banner9

banner8

19.04.2022, 11:27 15

Sivil toplum ve hak temelli mücadele

İşkence vakaları son aylarda dikkate değer bir biçimde artıyor. Bir zamanlar “işkenceye sıfır tolerans“ sözünü dillerine pelesenk edenler, işkence iddialarını belgelerle, kanıtlarla kamuoyuna getiren hak savunucularını, işkence mağdurlarını şimdilerde vatan, millet düşmanlığıyla, dış güçlerin işbirlikçisi olmakla, hainlikle suçluyorlar, yargılıyorlar.

AB ile müzakere sürecinde dile getirilen, müzakerelerin tıkanması veya başarısızlıkla sonuçlanması durumunda “Ankara kriterlerini uygularız” sözünün anlamının; işkencenin ve hak ihlallerinin yaygınlaştırılması, ulusal ve uluslararası hukukun uygulanmaması olduğunu, bunun kast edildiğini anlamış bulunuyoruz.

İşkence; anayasamıza, yasalarımıza ve uluslararası devletler hukukuna göre, devletin önleme yükümlülüğü olan mutlak bir suçtur. Bahanesi, toleransı olmaz. Uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve hukuka göre hiyerarşik bir üstünlüğe sahiptir.

Toplum, işkencenin yaygınlaşmasının oluşturduğu ciddi sorunların farkında değil. İki soruluk saha araştırması, sorunun toplumsal boyutunu bütün çıplaklığıyla açığa çıkaracaktır.

Genel anlamda herkes işkenceye karşıdır. Ama işkencenin kime, nerede ve kimin eliyle yapıldığı söz konusu olduğunda işin renginin değişeceğinden emin olabilirsiniz. Vatan, millet, hainlik ve terör gibi suçlamalar Türkiye insanının bir anda bahanesi olabiliyor ve işkenceye karşı ilkesel duruşun önüne geçebiliyor.

Türkiye toplumu ne yazık ki, insan hakları duyarlılığı ve siyasal kültürü gelişkin  bir toplum değil. Devletin yaklaşımı bunun önünde engel. Hak savunucuları olarak da insan haklarının toplumsallaşmasını yeterince başarabilmiş değiliz.

İktidara karşı muhalefet olma iddiasıyla hareket eden partilerin, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların ve meslek örgütlerinin de büyük bir bölümünün “siyasal krizden çıkış reçetelerinde”, ”İnsan Hakları Bildirgesi’nde ifade edilen ve birçok devletlerarası sözleşmede yerel alan temel haklar konusu fazla yer almıyor. Bütün insan hakları alanında, alaturka “yerlilik ve millilik” hegemonik bir güç olarak kendini hissettiriyor.

Son yirmi yıldır, dünyanın birçok ülkesinde insan hakları alanında ciddi gerilemeler yaşanıyor. 11 Eylül saldırısı sonrası insan hakları mücadelesinde yaşan krize, daralmaya dair birçok akademik tartışma yapıldı, yapılıyor.

İnsan hakları krizinin kaynağı

İnsan hakları alanında yaşanan krizin iki temel kaynağı bulunuyor. İlki, 2. Dünya savaşı sonrasında oluşturulan uluslararası kurumlarda ve uluslararası hukukta yaşanan aşınma ve hak ihlalleri karşısında etkin ve caydırıcı müeyyide uygulamak yerine, devletlerarası ilişkilerin güncel çıkarları için hakların araçsallaştırılmasıdır.

Bir diğeri ise küreselleşme sürecinin yarattığı, rejimlerde içe kapanmanın gelişmesi, güvenlik özgürlük denkleminde güvenliğin belirleyici olması ve eski kurum, kuralların yetersizliği.

Ukrayna savaşında yaşananlar, Türkiye dahil bir çok ülkedeki hak ihlallerine ve devletlerin otoriter uygulama ve kurumsal yapılanmalarına karşı; uluslararası kurumların, hukuku ve kuralları uygulamaması, yaptırım uygulamayı çoğu kez usulen ve zoraki tercih etmeleri, bütün bunların sonucu olsa gerek.

