Tüm batı felsefesi tarihine düşülmüş bir dipnotun eleştirisi

Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından olan, felsefe tarihinin ona düşülmüş bir dipnot olduğu söylenen ve birçok felsefi tartışmaya kaynaklık etmiş olan Platon, felsefe tarihinde kadının kimlik tanımlanmasında önemli rol oynamıştır.

Jineolojî 29.01.2021, 11:36
43
Tüm batı felsefesi tarihine düşülmüş bir dipnotun eleştirisi

JINNEWS- Dilan Akpolat

Yaşamın her alanında cinsiyet ayrımcılığına ve erkek egemenliğine dayanan söylem ile erkeklerin kadınlar üzerindeki sistemli kurumsallaşmış otoriteleri var olmuştur, bu var oluş kadını hapsetmiş, ikincileştirmiş, ötekileştirmiş ve kadın üzerinde tahakküm kurmuştur. Toplumun en küçük kök hücrelerine kadar işlenmiş olan cinsiyet ayrımcılığı “Hangi toplumsal sistem ve hangi gelişme düzeyi söz konusu olursa olsun, kadının hem kamusal hem de özel alandaki statüsü, kadınların güç ve otoritesine ve toplumun kadınlar için uygun ve kabul edilebilir bulduğu rollere bakarak tanımlanmaktadır.” Bu tanım, toplumsallığın her alanını olduğu gibi felsefe ve bilim alanını da etkilemiştir. Böylece yüzyıllar boyunca süre gelen felsefe tarihi erkekler tarafından oluşturulmuştur. Bu sebeplerle felsefe tarihinin erkek egemen bir felsefi söylem ile doğmuş ve var olmuş olması şaşırtıcı olmasa gerek. 

Kadının ikincileştirilmesi ve cinsiyet ayrımcılığına dayanan bir felsefe tarihi tabi ki rastlantısal değil, tamamen toplumsal yapının etkileri ile ortaya çıkmıştır. Bir yolda olma hali olan felsefe tarihinin başlangıcından bugüne yani Antikite’den (Antik çağ) Modernite’ye kadar, (olmasına karşın) hiçbir kadın filozoftan söz edilmemiş ve şu an hala söz edilmemektedir. Bu sebeple filozof denildiğinde veyahut felsefe tarihine bakıldığında aklımıza gelen yalnızca erkek filozoflar olmaktadır. Böylece felsefe tarihi de erkek filozofların felsefe tarihi olarak varlık bulmuştur. Kadın filozofların varlığını konu alan “Kadın Filozoflar Tarihi” isimli eserde 44 kadın filozoftan bahsedilmektedir. Bu, felsefe alanında kadının yokluğu ve kadının yok sayılması noktasında çok önemli bir yerde durmaktadır. Ancak bununla birlikte, burada ele alacağımız mesele, kadın filozofların varlığı meselesi değil; erkek egemen sistemin kadın doğasına bu alandaki yönelimidir, çünkü kuşkusuz kadınlar 5 bin yıllık tarih içerisinde dünden bugüne her alanda var olmuş ve kendi var oluş mücadelesini yürütmüştür.

Felsefe tarihinin başlangıcında doğan toplumsal cinsiyetçilik, sonrasındaki bütün dönemlerde de belirgin olarak var olmuştur. Bütün anlatılarda ve mitolojik figürlerde kadın ikincil olarak görülmeye devam edilmiştir. Kadın figürler yaradılışlarında dahi erkek figüre göre varlık bulmuş ve erkek figür sayesinde bir yer edinmiştir. Tıpkı Zeus ve Hera, Odysseus ve Penelope, Faust ve Gretchen vs.gibi. Böylece kadın figürleri onları inşa eden ataerkil kodların içerisinde doğmuş olur, ataerkil kodlar ile anlam kazanmış, eril özne tarafından dayatılmış, özne düşüncesinin bir nesnesi olarak tanımlanmış olur. 

Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından olan, felsefe tarihinin ona düşülmüş bir dipnot olduğu söylenen ve birçok felsefi tartışmaya kaynaklık etmiş olan Platon, felsefe tarihinde kadının kimlik tanımlanmasında önemli rol oynamıştır. Platon’un en önemli eserlerinden olan Devlet, Platon’un kadın hakkındaki görüşlerini, kadının toplumdaki yerini ve konumunu, bir bütün olarak toplumsal hayat ve yaşam hakkındaki görüşlerini içermektedir. Platon, kadın ve erkeğin doğası gereği farklı oldukları ve aynı rolleri üstlenemeyeceklerini söyler. Çünkü ona göre kadın ve erkek arasında yaradılışları itibari ile inkâr edilemez büyük bir yaradılış ayrılığı vardır ve kadınlara da yaradılışlarına uygun olan işler verilir.

