Kanser hastaları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme kapsamındaki ilaçları piyasada bulamadıklarında muadiline, 3 bin TL’ye varan fark ödemesi yapmak zorunda kalıyor. Bazı ilaçları SGK’nin ödemesi için de dava açılması ve davanın sonucunun beklenmesi gerekiyor.

HASTANELERDE BULUNMUYOR

Genel Sağlık-İş Sendikası, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kanser hastalarının tedavisinde kullanılan ve hastanede bulunması gereken bazı ilaçların edinilmesinde sorunlar yaşandığı bilgisine ulaştı. Sendikanın yaptığı çalışmaya göre bu hastanede tedavi gören hastalar, “kalsiyum folinat pentahidrat, irinotecan hydrochlorid ve bevacizumab” etken maddeli ilaçların hastanede bulunmadığını ve eczaneden kendilerinin tedarik ettiğini belirtti. Sendika yetkililerine bilgi veren bazı hastalar da “İlaç olmadığı için birbirini karşılamayan başka ilaçlarla tedavilerine devam edilmek zorunda kalındığı” iddiasında bulundu.

ECZANEDE 50 BİN TL

Çalışmada Sağlık Bakanlığı’nın ücretini karşılamadığı kanser ilaçlarına da dikkat çekildi. Dördüncü evre meme kanser tanısı alan, 2020’den itibaren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü’nde tedavisi devam eden bir hastanın şu an ilaca erişimde sıkıntı yaşadığı belirtildi. Bu hastadan, kanserin başka organlara da yayılması nedeniyle etken maddesi “alpelisib” olan ilacı kullanmasının hekimi tarafından istendiği ancak bu ilacın eczanelerde satış fiyatının yaklaşık 50 bin TL olması nedeniyle hastanın ilacı temin edemediği ve tedavisinin geciktiği ifade edildi. Söz konusu ilacın SGK tarafından karşılanması için de dava açılması gerekiyor. Kredi gibi yollarla borçlanarak bu ilacı alabilen hastalar, dava açarak bu ilacın parasını aylar sonra alabiliyor.

Kanser ilaçlarının tedarikinde yaşanan sıkıntıların yanı sıra, döviz kurundaki artış nedeniyle bir dozu on binlerce lirayı bulan ilaçlara erişmenin hastalar için giderek zorlaştığının altını çizen Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur, “Bu iddialar doğru ise Sağlık Bakanlığı bu konuda neden çözüm için harekete geçmiyor?” dedi. Uğur, “Tedavi sürecinde günlerin bile çok önemli olduğu kanser hastaları, tutarına bakmaksızın ilacı hemen elde etme yoluna gidiyor. Kimi zaman kredi çekerek ilaçları temin etmeye çalışan kanser hastaları, hastalıklarının yanında bir de bununla da uğraşmak zorunda kalıyor. Yaşadığı psikolojik yıkım, tedavisinde de olumsuz sonuçlara neden olabiliyor. Bu ekonomik sıkıntı, onkoloji literatüründe ‘finansal toksisite’ olarak adlandırılmıştır” diye konuştu. Uğur, “Siyasi iktidar, sosyal devlet anlayışının gereğini yerine getirmeli. İhtiyacı olan herkes ücretsiz, ulaşılabilir, bilimsel ve nitelikli sağlık hizmeti sağlanmalı” diye konuştu