Ayşen Şahin Aksakal yazdı: Hubris ve Mitomani, bir de bizim köfteci

Evrensel Gazetenin köşe yazarı Ayşen Şahin Aksakal yazdı: Hubris ve Mitomani, bir de bizim köfteci : Bu hafta en çok Nihat Doğan’ın sözlerini düşündüm. Nasıl oluyor da bir değil beş değil bir sürü ağızdan, hatta bizzat günlük hayatımıza da giren insanlardan, böyle hamasi, üstenci, absürt, kabul-kıyas almaz cümleler duyabiliyoruz? Ne oluyor bu insanlara? Hatırlayalım: “Beni yok ederlerse, diğer direniş hatlarını yok etmek kolaydır.

Manşet 16.09.2018, 07:17 16.09.2018, 07:17
3
Ayşen Şahin Aksakal yazdı: Hubris ve Mitomani, bir de bizim köfteci


Evrensel Gazetenin köşe yazarı Ayşen Şahin Aksakal yazdı: Hubris ve Mitomani, bir de bizim köfteciBu hafta en çok Nihat Doğan’ın sözlerini düşündüm. Nasıl oluyor da bir değil beş değil bir sürü ağızdan, hatta bizzat günlük hayatımıza da giren insanlardan, böyle hamasi, üstenci, absürt, kabul-kıyas almaz cümleler duyabiliyoruz? Ne oluyor bu insanlara?

Hatırlayalım:

“Beni yok ederlerse, diğer direniş hatlarını yok etmek kolaydır. Nihat Doğan bir misyondur, Anadolu’nun misyonudur, Anadolu insanıdır.”

Kanal D’nin yaptığı haber üzerine açıklamasına da bir daha bakalım: (Yazılı açıklamasının hiçbir noktasına, virgülüne dokunmadım, tüm imla hataları kendisine aittir.)

“Kardeşler; Karga b*kuyla deniz kirlenmez, Onlar tuzak kurdu Allah’ta onlara tuzak kurdu, muhakkakki Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır, onlar bunu bilmezler!! Kardeşlerim! biz bu alçak kartel medyasının manşetleri ile gelmedik, alçakça manşetleri ile de gitmeyiz. Biz bugünlere anaların duasıyla geldik bizi sadece Allah için sevenlerin kardeşlerimin duasıyla geldik. Bizi millet getirdi millet götürür. Eyyyy Kanal D haberin itibar suikastçileri haysiyet cellatları beni sizin ağababalarınız bitirememiş ulan siz kimsiniz kim? Nihat Doğan’ın adının altında böcek gibi ezildiğinizden anlayacak bu milletin duasının gücünü kafanızda bir balyoz gibi göreceksiniz... Hakk davası için yediğimiz linç bile güzel kazanamayacaksınız, Bitiremeyeceksiniz başaramayacaksınız vallahi yenileceksiniz billahi yenileceksiniz Nihat Doğan sakal gibidir, kestikçe daha gür çıkar...”

Sizde de “Nihat Doğan tam olarak kim?” sorusu uyandırıyor değil mi? Kim kimi Allah için ve nasıl seviyor? Nihat’ın hak yolunda ne davası vardır? Nihat’ın önemli bir direniş hattı vardı da bizim niye haberimiz olmadı?

Bu olay nezdinde, büyük açıklamaların, hamasi lafların sebeplerine odaklandım biraz.

Bu yaklaşıma eskisi kadar şaşırmıyoruz çünkü bu modellerden artık çok fazla var piyasada. Tam bizim için neden bu kadar önemli olması gerektiğini anlayamadığımız, birtakım büyük güçlerin komploları ile yıkılmaya çalışılan ama adalet, hak, hukuk, Allah yolunda direnen, mağdurken bile mağrur olduğunu bangır bangır bağıran, bir gün söylediği ile ertesi günkü tutmayan bazı insanlar. Bir taksici dahi para üstü vermek istemediğinde “Milletimiz bizi tanır, onun uğruna icabında can vereceğimizi bilir, bizim 2 lira ile işimiz olmaz” diyebiliyor. Sosyal medyadaki hesapları dışında sektörünü dahi bilemediğimiz bazı ilginç insanların, haritada yerini bilmediği şehirlerde, bu vatan için icabında Rambo gibi çatışacağına olan inancını anlattığı videolarını izliyoruz, gözlerinde rimel, yüzlerinde fondötenle. Ekranda ise her gün duyuyoruz, görüyoruz neredeyse.

