İZMİR - Ekonomik kriz nedeniyle eve el boş dönüklerini belirten İzmirliler, yeni bir sistemin inşasıyla krizin sona erebileceğine vurgu yaptı.  

AKP-MHP iktidarının uyguladığı iktisadi politikalar ekonomik krizi gün gün derinleştirirken, paralelinde açlık, yoksulluk ve işsizlik artıyor. Asgari ücret ve emekli maaşlarında yapılan artış, resmi enflasyon rakamlarının bile altıda kaldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) yoksulluk sınırını 47 bin 9 lira olarak hesaplarken, 17 bin 2 TL asgari ücret ile 10 bin TL emekli maaşı alan milyonlarca insan geçinemiyor. Mikrofonumuza konuşan İzmirliler, aldıkları ücretlerle temel gıda ihtiyaçlarını bile zor karşıladığını dile getirdi. 

‘ÇÖPTEN EKMEK TOPLAYACAĞIZ’

Türkiye’nin bu düzende devam etmesi halinde batma noktasına geleceğini ifade eden yurttaşlardan Engin Oktay, emeklilerin sürekli kandırıldığını ifade etti. Oktay, “Maşlarımız 7 bin 500 TL’den 10 bin TL’ye çıkardılar ama parayı vermeden geri alıyorlar. Dünyada bir kriz var, bizde ki dünyanın 10 katı. Şu an 2 artı bir eve 15 bin TL kira isteniyor. Bir ekmek olmuş 10 TL. İki kişilik aile 4 ekmek yerse bu 40 lira yapıyor. Nasıl geçineceğiz? Artık çöpten ekmek toplayacağız” dedi.

‘İSYAN ETME NOKTASINA GELDİK’

Asgari ücretle birlikte kira artışları 20-25 bin TL’ye çıktığını söyleyen Hülya Arslan da “Evde tek kişi çalışan aileler var. Asgari ücret 17 bin TL ama kiralar, su, elektrik, doğalgaz faturaları aldı başını gidiyor. Artık isyan etme noktasına geldik. İnsanların standartlarına bakınca her şey görünüyor. Ben ancak ekmek parasına çalışıyorum. Gençlerin, çocukların umudu tükendi. Eskiden 3-4 çocuğa bakabilirdik, şimdi 1 çocuğa bile bakamayacak duruma geldik. Gidişattan memnun değilim”  diye belirtti. 

‘İNSAN OLARAK YAŞAMAK ÇOK ZOR’

Alım gücünün 15-20 yıl öncesine göre çok fazla düştüğünü vurgulayan Mehmet Aslan da ekonomik krize dair ne dense az kalacağını ifade etti. Yıllardır Belçika’da yaşadığını anlatan Aslan, "Yaşamak eğer açlıktan ölmemekse insanlar yaşıyor ama bana göre bu bir yaşam değil. Bir insan olarak burada yaşamak çok zor. Bizim için iyi olan tarafı birkaç hafta kalıp gidiyoruz. Biz de ülkemizin insanıyız, ülkemizi seviyoruz. Biz de istedik 1 TL 30 Euro olsun. O zaman orada yaşamaz gelir burada yaşardık. Maalesef günden günde daha da zor oluyor. Yaşananların tamamı bir sistem sorunu. Burada kimseye güvenemiyorum. İnsanları da suçlamıyorum, çünkü sistem insanları buna zorluyor ve bir güvensizlik oluşuyor. Çünkü düzgün durursan sistem seni istemiyor” diye konuştu. 

YENİ BİR SİSTEM GEREKİYOR 

Ekonomik, sosyal ve siyasal konularda insanların baskı altında olduğunu ve kimsenin mutlu olmadığını ifade eden Hasan Yezgi de şunları söyledi: “Ekonomi çok kötü. İnsanlar pazardan, marketten eve elleri boş dönüyor. Yaşam çok zor. Yeni bir sistem, yeni bir düzen, adalet ve demokrasi istiyorum. Umudumuz önümüzdeki dönemde böyle olmasıdır.” 

‘SADAKA İSTEMİYORUZ’

Devlet memurluğundan emekli Nurten Y. de tepkisini şöyle ifade etti: “Bayram için, ‘ikramiyeniz 5 bin TL olabilir’ diyorlar. Biz sadaka istemiyoruz. Biz gençliğimizi, senelerimizi, çocuklarımızla bir arada olma hakkını çalışarak verdik. İnsan gibi yaşamak istiyoruz. Doğru düzgün bir çay içemiyorsun, arkadaşını bir yere davet edemiyorsun. Biz sokak sokak gezecek insanlar mıyız? Bunu mu hak ediyoruz? Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Bu iktidar gitmeden ekonomik krizin çözüleceğine inanmıyorum.” 

GENÇLER İŞSİZ

Karşılaşacağı herhangi bir baskıdan kaynaklı soyadını paylaşmak istemeyen Gönül isimli kadın ise, yaşam şartlarının gün geçtikçe ağırlaştığını ve varlıklı insanların dahi hesap kitap yaparak harcama yaptığını söyledi. Gönül, şunları ifade etti: “Maaşımıza zam yapılmadan 6 ay önce fark eriyor. Piyasayı yükseltiyorlar. Kendi yağımızla kavrulmaya çalışırken artık yağımız da yok. Kimse bir kişinin peşine takılıp geleceklerini planlamasın. Artık kendimiz için değil torunlarımız, gençler için güzel günler gelsin istiyoruz. Anne babalar yoktan okutuyor. Üniversiteli gençlerin hepsi sokakta işsiz." 

MA / Delal Akyüz

Kaynak: https://mezopotamyaajansi.net/tum-haberler/content/view/232642