Kadının hiçbir işte erkek kadar olamayacağını söyleyen Platon, toplumdaki işleri cinsiyetçi rollere büründürüp kadın ve erkek işleri olarak ayırmış olmaktadır. Kadın işleri üzerinden belirleme yaparak kadını dikiş diken, çörek pişiren ve salça yapan bir kişi olarak tanımlar ve bunları kadınların işleri olarak belirler. Belirli kadınlık ve erkeklik ölçüleri oluşturur. Bu belirlemeye göre varılabilecek sonuç şudur ki kadın yaradılışı itibari ile zayıf erkek ise kuvvetlidir. Platon’a göre savaşta olan, yani toplumu için faydalı olan, erkek daha çok kadınla yatma hakkı kazanır. Buradan hareketle söyleyebiliriz ki Platon’da kadınlar bir ödül, bir eşya, üzerinde hak kazanılan ve sahip olunabilen bir şeydir. Yaşamın ve toplumun bütününü cinsiyetçi algılar ile biçimlendiren Platon, kimler arasında evlilik yapılabileceğinden tutalım da kadın ve çocukların ortak olacağına kadar her konuda söz söylemiştir. Bir kadınla yaşanan cinsel birliktelik erkeğe hak olarak görülür. Kadın ve erkek arasında yapılmış olan bütün iş bölümlerinde erkek üstün tutulmaktadır. Platon eserlerinin hemen hemen hepsinde kadına dair bir diyalog geçtiğinde kadınları aşağılamaktan ya da aşağılayıcı benzetmeler yapmaktan çekinmemiştir. “Timaios” diyaloğunda erkek cinsinin üstünlüğünden ve kadın cinsinin varlık hiyerarşisinde köle ve hayvan arasında bir yerde olduğundan, “Şölen” diyaloğunda ise kadınların akıl gücü bakımından erkeklerden daha aşağı olduğundan bahseder. 

Platon kadını toplumda cinsiyetçi roller içerisinde tanımlamış, kendi normları çerçevesinde biçimlendirmiş ve hiçbir felsefi diyaloğunda kadına yer vermemiştir. Kadınlardan iyi ya da kötü, sevgi ya da nefret ile nasıl söz edilirse edilsin, Antik dönem boyunca kadın sınırlandırılmış ve bu sınırlar içerisine hapsedilmiş kadın daha kendi varlığını tanıma ve bu bağlamda kendini tanımlamayı gerçekleştirmeden kendisini belirli kalıplar içerisinde bulmuştur. Kadını çocuk ve ev işleri ile sınırlandırılmış ve yemek, ev işleri, çocuk bakımı gibi işlere potansiyel olarak, doğası gereği uygun varlık olarak ele almıştır. 

Platon’dan hareketle felsefe tarihindeki cinsiyetçi normlar sonucunda kadın özne değil, baskı altına alınması ve sınırlandırılması gereken zayıf, kaos, karmaşa, ikincil olarak tanımlanmaktadır. Aslında burada çok büyük bir ironi de karşımıza çıkmaktadır. Platon kendisinin hocası olan Sokrates’i esas almış ve bilgilere hocası Sokrates tarafından sahip olmuştur. Felsefe tarihinde yer edinmeyen ama Platon’un diyaloglarında kısmi olarak geçtiği kadarı ile ve sonrasında inceleme yapılan kaynaklarda da görüyoruz ki Sokrates’e iki kadın filozof öncülük, hocalık yapmıştır. Bunlar Diotima ve Milet’li Aspasia dır. Felsefe tarihinde Platon’un düşünceleri önemlidir, çünkü Platon kendisinden sonraki uzun bir dönemi etkileyen, felsefenin mihenk taşı olan önemli bir düşünürdür. Platon’un kadına dair yaptığı bu tanımlamalar, kadın hakları ve kadın erkek ilişkileri çerçevesinde ele aldığı düşünceler, çağdaşlarını ve kendisinden sonra gelen düşünürleri kadın konusu bağlamında olumsuz olarak etkilemiştir. Bugün kadının toplumsal alanda yeterince söz sahibi olamaması, güç olamaması, sınırlı anlamda bir faaliyette bulunması Antikite’den bugüne ataerkil sistem tarafından bilinçli olarak yapılmıştır. Kadınlar toplumun her alanından dışlandığı gibi sosyal bilimlerin hiçbir alanında da özel olarak ele alınmamıştır. Bütün bunlara rağmen şunu çok rahat ifade edebiliriz: Toplumun her alanında kendi sorumluluklarını kendisi üstlenen ve kendi var oluş mücadelesini veren kadın, erkeğe dair bir uğraş alanı olarak şekillenmiş olan felsefe içerisinde kendi ifade zeminini kendisi yaratacaktır.

Yorumlar (0)
8
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 22 37
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 22 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Balıkesirspor 22 23
14. Menemen Belediyespor 22 23
15. Boluspor 22 22
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 22 13
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19
Günün Karikatürü Tümü