Zamanında çok tartışılmıştı, bu olay nezdinde ile bir kez daha açıp okudum bu davranış şekli ile ilgili tezleri. İki farklı teşhisten, bu tip durumlar için bahsediliyor. Toplumsal vaziyet bu iki sendromdan rahatsız olanların parlamasına zemini müsait hale getiriyor.

Birincisi Hubris Sendromu. Hubris, Antik Yunan’da kibir anlamına geliyor. Tanrısal Ego Sendromu olarak bilinen hubris, narsist kişilik bozuklukları arasında sayılıyor.

2006 yılında Owen’in “Abartılı gurur, baskın bir kendine güven ve kendinden başkaları için içten bir küçümseme duygusu ile gerçeklikten kopuş” diye tanımladığı hubris, 2009 yılında Brain dergisinde yayımlanan, David Owen ve Jonathan Davidson’un Amerikan ve İngiliz başkanlarını ele aldığı makale ile sendrom kimliğini kazanmış. Tony Blair, Margaret Thatcher ve hatta Richard Nixon’ın dahi bu sendromdan muzdarip oldukları da irdelenmiş.

Aşağıdaki belirtilerin en az 3’ünü gösteren biri için hubristen bahsedebiliriz deniliyor:

1. Dünyayı öncelikli olarak güç gösterisi ve zafer arayışının arenası gibi görmeye yatkınlık.

2. Kendi imgesini zenginleştirmek için kendisini hep iyi gösterecek durumlarda bulunmaya eğilim.

3. İmaj ve görünümle ilgili orantısız kaygı.

4. Gündelik etkinliklerinden mesihvari bir tarzda bahsetmek ve yüceltilmeye yatkınlık.

5. Kendisiyle ulusu ya da kurumu özdeşleştirmek, kendi bakışı ve çıkarlarıyla ulusun/kurumunkini özdeşleştirmek.

6. Kendisinden üçüncü tekil şahıs zamiriyle ya da “biz” diye söz etmek.

7. Kendi yargılarına aşırı güven ve başkalarının öneri ve eleştirilerini küçümsemek.

8. Her şeyi kişisel olarak başarabileceğine dair kadiri mutlaklık hissi ve abartılmış kendine inanç.

9. Çevresindeki fanilere ya da halka değil, tarih ve/veya Tanrı’ya hesap vereceği inancı.

10. Tanrı ve/veya tarih karşısında haklı bulunacağına dair sarsılmaz inanç.

11. Sıklıkla artan bir yalnızlaşmanın eşlik ettiği gerçeklik duygusunun kaybı.

12. Huzursuz, acelecilik, pervasızlık ve dürtüsellik.

13. Ahlaki doğruluğu pratiklik, bedel ve sonuçların değerlendirilmesini önlemek için kullanma.

14. Aşırı öz güven, işlerin ters gidebileceği düşüncesinden yoksun, uygunsuz politikalar oluşturmak.

Hubris tüm dünyada özellikle siyasi figürler üzerinden inceleniyor ve akademik makalelerde yer alıyor. Bunun sebebi narsistik ögelerin etraftan gelen takdir ve ilgi ile pohpohlanması ve statü, para, güç ile beslenip hubrise dönüşmesi.

Diğeri ise psikolojik bir rahatsızlık: Mitomani.

Bazen duyduğumuz ifadelerin 24 saat içinde birbiri ile çeliştiğine, bir insanın bu kadar kısa sürede nasıl taban tabana zıt iki fikri, tamamen o an bulunmuş tutarsız temellerle meydan muharebesinde kendini kılıçla savunur gibi savunduğunu görüp şaşırırız ya, gerçekten inandıkları için oluyormuş.

