banner9

banner8

20.12.2022, 13:19 46

Sarayı yolcu etmek işin kolay kısmı

“İktidara itiraz eden hiç kimsenin, hiçbir kesimin temel haklarının  hiç bir güvencesi kalmadı. Artık tüm temel haklar, özgürlükler iktidar ve destekçileri için geçerli ve korunaklı.” 

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilişinin 74. yıl dönümünde hak ihlalleri ülkemizde her boyutu ile zirve yaptı.

Geçen hafta ortasında dünya kenti İstanbul’un belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbulluların en temel insan haklarından biri olan seçme ve seçilme hakkını hükümsüz kılan bir yargı kararı alındı. Hukuksuz ve siyasi bir müdahale girişiminin tartışması ve tepkileri, uluslararası kamuoyunda yaygın biçimde sürüyor.

Hafta sonu pazar günü ise hasta ve infazı yakılan mahpus yakınlarının İstanbul Kadıköy’de yapmak istediği basın açıklamasını engelleyen İstanbul polisi, HDP milletvekili ve İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye tokat attı, sokak ortasında fiziki saldırıda bulundu, şiddet uyguladı.

İstanbul valisi, HDP il eş başkanı Ferhat Encü’ye tokat atan polis hakkında soruşturma başlatıldığını duyururken, Encü’nün polise ağır tahrikte bulunduğu hükmü de kamuoyuna duyuruldu.

Dün ise il eş başkanına fiili saldırıyı kınamak için basın açıklaması yapmak isteyen HDP Eş Genel Başkanlarından Pervin Buldan’ın Kadıköy ilçe binasından dışarı çıkması engellendi. Diğer Eş Genel Başkan Mithat Sansar’ın ilçe binasına girmesine izin verilmedi, partililer polis ablukasına alındı. 

10 Aralık insan hakları haftası nedeniyle, insan hakları ihlalleri konusunda yayınlanan uluslararası ve yerel sivil toplum örgütlerinin raporlarının hepsinde ve her konu başlığı sıralamasında, Türkiye 190 ülke arasında olumsuz anlamda ilk sıralarda, zirveye tırmanmış durumda.

Az kaldı, yakında polisler İstanbul’da 1991 yılında olduğu gibi “Kahrolsun İnsan Hakları“ yürüyüşüne benzer bir eylem yapabilirler. Protesto kortejinin en önünde de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve kadrosunu görmeye hazır olmak gerek.

1991 yılında meslektaşlarının ölümünü gerekçe gösteren özel tim, terörle mücadele ve asayiş mensubu polisler, silahlarını havaya kaldırarak ve bozkurt işareti yaparak yürüyüş yapmışlardı.

1991 yılı; Doğru Yol, SHP koalisyon hükümetinin başta olduğu, zifiri karanlığın ve yargısız infazların hız kazandığı bir dönemdi. Bu dönemde Vatan caddesindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden Sultanahmet Adliyesi’ne kadar yapılan yürüyüş ve protestoda, insan hakları mücadelesinin gelişip güçlenmesine karşı güvenlik güçlerinin tahammülsüzlüğü sergilenmişti.

İçişleri Bakanı, DYP milletvekili İsmet Sezgin’di. Yürüyüş ve protestoya, güzergâh üzerindeki insanlardan beklenen desteğin gelmemesi tartışma konusu olmuştu. Köşe yazarları, siyasetçiler yürüyüşü sorguladılar, soğuk karşıladılar.

Bugün kazanılmış temel hakların gasp edilmesi amaçlı, hak ve özgürlükler konusunda geriye gidişi hızlandıracak bir gösteri yapılsa; basından, akademiden ve toplumdan ciddi destek göreceği çok açık.

Daha da ileriye gidersek; muhalefet saflarında bile “beka ve terör kaygısı öne çıkarılarak, vatan millet edebiyatıyla” yapılacak bir polis, bekçi yürüyüşüne ve protestosuna merkez muhalefetin birçok partisi açık destek verir.

En iyi ihtimalle seçimlerde iktidarın eline koz vermemek için sessiz kalırlar. Ya millici ideolojik çizgilerinin gereğini yaparlar, ya da AK Parti’nin yarattığı korku ikliminin esiri olarak siyaset yapmaya devam ederler.

Neyse ki, Eş Genel Başkanlara yapılan muameleye karşı merkez muhalefet partilerin liderlerinin birçoğu sosyal medyadan da olsa karşı çıktı.

Ama Ekrem İmamoğlu’na getirilmek istenen yasağa karşı ses verenler, ayağa kalkanlar, HDP il Eş Başkanına yapılan muameleye karşı bir kez daha sessizliğe gömüldüler, görünmez oldular.

İktidar hak ihlalleri bakımından ülkeyi cezaevine, cezaevlerini de tabutluğa dönüştürdü. Hasta mahpuslar ihtiyaçlarını karşılayamaz durumdalar, ama doktorların verdiği “cezaevinde kalamaz” raporlarının bile iktidar için artık bir anlamı yok.

