Tarih resmi törenlerde gizlidir... (ilk hikayem)

Kentin düşman işgalinden kurtuluşunun 72. Yıl dönümü törenleri kutlanıyordu... Dondurmacı kıyafeti giydirilmiş çocuklar 'Halk Oyunları Ekibi ' olarak Devlet Erkanının karşısına çıkmış, Elazığ yöresine ait olduğu belirtilen oyunu kan ter içinde oynuyorlardı.

Etraf balon ve bayraklarla süslenmiş, öğretmenler peşlerine taktıkları çocukların başında bir gardiyan gibi duruyordu. Bütün öğretmenler öğrenci grubunun sağ tarafında ortada bekliyordu.

Herkes ip gibi dizilmiş, düşman işgalinden kurtulduğumuz bugün günün anlam ve önemini belirtecek konuşmayı yapacak olan Sayın Vali'yi bekliyordu.

Ama, Sayın Validen önce bir çocuk çıktı kürsüye... 'Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selâmlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım." şiiriyle gökyüzünde uçan kuşları bile neredeyse selama durdurdu...Ama, Karga hariç!

Şiir güzeldi (!) tabi ama Karga yine yaptı yapacağını ve 'Böyle şiire biz Kargalar bile güleriz' diyerek ne kadar lanetli bir Kuş olduğunu bir kez daha gösterdi.

Gülen Kargalar isyanının ardından bölgede geniş çaplı Karga operasyonu başlatılırken sunumu yapan genç kadın öğretmen, 'Günün anlam ve önemini belirten konuşmalarını yapmak üzere Sayın Valimiz Ertuğrul Köseoğlu'nu kürsüye davet ediyoruz' diyere heyecanlı bir sunum yaptı.

Alkış, kıyamet... 74 yaşında ki Kore Gazisi bile 50 yıl önce ki heyecanla ayağa fırladı... 'Vali Bey Hazretleri çok yaşa' diye bağırdı! Valiyi alkışlayan kalabalık birden Kore Gazisine döndü... Kundura Tamircisi Sıtkı, ' Yaşa Paşa yaşaaa!!!' diye bağırınca birden tüm kitle Sıtkı'yı alkışlamaya başladı. Düşman işgalinden kurtuluş günü tam bir halk bayramına dönüşmüştü.

Devletin Valisi ise, kürsüde kalakalmış ve Yaşlı Kore Gazisi ile Kunduracı Sıtkı denilen küçük esnaf yüzünden adeta orada unutulmuştu. Kore Gazisi omuzlara alınmış, Kunduracı Sıtkı ise bir çok kişiyi arkasına alarak alanda yürüyüş yapmaya başlamıştı.

Vali Bey bu işe çok bozuldu. Koca Devletin Valisi günün anlam ve önemini belirten konuşmasını bir türlü yapamıyordu ve müdahale edende yoktu. Vali Bey koruma memurunu çağırdı ve normal tören tertibine geçilmesi uyarısında bulundu, Koruma Memuru da sunumu yapan genç kadın öğretmen Zeliha'ya tören alanında ki tertibin yeniden sağlanması için anons yapmasını istedi. Vali Bey’den izin isteyerek anons yapan Zeliha Öğretmen, tören alanında toplananlara ‘Sayın Valimiz günün anlamın ve önemini belirten konuşmalarını yapacaklardır. Lütfen tören alanında ki yerimizi alalım. Şimdi sözü Sayın Valimize bırakıyoruz’ dedi ama yurttaştan biri ‘Yılda bir düşman işgalinden kurtuluyoruz. Bırakın da ağız tadıyla kutlayalım. Sayın Vali gelecek yıl konuşsun’ deyince ortalık iyice gerildi.

Tören zıvanadan çıkmıştı, Devlet töreni, vatandaş törenine dönmüştü. Protokolde oturan Garnizon Komutanı Sadi Kırkbiroğulları Paşa, Devletin ve milletin bekasının tehdit altında olduğunu hissetti. Düşman İşgalinden Kurtuluş törenini hazmedemeyen dış mihraklar içeride ki işbirlikçi hainlerle birlikte devletin bölgede ki itibarını sarsan bir tertibin içine girmişlerdi.

Paşa’nın talimatıyla önce Bando Takımı devreye girdi… Bandonun çaldığı müzik ile kendi arasında bir bağ kuramayan ve bandonun çıkardığı müzikten rahatsız olan vatandaşlar teslim olarak törende ki yerlerini almaya başlayınca dış güçlerin ülkemiz üzerinde oynamaya çalıştıkları bir oyun daha Sadi Paşa'nın öngörüsüyle bertaraf edilmişti. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızda ki asil kanda mevcuttu.

Sözde Kargalar, dış güçlerin maşası olan Sözde Kore Gazisi ve Sözde Kunduracı Sıtkı’nın devletimize karşı içine girdikleri hain girişim Muvaffak olamamış ve devlet-millet buluşması engellenememişti.

Vali Bey konuşmasını yaptı… Devletin Valisinin konuşmasından bir şey anlamayan milleti asıl heyecanlandıran birazdan sahnelenecek olan düşman işgalinden kurtuluşun temsili olarak canlandırılmasıydı. Ancak yıllardır her törende düşman askerini oynayan Kadrolu Memur olan ekip ahali içinde Vatan hainliğiyle suçlanıyor ve her törenden sonra milliyetçi bir gruptan dayak yiyorlardı. Artık temsili törenlerde vatanın askeri olmak isteyen 'Kadrolu Düşman askerlerinin' bu konuda Valiliğe yaptıkları resmi başvuru reddedilmişti. Vali Bey, düşmansız temsili bir düşman işgalinden kurtulmanın mümkün olmadığını ve bu kişilerin düşman askeri olmaya devam etmesine karar vermişti. Bu da bir vatan göreviydi ve mutlaka yerine getirilmeliydi. Ancak Temsili-Kadrolu düşman ekibinin sahneye çıkmama ısrarı üzerine işlerine son verilmiş, Erzurum’un Pasinler İlçesi Kaymakamlığından ricada bulunulmuş ve temsili düşman askeri ekibi getirilmişti. Mermiler sıkıldı, Pasinler’den gelen düşman askeri süngülerle, Alla Alla nidalarıyla yok edildi’

Zor bir gün olmuştu… Devletin Resmi töreni bir takım dış ve iç düşmanın saldırısına rağmen başarıyla sonuçlanmış ama devlete isyan ederek, vatan-millet şiirine selam vermeyen durmadan gülen Sözde Kargalar ile ilgili operasyonda sonuçlanmış ve tören alanı üzerinde uçtuğu tespit edilen bir çok sözde Karga ölü olarak ele geçirilmişti.

Düşman işgalinden kurtuluş törenlerinin yapıldığı bu tarihi günde devletimiz yine çok büyük bir tehlikeyi atlatmış ve bölgede devlet otoritesi yeniden tesis edilmişti.

Düşman İşgalinden Kurtuluş Bayramı bile olsa devlet nasıl isterse o şekilde kutlanabilirdi. Bir kaç vatandaşın başına buyruk kutlama çabası devlet otoritesini sarsmaktan başka bir işe yaramazdı, ancak devlet her zaman güçlüydü ve üstesinden gelemeyeceği düşman yoktu.