Kadınlara ikinci bir yaşam seçeneği

“Tüm tek tanrılı dinlerde olduğu gibi kadınlara insan olarak saygı duymaktan ziyade annelik statüsüne saygı duymak gerektiği anlayışı hakimdir.”

Jineolojî 26.02.2021, 12:13
57
Kadınlara ikinci bir yaşam seçeneği

“Tüm tek tanrılı dinlerde olduğu gibi kadınlara insan olarak saygı duymaktan ziyade annelik statüsüne saygı duymak gerektiği anlayışı hakimdir.”

Elif Naz Şengün /JINNEWS

Nakşedilen tarih boyunca kadınlara yönelik algı ve kadına karşı geliştirilen bakışta farklılaşmalar yaşanmıştır. Dinlerin tarih sahnesine yön vermeye başlamasıyla ilk günahtan sorumlu tutulan kadının, yavaş ve kendinden emin bir şekilde yayılan Hristiyanlıkla birlikte toplumdaki konumlanmasında ve kadın algısında değişimler yaşanmıştır. Bu değişimin tam anlamıyla sağlandığı söylenemese de kadın, “günahkâr” Havva konumundan çıkmış, Tanrı’nın Anası Meryem konumuna “yükseltilmiştir”. Ayrıca bu yeni din, kadınlara ikinci bir yaşam seçeneği olan manastır yaşamını da sunmuştur. Ortaya çıkan bu yeni inanış, insan hatta canlı ayrımı yapmaksızın her varlığı Tanrı için önemli kılan bir yapıya sahip olmuştur. Bu eşitlikçi tavrıyla Hristiyanlık, toplumda ikinci sınıf kabul edilen kesimler olan köleleri ve kadınları peşinden sürüklemiştir. 

Roma İmparatorluğu’nda Hristiyanlık, Musevilik dininin içinden bir tarikat olarak doğmadan önce toplumda mevcut olan kadın algısı ve kadınların İsrail topraklarındaki statüsü konuyu desteklemesi açısından önem taşımaktadır. Yahudi kadınlarının en etkin olduğu alan aile ve ev içi yaşam olmuş; kadınlar, alınıp satılabilen bir konumda olduğundan kız çocukları babaları için bir gelir kaynağı olarak görülmüştür. Tüm tek tanrılı dinlerde olduğu gibi kadınlara insan olarak saygı duymaktan ziyade annelik statüsüne saygı duymak gerektiği anlayışı hakimdir. 

Sinagoglarda kadınlara ayrılan ayrı mekânlar

Dini yaşamda ise kadınlar sözlü ve yazılı olarak eğitilmişse de daha sonra bu haklardan mahrum bırakılmışlardır. Hatta sinagoglarda kadınlara ayrılan ayrı mekânlar, yerler olmuştur. Sinagoglarda kadını ana ibadet mekânından ayıran bu kadın bölümlerinin oluşturulmasının ne zaman gerçekleştiği tam bilinmemektedir. Kurban kesmek ve adak adamak için her zaman “temiz” olma zorunluluğunun olması, adet gördüğü dönemde “kirli” olarak addedilen kadının dini görevlerini yerine getirmesine engel olmuştur. Kadın bedeninin aşağılanması ve kadının “eksik” görülmesi, Yahudi erkeklerin “Beni kadın yaratmayan Tanrı’ya şükürler olsun” diye dua etmesini açıklar niteliktedir.

Havva’nın günahlarından arındırılmış Meryem

Kutsal kitaplarda kadının yaratılışı hemfikir olunan konular arasındadır. İkincil ve Âdem’in kaburga kemiğinden yaratılan Havva, hem bu hiyerarşik yaratılış esasından hem de Âdem’i kandırarak, onu günaha sürüklemesinden ötürü hep kötülüğün ifadesi olarak kabul edilmiştir. Kadın, çoğu zaman şeytanın aracı/ortağı olarak görülmüştür. Öte yandan Havva’nın karşısına Meryem’i koyarak kadının kutsallığına gönderme yapan kilise, kendi içinde çelişkiye düşmektedir. Hristiyanlıktaki Meryem figürüyle birlikte kadınlara yönelik yeni bir algı ortaya çıkmıştır. Havva’nın günahlarından arındırılmış Meryem’in tanrının oğlunu doğuran kutsal kadın olması, kadınlara yönelik algıda bir nevi değişiklik yaratmıştır. Mevcut olan bu düalist hal kadının statüsünde de bir çelişkiye yaşatmıştır. Bu yeni dinin, kadınların hayatında yarattığı en önemli değişiklik ise sunduğu yeni bir seçenek olan manastır yaşamı olmuştur. Bizans toplumunda kadından, evlenip evinin, ailesinin ve çocuğunun bakımını üstlenmesi beklenmekteydi. Kadınların evlenme yaşları tam belirgin olmamakla birlikte eşlerini seçmede de söz hakları olmamıştır. Kadınlar, gönül rızası olsun ya da olmasın evdeki büyüklerin, özellikle erkek bireylerin, sözleri ve kararları doğrultusunda hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Bu yaşantıda Hristiyanlık, manastır yaşamıyla kadınlara ikinci bir hayat seçeneği sunmuştur. Bu seçenek, kadınlara hayatlarının kritik bir noktasında kendi hayatlarını yönlendirebilme imkânı tanımıştır. Kadınların istemedikleri adamlarla evlendirilip ömür boyu ailenin bakımını üstlendiği, eve kapatılmış bir hayattansa; bedenlerini kiliseye adayan/İsa’nın nişanlıları toplumun korunan ve saygın üyeleri olarak hayatlarını sürdürmek istemelerini anlamak çok zor olmayacaktır.

