KİM NE DİYOR
Selahattin Demirtaş’ın çözüm sürecine ait son değerlendirmeleri bir çok şeyi net ortaya koysa da, hala kafalarda karşılığını bekleyen onlarca soru ve yanıt var!
Bu sorunun temeline yüzeysel yaklaşmak hiç bir zaman çözümü değil, çözümsüzlüğü getirir!
Türkiye’de bu sorunun muhatabının iktidar olduğunu tekrarlayıp durmak en büyük yanılgıdır!
Eğer bir devletin demokratik teamülleri yoksa, iktidarlar sadece işin görünen tarafıdır ve beklentilerinizi yerine getirmek gibi bir hükümleri de yoktur!
Yoktur; çünkü görevde olmakla görevi yerine getirmek farklı şeylerdir!
Eğer öyle olmasaydı bu ülke basit sorunlarını bu kadar büyütmez ve halkına yaraşır bir yaşamın yolunu açardı!
Sürekli yaratılan hayali düşman ve hurafe iklimi ile iliklerine kadar sömürülen ve buna ilahi bir mukaderat rolü biçen bir halkın iktidarlar üzerinde etki ve baskı unsuru olmalarını beklemek zaten hamlık olur!
İşte meydan boş ve halk bu kadar umursamazsa geriye iktidarların at oynatması kalıyor ve cumhuriyet tarihi boyunca da hep böyle oldu!
Peki, bu sorun kimle, kiminle çözülecek?
Evet; Parlamento da çözülmelidir ve doğal olanı budur!
Selahattin Demirtaşın’da dediği budur!
Budur da!
Söz tekrarına düşerek ona sürekli “ teröristtir” diyen bir akılla sorunlar nasıl çözülür, işte buna yanıt bulmak lazım!
Kısacası bu sorun devletle çözülür!
Peki devlet kim?
İşte yanıtını vermekte zorlandığım tek soru!
Hasan ŞAHİN