Belediyeler demokrasinin beşiğidir.
İyi ve kötü hayatın inşası mahali idareden geçer.
Doğru işleyiş ve yönetim temiz hava ,temiz çevre ,temiz su 'aydınlanma ve toplumsal iç barışın tesisi mahalli idarelerden başlar.

Kentin çağdaş mimari ve çevre düzenlemesi mümkündür.
Kentin tarihi ve doğal yapısını korumak sorumluluğunu taşımak gerekir.
Spor kompleksleri açarak yeni nesillerin sağlıklı beden ve ruh gelişimine katkı sağlar.
Her mahallede bir halk evi açarak müzik folklor tiyatro sinema eğitim ve hizmetleri verilmelidir.
Bedensel engellilerin barınma iş aş ulaşım eğitim sorunlarına çözüm üretilmelidir.Ekolojik ve ekonomik tarımı işletmeli.
Kooperatifçiliği yaygınlaştırmalı.
Anadilde eğitim kurumları açılmalı ve işletilmelidir.
Sanat kültür festivalleri ile sosyal hayat canlandırmalı.
Böyle toplumsal hayati önem arzeden bir görevin şartlarını yerine getirmek için bir mühendis olmak yetmiyor.
Bir doktor olmak yetmiyor.
Bir avukat olmak da yetmiyor.
Bir öğretmen olmak da yetmiyor. 
Bir müteahhit olmak yetmiyor.
Ağa şeyh ve holding olmak da yetmiyor.
O zaman ne yetiyor.
Evet aydın devrimci olup halka sevdalı olmak gerekiyor.
Aydın bilinciyle bütün meslek odaları,sendikalar ,Barolar,
TTB,TMMOB ,SES,Eğitim-Sen kurumları ve dürüst bir ekip ile sorunların üstesinden  gelinir.
Bu özgüveni cesareti ve kültürel bilinci taşıyan şahsiyetlerin belediye başkanı il meclis ve belediye meclis üyeliğine aday adaylığına saygı duyarım.
Ama ne yazık ki çok insan gördüm belediye başkanı başkan yardımcısı ve meclis üyesi oldular .Bir tavuk kesme ,cesaret ve becerisine sahip olmadıkları İçin koltuklara ve makam arabalarına kene gibi yapışıp,lacivert takım elbise ve kravatla süreyi hiçbir proje üretmeden uzun yılları geçiştiriyorlar.
Bu düzen partilerinde olsa anlarım.
Çünkü onlar siyaseti rant ve kariyer hesabıyla siyasete bakıyor.
Ama HEP ,ten HEDEP,e bu demokratik Kürt siyasal çizgisi burjuva partilerinin anlayışı gibi kimsenin yaklaşmaya ve böyle görme yetkiyi böyle hor kullanma hakkına sahip olamaz.
Günahtır ayıptır hem milletvekili hemde belediyecilikte yanlış yaklaşan olursa hainlik ve alçaklıktır.
Maalesef siyasi çevremizde gördüğüm böyle kendini örgütleyen fırıldak çoktur.
Şahsen 45 yıl asgari bedeller ödediğim halde böyle makamlara bir başvuru hakkını kendime tanımak İçin kendi kendimle cebelleşiyorum.Yoksa öz güven cesaret ve çok değişimi halka inanç güven ve desteğiyle başaracağıma sonsuz güven duyduğum halde terbiyemiz bizi sorguluyor.
Koşullar geçit vermiyor.
Hatta sistemin adaletsizliğine maruz kaldığımız kadar kendi kurum ve yoldaşlarımızın devrimci yurtsever tutumla bağdaşmayan maddi ve manevi koşularla karşı karşıya kalıyoruz.
Ne demek 45 yıl çizgiye hizmet 'tutuklanma 'işkence'sürgün ondan sonra geçim pahalılığı karşısında yok 15-20 bin lira para yatırıp başvurabilirsiniz şartı doğru görmüyorum .
Bilmiyorum haksızmıyım doğrusu?
Böyle bir sürece girdiğimiz İçin görüşlerimi dost ve arkadaşlarla paylaşmak bir nebze vicdanımı rahatlatıyor.
Lütfen bu başvuru yapanlar ne kadar bu partiye emekleri bedeleri vardır.
Yarın seçildiklerinde bu halka hizmet olarak ne verebilecekler.
Yoksa kese ve kariyer hesabıysa vallahi ilahi adalet şehitlerin hak ve hakkaniyetini bu mazlum halkın çocuklarının kanı üzerinden hesap yapmak burunlarından fitil fitil çıkarır.
Vicdan insanın başını koyduğu en rahat  yastıktır.

Dijital Din Nedir? -3- Dijital Din Nedir? -3-


 

Editör: Hamza Özkan