AMED - Yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Mustafa Avcı, önümüzdeki süreçte önceliklerinin halkta kırılan güveni tesis etmek olduğunu belirtti. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, 2023 genel seçimlerine ilişkin Amed’te 10 Haziran’da değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Mayıs ayında gerçekleştirilen 28. Dönem Milletvekilli ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin sonuçlarının masaya yatırıldığı toplantıda, halkın eleştirileri doğrultusunda önümüzdeki yerel seçimlerde nasıl bir politika ve örgütlülüğün geliştirilmesi gerektiği tartışıldı. 

Görevden alındıktan sonra yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Mustafa Avcı, seçim süreci, gerçekleştirdikleri toplantı ve yeni dönemde izleyecekleri yol haritasına dair Mezopotamya Ajansına konuştu. 

Mustafa Avcı

YEREL DEMOKRASİ 

Genel seçimler sürecindeki birinci ve ikinci turda yaşanan kayyım tartışmaları ve tehditlerini hatırlattığımız Avcı, tartışmaların amacının Kürt halkının kendini yönetme talebini görmeme ve Kürt kentlerindeki öz kaynakların halk için kullanılmasını engelleme planlarının yansımaları olduğunu belirtti. İktidarın, yerel yönetimleri kendi alt şubeleri gibi kullanmak istediğini dile getiren Avcı, “HDP’nin belediyecilik anlayışı kaynakları halka hizmet için harcıyor. Bu da onların işine gelmiyor. Kendi valisini, kaymakamını atıyor. Yerel kaynakların genel yönetim, Ankara yönetimi ve iktidar için nasıl seferber edildiğini bütün halk görüyor. Tartışmanın özü, halkın onlara muhtaç olarak kalması, kendi kendini yönetme kültürünün edinmemesi ve yerel demokrasinin gelişmemesidir” dedi.

‘HALKA ANLATAMADIK’

Seçim sürecinin Kürt düşmanlığı üzerinde yürütüldüğünü belirten Avcı, Kürtlerin olmadığı, Kürt siyasi hareketinin olmadığı bir zeminde tartışmaların yürütüldüğünü kaydetti. 31 Mart 2019 seçimlerini hatırlatan Avcı, şunları söyledi: “Doğal olarak bizim de stratejik bir yaklaşımımız vardı. Bir hedef konulmuştu. 31 Mart 2019'da bu savaş zihniyetine ‘Siz bu savaş zihniyetinizi derinleştirerek, devam ettirirseniz biz de büyük kentleri kaybettiririz’ mesajını verdik ve başardık. Bu bizim için stratejik bir duruştu. Sağdan soldan gelen saldırılara bakmadan bu stratejik duruşumuzu sürdürerek, genelde de amacımıza ulaşmaya çalıştık. Belki bunu halka iyi anlatamadık, bazı taktik hatalar oldu.” 

‘HALKTA GÜVEN OLUŞTURULMALI’

Seçim sonuçlarının ardından her dönem toplantılar yapıldığını ancak bu dönem tabandan yükselen eleştirileri de esas alarak, güçlü tartışmalar yürüttüklerini söyleyen Avcı, “Öncelikle geçmiş seçim süreçlerinin sonucunda yapılan toplantının tekrarı olmaması için elimizden geleni yapmak zorundayız. Halkta oluşan ‘Her seçim sürecinden sonra eleştiri-özeleştiri toplantıları ve yeniden yapılandırma toplantıları yapılıyor ama bir sonuç açığa çıkmıyor. Çıkmadığı gibi bir sonraki seçim için aynı hata, anlayış ve zihniyet kendini tekrar ediyor’ algısını kırabilecek, yeniden güven tesis edebilecek bir toplantı serisi olmak zorunda. Güvensiz bir zeminde yeniden yapılanmanın gerçekleşmesi mümkün değildir. O yüzden bugün ki tartışmalar olumluydu, pozitifti. Dileğimiz bu süreçte eksiği, yetmezliği ve taktik hatası yapan bütün kurum, kuruluşlar ve kişilerin cesaretli bir şekilde özeleştirel yaklaşım göstermesidir. Bu böyle olursa toplantıların sonuç vereceğine inanıyoruz” dedi.  

‘HALK DIŞLANMAMALI’

Tartışmaların odağında "halk dışlanmamalı” özeleştirisinin hakim olduğunu belirten Avcı, kendilerini sistem partilerinden ayıran temel ilkenin doğrudan demokrasi, tüm kesimleri sürece katma, birlikte karar alma ve politik pratik örgütlenmesini birlikte yapma olduğunu söyledi. Aday belirlemelerinde halkın esas alınmadığı eleştirilerine değinen Avcı, şöyle devam etti: “Önümüzdeki yerel yönetimler seçimlerine giderken bu eleştirinin dikkate alınması lazım. ‘Ön seçim yapamayız’ deniliyor, doğrudur örgütsel sistemi oturtmamışsanız, işleyiş kurumsal düzeyde gelişmemişse ön seçim yapamazsınız. Ancak bu sistem için önümüzde 10 ay var. O zamana kadar bu sistemin oturtulmayacağı diye bir şey yok. Eğer seferber olunursa eleştiri-özeleştiri ve yeniden yapılanma süreci kısa sürede tamamlanırsa, örgütsel süreci de tamamlarız. Örgütsel süreç tamamlandıktan ve kurumsal düzeyde sistem oturduktan sonra halkın iradesini esas alan bir şekilde adayları belirleyebiliriz. Aksi durumda ciddi bir kırılma olur ve bir daha onarmakta da zorlanırız."