seçimi olacaktır” ifadelerini kullandı.

Editör: Hamza Özkan