AMED/ MERSİN – Colemêrg’teki irade gaspına karşı belediye önlerinde nöbete katılanlar, halkın kazanımlarının iadesi için sonuna kadar direnişte olacaklarını belirtti. 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Colemêrg Belediyesi'ne 3’ncü kez kayyım atandı. Colemêrg Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sıdık Akış’ın tutuklanmasının ve yerine kayyım atanması ardından DEM Parti belediyelerinin önünde nöbet eylemine başlandı. Birçok kesimin de destek verdiği eylemlerde irade gaspına karşı nöbet tutuluyor. 

Amed’de DEM Partili 14 belediyede her gün halkla birlikte bekleyiş sürüyor. Belediye önlerinde nöbet tutanlar, kayyım ataması kararından vazgeçilene kadar eylemlerini sürdürecekleri mesajını verdi. 

'KAZANACAĞIZ BAŞKA ŞANSIMIZ YOK'

Peyas (Kayapınar) Belediyesi önünde tutulan nöbete katılan Sadrettin Çelik, Wan’da denenen ve halkın direnişiyle geri adım atılan kayyım uygulamasının Colemêrg’de denendiğini belirtti. Belediye halkın iradesine teslim edilene kadar eylemde olacaklarını söyleyen Çelik, herkese de iradesine sahip çıkma çağrısında bulundu. Colamêrg’e yapılanın zulüm olduğunu ve kabul etmediklerini dile getiren Abdulkerim Karacadağ da “Kazandığımız yerleri kayyım atayarak, almaya çalışıyorlar. Ama bizler buna izin vermeyeceğiz. Colamêrg’in arkasındayız hiçbir belediyemizi vermeyeceğiz. Öyle ya da böyle kazanacağız başka bir şansımız yok” dedi. 

'MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Nöbetteki Peyas Belediye Eşbaşkanı Berivan Sincar, 31 Mart seçimlerinde hezimete uğrayan AKP-MHP iktidarının seçimin yenilgisinin hemen ardından düğmeye bastığını söyledi. Kayyımın yaratmış olduğu tahribatların ülkenin toplumsal barışını her geçen gün daha da riske attığını belirten Sincar, “Geri adım atılıncaya kadar buradayız. Nöbet eylemlerine sesiz kalınmamasını, çok daha güçlü katılım sağlanmasını bekliyoruz. Bu karardan geri adım atılana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.

HALK İRADESİNE SAHİP ÇIKACAK

Peyas Belediye Eşbaşkanı Cengiz Dündar, “Bu halkın temel taleplerinden birinin elbette ki barışta ısrarcı olması, legal demokratik kurumlarına sahip çıkmasıdır” dedi. İki dönemdir kayyım politikalarının devrede olduğunu ve halkın her seferinde gerekli cevabı sandıkta gösterdiğini anımsatan Dündar, "Bir kez daha denenen yönteme de Kürt halkı iradesine ve seçilmişlerine sahip çıkacaktır” diye belirtti. 

Bağlar Belediyesi önünde düzenlenen nöbete katılan Hüsnü Aslan, Kürt toplumuna bir bütün olarak tecrit yaşatıldığını belirtti. Kayyımın bir anlamıyla tecrit olduğunu dile getiren Aslan, “Kürt halkı kendi evinde bile tecritte, buna tepki olarak büyük bir güç ve iradeyle belediyeleri seçimlerle kayyımlardan geri aldılar. AKP-MHP iktidarı bunu hazmedemedi. Bu yüzden bizler de irademize sahip çıkıp kayyımlarla irademizin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Büyük bir inançla belediyelerimize sahip çıkacağız. Sisteme karşı çıkacağız ki bir daha Kürtlerin kazanımlarına el uzatamasın. Kayyımı kabul etmedik etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

“Belediye başkanı halkın iradesiyle seçildi, halkın iradesiyle seçilen bir belediye başkanını kayyımla görevden alamazsınız” diyen Rezan Belediyesi Meclis Üyesi Harun Hüzünlü, “Daha önce de kayyımlar atandı. Atanan kayyımlar şehirleri, memleketi ne hale getirdiler herkes gördü. Bugün bütün belediyelerimiz borç altında. Wan’da kayyımı bir kez daha denediler başarılı olamadılar. Şuan Colemêrg’te yaşanan aynı şey ama bunu başaramayacaklar, iyi bilsinler ki halkın iradesi ile seçilen bir insan ancak halkın isteği ile görevden alınabilir” şeklinde konuştu. 

