İSTANBUL - BTK ve GSM şirketlerinin İstanbul depremi için hazırlıksız olduğunu belirten MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, 7 şiddeti üzerinde olası bir depremde Türkiye’nin günlerce iletişimsiz kalacağı uyarısında bulundu.

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremde, resmi rakamlara göre 50 binin üzerinde insan yaşamını yitirdi. Can kayıplarının yaşanmasından açığa çıkan ihmallerle ilgili tartışmalar sürüyor. Deprem sırasında iletişim baz istasyonlarının yüzde 30’unun devre dışı kalması nedeniyle günlerce şebeke ve internet sorunu yaşanması, depremde ihlalleri arttırdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), sanal medya platformlarında bant daraltmaya giderek, enkaz altında kalan yurttaşların konumunu paylaştığı platformları engelledi ve binlerce insanın yaşamını yitirmesine neden oldu.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Mobil İletişim İçin Küresel Sistem (GSM) operatörleri yetkilileri, depremde sorumluluğu nedeniyle geçtiğimiz günlerde BTK hakkında, “haberleşmenin engellenmesi”, “bilinçli taksirle öldürme” ve “bilinçli taksirle yaralamadan” suç duyurusunda bulundu. 

İstanbul Silivri açıklarında 26 Eylül 2019'da 5,8 şiddetinde meydana gelen depremde GSM operatörlerinin çalışamaz hale gelmesiyle, gözler olası İstanbul depremine çevrildi. Olası büyük İstanbul depreminde GSM operatörleri ve BTK’nin deprem sürecine ne kadar hazır oldukları sorusu cevap arıyor. Konuya ilişkin MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, Mereş merkezli depremde GSM operatörleri ve BTK’nin ortaya koyduğu tablonun, olası İstanbul depreminde de karşı karşıya kalınacak felaketin “delili” olduğuna işaret etti. 

BATK VE OPERATÖRLER BİLGİ VERMİYOR

Mereş depreminde yurttaşların günlerce şebekelerden mahrum kaldığını hatırlatan Ok, iletişimsizlik nedeniyle binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiğini söyledi. Ok, “Mereş depremine baktığımızda, Turkcell, Vodafone, Türk Telekom ile BTK’nin özel ve kamusal şirketlerin hiçbir yatırım yapmadığını gördük. Çünkü hiçbir önlemleri yoktu. Seyyar baz istasyonlarının olmadığını gördük. Hatta Turkcell firması drone üzerinden baz istasyonu vereceğini reklamlarda göstermişti, fakat biz bunu hiç göremedik. Hatta ertesi gün drone reklamlarını kaldırdılar. Eğer iletişim anlamında doğru önlemler alınsaydı, şuan binlerce insan yaşıyor olabilirdi. Enkaz altında cansız bedenlere ulaşınca, insanların attığı mesajlar o zaman geldi” hatırlatmasında bulundu.

SUÇ DUYURUSUNA GEREKÇESİZ TAKİPSİZLİK 

Mereş depremiyle ilgili BTK ve GSM şirketleri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirten Ok, savcılığın hiçbir gerekçe göstermeden dosyaya takipsizlik kararı verdiğini aktardı. Takipsizlik kararına itiraz ettiklerini ifade eden Ok, “Biz bu davayı olası büyük İstanbul depreminin önüne geçmek için açtık. Bugün GSM operatörleri ve BTK hakkında dava açılsaydı, yaşanacak İstanbul depremi için bütün önlemleri alacaklardı. Devlet ve yargı bu şirketleri koruyor. Bu ihmale rağmen devlet onların suçlu olmadığını düşünüyor. Eğer öyle düşünmeselerdi, İstanbul depremine daha hazır girebilirdik. Bu şirkteler ve BTK bir sorumluluk hissetmedikleri için İstanbul depremi için hesap vermeyeceklerini düşünüyorlar. Bu yüzden herhangi bir hazırlık yapmıyorlar” diye konuştu.

YAŞANACAK FELAKETİN FRAGMANI 

İstanbul’da 2019 yılında meydana gelen 5,8 şiddetindeki depremde şebekelerin çöktüğünü anımsatan Ok, İstanbul’da 7’nin üzerinde bir depremde Türkiye’nin günlerce iletişimsiz kalacağı uyarısında bulundu. Olası bir deprem karşısında BTK’nin ve GSM şirketlerinin aldıkları önleme dair kamuoyuna herhangi bir bilgi vermediklerini söyleyen Ok, “Bu şirketlerin kaç tane seyyar baz istasyonu aldığını ve kaç tane fiber altyapı kurduğu hakkında bir bilgimiz yok. Acilen eylem planına dair bir bilginin olmaması, yaşayacağımız felaketin fragmanı diyebilirim. Bu konuda sorulan sorulara cevap bile vermiyorlar” diye konuştu. 

‘GSM ŞİRKETLERİ TEKELLEŞTİ’

Deprem olmadığı halde İstanbul’un birçok ilçesinde şebeke sorunu olduğuna dikkat çeken Ok, halktan alınan vergilerin iletişim altyapılarına yatırılmadığını vurguladı. Türkiye’de GSM şirketlerinin tekelleştiğini belirten Ok, iktidarın bu konuya müdahale etmediğini ve tekelleşmeyi kırmadığını ifade etti. Ok, “Bu altyapıyı kurmak BTK, GSM şirketlerinin görevi. Bunu denetleyende devlet olması gerekir. Ama maalesef bu şirketlere verdiğimiz vergiler, altyapıya dönüştürülmüyor. Türkiye iletişim sektöründe en yüksek vergi veren ülke. GSM şirketleri Türkiye’de çok iyi para kazanıyor. Buna rağmen depreme dair hiçbir hazırlığının olmadığını düşünüyorum” dedi.  

‘İLETİŞİM KAMUSAL BİR HAKTIR’

Avrupa’nın deprem için aldığı önlemlere değinen Ok, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremde enkaz altında kalmış birisinin cihazını şarj edebilmesi için enkazın yakınına şarj istasyonu kuruyorlar. Böylelikle enkaz altında kalan kişi, dışarıyla iletişim kuruyor. Demokratik ülkelerde iletişim kamusal bir haktır. İletişim devletin denetiminde olan bir haktır. Bu GSM şirketleri kendi başına kamu menfaatlerini dikkate almadan hiçbir şey yapamazlar. Olası depremlerde bunların acil eylem planı vardır. Eylem planı sivil toplum ve kamu kuruluşları ile paylaşılmıştır. Türkiye’de ne BTK ne GSM şirketlerinin böyle bir işbirliği söz konusu değil. Acil eylem planına dair bir şey var mı yok mu, onu bile bilmiyoruz. Hiç bir şey yok, Silivri ve Maraş depremi bunun en somut kanıtlarıydı.” 

Siyasi partilere çağrıda bulunan Ok, İstanbul depremi için Meclis’te bulunan muhalif partilerin BTK ve GSM şirketlerine hesap sorması çağrısında bulundu.  

MA / Ferdi Bayram

Editör: Hamza Özkan