CELAL-MIZGİN 2-


JÎYANEKE XWE FEDAKIRÎ AZADÎYÊ (ÖZGÜRLÜĞE ADANMIŞ BİR YAŞAM) 2 Kekê Namet Namet Abi Heval Namet!


Hayallerini,özlemlerini,umutlarını  bizlere emanet olarak bırakıp gitmenin üzerinden geçeli dört mevsim oldu.
Cewseq’te(Geniş aileyi bağrında barındıran,görkemi yüreklerde eşsiz olan bağın-bahçen) akan çeşme olup bize doğru akıp, doğa ve insanlar ile anlamlı ilgi kurarken bireysel yaşamın peşine düşmeden,karşılık beklemeden hayatında hiçbir şeyin risk hesabını yapmadın.
Varlıkta ve yoklukta da, Yaşanması gerekeni,
yaşadığında-yaşamadığında da varlığını yaşadığın Cewseq’te de özün ve sözün hep birdi.
Çaresizliğin girdabına hiçbir zaman kapılmadan,zorlu badirelerden geçerken; acılara,kayıplara tanık olurken bile
umut ,güven ve inanç ile eğilmeden,bükülmeden, kendinden ve değerlerinden asla taviz vermeden, vazgeçmeden inandıklarına büyük bir aşk ile bağlı kaldın.
 Sahte olan her şeyin kirli olduğunun bilincindeydin.Yaşamın boyunca yapmacık özgürlük yanılsamalarına bir an olsun aldanmayıp,tenezül etmedin.
Tam,dolu bir yaşama duygu ve düşlerinide katarak kendini özgürlüğe adadağında
emek,akıl,cesaret ve yeteneklerin toplamıydın.

Sana karşı yetersiz kalmış olduğumuz bilinci ile seninle ilgili kendimize şu soruları sormamız gerekiyor?
Birikmiş duygularına,ayrı yaşamlarına,acılarına,
hüzünlerine, umutlarına ne kadar ortak olabildik,ne kadar eşlik edebildik?
Hep kapalı tuttuğun İç dünyan ile ne kadar temas edebildik?
  Senin ile yaşanması gerekeni eksik yaşadık. Ateşte yanan ekmeğin yaydığı koku”gibi burnumuzda tütüyorsun. Yokluğunda ardılların olarak adeta*varda yok gibiyiz*
 Senden sonrada elbette her şey dümdüz bir şekilde,çizgide ilerlemedi,ilerlemiyor.
Yaşamın gerçekliği,döngüsü gereği ölüm mutlak ve kaçınılmaz olduğu gibi yas tutmada doğal ve ağırdır.
Bu süreçte iç dünyamız ile yaşanılan gerçeklik arasında uyum sağlayamadık.Anlayacağın yas tutmasını daha tümüyle beceremiyor,yeteri değeri veremiyoruz.
Senin ile daha vedalaşmamızı tamamlamadan,Mala Haci Êlî (EPÖZDEMİR) Ailesi taziyelerimizde”kan donduran” durumlara da tanıklık ettik.Aşırı çenesi büyüyen,egosunu şişiren,üstenci alışkanlıklara,tutumlara,
anlayışlara karşı kaybolmamak,
sürüklenmemek
için çabalıyoruz.Bunlara şahitlik yaparak ömür tüketiyoruz.
Sana hatırlatsak,yazmasak da ”Her su kendi arkında , her şey olacağına varır,Av di Bêjingê de nasekine(Elekte Su durmaz)” atasözlerini geride kalan bizlere adeta
hatırlatıyor“Görün,anlayın,
hakikate varın”diye sesleniyorsun.
Sana yazmadan,seni anmak mümkün olmuyor.Bizlerle değilmişsiniz hissine kapılıyoruz.İşte! Bu yüzden de geleceğe açılan kapılarımızın değişmez kilidi olan, hayatımıza ve yüreğimize dokundurduklarınız ile tarihsel yolculuğunuzda izler bırakan Sen,Şewket Abi,
Kekê M.Şefik û Necmedin,Mucip,Apê Kazım,Behcet ve diğerleri.. Bugün yüreğimizi sizlere  bir kez daha açıyor,sizleri yüreğimize bir kez daha Minnet ve Şükran ile koyuyoruz.Her birinizin özünde başka güzel duyguları olan dağımız,bağımız,bostanımız eşsiz ovamızdınız.Sizler ile nefes alıp vermeye, Ruh ve Renginiz ile yaşamın ipine tutunmaya çabalıyoruz.Hep geride kalan bizlere,”Özgürlüğün Türküsünü”fısıldıyan oluyorsunuz.
Bize kalan ise yüreğine bir ömür sığdıran sizlerin Özgürlük Destanlarını anlatabilmektir.Sevdanız bizleri terk etmesin.
Ferit EPÖZDEMİR

Editör: Hamza Özkan