banner55

Hukukçular AİHM'in kararına ilişkin hükümetin iddialarına yanıt verdi

Hukukçular Kerem Altıparmak ve Başak Çalı, AİHM Büyük Daire’nin Demirtaş kararına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un iddialarına yazdıkları makaleyle yanıt verdi.

Manşet 09.01.2021, 17:26
29
Hukukçular AİHM'in kararına ilişkin hükümetin iddialarına yanıt verdi

ANKARA - Hukukçular Kerem Altıparmak ve Başak Çalı, AİHM Büyük Daire’nin Demirtaş kararına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un iddialarına yazdıkları makaleyle yanıt verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire tarafından Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği karar ardından Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un yaptığı açıklamalara Avukat Kerem Altıparmak ve Uluslararası Hukuk Profesörü Başak Çalı, makaleyle yanıt verdi. Hukukçular, “Esastan Bağlayıcı: AİHM Büyük Daire Selahattin Demirtaş Kararı” başlıklı, İnsan Hakları Okulu (İHO) bünyesinde bir makale kaleme aldılar.

UÇUM’UN İDDİALARI

Erdoğan, Soylu ve Bahçeli’nin “AİHM kararlarının bağlayıcı olmadığı” iddiasını dillendirmelerine rağmen buna hukuki olarak ayrıntılı gerekçeler sunmadıklarını belirten Altıparmak ve Çalı, konuya ilişkin hukuki temel bulmaya çalışan ilk açıklamanın Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan geldiğini belirttiler.

Uçum’un, 28 Aralık 2020 tarihinde Hürriyet gazetesine verdiği mülakatta AİHM Büyük Daire’nin Selahattin Demirtaş kararının neden yanlış olduğuna ve uygulanması gerekmediğine yönelik sözlerini hatırlatan makalede, Uçum’un iddialarını üç başlık altında sıralandı:

“* Birinci iddia AİHM kararlarının -ve Anayasa Mahkemesi kararlarının- esastan bağlayıcı olmadığı iddiasıdır.

* İkinci iddia, Demirtaş başvurusunun 2016 yılındaki tutuklamaya ilişkin olduğu ve 2019 tutuklaması açısından iç hukuk yollarının tüketilmediği ve bu nedenle bu tutuklama nedeniyle AİHM’e başvuru koşullarının henüz oluşmamış olduğu iddiasıdır.

* Üçüncü iddia ise AİHM’in bu kararı siyasi bir saldırganlıkla verdiği yönündedir. Öyle ki kendisine göre bu hem siyasi yönü baskın hukuki yönü zayıf hem de AİHM hukukunu tümden değersizleştiren bir karar. Sanıyoruz, hem Erdoğan hem de Soylu tarafından dillendirilen, bu kararın İspanya hakkında 2009 yılında AİHM’in bir dairesi tarafından verilen Herri Batasuna ve Batasuna kararı içtihadına aykırı olduğu iddiasını da bu kapsamda değerlendirmek mümkün.”

‘ESASTAN BAĞLAYICI OLMADIĞI’ TEZİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, AİHM’in Demirtaş kararının uygulanmaması yönündeki iddiasının ele alınan makalede,“AİHM kararlarının esastan bağlayıcı olmadığı” iddiasına karşılık, “AİHM kararları hem Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleri hem de kendi anayasa hukuku bakımından bağlayıcıdır” denildi.

AİHM kararlarının Sözleşmeci Taraf Devletler bakımından bağlayıcı olduğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 46’ncı Madde altında şüphe ve çarpıtmaya el vermeyecek şekilde ifade edildiğine dikkat çekilen makalede, “Türkiye Cumhuriyeti AİHS’e taraf bir devlettir.AİHS’e taraf devlet olmak, AİHM’in zorunlu yargı yetkisini tanımayı ve bu yargı yetkisinin kullanılması sonucu verilen ihlal kararlarının gerektirdiği ihlal giderici tedbirleri almayı gerektirmektedir. Bütün AİHS sistemi, AİHM kararlarının haklarında ihlal kararı verilen taraf devletler bakımından bağlayıcılığının tartışmaya açık olmaması ve gereken tedbirlerin yerine yetirilmesi için gerekenin yapılacağına dair iyi niyet ve güven üzerine kuruldur” diye belirtildi.

‘2019 TUTUKLAMASI’

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum’un ikinci iddiası olan “AİHM’in 2016 yılında verilen ilk tutuklama konusunda karar verebilecekken, 2019 yılında verilen ikinci tutuklamaya ilişkin karar veremeyeceği”ne ilişkin makalede, şunlar yer aldı: “Birincisi, Türkiye’nin Osman Kavala vakasında da görüldüğü üzere ‘tutukla-tahliye et-yeniden tutukla’ ya da seri tutuklama yöntemini bir araç olarak kullandığı şüphesi, tüm Avrupa Konseyi kurumlarında yerleşmektedir. Gerçekten de AİHM önünde yürüyen sürecin uzunluğu dikkate alınarak, bir kişi tam AİHM kararı çıkmak üzereyken veya hemen karar çıkıp ve henüz kesinleşmeden önce başvurunun yapıldığı tutuklamadan tahliye edilip, başka bir suçtan tekrar tutuklanmaktadır. Osman Kavala vakasında, ikinci tutuklama AİHM Daire kararı verildikten ve fakat kesinleşmeden önce gerçekleşmiştir.

