Melike Aydın 

MUĞLA - Milas’ta fuhuş çetesini ifşa eden Sibel F.Y. hakkında yargı tacizi devam ederken Sibel’in cep telefonuna bir hakaret davası bahanesiyle el kondu. Amaçlarının suç unsuru üretmek olduğunu söyleyen Sibel, mücadeleye devam mesajı verdi.

Muğla’nın Milas ilçesinde sahte iş ilanı üzerinden kadınlara ulaşarak fuhşa sürükleyen çete üyeleri, Ayşe Gündüz, Pınar Gündüz, Ali Lofçalı ve aynı zamanda tecavüz faili Mutlu Erbey hakkında Sibel F.Y.'nin açtığı davada sadece Mutlu Erbey’e  “cinsel saldırı” suçundan 13 yıl, “şantaj” suçundan 2 yıl olmak üzere toplam 15 yıl hapis cezası verilmişti. Sibel Ayşe Gül İnat, Kerim Karakuş, Ahmet Camlıyurt, Cevahir Lofçalı, Melisa Doğan, Büşra Sağır, Emine Bakır, Gamze sahte ismini kullanan Feriştah Yılmazkaya, Pınar Elisolak, Emine Sağır hakkında hakaret ve tehdit nedeniyle koruma ve uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Bu isimlere daha sonra Ayşe Gündüz, Asım Çelebi, Recep Dilek de eklenmişti.

Dava ile ilişkili tüm faillere ceza verilmediği gibi suça maruz kalan, fuhşa sürüklenen kadınların varlığı araştırılmazken Sibel, verdiği hukuk mücadelesinde Milas Savcılığı, Milas Jandarma Karakolu, Gümbet, Turgutreis ve Gümüşlük Jandarma Karakolları hakkında suç duyurusunda bulunmuş, 8 jandarma ve 5 polis hakkında görevi kötüye kullanmaktan dava açılmıştı. Hukuk mücadelesine devam eden Sibel faillerle bağlantılı olduğunu düşündüğü isimler tarafından taciz edilmeye devam ediyor. Son olarak Gebze’de yaşayan Pınar Elisolak dijital medyadan kendisiyle tanıştıktan sonra ‘hakaret’ ettiği iddiasıyla Sibel’e dava açtı.

Dava kapsamında Gebze Cumhuriyet Savcısı kararıyla Milas Emniyeti tarafından telefonuna el konduğunu ifade eden Sibel, amaçlarının kendisinin kimlerle irtibatlı olduğunu tespit etmek, hakkında suç unsuru bulmak olduğunu belirtti. Can güvenliğinin tehlikede olduğunu ifade eden Sibel mücadeleye devam edeceği mesajını verdi.

Hakaret davaları fuhuş çetesi davası ile ilgili

Gebze’de yaşayan Pınar Elisolak ile maruz kaldığı işkenceden sonra Nisan 2021’de dijital medya üzerinden kendisini takdir ettiğini söyleyen mesajlar atmasıyla tanıştıklarını belirten Sibel, ardından Pınar Elisolak’ın düşmanlaşarak ağır hakaretler ettiğini ifade etti. Sibel, “Neden Gebze’den biri bana saldırır ve bana suç duyurusunda bulunur? Üstelik elinde hiçbir done yokken? Ben davamla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Hiç tanımadığınız bir kadın hiç tanımadığınız birine bu denli ağır saldırılar neden yapar? İş başvurusuyla fuhşa sürüklendiğim bir durumun davası var. Savcısından emniyet teşkilatından kişilere kadar suç duyurusunda yapmak zorunda olduğum bir dosya. Çok ağır şeylere maruz kaldım. 2 yıldır da Pınar Elisolak da bana sürekli suç duyurusunda bulunuyor. Ben de suç duyuruları ile ilgili ifade vermek zorunda kalıyorum. Zaten onun dosyasını da İnsan Hakları Derneği (İHD) aldı, Eren Keskin ilgileniyor” diye belirtti.