'BELEDİYELERİMİZ KİMLİĞİMİZ, ONURUMUZDUR' 

Sûr’da 2015-2016 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları süreçlerinde evi yıkılan İsmail Özmez (71) “Şuan zorla belediyelerimizi nasıl almaya çalışıyorlarsa Sûr’da da tank ve toplarıyla üzerimize geldiler. Bizleri evlerimizden, topraklarımızdan etmek istediler ama biz direndik ve buna izin vermedik. Bugün de aynı şekilde direneceğiz ve belediyelerimizi düşmana vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.  Belediyelerin halkın iradesi olduğunu ve bu iradeyi kayyıma vermemekte ısrarcı olduklarını söyleyen Özmez, “Kayyımlar karşısında dik duralım, boyun eğmeyelim. Biz bugün belediyemizi kayyımın eline verirsek, zayıf düşmüş oluruz. Bunca yıl boyun eğmedik yine boyun eğmeyeceğiz. Belediyelerimiz kimliğimiz, onurumuzdur. Kimliğimizi, onurumuzu onların eline asla vermeyeceğiz. Cezaevlerine de girsek, büyük bedeller de ödesek belediyelerimizden vazgeçmeyeceğiz. Halk olarak mücadelemizi devam ettireceğiz. Gece gündüz demeden, aç da kalsak susuz da kalsak yine eylemimizi devam ettireceğiz. Direne direne kazanacağız” diye belirtti. 

Sûr’daki sokağa çıkma yasakları ardından evleri yıkıldığını söyleyen Gülbahar Kılıç, “AKP’nin bize bir daha öyle bir acı yaşatmasına izin vermeyeceğiz ve belediyelerimize sahip çıkacağız. Kayyımları kabul etmiyoruz. İrademizi gasp etmesinler. Colamêrg Belediyesi halkın iradesi ile kazanılmış ve halkın kendi iradesiyle alınan belediyelerin geri verilmesini istiyoruz” dedi. 

MERSİN'DE BARIŞ ANNELERİ'NDEN DESTEK

Mersin’de Akdeniz Belediyesi önündeki nöbet eylemine katılan Barış Anneleri de mücadelenin büyütülmesi gerektiği vurgusu yaptı. 

Birçok kentte mezarlık ziyaretleri Birçok kentte mezarlık ziyaretleri

Colemêrg Belediyesi’ne sahip çıkılmadığı sürece diğer belediyelere de kayyım atanacağını belirten Tenzile Baydar, “Türkiye’de adalet yok, eğer olsaydı insanlarımızın taleplerine cevap verilirdi. Adaletsizliği, kayyımı ve tecridi barış anneleri adına kınıyoruz, lanetliyoruz. Adalet Bakanlığı’nın önünde bile adaletsizlikle karşılaştık. Onlarca anneyle birlikte gitmemize rağmen bizimle görüşülmedi, eylemlerimiz engellenmeye çalışıldı. Biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Koltuklarına zeval gelmesin derdindeler ama bu zulme sessiz kaldıkları için bir gün onlarda o cezaevine girecekler” tepkisinde bulundu. 

‘BU ZULÜM NEREYE KADAR SÜRECEK’

Bütün Kürtleri iradelerine sahip çıkmaya çağıran Sakine Ertaş ise, “Sesimizi sadece Türkiye değil, bütün dünya duymalıdır. Bu zulüm nereye kadar sürecek? İşimizi gücümüzü bırakıp nöbet eyleminde duruyoruz, bütün halkımızı nöbet eylemlerine davet ediyoruz. Çünkü vicdanımız bunu kabul etmiyor. Artık yeter diyoruz. İnsanlarımızı suçsuz ve hukuksuz yere cezaevine atmalarını ve kayyımları kabul etmiyoruz. Siz bir evi inşa ediyorsunuz, birileri gelip sizi o evden zorbalıkla çıkarıyor, insanın zoruna gitmez mi? Elimizden ne gelse yapacağız, durmayacağız” dedi.

‘ARTIK DİRENİŞÇİ KÜRTLER VAR’

Halime Kalkan da, Kürt halkının kayyıma değil kendi partisine oy verdiğini ifade etti. Kalkan, “İyi bilsinler ki, oylarımıza sahip çıkacağız. Mahallelerde, sokaklarda olacağız. Kürtler eski Kürtler değildir. Artık direnişçi Kürtler var. Bugün buna sessiz kalınırsa yarın İstanbul, Ankara’ya da kayyım atanacak. Diğer partilerinde bu direnişe destek vermesi gerekir. Colemêrg halkının direnişinin yanındayız. Yaşamak direnmektir” diye konuştu.

‘BİZİ YENEMEZLER’

İrade gaspı saldırılarına karşı “Belediyemizi vermeyeceğiz” ifadelerini kullanan Şerbet Altığı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Etrafımızı polislerle dolduruyorlar ama biz kimseye minnet eylemeyiz. Erdoğan ‘Kürt yoktur’ diyor ama 40 milyon Kürt vardır. Biz direnişçi ve başı dik bir halkız. Kimse Kürtlerin bileğini bükemez. Bütün mücadele eden arkadaşlarımızı selamlıyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi yenemezler, direneceğiz.”

Kaynak: https://mezopotamyaajansi.net/tum-haberler/content/view/244380