SERİ TUTUKLAMA YÖNTEMİ

İkincisi seri tutuklama yöntemi Demirtaş kararının ana konularından biridir. Demirtaş, Büyük Daire duruşmasından iki gün önce 6-8 Ekim 2014 Kobane olayları ile devam eden tutuklu yargılamasından tahliye edilmiş ve tam hapisten çıkması önünden hiçbir engel kalmadığı anda 6-8 Ekim 2014 Kobane olaylarına referansla ancak başka bir dizi suçlama ile yeniden tutuklanmıştır. Demirtaş'ın Kasım 2016’da tutuklanması ile Eylül 2019’da yeniden tutuklanması arasında bir devamlılık bağı olduğunu değerlendiren Büyük Daire’nin bu tespitinin yine davada saptanan 18. madde (Sözleşme’de korunan haklarının hukuk dışı amaçlarla sınırlandırılması yasağı) ihlalinden bağımsız düşünülmesi mümkün değildir. Gerçekten de hem Demirtaş’ta (hem de Kavala’da) Mahkeme, başvurucuların Sözleşme’de gösterilen nedenlerle değil ve fakat hukuk dışı siyasi amaçlara ulaşmak amacıyla tutuklandığını tespit etmiştir. Demirtaş kararı bu hukuk dışı siyasi amacı ‘çoğulculuğu boğma ve siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlama olarak ifade etmektedir. Üstüne üstlük bu tespit, yıllara yayılan bir şekilde çok sayıda yargı merciinin faili olduğu bir ihlal niteliğini ortaya koymaktadır. Büyük Daire, Demirtaş’ın 2019 yılında beş yıl önce yaşanmış şiddet olayları ile ilgili olarak olayların üzerinden 4 yıl geçtikten sonra tutuklanmasının, sonra tahliye edilmesinin ve yine aynı sebeplerle yeniden tutuklanmasının hukuk mantığı ile açıklanmasının mümkün olmadığını söylemektedir. Böylece Uçum, ortada sanki gerçekten iki farklı tutuklama varmış gibi yaptığı yorumda bu açık ve ağır ihlali tümüyle göz ardı etmektedir.”

AİHM’İN ‘SALDIRGAN BİR TAVIR SERGİLEDİĞİ' TEZİ

Uçum’un gündeme getirdiği AİHM’in “Türkiye düşmanlığı” tezinin komplo teorisinden öteye gitmediğini ifade edilen makalede, AİHM, 1990 yılından başlayarak Türkiye’den düzenli olarak başvuru alan, bu başvurular ile ilgili olarak hükümet lehine on binlerce kabul edilemezlik kararı vermiş bölgesel bir insan hakları mahkemesi olduğu vurgulandı. Hem uluslararası hukuk hem de Türkiye’nin anayasa ve kamu hukuku açısından AİHM kararlarının esastan bağlayıcı olduğunu belirten Altıparmak ve Çalı, makalelerinin sonuç bölümünde şu ifadelere yer verdi: “Uçum, bazı kararların yerine getirilmesi için yeterli görülebilecek yargılamanın iadesi yönteminin ihlalin niteliğine bakılmaksızın tüm karar tipleri için de geçerli olacağını ileri sürmektedir. Oysa bu yazının gösterdiği üzere bu iddianın hiçbir dayanağı olmadığı gibi bizzat AİHM ve AYM önünde aksini gösteren çok geniş ve tutarlı bir içtihat mevcuttur. Demirtaş kararı, bu içtihatla uyumludur ve Uçum’un iddialarının aksine, AİHM’in kararı veriş yöntemi ve hükmü kuruşu AİHS’in kötü niyetli ihlaline izin vermeyen, Sözleşme’nin ruhuna ve lafzına uygun bir karardır.

TUTUKLULUK AYRINTILI İNCELENDİ

AİHM Büyük Daire kararı Demirtaş’ın neden tutuklu olduğunu mahkemelerin sunduğu gerekçelere tekrar teker bakarak ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Türkiye’nin ikinci büyük muhalefet partisi lideri ve bir milletvekili olarak yaptığı bu konuşmaların hiçbirinde suç şüphesi teşkil edecek bir şiddet çağrısı bulunmadığını ve Demirtaş’ın yalnızca ülkedeki çözüm süreci çöktükten sonra ve faillerinin halen ortaya çıkarılmadığı vahim şiddet olayları yüzünden tutuklu yargılanması için yerel mahkemelerin ilgili ve yeterli hukuki delil sunmadığını tespit etmiştir.

Demirtaş davası, AİHM’in kararına göre siyasi bir yargılamadır. Kararın gerektirdiği bireysel ve genel tedbirlerin yerine getirilmesi hem bu ve hem de buna benzer siyasi baskı yargılamalarının sona ermesinden geçmektedir. Halen devam eden tartışmalardan ve yeni yayınlanan ‘6-8 Ekim İddianamesi’nden anlaşıldığı kadarıyla, Türkiye kararı uluslararası hukuk ve kendi anayasa hukuku ve iç hukukuna aykırı bir şekilde bu karardaki bireysel tedbirleri uygulamamak için bir strateji oluşturma çabası içindedir.”

Makaleye şuradan ulaşabilirsiniz: "link "

(MA)

Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
2020- 2021 Yılın Şampiyonu Hangi Takım olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56