AMED - Aram Yayınevi, tarih ve inceleme alanında 2 yeni kitabı okuyucuyla buluşturdu. 

Aram Yayınevi, üçü Kürtçe 9 kitabın ardından 2 yeni kitap daha okuyucuyla buluşturdu. Mustafa Gezgör’ün “Med Tarihi ve Kültürü” ile Nurcan Ege ve Argêş Aslan’ın “Demokratik Yönetim, Demokratik Otorite” kitapları raflardaki yerini aldı. 

MED TARİHİ VE KÜLTÜRÜ

Aram Yayınevi’nden daha önce 12 Eylül Askeri Darbe döneminde yazdığı şiirlerin yer aldığı kitabı çıkan Gezgör, “Med Tarihi ve Kültürü” kitabıyla “Nasıl bir mirasın sahipleriyiz?”, “Nasıl bir direnişi öne çıkarmalı” ve “Nasıl bir yaşam tarzı olmalı” sorularına yanıt arıyor. Kitap, 232 sayfadan oluşuyor. 12 Eylül Askeri Darbe’nin en ağır koşullarının yaşandığı Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde yazılan kitabın arka kapak yazısında şu ifadeler yer aldı: “Baskı aygıtlarını tutsakları sindirmek ve teslim almak için sonuna dek kullanan askeri yönetim karşısında, tutum ve tavırlarını köklerinde arayan tutsak iradesi duruyordu. Arayışın değer ve önemi direniş geleneklerinde saklıydı. Nasıl bir direniş hattı oluşturulacağı salt güncel bir sorun değildi. Aynı zamanda tarihi mirası, ideolojik ölçülerle yeniden değerlendirmeyi gerektiriyordu. ‘Nasıl bir mirasın sahipleriyiz?’ sorusu cezaevlerinde olduğu kadar genel devrimci sahada da can alıcı öneme sahipti. Mirasın düalisttik karakteri, güncel karakterde insana ne oldukları kadar ne olmadıklarını da anlatan kimliksel çıkarımlarda bulunuyordu. Ne olduklarını gösteren Demirci Kawa olduktan sonra, olmadıkları kimlikler de iktidarcı-egemenlikçi güçler olacaktı. Bu anlamda köklerin karakterini anlamak, şimdiyi anlamaktı. Bu manada ‘Med Tarihi ve Kültürü’ adlı eser egemenlikçi ve iktidarcı zihniyetlere karşı o günkü koşullarda olduğu gibi günümüze de ‘Nasıl bir direnişi öne çıkarmalı’, ‘Nasıl bir yaşam tarzı olmalı’ sorularına en iyi yanıtları verebilecek güçlü mesajlarla dolu önemli tarihsel bir belge olma özelliğini koruduğu rahatlıkla söylenebilir.”

DEMOKRATİK YÖNETİM, DEMOKRATİK OTORİTE

Yazarlar Nurcan Ege ve Argêş Arslan’ın kalemi aldığı “Demokratik Yönetim, Demokratik Otorite” inceleme kitabı 175 sayfadan oluşuyor. Kitapta iktidara karşı demokratik otorite ve demokratik yönetiminin tarihsel, toplumsal ve kültürel mecralarına dair incelemeler yer alıyor. Kitap öz savunma ve özyönetim deneyimlerine “demokratik yönetim ve demokratik otorite” ışığında mercek tutmaya çalışıyor. 

İktidarcı ve devletçi siyaseti de bu kapsamda ele alan kitabın arka kapak yazısında şunlar belirtildi: “İdarecilik anlamındaki iktidarcı-devletçi siyasette geçmişten günümüze iktidarın ve iktidarcıların kendi sorunlarını çözmek için en kötü durumda yıkımlara varan kanlı iktidar savaşları, ‘en iyi durum’da ise iktidar paylaşımlarına gitmekten başka bir çare ve yol bulamadıkları görülüyor. Buna alternatif olarak demokratik komünalistlerin iktidara karşı özgürlük, farklılıklar temelinde eşitlik, adalet, demokrasi, demokratik otorite ve demokratik yönetim esaslarında zihniyet ve vicdan devrimi yaşayıp, yalana ve zora dayalı bütün hiyerarşileri aşmayı hedefleyen tarzda, yeni paradigmayı bu temelde inşa ettikleri de biliniyor. Katı ulus devletlerin ve bunların şoven sahiplerinin her türden tehdit ve kanlı saldırılarına, küresel güç ve iktidar odaklarının yürüttüğü halkların özgür iradelerini teslim alma hesap ve operasyonlarına rağmen, Rojava’dan Bakur’a öz yönetim ve öz savunma devrim ve hamlelerine kadar bu mücadelenin somut tarihsel-toplumsal sonuçlara yol açtığı ve daha fazlasıyla da buna gebe olduğu açıktır. Öz savunma savaşlarında yaşanan büyük zorluk ve sıkıntılar, geçici mevzi kayıpları bu gerçekliği ortadan kaldırmadığı gibi, egemenlerin öfke ve telaşı aslında gerçekliğin itirafı olarak yansıyor: Katı ulus devlet iktidarları çözülüyor, küresel iktidar güçleri kriz ve kaosa cevap olamıyorlar. Çözüm daha fazla halkların, toplumların kendi özgür demokratik iradelerinde aranır olmaya başlamıştır.

 Kuşkusuz demokratik otorite ve demokratik yönetimden söz ettiğimizde temel referansımız ahlaki ve politik toplum gerçeğidir; diğer bir ifade ile demokratik toplumun (komünalitenin) kendisidir. Bu çalışmanın temel doğrultusu da iktidara karşı demokratik otorite ve demokratik yönetimi doğal, tarihsel, toplumsal kültürel mecrasından izleyip, kavram-kuram ve kurumlarıyla anlamaya çalışarak, ahlaki ve politik toplumun çağdaş ve güncel ifadesi olan demokratik toplum açısından yeniden ele alınması ve yorumlanması çabasına mütevazı bir katkı sunma gayretidir.”