Kadınlara ikinci bir yaşam seçeneği

“Tüm tek tanrılı dinlerde olduğu gibi kadınlara insan olarak saygı duymaktan ziyade annelik statüsüne saygı duymak gerektiği anlayışı hakimdir.”

Jineolojî 26.02.2021, 12:13
15
Kadınlara ikinci bir yaşam seçeneği

“Tüm tek tanrılı dinlerde olduğu gibi kadınlara insan olarak saygı duymaktan ziyade annelik statüsüne saygı duymak gerektiği anlayışı hakimdir.”

Elif Naz Şengün /JINNEWS

Nakşedilen tarih boyunca kadınlara yönelik algı ve kadına karşı geliştirilen bakışta farklılaşmalar yaşanmıştır. Dinlerin tarih sahnesine yön vermeye başlamasıyla ilk günahtan sorumlu tutulan kadının, yavaş ve kendinden emin bir şekilde yayılan Hristiyanlıkla birlikte toplumdaki konumlanmasında ve kadın algısında değişimler yaşanmıştır. Bu değişimin tam anlamıyla sağlandığı söylenemese de kadın, “günahkâr” Havva konumundan çıkmış, Tanrı’nın Anası Meryem konumuna “yükseltilmiştir”. Ayrıca bu yeni din, kadınlara ikinci bir yaşam seçeneği olan manastır yaşamını da sunmuştur. Ortaya çıkan bu yeni inanış, insan hatta canlı ayrımı yapmaksızın her varlığı Tanrı için önemli kılan bir yapıya sahip olmuştur. Bu eşitlikçi tavrıyla Hristiyanlık, toplumda ikinci sınıf kabul edilen kesimler olan köleleri ve kadınları peşinden sürüklemiştir. 

Roma İmparatorluğu’nda Hristiyanlık, Musevilik dininin içinden bir tarikat olarak doğmadan önce toplumda mevcut olan kadın algısı ve kadınların İsrail topraklarındaki statüsü konuyu desteklemesi açısından önem taşımaktadır. Yahudi kadınlarının en etkin olduğu alan aile ve ev içi yaşam olmuş; kadınlar, alınıp satılabilen bir konumda olduğundan kız çocukları babaları için bir gelir kaynağı olarak görülmüştür. Tüm tek tanrılı dinlerde olduğu gibi kadınlara insan olarak saygı duymaktan ziyade annelik statüsüne saygı duymak gerektiği anlayışı hakimdir. 

Sinagoglarda kadınlara ayrılan ayrı mekânlar

Dini yaşamda ise kadınlar sözlü ve yazılı olarak eğitilmişse de daha sonra bu haklardan mahrum bırakılmışlardır. Hatta sinagoglarda kadınlara ayrılan ayrı mekânlar, yerler olmuştur. Sinagoglarda kadını ana ibadet mekânından ayıran bu kadın bölümlerinin oluşturulmasının ne zaman gerçekleştiği tam bilinmemektedir. Kurban kesmek ve adak adamak için her zaman “temiz” olma zorunluluğunun olması, adet gördüğü dönemde “kirli” olarak addedilen kadının dini görevlerini yerine getirmesine engel olmuştur. Kadın bedeninin aşağılanması ve kadının “eksik” görülmesi, Yahudi erkeklerin “Beni kadın yaratmayan Tanrı’ya şükürler olsun” diye dua etmesini açıklar niteliktedir.

Havva’nın günahlarından arındırılmış Meryem

Kutsal kitaplarda kadının yaratılışı hemfikir olunan konular arasındadır. İkincil ve Âdem’in kaburga kemiğinden yaratılan Havva, hem bu hiyerarşik yaratılış esasından hem de Âdem’i kandırarak, onu günaha sürüklemesinden ötürü hep kötülüğün ifadesi olarak kabul edilmiştir. Kadın, çoğu zaman şeytanın aracı/ortağı olarak görülmüştür. Öte yandan Havva’nın karşısına Meryem’i koyarak kadının kutsallığına gönderme yapan kilise, kendi içinde çelişkiye düşmektedir. Hristiyanlıktaki Meryem figürüyle birlikte kadınlara yönelik yeni bir algı ortaya çıkmıştır. Havva’nın günahlarından arındırılmış Meryem’in tanrının oğlunu doğuran kutsal kadın olması, kadınlara yönelik algıda bir nevi değişiklik yaratmıştır. Mevcut olan bu düalist hal kadının statüsünde de bir çelişkiye yaşatmıştır. Bu yeni dinin, kadınların hayatında yarattığı en önemli değişiklik ise sunduğu yeni bir seçenek olan manastır yaşamı olmuştur. Bizans toplumunda kadından, evlenip evinin, ailesinin ve çocuğunun bakımını üstlenmesi beklenmekteydi. Kadınların evlenme yaşları tam belirgin olmamakla birlikte eşlerini seçmede de söz hakları olmamıştır. Kadınlar, gönül rızası olsun ya da olmasın evdeki büyüklerin, özellikle erkek bireylerin, sözleri ve kararları doğrultusunda hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Bu yaşantıda Hristiyanlık, manastır yaşamıyla kadınlara ikinci bir hayat seçeneği sunmuştur. Bu seçenek, kadınlara hayatlarının kritik bir noktasında kendi hayatlarını yönlendirebilme imkânı tanımıştır. Kadınların istemedikleri adamlarla evlendirilip ömür boyu ailenin bakımını üstlendiği, eve kapatılmış bir hayattansa; bedenlerini kiliseye adayan/İsa’nın nişanlıları toplumun korunan ve saygın üyeleri olarak hayatlarını sürdürmek istemelerini anlamak çok zor olmayacaktır.