Polis cep telefonuna el koydu

Elinde Pınar  ELisolak’ın iddialarını çürütecek çok fazla kanıt bulunduğunu dile getiren Sibel, iki hafta önce Pınar Elisolak’ın suç duyurusu üzerine Milas Emniyetine çağırıldığını ve burada zorla telefonuna el konduğunu kaydetti. Sibel, “Abimle gitmiştim. Sözlü sataşmalar oldu, ben öfkelendim. Ses tonumu kontrol edemedim. Çünkü Ayşe Gül İnat’tan sonra ikinci kez hakaret suç duyurusu gerekçesiyle soruşturma açıldı. Avukatım baktı dosyaya ve hiçbirinde suç unsuru herhangi bir veri yok. Benim koruma kararını yayınlamamı ve benim hakkımda yapılmış haberleri tehdit ve hakaret diyerek suç duyurusu yapıyor. Cep telefonumu vermek zorunda kaldım. O kararı veren savcı hakkında HSYK’ye Adalet Bakanlığı’na suç duyurusu dilekçemi hazırladım, avukat tarafından cep telefonuma el konması hakkında gerekli itirazları yaptım” dedi. 

İşkence faili polisler hakkında suç duyurusu

Yargının üzerinde tehdit unsuru olarak kullanıldığını söyleyen Sibel, “Savcıların tarafsız karar veremedikleri, kanun kitaplarının dışında her şeyi uyguladıkları bir sistem içinde hırpalana hırpalana ilerliyorum. Ama şöyle bir not düşmek istiyorum: Milas İlçe Emniyeti’ne Ayşe Gül İnat benim hakkımda yaptığı hakaret suç duyurusundan sonra emniyette 3 resmi 2 sivil polisin bana uyguladığı şiddet ve darp hakkında açtığım dava kapatılmıştı. Ben onu yeniden açtırmak zorunda kaldım ama Milas dışında başka bir bölgedeki bir asayiş şube tarafından dosyanın takip edilmesine karar verildi. O polislerin ceza alması için de hukuk mücadelesi veriyorum” sözlerini kullandı. 

‘Suç üretmek için telefonuma el koydular’

Kendisi hakkında kişisel verileri hukuka aykırı şekilde yayınlamaktan suç duyurusu yapıldığını, savcının da bunu gerekçe göstererek cep telefonuna el koyduğunu dile getiren Sibel, “Tek gerekçe var o da ben kimlerle irtibattayım, kimlerle görüşüyorum bunları araştırıyorlar. Cep telefonumda bir tek hata ya da onlara yönelik bir şey görseler bana ceza vermek için her şeyi yapacaklardı” diye belirtti. 

‘Pınar Elisolak’ın arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum’

Pınar Elisolak’ın korunduğu kanaatinde olduğunu ifade eden Sibel, “Benim elimde Pınar Elisolak’ın sosyal medya üzerinden bana yönelik tehdit, hakaret içeren paylaşımları var. Hatta birinde adımı kullanarak ‘Seni azmettirici olarak o deliğe tıkacağım’ şeklinde alenen tehdidi duruyor Facebook’ta. Beni hedef haline getirmektedir. Pınar Elisolak’ı kimin koruduğunu, arkasında ne olduğunu bilmek istiyorum. Pınar’ın 5 yılda ekonomik olarak ciddi bir yükselişi var. Bunların sorgulanması gerekiyor. Ben bunları araştıracağım ve dosyama da sunacağım” diye konuştu.

‘Can güvenliğim tehlikede’

Dosyada başta sanık iken şimdi aynı zamanda müşteki sıfatında yer almayı başardığını dile getiren Sibel, “Sunduğum delillerle bunu başardım. Pınar Elisolak’a dair bir tek sözlü hakaret yokken şu an hakkında paylaşımlar yapıyorum. Çünkü can güvenliğim tehlikede. Çünkü çok tehlikeli biri. Bana zarar verebileceğini hatta hayatıma kast edebilecek şekilde insanların olduğunu da öğrendim. Yoksa Gebze’den bir savcı benim telefonuma neden el koysun? Demek ki bu insanların korktuğu bir şeyler var ki bir şekilde üzerime suç atıp suçlu çıkarmak istiyorlar” sözlerine yer verdi. 

Sibel son olarak, “Milas fuhuş çetesi beni çok araştırdı ve bir tek suç bulamadılarsa bundan sonra da bulamayacaklar” diye ekledi. 

Editör: Hamza Özkan