Biat etmeyen, iflah olmayan Kürd’ün, Alevi’nin, Ermeni’nin, sosyalistin, her türden ötekinin artık yaşam hakkı tehdit altında. Ancak büyük risklere göğüs germeyi göze alanlar haklarını koruyabilmekte. Bu sadece Sarayın başarısı değil, bu ülkede yaşayanların ezici büyük çoğunluğunun katkısıyla gerçekleşti.

Bozulmayan bir şey kalmadı

İktidara itiraz eden hiç kimsenin, hiçbir kesimin temel haklarının hiç bir güvencesi kalmadı. Artık tüm temel haklar, özgürlükler iktidar ve destekçileri için geçerli ve korunaklı.

Cumhur İttifakı’na zorluk çıkaran, eleştiren, biat etmeyen herkes,  vatan haini, terörist, gayri milli dinsiz, ahlaksız ve münafık olarak fişleniyor.

İktidar hakkın, hukukun, yasanın ve anayasanın sınırlarını yeniden belirledi. Türkiye melez bir yönetimle, bir çok yönden bir çok alanda melez bir toplum olma yolunda hızla ilerliyor.

Her şey Saray için söylemi anlamını yitirdi. Artık bu tam olarak Türkiye’nin mevcut siyasi ve toplumsal tablosunu açıklamaya yetmiyor.  Durumu “Bütün dünyada sağ dalga yükselişte, otoriter yönetimler iktidarda” gibi basmakalıp sözlerle izah etmenin de inandırıcılığı yok.

Yanı başımızda iki ayı aşan bir süredir devam eden İran’daki sivil direniş bunun göstergesidir. Türk toplumu devlete, muktedire itaatkâr bir kültürel geleneğe sahip.  İnsanların itiraz etme alışkanlığı  davranış kalıbı yok denecek kadar az ve yaygın değil.

Şimdi buna AK Parti’nin toplumu kutuplaştırıcı siyaset yapma tarzı ve anlayışı da eklendi. Bu durum ülke insanının ve Türk toplumunun insan haklarına, özgürlüklere, siyasi ve toplumsal değerlere yaklaşımını belirliyor, davranış kalıplarında aksi yönde değişimin çok hızlı yaşanmasına yol açıyor.

Bu nedenle günahkâr Saray’dan kurtulmanın yolu aranırken, Saray’ı Saray yapan yapısal, politik sorunlar sümen altı edilerek, Türk siyasal sistemindeki tıkanıklıklar aşılamaz. Sarayı yolcu etmek, işin kolay kısmı.

AK Parti iktidarı Türk siyasetine ve toplumuna rövanşıst bir siyasal anlayış ve kültür yerleştirdi. Bu geleceğimizi de tehdit ediyor, ipotek altına almışa benziyor.

Saray’a biat eden yargı, bürokrasi, güvenlik güçleri ve devletin kurumsal yapılarının, yani son beş yılın günahkârlarının topyekûn bir dönüşüm projesi olmadan, sorunların çözümü için radikal adımlar atılamaz. İşin kolayına kaçmadan, Saray’ın el değiştirmesi ile birlikte; kültürel, siyasal değişim için kolları sıvamak ve seçim sonuçlarından bağımsız, köktenci bir toplumsal dönüşümün elzem olduğunu kabul etmek ve yola koyulmak gerekir.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 19 45
2. Fenerbahçe 19 41
3. Beşiktaş 19 38
4. Başakşehir 19 37
5. Trabzonspor 19 35
6. Adana Demirspor 19 34
7. Konyaspor 19 27
8. Kayserispor 19 26
9. Alanyaspor 20 25
10. Karagümrük 19 22
11. Ankaragücü 19 22
12. Giresunspor 19 21
13. Gaziantep FK 19 19
14. Kasımpaşa 19 19
15. Antalyaspor 18 18
16. Sivasspor 19 18
17. Hatayspor 18 17
18. İstanbulspor 19 15
19. Ümraniye 19 14
Takımlar O P
1. Eyüpspor 20 41
2. Samsunspor 20 38
3. Keçiörengücü 20 36
4. Bodrumspor 20 35
5. Pendikspor 20 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Boluspor 20 33
9. Sakaryaspor 20 31
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 19 28
12. Adanaspor 20 22
13. Tuzlaspor 20 19
14. Altay 20 18
15. Erzurumspor 20 18
16. Altınordu 20 16
17. Ö.K Yeni Malatya 20 13
18. Denizlispor 20 12
19. Gençlerbirliği 20 10
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 17 44
2. Real Madrid 17 41
3. Real Sociedad 18 38
4. Atletico Madrid 18 31
5. Villarreal 18 31
6. Real Betis 17 28
7. Osasuna 18 28
8. Athletic Bilbao 18 26
9. Rayo Vallecano 18 26
10. Mallorca 18 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 18 21
13. Valencia 17 20
14. Espanyol 19 20
15. Sevilla 18 18
16. Getafe 18 17
17. Celta Vigo 18 17
18. Real Valladolid 18 17
19. Cadiz 18 16
20. Elche 18 6
Günün Karikatürü Tümü