Mitomani, yalan söyleme hastalığı. Bundan muzdarip olanlara mitomanik deniliyor. Önceleri bahane uydurmak ile başlıyor, sonra bu bahaneler yalana dönüşüyor. Mitomanikler, sistematik olarak yalan söylüyor ve buna öncelikle kendileri inanıyor. Suçluluk psikolojisi ile hareket etseler de asla vicdan azabı çekmiyorlar. Yalanlar ortaya çıktıkça daha büyük bir yalana geçip sonunda kontrolü kaybediyorlar. Yalanlarından pişmanlık duyan birisi, ne kadar yalancı olursa olsun mitomanik olarak tariflenmiyor.

Bu hastalığa sebep olan başlıca nedenler şöyle sıralanıyor:

* Doğru söylediğine inanılmaması

* Kişilik bozukluğu

* Onaylanma ihtiyacı

*  Aşağılık kompleksi

*  Çocukluk döneminde maruz kalınan istismarlar

Peki karşımızdaki bir mitomanikle ya da hubris ile nasıl mücadele edebiliriz? Bu yanıtı kolay bir soru değil. Mitomanik için yumuşak şekilde yardıma ihtiyacı olduğunun anlatılması gerekliği söyleniyor ama hubris zaten belirli bir gücü elinde tutanda görüldüğü için mücadelesi çok daha zor addediliyor.

Makale yayımlandıktan kısa bir süre sonra bu konuyu pek çok köşe yazarı ülkemizde de çeşitli örnekler üzerinden dile getirmişlerdi. Kadri Gürsel’in de o zamanların Milliyeti’nde yazdığı 10 Ocak 2010 tarihli yazısı incelenebilir.

Peki biz ne yapalım? Bu tip durumlarla karşılaştığımızda, bunun toplumsal değil, bireysel bir güç ve ego zehirlenmesinden kaynaklandığına odaklanarak kendimizi rahatlatabiliriz.

Ancak toplum bunlara itibar gösterdikçe sendrom derinleşecek, ilgisini azalttığında ise daha sakin seyredecektir.

Psikologlar kızacak ama seanslar sonunda duyacağınız cümleyi peşinen yazacağım buraya. Bir teselli olarak bilmemiz gereken “Bunun bizimle bir ilgisi yok”, hubrisi biz yaratmadık. İçimizi ferah tutabiliriz, baş edebileceğimiz bir durum değildi, pohpohlayarak güçlendiren de biz değildik, biz gerçekleri hep açığa söyledik. Alkışı esirgemeyenler, böyle de kabul gösterenler, biraz kendilerinde sorumluluk arayabilir. Ama sorun bizde değil.

Hubrislinin de mitomaniğin de kendisiyle yaşaması zor, hepsine kolay gelsin diyeceğim ama içimden de gelmiyor, acil şifalar dileği belki daha doğru olur.

Biliyorum bu hafta, güzel şeyler anlatmadım, film ve kitap da yok. Ama insan, neyle mücadele ettiğini bilince daha iyi hisseder diye düşünerek yazdım. Bizi eninde sonunda bilmek kurtaracak. Bilmemeyi tercih etmezdik eminim.



Tam olarak nasıl bir misyon olduğunu anlayamadığım Nihat Doğan’ın karşısına mahallemizin köftecisini koymak istiyorum. Adı: Meşhur ama isimsiz köfteci. Yolun soluna astığı minik bir levhası, sağda ise ufacık bir mekanı var. İsim yapmaya ihtiyacı yok, misyonu iyi köfte yapmak ve insanlara iyi hizmetle, iyi fiyata satmak. İsmini duyurmak ve sokakta tanınmak hırslarından fersah fersah uzakta, ufak ufak iyileştiriyor işlerini.

Mütevazılığı ile doyuruyor, Nihat’tan daha çok Anadolu duruyor. Meşhur olma kaygılarıyla, isimlerden marka yaratma derdimizle inceden dalgasını geçiyor.

Bir gün Nihat Doğan’ın direniş hatlarının orada çatışma çıksa, kendisinin farkında bir birey olarak, yan yana olmak için çok daha güvenilir duruyor.

Herkese, sevdikleriyle birlikte, mütevazı, sakin, sıradanlığın huzurunda vukuatsız bir pazar dilerim.






banner3
Yorumlar (0)
12°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Bursaspor 18 30
7. Tuzlaspor 17 30
8. Ankara Keçiörengücü 17 28
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 19 28
8. Real Betis 20 27
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü