AMED - Kanaat önderleriyle buluşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, seçmenlere çağrı yaparak, “Oyumuzu kullanalım, sandıklarımıza sahip çıkalım ve Erdoğan’ı bu ülkede bir başkan olarak görmediğimizi ispat edelim” dedi. Siyasetçi Ahmet Türk ise, Kürtlerin birlik fotoğrafını ortaya çıkarması gerektiğini söyledi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Kürt siyasetçi Ahmet Türk ve bölge milletvekillerinin, Amed’de 2’nci tur cumhurbaşkanlığı seçimi kapsamında temasları sürüyor. Eş Genel Başkan Buldan ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekilleri Cengiz Çandar, Sevilay Çelenk, Mehmet Kamaç, Georga Aslan, Rezan ilçesinde bulunan Farqîn Yas Evi’nde kentteki kanaat önderleri ile bir araya geldi. 

TARİHİ SÜREÇTE BİRLİK VURGUSU

Buluşmada konuşan siyasetçi Ahmet Türk, Kürtlerin binlerce yıllık geçmişi ile büyük bir tarihe sahip olduğunu belirterek, binlerce yıllık tarihinde Kürtlerin hep bedel ödediğini söyledi. Kürtlerin özgürlük ve eşitlik mücadelelerini halen sürdürdüğünü kaydeden Türk, “Kürt siyasal hareketi, halkıyla birlikte bütün zülüm, hilelere ve baskılara karşı özgürlük ve eşitlik mücadelesinde amacına ulaşacak. Tarihi bir süreçten geçiyoruz, bunu seçimlere yönelik söylemiyoruz. Evet, önemli bir seçimle karşı karşıyayız ama bunun için sizlerle bir araya gelmedik. Sadece içinden geçtiğimiz süreçte yaşanan gerçekleri size aktarmak istiyoruz. Kürtlere karşı saldırlar ve ırkçılık yükseliyor. Tüm bunlara karşı bizler, Kürt halkı olarak bir birlik sağlamalıyız. Geleceğimizi hep birlikte oluşturmak için, bir karar mekanizması oluşturmalıdır. Bizler için en önemli olay şey bu birliktir. Bugün biz ne kadar ‘Türkiye partisiyiz’ diyorsak da, onlar, bizleri yine Kürt partisi olarak görüyorlar. Bundan gurur duyuyoruz. Biz eşitlik mücadelesi veriyoruz. Kürtler ve mazlumlar, adil ve özgür bir yaşam istiyor. Bu önemli seçimlerde de, yaşlısından gencine herkeste bu birlik fotoğrafının ortaya çıkmasını istiyoruz. Evet, ‘Kürtlerin milliyetçilik anlayışına karşı hep birlikte karşımızda durdular’ demeliler. Bizler bunu sağlarsak ancak bu şekilde milliyetçiliği ortadan kaldırırız” şeklinde konuştu.

SANDIK ÇAĞRISI

Yapılacak ikinci tur seçimlerinde saldırı altında olan Kürt kazanımlarına karşı sandığa gidilmesinin önemine vurgu yapan Türk, “Bu ülkede eğer Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldıran anlayış karşısında, birlikteliğimizi sağlayamazsak yaşanılan istikrarsızlık sürecek. Bütün halkımıza sesleniyorum; birliği sağlayamazsak bir felaketle karşı karşıyayız. Bunu görmelerini istiyoruz. Yarın sandık başına gideceğiz ve oylarımızı kullanacağız. Son dönemler milliyetçilik üzerinden tartışmalar var ve insanlarımızda tereddüt var. Hiçbirimiz tereddütte girmeyelim ve sandığa gidelim, oylarımıza sahip çıkalım. Yoksa faşizmin değirmenine su taşımış oluruz. Yıllarca düşmanlık politikaları ile baskı, gözaltı, tutuklamalarla baş eğdirmeye çalıştılar ama başarılı olmadı. Kürtler baş eğmedi ve mücadelesini her zaman sürdürdü. Bunun mesajını tekrardan verelim ve verdiğimiz mesajı iyi okusunlar” diye belirtti.

‘DENKLEM DIŞINDA BIRAKMAYA ÇALIŞTILAR’

Seçime bir gün kala kentin kanaat önderleri ile bir araya gelmenin büyük bir mesaj olduğunu kaydeden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, “Kader değişikliği” olarak görülen seçimlere giderek oy kullanmak gerektiğini söyledi. Buldan, “Ancak istediğimiz sonuçları elde edememiş olmakla birlikte, her türlü engelin, müdahalenin, baskının, hilenin, hurdanın, yalanın ve çalmanın sonucunda, Yeşil Sol Parti olarak aldığımız oranın küçümsenecek bir oran olmadığını ifade etmek isterim. Son bir buçuk ay içerisinde, HDP ile seçimlere girmeyip, Yeşil Sol Parti’yi halkımıza tanıtmanın, bunun çalışmasını yapmanın ne kadar zor olduğunu fark ettik. Bu önemli bir tercihti. AKP ve MHP iktidarının HDP’yi siyaset dışına atma çabasına karşı kapatma davası, ‘Kobane Kumpas Davası’, vekillerimizin fezlekeleri ve açılan davalar sokaklarda meydanlarda karşılaştığımız engellemelerle müdahaleler bize şunu gösteriyordu. AKP ve MHP Kürt halkını siyasetini bu denklemin dışında tutmaya çalışıyordu. Ancak biz buna izin vermedik” dedi. 

YEŞİL SOL PARTİ HAMLESİ

Yeşil Sol Parti ile seçime girerek büyük bir hamle gerçekleştirdiklerini kaydeden Buldan, şöyle devam etti: “Bu hamlenin bizler açısından zorlukları vardı ama halkımızı seçeneksiz bırakmamak için bu seçeneği tercih etmek durumunda kaldık. Aldığımız sonuçlar hiç birimizi tatmin etmedi, bunun farkındayız. Şartlar izin verseydi, bizler oylarımızın yüzde 15 civarında olduğunu biliyorduk. Parlamentoya 100 milletvekili ile girmeyi hedefliyorduk. Ancak demokratik bir ortamda seçimin gerçekleştiğini hiç kimse söyleyemez. Devletin bütün imkanlarını kullanan bir Cumhur İttifakı, medyasıyla, polisiyle, yargısıyla, muhalefet partilerinin yaptığı seçim çalışmalarını engellenmesi için her türlü imkan kullanıldı. Ancak bütün bunlar karışında, bizler yılmadan direnişimizi mücadelemizi ve bizi inkar edenlere karşı varlığımızı ispat etmenin ve Kürt siyasetinin parlamentoda temsiliyetinin ne kadar önemli olduğu bilinciyle ve gerçekliğiyle bu seçimleri kazanmak üzere yola çıktık” şeklinde konuştu. 

SEÇİM TERCİHİ

Cumhurbaşkanlığı 2’nci tur seçiminin tarihi bir fırsat olduğunu belirten Buldan, “Belki ilk fırsatta bunu yakalayamadık ama ikinci turda yapacağımız tercih, kullanacağımız oy, aslında hepimiz açısından bir kez daha kaderimizin belirleneceği bir tercih olacaktır. Yarın iki isimden birini tercih edeceğiz. Ve bu tercih, her ne kadar Kürt halkının talepleri ve sorunlarına karşı, 21 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP iktidarının zulmüne ve baskılarına karşı yapılacak olan bir tercih olmalı. Tercihimiz kayyım anlayışına, hukuksuzluklara, tüm haksızlıklara, cezaevinde yatan binlerce insanın özgürlüğü için olacak” diye kaydetti.

‘ERDOĞAN YENİ BİR FELAKETİN BAŞLANGICI ANLAMINA GELİR’ 

Buldan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz şunu iddia etmiyoruz; yeni gelecek olan cumhurbaşkanı bir iki günde bizim sorunlarımızı çözemez. Yüzyıllık bir devasa bir Kürt sorununun birkaç ayda çözünmeyeceğini de biliyoruz. Ancak Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü bakımında başta Kürtler olmak üzere, bu ülkede zulme baskıya maruz kalan kesimler, inançları mezhepleri inkar edenlere karşı, yeni bir yolu, yaşamı ve mücadele alanını hep birlikte örmek, ama aynı zamanda yol kat edebilmek için yapacağımız tercih önemlidir. Erdoğan’ı tercih etmek bizler açısından imkansızdır. Yaptığı zulme, baskıya, inkara, hukuksuzlara bütün bunlara karşı Erdoğan, Kürtler açısından yeni bir felaketin başlangıcı anlamına gelecektir.

ANKARA’YA MESAJ

Biz aydınlık ve karanlık, demokrasi ve faşizm, barış ve savaş politikaları arasında önemli bir tercih yapmak zorundayız. Bu ülkenin kaynaklarını, savaş politikalarına, yandaşlarına ve çetelerine aktaran, halkın çıkarlarını hiç bir şekilde düşünmeyen bir yapıya karşı elbette tercihimi aydınlıktan, barıştan, huzurdan, demokrasiden yana yapmak zorundayız. Ben inanıyorum ki Diyarbakır halkı yarın sandık başına giderek yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, erkeğiyle bir bütün olarak ilk seçimlerde çıkardığımız sonuçtan daha büyük bir kararlılıkla sandıklara giderek Diyarbakır’dan Ankara’ya bir mesaj vermesi bizler açısından önemlidir. Ankara şunu bilmek durumundadır. Diyarbakır halkı kendi sorunlarının çözümünü istiyor, Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesini istiyor. Belediyelerine kayım atanmasına razı olmuyor, rıza göstermiyor. Türkiye’nin her yerinde bu mesaj ve anlayışla sandığa giderek oylarımızı kullanarak, bu ülkeyi yönetenlere önemli bir mesaj vermek bizlerin elindedir. Oyumuzu kullanalım, sandıklarımıza sahip çıkalım ve Erdoğan’ı bu ülkede bir başkan olarak görmediğimizi ispat edelim. Bu bizim elimizde, bu sorumluluk ve anlayışla sandıklara gidebilirsek elbette başarı bizim olur.  Kazanım bizim olur. Türkiye’nin demokratik geleceğine de hep birlikte katkı sunmuş oluruz.”

( Kaynak: MA )