Hayatlarını manastırda sürdüren kadınlar

Manastır yaşamı, aile kuran kadınların hayatına oranla daha sosyal, kamusal yaşamla daha iç içe, daha “nitelikli bir hayat sunmaktadır. Bu yaşamı seçen (ya da seçmek durumunda kalan) kadınlar, dini ayinlerde sosyalleşebiliyor, dini kitapları okumak için de olsa, okuma yazma öğrenebiliyor, düşük bir ihtimal de olsa hac yolculuğuna çıkabiliyorlardı. Manastır yaşamı din merkezli de olsa evliliğin getirdiği yaşama oranla kadınlara çok daha entelektüel, sosyal ve saygın bir hayat sunmuştur. Dini kitapları okumak için okuma yazma bilmek, ayinlerde koroda yer almak aynı zamanda edebiyata ve müziğe de yakınlık anlamına gelmiştir. Hayatlarını manastırda sürdüren kadınlar, kitap kopyalama sanatında da başat bir yer tutmuşlardır.

Manastır yaşamını seçen bazı kadınlar yaşadıkları maddi imkânsızlıklardan kurtulmak amacıyla bu yaşamı seçmişlerdir. Bizans’ta sadece çeyiz sağlayabilen kadınların evlenmesi söz konusu olduğundan dolayı evlenme imkânı olmayan ve zor durumda olan kadınlar için bu yaşam ikinci bir yaşam seçeneğini doğurmuştur. Sonuç itibariyle manastır yaşamı, sağladığı avantajlardan ötürü kadınlar için alternatif bir seçenek olarak ortaya çıkmıştır ve kadınların manastır yaşamını seçme sebepleri erkeklerinkinden farklı olmuştur. Bedenlerini İsa’ya adayarak İsa’nın nişanlısı olan kadınların, bunu sadece inançlarından ötürü yaptıklarını düşünmek fazlasıyla gerçeklikten uzak olacaktır.

Manastır yaşamı kadınlara ikinci bir hayat seçeneği yaratmıştır

Yeni bir inanç sistemi olan Hristiyanlıkla birlikte kadına bakışta ve kadının konumunda farklılaşma yaşanmış ve din odaklı bu yapıda manastır yaşamı kadınlara ikinci bir hayat seçeneği yaratmıştır. Kadınlar dini hayattaki etkinlikleriyle imparatorlukla beraber düşünülen sistemde önemli bir rolü yerine getirmişlerdir. Özellikle soylu kadınların dini merkezli sosyal yaşamdaki etkinlikleri dönemi içinde ciddi bir önem taşımıştır. Bizans’ta soylu kadınlar çeşitli bağışlar yaparak, dini ayinlerde ön sıralarda yer alarak saltanat boyunca sosyal bir ihtiyaca cevap vermiş din ile saltanat arasında bir köprü görevi görmüşlerdir. Bizans’ın soylu kadınlarının yönetimin sosyal kolunu oluşturduklarını söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Dinin devamlılığı ve yaşama katkısı noktasında soylu kadınların rolü oldukça mühimdir. Özel kabul edilen ev içi yaşamda dinin devamlılığını sağlayan halktan kadınları da unutmamak gerekmektedir.

Haç yolculuğuna çıkan kadınlar

Bu yeni dinin kadınların hayatına getirdiği bir diğer etkinlik alanı da hac yolculuğuna çıkmaktır. Haç yolculuğuna çıkan kadınlar arasından varlığını bize ulaştırmayı başarabilen tek kadın olan Egeria’nın, bir rahibe manastırının en üst yöneticilerinden bir olduğu düşünülmektedir. O, yaşadığı ve yönettiği manastırın dışına çıkmış ve hikâyesini kaleme almıştır. Bir kadının dini amaçla çıktığı hac yolu, ona belki de tahmini imkânsız yerlere ziyaret edip deneyimleme imkânını sağlamıştır.

Yazımı, haç yolculuğu sırasında yazdığı satırlarla bize seslenen Egeria’nın sözleriyle bitirmek istiyorum: “Eğer tüm bunlar sonra yine yaşıyorsam, eğer diğer yerleri de keşfedebilirse, ya onlardan sizin sevginizin huzurunda söz edeceğim ve başımdan geçen başka şeyler olursa da kesinlikle size yazacağım. Siz, hanımefendiler, benim nurum, yaşıyor olsam da olmasam da beni hatırlama lütfunda bulunun.”

* Bu yazı, Jineolojî dergisinin “Etik-Estetik 1” dosya konulu 9. sayısından kısaltılarak alınmıştır.

Yorumlar (0)
30
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56