Hayatlarını manastırda sürdüren kadınlar

Manastır yaşamı, aile kuran kadınların hayatına oranla daha sosyal, kamusal yaşamla daha iç içe, daha “nitelikli bir hayat sunmaktadır. Bu yaşamı seçen (ya da seçmek durumunda kalan) kadınlar, dini ayinlerde sosyalleşebiliyor, dini kitapları okumak için de olsa, okuma yazma öğrenebiliyor, düşük bir ihtimal de olsa hac yolculuğuna çıkabiliyorlardı. Manastır yaşamı din merkezli de olsa evliliğin getirdiği yaşama oranla kadınlara çok daha entelektüel, sosyal ve saygın bir hayat sunmuştur. Dini kitapları okumak için okuma yazma bilmek, ayinlerde koroda yer almak aynı zamanda edebiyata ve müziğe de yakınlık anlamına gelmiştir. Hayatlarını manastırda sürdüren kadınlar, kitap kopyalama sanatında da başat bir yer tutmuşlardır.

Manastır yaşamını seçen bazı kadınlar yaşadıkları maddi imkânsızlıklardan kurtulmak amacıyla bu yaşamı seçmişlerdir. Bizans’ta sadece çeyiz sağlayabilen kadınların evlenmesi söz konusu olduğundan dolayı evlenme imkânı olmayan ve zor durumda olan kadınlar için bu yaşam ikinci bir yaşam seçeneğini doğurmuştur. Sonuç itibariyle manastır yaşamı, sağladığı avantajlardan ötürü kadınlar için alternatif bir seçenek olarak ortaya çıkmıştır ve kadınların manastır yaşamını seçme sebepleri erkeklerinkinden farklı olmuştur. Bedenlerini İsa’ya adayarak İsa’nın nişanlısı olan kadınların, bunu sadece inançlarından ötürü yaptıklarını düşünmek fazlasıyla gerçeklikten uzak olacaktır.

Manastır yaşamı kadınlara ikinci bir hayat seçeneği yaratmıştır

Yeni bir inanç sistemi olan Hristiyanlıkla birlikte kadına bakışta ve kadının konumunda farklılaşma yaşanmış ve din odaklı bu yapıda manastır yaşamı kadınlara ikinci bir hayat seçeneği yaratmıştır. Kadınlar dini hayattaki etkinlikleriyle imparatorlukla beraber düşünülen sistemde önemli bir rolü yerine getirmişlerdir. Özellikle soylu kadınların dini merkezli sosyal yaşamdaki etkinlikleri dönemi içinde ciddi bir önem taşımıştır. Bizans’ta soylu kadınlar çeşitli bağışlar yaparak, dini ayinlerde ön sıralarda yer alarak saltanat boyunca sosyal bir ihtiyaca cevap vermiş din ile saltanat arasında bir köprü görevi görmüşlerdir. Bizans’ın soylu kadınlarının yönetimin sosyal kolunu oluşturduklarını söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Dinin devamlılığı ve yaşama katkısı noktasında soylu kadınların rolü oldukça mühimdir. Özel kabul edilen ev içi yaşamda dinin devamlılığını sağlayan halktan kadınları da unutmamak gerekmektedir.

Haç yolculuğuna çıkan kadınlar

Bu yeni dinin kadınların hayatına getirdiği bir diğer etkinlik alanı da hac yolculuğuna çıkmaktır. Haç yolculuğuna çıkan kadınlar arasından varlığını bize ulaştırmayı başarabilen tek kadın olan Egeria’nın, bir rahibe manastırının en üst yöneticilerinden bir olduğu düşünülmektedir. O, yaşadığı ve yönettiği manastırın dışına çıkmış ve hikâyesini kaleme almıştır. Bir kadının dini amaçla çıktığı hac yolu, ona belki de tahmini imkânsız yerlere ziyaret edip deneyimleme imkânını sağlamıştır.

Yazımı, haç yolculuğu sırasında yazdığı satırlarla bize seslenen Egeria’nın sözleriyle bitirmek istiyorum: “Eğer tüm bunlar sonra yine yaşıyorsam, eğer diğer yerleri de keşfedebilirse, ya onlardan sizin sevginizin huzurunda söz edeceğim ve başımdan geçen başka şeyler olursa da kesinlikle size yazacağım. Siz, hanımefendiler, benim nurum, yaşıyor olsam da olmasam da beni hatırlama lütfunda bulunun.”

* Bu yazı, Jineolojî dergisinin “Etik-Estetik 1” dosya konulu 9. sayısından kısaltılarak alınmıştır.

Yorumlar (0)
11
açık
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 31 61
4. Trabzonspor 32 57
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 32 48
9. Göztepe 33 46
10. Sivasspor 31 44
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 31 35
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 28 54
3. Altay 29 53
4. Adana Demirspor 28 52
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 29 39
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 28 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 28 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 31 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. West Ham 30 52
5. Chelsea 30 51
6. Tottenham 30 49
7. Liverpool 30 49
8. Everton 29 47
9. Aston Villa 29 44
10. Arsenal 30 42
11. Leeds United 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 30 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 29 66
2. Barcelona 29 65
3. Real Madrid 29 63
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Celta de Vigo 29 37
9. Granada 29 36
10. Athletic Bilbao 29 36
11. Levante 29 35
12. Valencia 29 33
13. Cádiz 29 32
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 29 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Eibar 29 23
20. Deportivo Alaves 29 23
Günün Karikatürü Tümü