Savaşların, çatışmaların, göçmen ve yabancı düşmanlığının, ayrımcılığın ve ekolojik tehlikenin esir aldığı bir dünyada, hak savunucuları bu gidişe dur demek için mücadele ediyor. 1900’lerin sonu ve 2000’li yılların başlarında sosyal forum toplantılarında hak savunuculuğunun sorunları ve küreselleşmenin yarattığı yıkım yoğun olarak tartışıldı, çıkış yolu arandı. Süreç tıkandı.

Son dönemde çevre, iklim ve kadın hakları gibi bir dizi alanda toplumsal duyarlığın arttığı gelişmeler, mücadeleler yaşanıyor. Bunlar, başka bir ülke ve dünya yaratma mücadelesi için müthiş olanaklar, zenginlikler ve fırsatlar sunuyor.

İHD Çalıştayları 

Türkiye’de insan hakları alanın neredeyse tamamı devletin cenderesi altında ılga edilmiş durumda. Bu tek başına bugünün sorunu değil. Bugüne özgü olan, hak savunucularının ve hak temelli örgütlerin büyük bir tehdit altında olmasıdır.

1986 yılında kurulan Türkiye’nin ilk insan hakları örgütü İHD’nin yöneticileri sürekli terör örgütü üyesi olmak veya propagandası yapmakla cezalandırılıyorlar. Genel merkezinden şube yöneticilerine kadar hepsi yargı ve kolluk güçlerinin baskısı ve tacizi altında hak mücadelesi veriyor.

Tarlabaşı Toplum Merkezi (TTM) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ile Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) gibi bir çok sivil toplum kuruluşuna kapatma davaları açıldı.

Önceki hafta, ismi hak mücadeleleriyle ve İHD ile özdeşleşmişlerden olan İHD Eşbakanı Eren Keskin’in,  yasa dışı silahlı örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası istinafta onayladı. Aynı suçlamayla bu (Salı) gün İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan ve Ankara şube başkanı Fatih Kanat Ankara’da ayrı ayrı hâkim karşısına çıkıyorlar.

Bu koşullarda İHD, hak mücadelesinde yaşanan sorunları, çözüm yollarını ve yeni dönemde izlenecek stratejiyi belirlemek üzere çalıştaylar yapıyor. Toplantılardan birisini geçen hafta sonu İzmir şubesi gerçekleştirdi. Bu hafta sonu ise İstanbul şubesi yapacak.

Dünya genelinde hak mücadelesinin tıkanıklık yaşadığı bir sürece denk gelen bu arayışı, Türkiye’deki bütün sivil toplum kurumları için bir fırsata dönüştürmek mümkün.

İHD, Türkiye’nin ilk hak temelli örgütü. Bir anlamda bugüne kadar sivil toplum çalışmaları için mutfak işlevi gördü. 36 yıl önce 12 Eylül darbesinin cezaevlerinin önünde yükselen siyasal mücadelenin sonucu kurulan çoğulcu bir örgüttür. 1990’larda Kürt savaşının mağdurlarının hak mücadelelerinin öne çıkmasıyla yaygınlaştı. İHD’ye esas rengini Kürtler ve aynı safta ağır bedeller ödeyen az sayıda hak savunucusu verdi denebilir.  

Bu durumun aşılamaması, farklı hak ihlallerinin geri planda kalması; bir anlamda daralmasına yol açtı, rutinleşen çalışmalar zayıflamasını kolaylaştırdı denebilir. Hiç kuşkusuz bu sonuçta, devletin ve ana akım siyasetin tutumu belirleyici oldu.

Türkiye ‘deki sivil toplum örgütlerinin yapısal sorunlarının tümü bugün İHD’nin de sorunu ve bu sorunların İHD’nin önünü tıkadığını söyleyebiliriz. Ama bu kendi yanlışlarını, eksikliklerini perdelememelidir. Bunlar daha geniş ve ayrı bir yazının konusu.

Bu sorunların en başında, TİHV yayınlarından çıkan ve TİHV Akademisi üyelerince hazırlanan “Türkiye’de İnsan Hakları Mücadelesinin Değişim Hatları” başlıklı çalışmada da tespit edildiği gibi, hak temelli mücadele ve örgüt ile sistem alternatifi siyasal mücadele ve örgüt arasındaki ayrım ve geçişkenlik ilişkisinin doğru kurulamaması geliyor. Bu sadece İHD’nin değil tüm sivil toplum örgütlerinin sorunu.

Yorumlar (0)
24
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58